WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/829
KARAR NO : 2024/253

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2021
KARAR TARİHİ : 02/05/2024

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA: Davacı vekili 29/12/2021 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı/borçlu arasında 02.02.2017 tarihli ------adresinde 187 Pafta 3418 Ada ----- Parsel numaralı arsa üzerinde yapılmakta olan ---- YİBF (Yapıya İlişkin Bilgi Formu) Numaralı ---- Blok ve ------ YİBF Numaralı ---- blok inşaatları için projelerinin incelenmesi, ruhsata ve eklerine uygun yapılmasının denetimi için ayrı ayrı Yapı Denetim Sözleşmesi düzenlendiğini, Müvekkil ile davalı/borçlunun da imzaladığı ve ----- Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce de onaylı ---- blok inşaatının Seviye Tespit Tutanağında 17/12/2018 tarihi itibariyle yapının gerçekleşme oranının %44,25, ----- blok inşaatının Seviye Tespit Tutanağında 17/12/2018 tarihi itibariyle yapının gerçekleşme oranının %14,30 olarak belirlendiğini, ----- Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce Onaylı Seviye Tespit Tutanaklarında ve hak ediş raporlarında belirtilen Yapı Denetim Hizmet bedeli ücreti alacağının doğduğu 17.12.2018 tarihi itibariyle borçlu firma tarafından müvekkile ödenmesi gereken; ----- blok inşaatının onaylı hakediş raporunda 244.765,57TL, ----- blok inşaatının onaylı hakediş raporunda 40.487,24 TL olmak üzere toplam 285.252,81TL hakkında herhangi bir ödeme gerçekleşmediğini, ------. Noterliği 28.07.2021 tarihli ------ yevmiye numarası ile davalıya sözleşmeden doğan borçlarının ödenmesi hususunda ihtarname çekilmiş olup yine herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, Yapılan görüşmeler ve ihtarname sonucu herhangi bir sonuç alınamamasından dolayı ------. İcra Dairesi -------. sayılı dosyasında takip başlatılmış olup davalının haksız itirazı neticesinde ------. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasının 02.11.2021 tarihli karar tensip tutanağı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek, Alacak resmi bir mercii tarafından düzenlenen belgeye dayandığından davalının borca yeter miktarda mallarının ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davanın kabulüyle davalı tarafından yapılan haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı tarafından haksız ve kötü niyetle yapılan itiraz nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili 17/01/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Takipte alacaklı görünen tarafın takip konusu ettiği 435.210,60TL asıl alacak kaleminin neye istinaden talep olunduğu ödeme emrinden anlaşılamadığı, müvekkil şirket ile alacaklı şirket arasında bir hukuki ilişki olmadığını, müvekkil şirketin takipte alacaklı görünen şirkete bu tutarda muaccel bir borcu da bulunmadığını, Müvekkil şirket kayıtlarında yapılan incelemede alacaklı olduğunu iddia eden ----Şirketi ile benzer unvanlı -----Şirketi ile 2018 yılına kadar süregelen bir ticari ilişki bulunduğu tespit edildiğini, bununla birlikte, alacaklı olduğunu iddia eden ----- Şirketi'nin ---- sözleşmesel ticari ilişkiden kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığını, Alacaklı olduğunu iddia eden tarafça başlatılan takipte ödeme emrine ek olarak herhangi bir fatura veya başkaca nitelikte bir dayanak belge konulmadığı ve müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, müvekkil şirket kayıtlarında da talep edilen tutarına uygun bir faturaya rastlanmamış olduğunu, Davacı tarafın 17.12.2018 tarihinde haksız şekilde sözleşmeyi feshederek müvekkil şirketin iş maliyetleri ile arsa sahipleri ve müşterileri nezdindeki yükümlülükleri yönünden önemli zararlara uğramasına neden olduğunu, sözleşmenin haksız şekilde feshedilmesiyle birlikte 26.12.2018 tarihinde yeni bir yapı denetim firmasıyla anlaşılmışsa da inşaat ruhsatlarının yapı denetim firması görevi bıraktığı için iptal edilmesi nedeniyle ancak 15.02.2019 tarihinde yenilenebilmesi nedeniyle inşaatın 2 ay kadar durdurulmak zorunda kalındığını, Bu süreçte, inşaat işlerinin zamanında tamamlanamaması nedeniyle müşterilere ve arsa sahiplerine karşı doğan yükümlülükler, artan inşaat maliyetleri gibi kalemlerden doğan munzam zararlar bir yana sadece şantiyedeki kiralanan eşyalar ve çalıştırılmadan bekleyen işçilere ödenen ücretler gibi kalemlerden oluşan aylık en az 200.000TL tutan şantiye maliyetleri ve enflasyon farkları gibi hususlar hesaba katılmadan arsa sahiplerine fazladan ödenmesi gereken aylık en az 667.350TL tutarındaki hak mahrumiyeti bedelleri gibi kalemlerden önemli ölçüde zarar edilmiş olup bu tutarların hakedişten mahsubu gerekeceğini, alacaklı olduğunu iddia eden tarafın eksik ve ayıplı ifa ile diğer sözleşmeye aykırılıklar nedeniyle borçlu olduğunu, takip konusu borç likit olmadığı için icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin dayanağının olmadığını belirterek, Haksız ve dayanaksız davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı müvekkil şirkete verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası uyaptan celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Dosyamızın bir mali müşavir bilirkişi ile bir inşaat mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 21/09/2022 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.

Bilirkişi kök raporunda özetle;
"Davacının defter ve kayıtlarının HMK 222. Maddesine göre lehlerine delil kabul edilebileceği,Davalının Defter ve belgeleri ibraz etmediği, inceleme yapılamadığıDavacının defter kayıtlarına göre Davalı firmaya Toplam 4 adet fatura Düzenlediği, toplam:264.776,89 TL olduğu, ----- Mal Müdürlüğü tarafından toplam 125.289,89 TL ödeme yapıldığı,
•Dava konusu----ilçesi, ----- mah. 187 pafta, 3418 ada 5 parsele ilişkin ---- Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından ---- - Blok için düzenlenen 03/02/2017 tarih 2017/08 tarihli yeni yapı ruhsatında, yapı sahibinin ---- yapı müteahhidinin ----- yapı denetim kuruluşunun ----- olduğu,
•Dosyaya sunulu -----. Noterliği 21.12.2011 tarih ----- yev. no.lu "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Arsa Payı Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığında İnşaat Yapım Sözleşmesi" nde yapı müteahhidinin aynı zamanda arsa sahibi olduğu, işbu sözleşmenin 10.1.6 maddesinde "Yapı denetim bürolarına inşaat süresince ödenmesi gereken bedeller ve her türlü plan, etüd, danışmanlık mimarlık ve mühendislik harcamalarının" yapı müteahhidine ait olduğunun belirlendiği,
•4708 Sayılı Yapı Denetim Kanunu ve Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği kapsamında, Davalı Yapı Sahibi ve Davacı Yapı Denetim Kuruluşu arasında ---- Blok için 02.02.2017 tarih YİBF:---- no.lu, -----Blok için 02.02.2017 tarih YİBF:----- no.lu Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi düzenlendiği,
•----- YİBF No.lu 17.12.2018 tarihi itibariyle ----- blok inşaatın gerçekleşme oranı %44,25 seviyesinde ve ----- YİBF No.lu ----- Blok inşaatın gerçekleşme oranı %14,3 seviyesinde iken işin feshedilmesi sebebiyle seviye tespit tutanağı düzenlendiği ve ilgili idarece onaylandığı,
•----- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün 17.06.2022 tarih ----- sayılı yazısında, ----- YİBF Numaralı ----- Blok ve ----- YİBF Numaralı -----Blok için 03.02.2017 tarihli yüzde 10 seviyeli proje inceleme hakedişi ödendiği ancak 17.12.2018 tarihli seviyeli fesih hakedişlerinin ödeme beklediğinin belirtildiği,
•Taraflar arasındaki yapı denetim hizmet sözleşmesinden dolayı davacı yanın, 17.12.2018 tarihli seviyeli fesih hakediş KDV'li toplam tutarının ----- YİBF Numaralı ----- Blok için 244.765,57 TL, ----- YİBF Numaralı----- Blok için 40.487,24 TL, davacı yanın bakiye hakediş alacağının toplam tutarının 285.252,81 TL olduğu,
•Davacının, başlattığı takibe davalının vaki itirazının iptalini takipteki alacak tutarı olan 285.252,81 TL ana para kadar olabileceği,
•Davacı tarafından Dosyaya sunulan 28/07/2021 tarihli İHTARNAME'nin Davalı tarafından Hangi tarihte tebüllüğ edildiğini gösteren bir belge dosyaya sunulmadığından işlemiş faizin denetlenemediği, Görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.
Bilirkişi heyeti ek raporunda özetle;
"A ) Davacının 285.251,81 TL alacağına 3095 Sayılı Kanunun 2/2 maddesi gereği İhtarname tebbellüğ tarihinden 3 gün sonrasına kadar ödeme tarihi olan 02.08.2021 tarihi ile 21.10.2021 İCRA takip tarihi arasında avans faizi oranında faiz hesaplanabileceği, Davacının Davalıdan Alacağının 285.251,81 TL Anapara, 10.472,29 TL faiz olmak üzere toplam 295.725,10 TL olacağı,
B ) Taraflar Arasından yapılmış olan Yapı Denetim hizmet sözleşmesinde Borcun müeccel hale gelmesi, temerrüt, faiz oranı gibi bilgiler bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan seviye tespit tutanağında tarihin 17.12.2018 olduğu, Davacı tarafından gönderilen ihtarnamede borcun 3 gün içinde ödenmesini aksi taktirde alacağın doğduğu 17.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizle birlikte icra takibi yapılacağının ihtar edildiği, 17.12.2018 tarihi ila 21.10.2021 İcra Takip tarihi arasında avans faizi oranında faiz hesaplanabileceği, bu hesaplamaya göre Davacının Davalıdan Alacağının 285.251,81 TL Anapara, 129.172,63 TL faiz olmak üzere toplam 414.425,44 TL olacağı, " şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf hizmet sözleşmesine konu bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Eldeki dosya incelendiğinde, mahkememizin 29/06/2022 tarihli taraf ticari defterlerinin incelenmesi için ara karar kurulduğu, ara kararda 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin ihtar edildiği ancak davalı tarafın inceleme günü ticari defterlerini sunmadığı görülmekle davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu ve bu yönüyle davacı lehine delil teşkil edeceği, davalı tarafın ticari defterlerini sunmaması nedeniyle ticari defterlerini sunan davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği bununla birlikte her ne kadar davalı tarafça ayıplı ve eksik işler sebebiyle mahsup talebinde bulunulmuş ise de ispata yönelik bir delil sunmadığı kaldı ki yargılama sırasında ödemede bulunarak alacağa yönelik ikrarda bulunduğu görülmekle asıl alacak miktarı olan 285.252,81 TL ile işlemiş faiz açısından taraflar arasında ki sözleşmenin TTK 1530 m. kapsamında tedarik sözleşmesi mahiyeti taşımadığından TBK 117. Maddesine uygun olarak temerrüt ihtarının----Noterliği 29.07.2021 tarih ----- Yevmiye nolu ihtarı ile sağlandığı ve davalının 04.08.2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabulü ile usul ekonomisi dikkate alınarak mahkememizce hesaplanan (04.08.2021-19.10.2021 arası)9.948,68 TL işlemiş faiz üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Her dava açıldığı tarihteki mevcut duruma göre değerlendirileceğinden davadan sonra yapılan ödemelerin de infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınacağında kuşku bulunmamaktadır. Davadan sonra davalı tarafça 13/03/2023 tarihinde yapılan 240.437,70 TL ile 39.771,36 TL miktarlı ödemelerin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Asıl alacak faturalara bağlı olduğundan belirlenebilir ve likit olmakla kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında davadan sonra yapılan ödemeler göz önüne alınarak aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın Kısmen Kabulü ile;
1----İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 285.252,81 TL asıl alacak, 9.948,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 295.201,49 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davadan sonra 13/03/2023 tarihinde davalı tarafça yapılan 240.437,70 TL ile 39.771,36 TL miktarlı ödemelerin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasın,
3-Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 285.252,81 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 295.201,49 TL lik kısım yönünden alınması gereken 20.165,21 TL harçtan peşin alınan 5.256,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 59,30 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
5- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 5.256,26 TL peşin harç ve 59,30 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 46.280,22 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 22.401,46 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 521,25 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.521,25 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 1.710,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9- Kabul red oranına göre belirlenen 895,35 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 424,65 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.