WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/51
KARAR NO : 2024/129

DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 25/02/2020
KARAR TARİHİ : 07/03/2024

DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 13/10/2020
KARAR TARİHİ : 19/10/2020

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalıya ait alçıpan+boya tadilat işleminin yapılarak fatura edildiğini, faturaların davalıya teslim edildiğini, davalının 237.000 TL kısmi ödeme yaptığını, davalının yaptığı bu ödemeden dolayı müvekkile aleyhine icra takibi başlattığını, takibe itiraz ettiklerini, anılan nedenlerle 25.000 TL tutarlı cari hesap alacağının 30.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini iddia ve talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;Davacının
üstlendiği işi gereği gibi yerine getirmediğini, dosyaya sunulan sözleşmenin hangi işe ait olduğunun bilinmediği, sözleşmede belirtilen tutar ile düzenlenen faturaların uyuşmadığını, davacının düzenlediği ---- ile---- sıra numaralı faturaların iade edildiğini ve bu faturaların mükerrer olduğunu, -----numaralı faturaların konusu ve tutarları farklılaştırılarak sanki farklı bir hizmet verilmiş gibi gösterilmesinden dolayı noter aracılığıyla iade edildiğini, davacının gerçekten yaptığı işlere karşılık olan 11 adet faturanın cari hesaba işlendiğini ve ödemelerinin de yapıldığını, bu faturalar dışında davacıdan başkaca bir hizmetin alınmadığını, 29.06.2020 tarihi itibariyle müvekkilin davacıdan 337.573,99 TL alacağı olduğunu, bu tutarın 237.486,99 TLlik kısmının ödenmesi için davacıya 30.05.2019 tarihinde ihtarname gönderildiğini, tutar ödenmeyince-----.İcra Dairesinin ----- Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını fakat davacının itiraz ettiğini, daha sonra davacıya verilen çeklerin tahsil edilmesinden dolayı cari hesap alacağının arttığını ve tutarın 337.573,99 TL'ye ulaştığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

RAPOR:Bilirkişi raporunda özetle;"Davacının işletme esasına göre defter tuttuğu, ibrazı istenilmemesine rağmen 2018 yılı işletme defterinin sunulduğu, 2019 yılı defterinin ise ibraz edilmediği, davacının 31.12.2019 tarihi itibariyle mükellefiyetini sonlandırdığına dair vergi dairesi işi terk bildirimi ibraz edildiği, bu nedenle davacı nezdinde 2020 yılına ait bir defterin tutulmadığının anlaşıldığı, Davalıya ait yasal defterlerin TTK'nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, 2019 yılı ticari defterleri noter açılış tasdiklerinin süresi içerisinde alındığı, aynı yıla ait yevmiye defteri kapanış tasdikinin gerçekleştirilmediği, 2020 yılı ticari defterlerine ait noter açılış kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, bu noktada davalı ticari defterlerinin delil kabiliyeti ile ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, 09.08.2019 takip tarihi itibariyle davalı nezdinde davacının 334.573,99 TL borçlu olarak göründüğü, davacının 2019 yılı ticari defterlerinin ibraz etmemiş olması, esasında ibraz etse dahi işletme defterinde sadece gelir-gider kayıtlarına yer verilmesi ve ayrıca davacının hesap ekstresi ibraz etmemesi nedenleriyle takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalı borç alacak bilgisine ulaşılamadığı, Davacı/birleşen dava davalısının eser sözleşmesi nedeniyle alacağı olduğu iddiasına ilişkin dosya kapsamında, fatura konusu işlere ilişkin sözleşme, fiyat teklifi, işyeri teslim tutanağı, proje, hakediş, şantiye defteri, metraj vb. bilgi ve belgeleri olmadığı, bu hususta herhangi bir teknik değerlendirme yapılamadığı, asıl dava bakımından davacı iddiasının ispata muhtaç olduğu, Davacı/birleşen dava davalısı------ tarafından hangi imalatların yapıldığı, hangi imalatların yapılmadığı veya eksik yapıldığının dosya kapsamında belge yer almadığı için (işyeri teslim tutanağı, şantiye defteri, geçici veya kesin teslim tutanağı, eksik veya hatalı işlere ilişkin bildirim vb.) belli olmadığı, Davalı/birleşen dava davacısının taraflar arasındaki başkaca eser sözleşmelerinin varlığını kabul ettiği, ancak bu sözleşmelerin ayıplı veya eksik imal edildiğini iddia ettiği, yine yükleniciye fazla ödeme yaptığını iddia ettiği, bu iddiaların vasıflı ikrar niteliğine haiz olduğu ve ispata muhtaç olduğu, Asıl davada davacının 155.476,51 TL talep edebileceği, Birleşen davada davacı işsahibinin eksik ve ayıplı imalat iddiasının ispata muhtaç olduğu, yine işsahibinin fazladan yaptığı ödemeye ilişkin cari hesaba dayandırdığı alacak iddiasının ispata muhtaç olduğu," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

EK RAPOR:Bilirkişi ek raporunda özetle;"Kök raporda birinci ek raporda ve işbu ikinci ek raporda anılan sebeplerle; raporlarda yapılan değerlendirmelerin geçerli olduğu, TTK m. 676 uyarınca davacı alacağının 150.476,51 TL olarak hesaplanması gerektiği," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

RAPOR:Bilirkişi raporunda özetle;" "Defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri tespit edilmek suretiyle HMK 222 maddesi uyarınca lehine delil teşkil edecek vasıfta olup olmadığı hususunda: Mali açıdan değerlendirme yapıldığında: Davacı ------ ticari defterlerinin TTK. md. 85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunmadığı. Davalı------ ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamladığı, teyid ettiği ve usulune uygun tutulduğu, 2019 yılı yevmiye defteri kapanış tasdikinin yapılamadığı, 2019 yılı defterlerinin TTK. md. 85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunup bulunmadığı takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 2020 yılı defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu; Tarafların defterlerine göre birleşen dosyada takip tarihi ve asıl dosyada dava tarihi itibariyle hangi tarafın diğer taraftan alacağı bulunup bulunmadığı ve miktarı hususunda: Mali açıdan değerlendirme yapıldığında: Davacı----- tarafından Sayın Mahkemenize sunulan belgelere göre, davacı ------ tarafından 2019 yılında davalı ----- toplam tutarı 806.645,99TL tutarında 10 adet irsaliydi fatura kesildiği, tahsilat makbuzlarında 2019 yılında davalı tarafından davacıya banka kanalıyla yapılan ödemeler hariç toplamda 386.637,- TL nakit ve çek ile ödeme yapıldığı ile bu tahsilat makbuzlarının davalı -------. kayıtlarında mevcut olduğu; Davalı------ incelenen 2019, 2020 yıllarına ilişkin kayıtlarına göre, birleşen dosyada 20.08.2019 takip tarihi ve asıl dosyada 25.02.2020 dava tarihi itibariyle de davalı ----- davacı -----377.573,99 TL alacaklı olduğu; ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin birlesen ----- esas savdı dosyasındaki uyuşmazlık bakımından davacı/karşı davalı ----- Şirketinden davalı/karşı davacı -----almış olduğu tadilat isleri nedeniyle eksik yapılan ve doğru yapılmayan işlerden kaynaklı davacı/karşı davalı ---- davacı/karşı davalı ----- alacaklı olup olmadığı, alacağı var ise alacak miktarının ne olduğu, söz konusu alacağını talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarının belirlenmesi; asıl davada davacı ----- davalı ----- Şirketinden almış olduğu tadilat isleri nedeniyle davacı ------- davalı -----Şirketinden alacağının kalıp kalmadığı, alacağı kalmış ise miktarının ne olduğu. SÖZ konusu alacağını talep etme hakkının bulunup bulunmadığının belirlenmesi hususunda: İnşaat mühendisliği açısından Heyetimizdeki uzman bilirkişi tarafından yapılan güncel inceleme ve değerlendirme sonucunda ise; Taraf vekillerinin önceki Bilirkişi Heyet Raporu -kök ve ek rapora itirazları ile ara karar incelendiğinde 3'lü Bilirkişi Heyetine dosya üzerinde inceleme yaptırılmasına karar verildiği, 30.11.2022 tarihinde-----adresinde ticari defter ve kayıtları incelemek üzere HMK.218-1 uyarınca yalnızca Mali Müşavir Bilirkişiye yetki verildiğinin anlaşıldığı, Yerinde inceleme yetkisinin İnşaat Mühendisi Bilirkişiye verilmemiş olması, keşif kararının bulunmaması. Taleplerde incelenecek yerlerin birden fazla olduğu halde adreslerinin açıkça belirtilmemiş olması, Yerlerin önceden haber verilerek incelemeye hazır edilmesi gerekli olup adreslerde muhatap kişilerin bildirilmemiş olması, ulaşım koordinasyonunun taraf vekilince yapılmamış olması, 30.11.2022 tarihine kadar ve öncesinde belirtilen eksik ruhsat, proje, şantiye defteri vb. Bilgi-belgenin ibraz edilmemesi nedeniyle sahada karşılaştırılacak evrakın bulunmaması, Ayrıca fatura tarihlerinden 2019 yılında yapıldığı anlaşılan imalatların üzerinden geçen en az 3 yıllık uzun süre gözönünde bulundurulduğunda ve 3.şahısların eksik ve ayıplı işleri ikmali söz konusu olabileceğinden yanıltıcı sonuçlara yönlendirecek tespitlerin yapılmasında fayda olmadığı, Hasar/güçlendirme dışındaki alçıpan ,boya işlerinin ince işler tabir edilen mimari uzmanlık alanlarına giren konular olması, aslında mimar Bilirkişiye de ihtiyaç duyulması, nedenleriyle inşaat mühendisliği bakımından yerinde inceleme yapılamadığı. Ancak Yüce mahkemenin keşifte fayda görerek keşif icra etmesi veya yerinde incelemede fayda görerek yetki vermesi halinde, yukarıdaki hususlar dahilinde eksik bilgi-belgenin celbi/ibrazı akabinde gereğinin icra edilebileceği, Birleşen dosya tam olarak taranmadığından UYAP yoluyla incelendiğinde , içeriğinde "delil tespiti" ne rastlanmadığı, Asıl dava dosyası içeriği de incelendiğinde, 30.11.2022 tarihinde dosyaya ibraz edilen inşaat mühendisliği uzmanlığındaki proje, hakediş, ruhsat, şantiye defteri vb. bilgi-belgeye rastlanmadığı. Önceki Bilirkişi Heyeti raporunda keşif yapılmadığı, yerinde inceleme ile eksik ve ayıplı işlerin tespitinin yapılmadığı ,dosyada eksik bilgi-belge olduğunun belirtildiği, Güncel incelemede sözleşme konusu hasar-güçlendirme ve tadilat işlerinin ruhsata tabi nitelikli esaslı onarım niteliğinde olduğu, izinsiz ,projesiz, denetimsiz yapılamayacağı, Ancak işlere ait ruhsat, proje, hakediş ,teknik şartname, birim fiyat cetveli,birim fiyat tarifi vb. evraklara halihazırda rastlanmadığı yalnızca Faturalar üzerinden eksik ve ayıplı iş tespiti yapmanın mühendislik bakımından mümkün olmadığı ,Yargıtay İçtihatlerinde tanımlanan "yapılan işin miktar ve bedeli " nin de dava konusu ayrık tüm şantiyelerde imalatın/ifanın somut olarak görülerek sözleşme birim fiyatlarıyla hesap edilebileceği ,gerçeğe uygun görüş oluşturulabileceği kanaatine varılmıştır. Davacı / karsı davalı----- tarafından düzenlenen faturaların davalı / karsı davacı ----- Firmasına 17/06/2019 tarihinde noter aracılığı ile tebliğ edilen faturaların davalı/karşı davacı ------Firması tarafından 17/06/2019 tarihli ve ----- yevmiye numaralı noter ihtarnamesi aracılığıyla iade edilmesi hususu incelenerek söz konusu faturaların süresinde iade edilip edilmediği, davalı/karşı davacı -----Firmasının söz konusu faturaları ticari defter ve kayıtlarına işleyip işlemediği, fatura içeriği mal veya hizmetin alınıp alınmadığı hususunda: Mali açıdan değerlendirme yapıldığında: Davalı ----- incelenen kayıtlarında yer almayan toplam tutarı 471.646,- TL olan 6 adet fatura içeriği hizmet ya da malın davacı----- tarafından verildiğine dair herhangi bir belgenin sunulmadığı, irsaliye, teslim belgesi, tutanak, hakediş gibi herhangi bir belgeye de rastlanmadığı, söz konusu bu irsaliydi faturalar içeriği hizmet yada malın teslim alındığına dair fatura üzerinde teslim alan ismi ve imzasının bulunmadığı, davacı -----söz konusu irsaliydi fatura içeriklerindeki hizmet veya malın davalı ------ verildiğine dair ispat yükünü üzerinde taşıyıp taşımadığı konusundaki takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu; Davacı----- tarafından kesilmiş toplam tutarı 471.646,- TL olan 6 adet faturanın davalı ------ tarafından -----. Noterliğinin 14.05.2019 tarihli -----yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yasal iade süresi içerisinde itiraz ve iade edildiği (önceki heyet tarafından verilen bilirkişi raporundaki tespitin aksine); Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapıldığında, Asıl davada davacı ----- sözleşme gereği davalı tarafından gösterilen alanlarda alçıpan tavan boya tadilat ve onarım işlerinin yapıldığını, ancak yapılan ve faturası düzenlenip davalıya gönderilen bazı işler için ödemelerin yapılmadığını ve gönderilen faturalarında hizmet alınmadığı gerekçesiyle iade edildiğini; faturalara konu 471.000TL. bedelli işlerin süresinde bitirildiğini, ancak 237.000TL.lik kısmi ödeme yapıldığını, bakiyenin ödenmediğini iddia ettiği; şimdilik 25.000TL.nin 30.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği; dosya kapsamı incelendiğinde, Taraflar arasında adi yazılı şekilde, 26.02.2019 tarihinde "Taşeron Sözleşmesi'nin kurulduğu; ayrıca (önceki heyet tarafından verilen bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere) işbu yazılı sözleşme dışında da yine tarafların eser imalatına ilişkin başkaca hususlarda anlaştıkları; neticede sözleşme hükümleri incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470 vd. hükümlerince "eser sözleşmesi' olduğu; buna göre davacı ---- ise "işsahibC sıfatını haiz olduğu; Sözleşmede davacı yüklenici----"Çö//.?/;/ö /*/öm"nda alçıpan tavan+boya tadilat işlerinin yapılmasını üstlendiği, sözleşmenin 3. maddesinde ödenecek eser bedelinin KDV dahil 144.550TL. olarak (TBK m. 4801 hükmünce) götürü bedel şeklinde kararlaştırıldığı; Borçlandırıcı işlem (eser sözleşmesi) gereğince alacaklının (yüklenicinin), malvarlığının aktifinde (eser bedeli yönünden) alacak hakkının olduğunun söylenebilmesi için (TBK m. 470 hükmünce) eser meydana getirme (imal etme) edimini gereği gibi ifa etmiş olması gerektiği; Ancak yukarıdaki teknik inceleme neticesinde sözleşmede kararlaştırılan "Çalışma Alanı"nin ne olduğunun anlaşılamadığı; alacak tespiti ile ilgili olarak dosya kapsamında proje, hakediş, işyeri teslim tutanağı, şantiye defleri vb. belgelere rastlanmadığı ve eksik veya ayıplı ifaya dair teknik bilgi ve belgenin de bulunmadığı yönünde kanaat sunulduğundan borçlar mevzuatına yönelik olarak da davacı yüklenici -----sözleşmeden doğan borcunu (eser meydana getirme edimini) gereği gibi/eksiksiz/zamanında ifa edip etmediği hususunun anlaşılamadığı; dolayısıyla teknik incelemeye dayalı olarak davacı yüklenici ----- malvarlığında, tarafı olduğu eser sözleşmesinden doğan eser bedeli yönünde alacak hakkına sahip olup olmadığının tespit edilemediği, eğer davacı yüklenici ----- alacaklı ise temerrüt tarihinin ne olacağının bu aşamada tespit edilemediği; bu tespitlerin ve de mali inceleme neticesinde belirlenen alacak miktarının; dayanılan vakıaların HMK m. 190,194 hükmünce (ve TMK m. 6 hükmünce) somutlaştırmanın yapılıp yapılmadığının takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; Birleşen davada (daval/ yüklenici -----cevap dilekçesi sunmamakla birlikte) davacı işsahibi -----davalı yüklenici ----- sözleşmeden doğan borcunu hiç ifa etmediğini veya eksik ifa ettiğini, davacı yüklenici -----toplamda 804.100TL. ödendiğini, ancak davacı yüklenici ------ sadece 466.526,01 TL.lik iş yaptığını beyan ederek şimdilik 10.000TL.nin alacağın ihtar tarihi olan 14.05.2019'dan itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği; Her ne kadar----- Noterliği'nin -----yevmiye numaralı ihtarnamesinin davacı işsahibi-----. tarafından davalı yüklenici ------14.05.2019 tarihinde gönderildiği ve birleşen davada şimdilik 10.000TL.nin alacağın ihtar tarihi olan 14.05.2019'dan itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş olsa da (eğer Sayın Mahkemece davacı işsahibi ------alacaklı olduğu ve faiz isteyebileceği kabul edilir işe) ihtarnamenin gönderilme anı itibariyle değil, ihtarnamenin muhatabına, yani davalı yüklenici -----varma tarihinin ertesi gününden (TBK m. 117/11 "...bu günün geçmesiyle...") itibaren faizin işletilebileceği; ancak dosya kapsamı incelendiğinde işbu ihtarnamenin davalı yüklenici ----- varma/tebliğ anının anlaşılamadığı; aynı şekilde yine davacı işsahibi---- tarafından davalı yüklenici -----. Noterliği'nden 30.05.2019 tarihinde gönderilen -----yevmiye numaralı ihtarnamenin de davalı yüklenici ----- varma/tebliğ anının anlaşılamadığı; Davacı işsahibi ----- davalı yüklenici----- sözleşmeden doğan borcunu hiç ifa etmediğini veya eksik ifa ettiğini ve fazla ödeme yaptığını iddia etmiş olsa da teknik inceleme neticesinde bu hususun tespit edilemediği; dolayısıyla teknik incelemeye dayalı olarak davacı işsahibi----- alacak hakkına sahip olup olmadığının, sahipse miktarının anlaşılamadığını; bu hususta HMK m. 190, 194 hükmünce (ve TMK m. 6 hükmünce) dayandığı vakıaları somutlaştırılıp somutlaştırılmadığını takdirin. Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; İspat yüküne ilişkin ayrıntılı değerlendirmenin ise tarafımızca yapılamayacağı, bu hususun usul mevzuatı yönünden uzmanlık gerektirdiği; bir ödeme aracı olan çek ile ilgili hususların da ticaret mevzuatının alanına girdiği:" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

EK RAPOR:Bilirkişi ek raporunda özetle;"Davalı karşı davacı nezdinde gerçekleştirilen yerinde inceleme neticesinde kök raporda yer verilen tespitlerle ilgili değişikliğe gidilecek bir hususun bulunmadığı, kök raporda yer alan mali tespit ve değerlendirmelerin cari olduğu, bu değerlendirmeye ek olarak davacı ----- tarafından düzenlenen faturaların davalı-----firmasına 09.05.2019 tarihinde noter aracılığıyla tebliğ edildiği, davalı ----- firmasının da 17.06.2019 tebliğ tarihli-----yevmiye numaralı noter ihtarnamesi aracılığıyla faturaları davacıya iade ettiği, bu itibarla davalı karşı davacının faturaların itiraz edilmesi aşamasındaki 8 günlük itiraz süresine uymadığı, Kök raporda yapılan değerlendirmelerin geçerli olduğu," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

EK RAPOR:Bilirkişi ek raporunda özetle; "Davalı karşı davacı vekilin itirazlarını somut belge yerine bir takım varsayımlara dayandırması nedeniyle 31.05.2022 tarihli ek raporda yer verilen tespitlerin cari olduğu, böylece TTK m. 676 uyarınca davacı ---- alacağının 31.05.2022 tarihli ek raporda hesaplandığı gibi 150.476,51 TL olacağını içerir işbu ek rapor" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR:Bilirkişi ek raporunda özetle; "Rapor hazırlanır iken tara flarca kabul edilen eser sözleşmesi nazara alınarak ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----Hukuk Dairesi-----karar sayılı ilamında zikredildiği iizere "Bakiye iş bedeline ilişkin istina f nedeni yönünden yapılan değerlendirmede: yerleşik Yargıtay kararları uyarınca sözleşmenin feshedilmemiş olması ve hukuken ayakta bulunması halinde kural, gerçekleştirilen imalâtı yüklenicinin yapmış olmasıdır. Bunun aksini süren işsahibi. yüklenicinin işi eksik bıraktığı ve eksikliği kendisinin giderdiğini yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. Somut dosyada, davalı işsahibi. eksik işleri başkasına tamamlattırdığını savunmuşsa da bu savunmasını yasal delillerle kanıtlavamamıstır. Bu yönde tanık beyanı tek basına ispata yeterli de değildir. Sözleşme de feshedilmediğine göre kalan işlerin de davacı tarafından yapıldığının kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle. davalının bu yöne ilişkin istinaf nedeni verinde değildir." seklindeki tespit ve değerlendirmeler nazara alınarak alternatifli hesaplama yapılmasının istenilmesine" karar verilmiş olup teknik açıdan değerlendirildiğinde: Yerinde inceleme yetkisinin inşaat mühendisi bilirkişiye verilmemiş olması; taleplerde incelenecek yerlerin birden fazla olduğu halde adreslerinin açıkça belirtilmemiş olması; yerlerin önceden haber verilerek incelemeye hazır edilmesi gerekli olup adreslerde muhatap kişilerin bildirilmemiş olması, ulaşım koordinasyonunun yapılmamış olması; 30. ¡¡.2022 tarihine kadar ve öncesinde belirtilen eksik ruhsat, proje, şantiye defteri vb. bilgi-belgenin ibraz edilmemesi nedeniyle sahada karşılaştırılacak evrakın bulunmaması; ayrıca fatura tarihlerinden 2019 yılında yapıldığı anlaşılan imalatların üzerinden geçen en az 3 yıllık uzun süre göz önünde bulundurulduğunda ve üçüncü şahısların eksik ve ayıplı işleri ikmali söz konusu olabileceğinden yanıltıcı sonuçlara yönlendirecek tespitlerin yapılmasında fayda olmadığı; ayrıca hasar/giiçlendirme dışındaki alçıpan .boya işlerinin ince işler tabir edilen mimari uzmanlık alanlarına giren konular olması nedeniyle mimar bilirkişiye de ihtiyaç duyulması sebebiyle inşaat mühendisliği bakımından yerinde incelemenin yapılamadığı; Ancak Sayın Mahkemece keşif veya yerinde incelemede fayda görerek yetki vermesi halinde ve yukarıdaki hususlar dahilinde eksik bilgi-belgenin celbi/ibrazı akabinde gereğinin icra edileceği; Ek raporda yukarıdaki hususlarla ilgili bir değişiklik olmadığı; Defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri tespit edilmek suretiyle HMK 222 maddesi uyarınca lehine delil teşkil edecek vasıfta olup olmadığı hususunda: Mali açıdan değerlendirme yapıldığında: Davacı ----- ticari defterlerinin TTK. md. 85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunmadığı, Davalı ------ ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamladığı, teyid ettiği ve usulunc uygun tutulduğu, 2019 yılı yevmiye defteri kapanış tasdikinin yapılamadığı, 2019 yılı defterlerinin TTK. md. 85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunup bulunmadığı takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 2020 yılı defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu; Tarafların defterlerine göre birleşen dosyada takip tarihi ve asıl dosyada dava tarihi itibariyle hangi tarafın diğer taraftan alacağı bulunup bulunmadığı ve miktarı hususunda: Mali açıdan değerlendirme yapıldığında: Davacı ---- tarafından Sayın Mahkemenize sunulan belgelere göre, davacı------ tarafından 2019 yılında davalı -----toplam tutarı 806.645,99TL tutarında 10 adet irsaliydi fatura kesildiği, tahsilat makbuzlarında 2019 yılında davalı tarafından davacıya banka kanalıyla yapılan ödemeler hariç toplamda 386.637TL nakit ve çek ile ödeme yapıldığı ile bu tahsilat makbuzlarının davalı-----kayıtlarında mevcut olduğu; Davalı ----- incelenen 2019, 2020 yıllarına ilişkin kayıtlarına göre, birleşen dosyada 20.08.2019 takip tarihi ve asıl dosyada 25.02.2020 dava tarihi itibariyle de davalı ----- davacı ------377.573,99 TL alacaklı olduğu; "Tarafların kök rapora itirazları değerlendirildiğinde ": Mali ve teknik yönden yapılan itirazlar değerlendirildiğinde dosya kapsamı yeniden incelendiğinde varılan görüşte bir değişiklik olmadığı, İspat yüküne ilişkin ayrıntılı değerlendirmenin ise tarafımızca yapılamayacağı, bu hususun usul mevzuatı yönünden uzmanlık gerektirdiği; bir ödeme aracı olan çek ile ilgili hususların da ticaret mevzuatının alanına girdiği; Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapıldığında: Kök raporda da belirtildiği üzere taraflar arasında adi yazılı şekilde, 26.02.2019 tarihinde "Taşeron Sözleşmesi'nin kurulduğu; ayrıca (<önceki heyet tarafından verilen bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere) işbu yazılı sözleşme dışında da yine tarafların eser imalatına ilişkin başkaca hususlarda anlaştıkları; neticede sözleşme hükümleri incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470 vd. hükümlerince "eser sözleşmesi "olduğu; buna göre davacı -----"yüklenici\ davalı----- "işsahibi" sıfatını haiz olduğu; "taraflar arasında sözlü şekilde de eser sözleşmelerinin kurulduğu " iddia edilmiş olsa da dosya kapsamı incelendiğinde teknik bilgiyi de gerektiren bu hususta, taraflar arasında "sözlü şekilde" tam olarak ne için, ne kadar bedel karşılığında, hangi konuda eser sözleşmesinin kurulduğunu (sözleşmede kararlaştırılan hükümlerin) tespit etmenin mümkün olamadığı; ayrıca diğer itirazlar yönünden değerlendirme yapıldığında da, mali ve teknik açıdan görüş değişikliğinde gidilmediğinden borçlar mevzuatına yönelik yapılan değerlendirmelerde de şu aşamada değişiklik bulunmadığı." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

EK RAPOR:Bilirkişi ek raporunda özetle; "Rapor hazırlanır iken tara flarca kabul edilen eser sözleşmesi nazara alınarak-----Bölge Adliye Mahkemesi-----Hukuk Dairesi ------. karar sayılı ilamında zikredildiği üzere "Bakiye iş bedeline ilişkin istina f nedeni yönünden yapılan değerlendirmede; yerleşik Yargıtay kararları uyarınca sözleşmenin feshedilmemiş olması ve hukuken ayakta bulunması halinde kural, gerçekleştirilen imalâtı yüklenicinin yapmış olmasıdır. Bunun aksini süren işsahibi, yüklenicinin işi eksik bıraktığı ve eksikliği kendisinin giderdiğini yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. Somut dosyada, davalı işsahibi, eksik işleri başkasına tamamlattırdığını savunnıuşsa da bu savunmasını yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Bu yönde tanık beyanı tek başına ispata yeterli de değildir. Sözleşme de feshedilmediğine göre kalan işlerin de davacı tarafından yapıldığının kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle, davalının bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler nazara alınarak alternatifli hesaplama yapılmasının istenilmesine " karar verilmiş olup teknik açıdan değerlendirildiğinde: Yerinde inceleme yetkisinin inşaat mühendisi bilirkişiye verilmemiş olması; taleplerde incelenecek yerlerin birden fazla olduğu halde adreslerinin açıkça belirtilmemiş olması; yerlerin önceden haber verilerek incelemeye hazır edilmesi gerekli olup adreslerde muhatap kişilerin bildirilmemiş olması, ulaşım koordinasyonunun yapılmamış olması; 30.11.2022 tarihine kadar ve öncesinde belirtilen eksik ruhsat, proje, şantiye defteri vb. bilgi-belgenin ibraz edilmemesi nedeniyle sahada karşılaştırılacak evrakın bulunmaması; ayrıca fatura tarihlerinden 2019 yılında yapıldığı anlaşılan imalatların üzerinden geçen en az 3 yıllık uzun süre göz önünde bulundurulduğunda ve üçüncü şahısların eksik ve ayıplı işleri ikmali söz konusu olabileceğinden yanıltıcı sonuçlara yönlendirecek tespitlerin yapılmasında fayda olmadığı; ayrıca hasar/güçlendirme dışındaki alçıpan .boya işlerinin ince işler tabir edilen mimari uzmanlık alanlarına giren konular olması nedeniyle mimar bilirkişiye de ihtiyaç duyulması sebebiyle inşaat mühendisliği bakımından yerinde incelemenin yapılamadığı; Ancak Sayın Mahkemece keşif veya yerinde incelemede fayda görerek yetki vermesi halinde ve yukarıdaki hususlar dahilinde eksik bilgi-belgenin celbi/ibrazı akabinde gereğinin icra edileceği; 2. ek raporda, yukarıdaki hususlarla ilgili bir değişiklik olmadığı; Defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri tespit edilmek sureliyle HMK 222 maddesi uyarınca lehine delil teşkil edecek vasıfta olup olmadığı hususunda: Mali açıdan değerlendirme yapıldığında: Davacı----- ticari defterlerinin TTK. md. 85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunmadığı, Davalı ----- ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamladığı, teyid ettiği ve usulune uygun tutulduğu, 2019 yılı yevmiye defteri kapanış tasdikinin yapılamadığı, 2019 yılı defterlerinin TTK. md. 85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunup bulunmadığı takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 2020 yılı defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu; Tarafların defterlerine göre birleşen dosyada takip tarihi ve asıl dosyada dava tarihi itibariyle hangi tarafın diğer taraftan alacağı bulunup bulunmadığı ve miktarı hususunda: Mali açıdan değerlendirme yapıldığında: Davacı ---- tarafından Sayın Mahkemenize sunulan belgelere göre, davacı ----- tarafından 2019 yılında davalı ------toplam tutarı 806.645,99TL tutarında 10 adet irsaliyeli fatura kesildiği, tahsilat makbuzlarında 2019 yılında davalı tarafından davacıya banka kanalıyla yapılan ödemeler hariç toplamda 386.637TL nakit ve çek ile ödeme yapıldığı ile bu tahsilat makbuzlarının davalı -----. kayıtlarında mevcut olduğu; Davalı----- incelenen 2019, 2020 yıllarına ilişkin kayıtlarına göre, birleşen dosyada 20.08.2019 takip tarihi ve asıl dosyada 25.02.2020 dava tarihi itibariyle de davalı ----- davacı ----- 377.573,99 TL alacaklı olduğu; "Tarafların itirazları değerlendirildiğinde": Mali ve teknik vönden yapılaııitira/lar değerlendirildiğinde dosya kapsamı yeniden incelendiğinde varılan görüşte bir değişiklik olmadığı, İspat yüküne ilişkin ayrıntılı değerlendirmenin ise tarafımızca yapılamayacağı, bu hususun usul mevzuatı yönünden uzmanlık gerektirdiği; bir ödeme aracı olan çek ile ilgili hususların da ticaret mevzuatının alanına girdiği; Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapıldığında: Mali ve teknik açıdan görüş değişikliğinde gidilmediğinden borçlar mevzuatına yönelikyapılan değerlendirmelerde de şu aşamada değişiklik bulunmadığı," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Esas Dava Bakımından;Davacı -----davalı ----- Şirketi ile yapılan anlaşma gereği tadilat işlerinden kaynaklı alacağının tahsilini talep ettiği görülmüştür.Davalı ----- Şirketi ise davanın reddini savunmuştur.
Dava, eser sözleşmesinden kaynalı alacak davasıdır.
6100 Sayılı HMK’nın 266. (1086 Sayılı HUMK m. 275) maddesinde, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenlerle davacı----- davalı -----Şirketi'nden almış olduğu tadilat işleri nedeniyle alacağının olup olmadığı var ise alacak miktarının ne olduğu, söz konusu alacağını talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarı nın tespiti amacıyla bilirkişi heyeti oluşturularak dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.26/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "ruhsat, proje, hakediş, şantiye defteri vb. bilgi-belgenin" incelenmesi gerektiği mütalaa edilmiş, söz konusu tespit ve değerlendirmeler baz alınarak mahkememizin 14/09/2023 tarihli ve -- nolu celsesinde yapılan ve ihtilafa konu olduğu anlaşılan işler ile alakalı olmak üzere "ruhsat, proje, hakediş, şantiye defteri vb. Bilgi-belgenin" dosyaya sunulması istenilmiş ve keşif ara kararı kurulmuştur. Taraf vekilleri dosyaya yapılan işlerle alakalı ruhsat, proje, hakediş, şantiye defteri vb. bilgi-belgeyi dosya sunmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan davacı -----ve davalı davalı -----Şirketi vekili yapılan işler hakkında keşif incelemesine esas olmak üzere keşif adreslerinin tam ve eksiksiz olarak bildirmediği, davalı davalı-----. Şirketi üzerine düşen keşif masrafını yatırmadığı, bu nedenle keşif ara kararından netice alınamadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde davacı ----- ticari defterlerinin TTK m. 85 ve HMK 222. Madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki paragraftan olmak üzere, davacı ----- mahkememizde açmış olduğu davada davalı -----Şirketi ile yapılan anlaşma gereği tadilat işlerinden kaynaklı bir kısım ödemelerin yapıldığını bir kısım ödemelerin ise yapılmadığını, bu nedenle cari hesap ilişkisinden kaynaklı alacağının tahsilini talep etmiştir. Davacı ----- vekili dava dilekçesinde yapılan işler karşılığından hak edişlerin ödenmediğini ileri sürmüştür. Ancak bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dosyaya hak ediş belgesi sunmamıştır. Diğer yandan davacı -----ticari defter ve kaytıları üzerinde bilirkişiler marifetiyle yapılan inceleme neticesinde söz konusu ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil niteliğinde bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sonuç olarak davacı ------ yapmış olduğu işlere karşılık alacağının varlığını keşif, bilirkişi raporu, ruhsat, proje, hakediş, şantiye defteri vb. bilgi-belgeye dayalı olarak ispatlayamadığı vicdani kanaatiyle davacı ----- açmış olduğu davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı----- açmış olduğu davada hükmolunün miktarın 2024 yılı kesinlik sınırı olan 28.700,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira ---- Bölge Adliye Mahkemesinin ----- Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... karar altına alınan miktarın yıllar itibariyle yeniden değerlendirme oranları nazara alındığında 2021 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 5.880,00 TL' nin altında kaldığı, dolayısıyla istinafa gelen davalı yönünden kabul edilen dava miktarı itibariyle mahkeme kararının tutar itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından tarafça yapılan istinaf başvurusunun bu sebeplerle reddinin gerekeceği, kanunun bahşetmediği bir hakkın ise mahkemece taraflara verilemeyeceği, dolayısıyla yerel mahkeme kararında istinaf yasa yolunun açık olduğunun bildirilmesinin taraflar lehine kazanılmış hak doğurmayacağı üzere davalı vekilinin istinaflarının esastan incelenemeyeceği anlaşılmıştır. " şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Birleşen Dava Bakımından;
Davacı -----Şirketi vekili ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin----- esas sayılı dosyasında fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalı ---- cari hesap alacağından kaynaklı alacağın tahsilini talep etmiştir.
----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----esas sayılı dosyasında -----karar numarası altında ilgili dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin esas dosyası ile birleşen----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyasının birleştirme safahatında cevap dilekçesi sunması için davalı ----- 26/11/2020 tarihli ve ---- nolu celsenin ara kararı uyarınca süre tanındığı, birleşen dava dosyasının gelecek celse ön inceleme duruşmasının görüleceği yönün ihtaratın yapıldığı, 11/03/2021 tarihli ve ---- nolu celsede birleşen dava dosyasının önincelemesi tamamlanarak tahkikata geçildiği, davalı ---- karşı dava için cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
-----Asliye Ticaret Mahkemesinin birleşen------- esas sayılı dosyasındaki uyuşmazlığını davacı/karşı davalı -----Şirketinden davalı/karşı davacı ----- almış olduğu tadilat işleri nedeniyle eksik yapılan ve doğru yapılmayan işlerden kaynaklı davacı/karşı davalı ----- Şirketinin davacı/karşı davalı ----- alacaklı olup olmadığı, alacağı var ise alacak miktarının ne olduğu, söz konusu alacağını talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarı hususlarında tarafların anlaşamadıkları tespit edilmiştir. Yargılama ise bu tespit ve değerlendirmeler üzerinden yürütülmüştür.
Taraflar arasında eser sözleşmesi yapıldığı ihtilaf dışıdır. Davalı ---- işleri tam ve eksiksiz teslim ettiğini savunur iken davacı ---- yapılan işlerin eksik veya hiç yapılmadığını ileri sürerek fazladan yapılan ödemelerin iadesi sadedinde alacağının tahsilini talep etmektedir.
6100 Sayılı HMK’nın 266. (1086 Sayılı HUMK m. 275) maddesinde, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenlerle davacı -----Şirketinin davalı -----yaptırmış olduğu tadilat ve bakım işlerinden ayıplı imalat ve eksik iş olup olmadığı hususunda keşif ve sonrasında bilirkişi raporu alınmak istenmiştir. 26/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "ruhsat, proje, hakediş, şantiye defteri vb. bilgi-belgenin" incelenmesi gerektiği mütalaa edilmiş, söz konusu tespit ve değerlendirmeler baz alınarak mahkememizin 14/09/2023 tarihli ve ----- nolu celsesinde yapılan ve ihtilafa konu olduğu anlaşılan işler ile alakalı olmak üzere "ruhsat, proje, hakediş, şantiye defteri vb. Bilgi-belgenin" dosyaya sunulması istenilmiş ve keşif ara kararı kurulmuştur. Taraf vekilleri dosyaya yapılan işlerle alakalı ruhsat, proje, hakediş, şantiye defteri vb. bilgi-belgeyi dosya sunmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan davacı ---- ve davalı davalı----- Şirketi vekili yapılan işler hakkında keşif incelemesine esas olmak üzere keşif adreslerinin tam ve eksiksiz olarak bildirmediği, davalı davalı -----Şirketi üzerine düşen keşif masrafını yatırmadığı, bu nedenle keşif ara kararından netice alınamadığı anlaşılmıştır.
-----Bölge Adliye Mahkemesi -----Hukuk Dairesi---- esas ve----- karar sayılı ilamında zikredildiği üzere; " Bakiye iş bedeline ilişkin istinaf nedeni yönünden yapılan değerlendirmede; yerleşik Yargıtay kararları uyarınca sözleşmenin fesh edilmemiş olması ve hukuken ayakta bulunması halinde kural, gerçekleştirilen imalâtı yüklenicinin yapmış olmasıdır. Bunun aksini süren iş sahibi, yüklenicinin işi eksik bıraktığı ve eksikliği kendisinin giderdiğini yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. Somut dosyada, davalı iş sahibi eksik işleri başkasına tamamlattırdığını savunmuşsa da, bu savunmasını yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Bu yönde tanık beyanı tek başına ispata yeterli de değildir Sözleşme de feshedilmediğine göre kalan işlerin de davacı tarafından yapıldığının kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle, davalının bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler nazara alınarak davacı -----Şirketi davalı ---- ile yapılması kararlaştırılan ancak davalı tarafından eksik veya ayıplı yapılmasından kaynaklı eksikliği kendisinin giderdiğini yasal delillerle kanıtlayamadığı, dosya kapsamında bir kısım tanık dinletilmiş ise de mezkur istinaf kararı gereğince tanık beyanı tek başına bu hususta ispata yeterli olmadığı, bu haliyle davacı---- Şirketi taraflar arasında akdedildiğini kabul ettiği eser sözleşmesinden kaynaklı fazladan yapmış olduğu ödemelerin tahsiline yönelik olmak üzere davalı ------ eksik ve ayıplı imalatını yasal delillerle ispatlayamadığı hususları hep bir arada değerlendirilerek birleşen dava bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı -----Şirketi'nin açmış olduğu davada hükmolunün miktarın 2024 yılı kesinlik sınırı olan 28.700,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira -----Bölge Adliye Mahkemesinin -----. Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... karar altına alınan miktarın yıllar itibariyle yeniden değerlendirme oranları nazara alındığında 2021 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 5.880,00 TL' nin altında kaldığı, dolayısıyla istinafa gelen davalı yönünden kabul edilen dava miktarı itibariyle mahkeme kararının tutar itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından tarafça yapılan istinaf başvurusunun bu sebeplerle reddinin gerekeceği, kanunun bahşetmediği bir hakkın ise mahkemece taraflara verilemeyeceği, dolayısıyla yerel mahkeme kararında istinaf yasa yolunun açık olduğunun bildirilmesinin taraflar lehine kazanılmış hak doğurmayacağı üzere davalı vekilinin istinaflarının esastan incelenemeyeceği anlaşılmıştır. " şeklinde karar verildiği görülmüştür.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dava bakımından davacı -----davasının REDDİNE,
2-Birleşen dava bakımından davalı -----Şirketi'nin davasının reddine,
ASIL DAVA BAKIMINDAN;
3-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 426,94 TL harçtan mahsubu ile bakiye 0,66‬ TL harcın davacı ----- İADESİNE,
4-Yargılama giderlerinin davacı ----- taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı ----- Limited Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ye göre tespit edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ----- alınarak davalı ----- VERİLMESİNE,
6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,
7-1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı ----- alınarak hazineye irad kaydına,
BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN;
8-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 170,78 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 256,82‬ TL harcın davalı------ Şirketi'nden tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA,
9-Davalı -----kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ye göre tespit edilen 10.00,00 TL vekalet ücretinin davacı-----Şirketi'nden alınarak davalı---- VERİLMESİNE,
10-Yargılama giderlerinin davalı ---- üzerinde BIRAKILMASINA,
11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,
12-1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı -----. Şirketinden alınarak hazineye irad kaydına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.