WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 1. FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/14
KARAR NO : 2024/135

DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/01/2024
KARAR TARİHİ : 09/05/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 1905 yılına kadar eskiye dayanan müvekkili şirket 1985 yılında ---- kurulmuş olup 38 senedir ----- farklı ilçelerinde şubeler açarak markalaştığını, müvekkilinin 1985 yılında "----" kelimesi ile başlayarak; süreç içerisinde "----" kelimesi sabit olmak üzere başına veya sonuna eklenen bir ve/veya birkaç kelime ile birlikte marka sahibi olduğunu, "---- ---", "--- ----" "---- --" denilince akla gelen ilk müvekkili şirket ve onun tatlıcı mağazalarının akla geldiğini, 1995 yılında ---- Tescil No ile "----" , 2002 yılında ----- Tescil No ile "----- şekil" , 2008 yılında ---- Tescil No ile "----- şekil", 2018 yılında -----Tescil No ile -----, 2018 yılında---- Tescil No ile ----- , 2019 yılında----- Tescil No ile -----markalarını alarak 30. ve 35. sınıflarda hizmet vermek üzere "-----" markası ile nam saldığını, davacı şirketin bilhassa un ve un mamulleri, şerbetli tatlılar, baklavalar üzerinde ürün üreterek satışa sunduğunu, yönetim kurulu üyelerinden ----- Derneği'nde komisyonlar başkanı olarak görev aldığını, müvekkili şirketin de iştiraki ile ----- tarafından organize edilen "-----adresinde yer aldığını, müvekkili şirkete ait tatlılar, baklavalar ve sair mamullerle ilgil "---- " olarak bilinen platformda 2005 tarihinde girilen yazılar bulunduğunu, "-----" manşeti ile 26 Aralık 2010 tarihli ulusal "----" gazetesinde yer aldığını, 25 Ağustos 2007 tarihli yerel ---- Gazetesi'nde yer aldığını, -----manşeti ile 24 Eylül-30 Eylül 2004 tarihli haftalık yerel ----- Gazetesi'nde yer aldığını, ---- --- dergisinin Eylül-Ekim 2005 tarihli 5. Sayısında yer almış, bu sayfada müvekkilin logosu, mağazası, ürünleri ve şubelerine yer verildiğini, ---- - dergisinde yer aldığını, 2003 yılında ---- TV'de yayımlanan "----- dizisinde sponsor olmuş, dizinin final jeneriğinde müvekkilinin markasına ait logonun yer aldığını, davalı taraf baklava, kadayıf gibi 30. sınıfa giren ürünler ürettiğini ve ---- - uygulaması ile satışa sunduğunu, davacıya ait marka hakkına tecavüz etmesi sebebi ile kendisine, ---. Noterliği'nin ---- Yevmiye numaralı, 31 Ekim 2023 tarihli ihtarnamesinin davalıya gönderildiğini, davalı taraf ---- Noterliği'nin ----- Yevmiye numaralı, 17 Kasım 2023 tarihli ihtarnamesi ile eylemlerinin tecavüz teşkil etmediğini dolayısı ile söz konusu "hukuka aykırı" kullanımlarına devam edeceklerini bildirdiklerini, ancak ---- üzerinde müvekkilimiz adına tescilli marka ile ürün satışı yapmayı durdurduklarını, davalı tarafın web sitesinde ve----- uygulaması üzerinde de ürün satışı yapmakta olup -----adlı web sitesinde ---- adıyla ürün yer aldığını, davalı tarafça web sitesi üzerinde ürün adında kullanılan----- ibaresi tüketici nezdinde halihazırda karışıklığa bağlantıya neden olmakta iken bunun yanında ---- uygulaması üzerinde de "----- adı ile ürün satışı söz konusu karışıklığı arttıracak türde olduğunu, müvekkili şirket ile davalı tarafın ürünleri ve ürün tezgahları birlikte değerlendirilecek olur ise; müvekkili şirketin faaliyet alanı ----- olup davalı tarafın ürünleri de aynı pazar yerinde satışa sunulduğunu, davalı tarafın markası ile müvekkilimize ait markaların ürettiği mallar ve sunduğu hizmetler aynı gruba girdiğini, dolayısıyla davalı tarafça ürün satışında kullanılan "---" ibaresinin müvekkile ait "----" ve "---- -" markaları ile iltibas yaratacağı ve tüketici nezdinde karışıklığa yol açacağını, Bu sebeplerle; öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; müvekkili şirkete ait markanın davalı yan tarafından kullanımının dava sonuna kadar tedbiren önlenmesine ve marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasına, davanın kabulüne, müvekkili şirkete ait marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesine, bu tecavüz nedeniyle müvekkil şirketin uğramış olduğu zarar için fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız ve alacak belirlenebilir hale geldikten sonra harcı ikmal etme hakkımız saklı kalmak kaydı ile Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151/2/c maddesine göre müvekkilin yoksun kaldığı kazanç için şimdilik 100-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesi talep edilmiştir.

DAVAYA CEVAP: Davalı taraf cevap dilekçesini sunmamıştır.

DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacı vekili 07/05/2024 tarihli dilekçesinde protokole göre davalı,----- markasının müvekkilimize ait olduğunu ve kullanımlarının tecavüz teşkil ettiğini kabul ettiğini ve müvekkili adına tescilli olan markanın kullanımına son vermeyi ve marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerini durdurmayı, müvekkili adına tescilli olan hiçbir markayı; hiçbir yer ve kanalda kullanmayacağını, aksi halde müvekkilimizin doğmuş ve doğacak olan tüm zararlarını tazmin edeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, yine protokole göre, müvekkilinin herhangi bir avukatlık ücreti ve yargılama gideri talep etmeyeceğini, dava konusuz kalmış olup konusu kalmayan dava için karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili 09/05/2024 tarihli dilekçesinde, davacı vekili tarafından sunulan protokolde yazılı hususlar çerçevesinde karşılıklı olarak mutabakata varıldığını, bu kapsamda, davacı taraftan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.HMK'nun 313. ve devamı maddeleri uyarınca sulhun davaya son veren taraf işlemlerinden olduğu, taraf vekillerinin beyanları ve dosyaya sunulan sulh sözleşmesi uyarınca, tarafların sulh oldukları ve davanın sulh nedeniyle konusuz kaldığı anlaşılmakla, karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Dava sulh anlaşması gereği konusuz kaldığından davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Tarafların vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafın yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.