T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/155 Esas
KARAR NO:2024/115
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/08/2023
KARAR TARİHİ: 30/04/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketin tekstil sektöründe ----- beri faaliyet gösterdiğini, tekstil sektörünün ---- büyük temsilcilerinden birisi olup, ----- bulunduğunu, faaliyetlerini hem ------ çeşitli ülkelerinde yürüttüğünü, ---- tescilli birçok tescilli markası bulunduğunu, ----- müvekkil şirketin ticari unvanındaki asıl ve ayırt edici unsur olduğunu ve aynı zamanda tescilli ve ------- edilmiş tanınmış markası olduğunu, markanın ilk ve gerçek hak sahibi olduğunu, farklı şehirde faaliyet göstermekte olup, bu faaliyetlerin tümünde --------- ibaresinin kullanıldığını, Müvekkili şirketin , tescil sahibi olduğu markası ile ilgili olarak sürekli reklam vermekte olup, tanıtım faaliyetlerini en üst düzeyde tuttuğunu, tanınmışlığını da sürekli olarak markalar için verdiği reklamlar ile koruduğunu, Davalının müvekkili şirketten sonra müvekkili şirket ile iltibas oluşturacak düzeyde -------- marka tescilinde bulunmuş olması ve de kullanımlarının müvekkilİ şirkete ait markalara tecavüz edici nitelikte olması nedeniyle, iş bu davanın açılması gerektiğini, Davacının davalı markası ile müvekkil şirkete ait markalar karşılaştırıldığında davalı tarafından tescil edilen markanın müvekkil şirkete ait markalar ile iltibas oluşturacağını, Davalı tarafından gerçekleştirilen kullanımların müvekkil şirketin markasal haklarına tecavüz teşkil ettiği tespit edildiğini, davalı tarafın tescil ettirdiği ve kullandığı ve markaları incelendiğinde, markalardaki asli unsurun --------- ibaresi olduğu, davalı tarafından tescil ettirilen ve kullanılan markanın müvekkili şirkete ait markalar ile aynı sınıf ve hizmetleri içerdiğini, davalı tarafından gerçekleştirilen kullanımların tüketici nezdinde karışıklığa yol açarak müvekkil şirketin marka hakkına tecavüz ettiği tespit edildiğini, İş bu dava açılmadan önce davalı hakkında delil tespiti yapılmış ve ------- sayılı dosyasında bilirkişi raporu aldırıldığını, Davalı taraf, adına tescilli olan şekilde markasal kullanımı gerçekleştirmediğini, fiili kullanımlarında; Davalının ----ibaresini ön plana çıkardığı, Müvekkil Şirkete------tasarımını birebir kullanarak markalarına tecavüz ettiği, Kullandığı markasının esas unsurunun da ------ olduğu gözetildiğinde müvekkilin üzerinde gerçek hak sahibi olduğu markası ile iltibas oluşturduğunu, Davalı Şirket, ----------unvanı ile kurulmuş olduğunu, bunun iltibasa neden olduğunu, müvekkil şirket ile haksız rekabet oluşturacak nitelikte olduğunu, bununla birlikte getirilen ibarelerin ayırt edicilik unsuru katmadığı; davalının, müvekkili şirketin bir uzantısı olduğu, diğer bir deyişle yine müvekkille bağlantısı olduğu izlenimi oluşturduğunu, bunun bir sonucu olarak da davalı tarafından oluşabilecek bir memnuniyetsizliğin müvekkiline atfedilebileceğini, bunu müvekkili şirketin ticari itibarına zarar vermesi, tescilli markasının tanınmışlığına ve imajına zarar verecek ve müvekkil şirketin telafisi zor maddi kazanç kaybı ile manevi zararlara uğramasına sebep olacağını, fazlaya dair tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, Davalı Adına --------- Markanın 3. Kişilere Devrinin Önlenmesi Adına ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı hakkında yapılan delil tespiti çerçevesinde, karşı tarafın kullanımları üzerinde öncelikle teminatsız, aksi halde mahkemenizin uygun göreceği bir teminat bedeli üzerinden, davalının, Kullanımları -------- hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek muhafaza altına alınmasına, açılmış olan iş bu dava nedeniyle, davalı adına tescilli markadan doğan zahiri hakların müvekkile karşı ileri sürülmesinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, asıl talep yönünden; davalının, müvekkil şirketin marka hakkına tecavüz ettiğinin tespiti, önlenmesi ve durdurulmasına, davalı adına tpmk nezdinde tescilli ------ başvuru numaralı markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, haksız rekabetin önlenmesi ve davalının unvanındaki ----- İbaresinin Ticaret Sicilinden terkinine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacının müvekkiline ait markaya ilişkin hükümsüzlük davası açma hakkı uzun süre sessiz kalma nedeni ile hak kaybına uğradığını, Davacı tarafından hükümsüzlüğü istenen, müvekkiline ait ----- tarihinde tescil edildiğini, davacı tarafından tescil tarihinden itibaren 7 yıl sonra iş bu davanın açılmış olması davacının sesiz kalma sureti ile hak kaybına uğradığını, kişinin marka hakkının sağladığı korumadan yararlanabilmesi için, markalar bütünsel olarak değerlendirildiğine tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olması gerektiğini, bütünsel bakış açısı ile benzer olmadığını, farklı olduğunu, davacıya ait ------ ibareli seri markalar ve müvekkile ait --------- ibareli markalar bütünsel olarak karşılaştırıldığında söz konusu markalar arasında tüketici nezdinde karıştırılmaya sebep olacak düzeyde iltibas bulunmadığını, davacıya ait seri markalar incelendiğinde sadece ---- ibaresinin öne çıktığı bir marka serisi olduğunu, davacının markalarının esaslı unsuru sadece ---- ibaresiyken, müvekkiline ait markanın esaslı unsuru ise ------- şeklinde olduğunu, taraf markalarının esas unsurlar bakımında da birbirinden farlı markalar olduğunu, tarafların Müşteri Portföyünün de birbirinden farklı olduğunu, davalının --------- ibareli markasını genel olarak çorap markası olarak kullandığını, gerek hedef kitlesi bakımından gerekse tarafların hedef kitleleri ve bulundukları konum bakımından tamamen birbirinden farklı olduğunu, tüketicilerin markaları karıştırmasının mümkün olmadığını, her ne kadar davacı tarafından müvekkilinin marka kullanımının kendi marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespit edildiği belirtilmişse de bu yönde yapılmış bir tespitin mevcut olmadığını, tespit edildiği iddia edilen tabela ve basılı evraklardaki kullanımların markasal kullanımlar olmadığını, müvekkili firmanın davacı tarafın marka hakkını ihlal eder her hangi bir kullanımının olmadığını, davacı firmanın faaliyet alanı --------- karşılık Müvekkili firmanın faaliyet alanı -----olduğunu, davacının markasının tanınmış olması bir an için kabul edilse bile bu durum davacının markasına mutlak bir koruma sağlamayacağını, SMK nun 6/5. Maddesi uyarınca, haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, tanınmış markanın sahibi bu korumadan faydalanabildiğini, müvekkilinin markasını kullanımı farklı bir alanda olmakla birlikte davacının markasından haksız yarar sağlayacak, markasının itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterimi zedeleyecek bir kullanım teşkil etmediğini, davalının uzun zamandan beri bu alanda faaliyette bulunmakla birlikte ------ ibaresi ile ticaret unvanını tescil ettirdiğini, aynı yıl müvekkil tarafından ---------- ibaresi ile markasını tescil ettirdiğini, bu süreçte davacı tarafından müvekkilin markasının ve ticaret unvanının kullanılmasına ses çıkarılmamış ve müvekkil 7 yıl boyunca markasına yatırımlar yapmış ve belli bir çevrede bir tanınmışlık ve bilinirlik kazanmasını sağladığını, bu nedenlerle davanın reddinin gerektiğini beyan ve talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı adına tescilli ------markaları yönünden davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı yine davalıya ait ----hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davacı ------- tarihinde aan sözleşmesinin tescil edildiği ve ----- kaydedildiği anlaşılmıştır. Davalı ----- tarihinde ana sözleşmesinin tescil edildiği, sicile ---- kaydedildiği, anlaşılmıştır. Dosyaya ----- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----numaralı markasının---- davalı adına tescili olduğu, ---- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.---- dosyasından davacı tarafından davalı aleyhine açılmış delil tespiti talepli dosyadan yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde tanzim edilmiş olan ------ tarihli bilirkişi raporunda; sonuç olarak;
-Tespit talep edilen ---- adresinde yapılan tespit taleplerine konu markayı ihtiva eden herhangi bir ürüne rastlanmakla beraber mahallin tabelasında ve mahalde bulunan kartvizit üzerinde --------- unsurunun yer aldığı bu ibarenin ticaret unvanı kullanımını aştığı ve markasal kullanım olarak değerlendirildiği, mahallin iç çamaşırı ticareti işiyle iştigal ettiği, ancak mahalde bulunan ürünler üzerinde ihtilaf konusu markaların yer almadığı,
-Söz konusu kullanımların tespit talep eden yana ait markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğu tespit ve görüşlerinin sunulduğu görülmüştür.Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;
1-Davacının ----- esas unsurlu markaların tescilli hak sahibi olduğu ve ---- yer alan ---- olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış --------- Hizmetleri açısından tescilli ve tanınmış marka olduğu,
2-Davalının ----- no ile tescilli markasının hak sahibi olduğu,
3- Davalı adına ------- no ile tescilli markasının SMK 6 ve 25/1 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu,
4- Davlının kullanımlarının davacının tescilli markaısndan dooğan haklarına tecavüz eder mahiyette olduğu," yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın SMK 5/1-ç, 6/1, 6/4, 6/5, 6/9.7/2,25/1, 29. Ve 149. Maddeleri
GEREKÇE:Dava; markanın SMK'nın 25 ve 6. Maddesi gereği hükümsüzlük davası ve SMK'nın 29. Maddesinden kaynaklı marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, giderilmesi davasıdır. Davacı taraf, ---- ana unsurlu birden çok markanın adına tescilli olduğunu, tescil numaralı -------- markasının davalı adına tescilli olduğunu, davalı markasının iltibas oluşturduğunu, bu sebeple davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini, yine davalı tarafın kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturan kullanımları bulunduğunu iddia ederek marka hakkına tecavüzn tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni
olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın öncelikle hükümsüzlük talepleri incelenmiş; davacının yukarıda dökümü yapılmış olan markaları incelendiğinde; ----- numaralı markasının ---- Sınıfta davacı adın tescilli olduğu, bu markaların esas unsurunun ----malların cinsini ifade ettiği ve markaya ayırt edicilik katmadığı, davalı adına tescilli olan ------ ibaresi olduğu, davalının markasında yer alan ----davacının seri ve tanınmış markalarının esas unsuru olan -----ayniyet arz ettiği, davacının yegane ve tanınmış markası olan----- davalı markasında yer aldığı, bu anlamda davalının markasının fonetik, görsel ve kavramsal olarak davacı markasına benzer olduğu, davalı markasında yer alan -----davalının markasının davacının markasından uzaklaştırmaya yeterli olmadığı, her iki tarafın markalarının da ---- ve aynı emtia sınıflarında tescilli oldukları, davacı ve davalı ticaret sicil kayıtlarına göre faaliyet alanları incelendiğinde ------ Sınıftaki mal ve hizmetlerin ticaretinden oluştuğu dikkate alındığında davalı markasının davacı markaları yönünden iltibas oluşturduğu ve SMK'nın 6/1 maddesi gereği hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, yine SMK'nın 6/9. Maddesi gereği yapılan değerlendirmede davalının kullanımlarında ----- markasında yer alan esas unsurlardan ----- markasal olarak kullanmadığı, sadece -------tek başına tabelasında, kartvizitlerinde kullandığının tespit edildiği, dolayısyla davalı tarafın sözkonusu markayı seçerken ve kullanırken kötü niyetli hareket ettiği sabit olduğundan SMK'nın 6/9. Maddesi gereği de hükümsüzlük şartları oluştuğu kabul edilmiş, her ne kadar 5 yıllık süre geçmiş ise de kötü niyetli tescil halinde bu sürenin geçmiş olmasının sessiz kalma olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilerek davacı tarafın hükümsüzlük davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri de incelenmiş, davacının markaları incelendiğinde;----- numaralı markasının ----- davacı adın tescilli olduğu ve halen marka korumasından yararlandıkları, Bu yasal düzenlemelere ve yukarıdaki açıklamalara göre; ----dosyasında yapılan tespit ve alınan raporda, davalının ---- yapılan tespitte davalı tarafın iş yeri tabelasında------ yazımında ticaret unvanı şeklinde kullanımın mevcut olduğu, ancak bu kullanımda -------ibaresinde bulunan ----- tescil şekliyle kullandığı, kullanım şeklinde ------ unsurunun yer aldığı bu ibarenin ticaret unvanı kullanımını aştığı ve markasal kullanım olarak değerlendirildiği, yine davalı tarafa ait kartvizitlerdeki kullanımların da aynı şekil ve ibarelerin öne çıkarılarak iltibas oluşturacak şekilde kullanıldığı, bu kullanımlar sebebiyle davalının markasının fonetik, görsel ve kavramsal olarak davacı markasına benzer olduğu, her iki tarafın aynı/benzer sektörde faaliyet gösterdikleri , hitap ettiği tüketici kitlesinin aymıyet arz ettiği, davalı kullanımlarının orta düzeyde tüketici nezdinde davacı markalarını taşıyan mal ve hizmetlerle karıştırmaya yol açacağı dikkate alındığında davalı tarafın kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiş ve tecavüzün tespiti ile tecavüzün önlenmesi ve durdurulması taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın ticaret unvanının terkini talepleri ve kararın yayınlanmasına ilişkin talepleri de değerlendirilmiş, SMK'nın 7/3-e maddesine göre "İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması" halinin marka hakkına tecavüz oluşturacağı düzenlemesi karşısında davalı tarafın ticaret unvanında kullanılan ------ davacının markalarının ana unsuru olduğu, davacının markasının tanınmış marka olduğu, davalı tarafın ticaret sicil kayıtlarında aynı mal ve hizmetler yönünden ticaret unvanının tescil edildiği dikkate alındığında davalı ticaret unvanının iltibas oluşturduğu kabul edilmiş ve ticaret unvanında bulunan ------- terkinine karar vermek gerekmiş, SMK'nın 149/149/.-g maddesinde "Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi'nin" talep edilebileceği, davacı tarafın marka hakkına davalı tarafça tecavüzde bulunulduğunun sabit olduğu, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdikleri dikkate alındığında davacı tarafın kararın ilanını isteme hakkı bulunduğu kabul edilerek davacı tarafın bu yöndeki talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KABULÜ İLE;
1-Davalı adına tescilli ------- markasının HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
2-Davalının markasal kullanımlarının davacıya ait ---------unsurlu seri markaları ile benzer kullanım dolayısıyla davacının marka hakkına TECAVÜZ ETTİĞİNİN TESPİTİNE,
Davalı kullanımları dolayısıyla davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin ÖNLENMESİNE, DURDURULMASINA,
3-Davalı tarafa ait ------ ticaret unvanında bulunan---- ibaresinin TİCARET SİCİLİNDEN TERKİNİNE,
4-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle kararın ---------yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede ilanına,
5-Davacı yararına markaya tecavüz davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı yararına marka hükümsüzlüğü davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Alınması gereken 427,60 TL harçtan başlangıçta yatırılan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 308,25 TL ilk dava masrafı, 183,75 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.492,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 30/04/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!