WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 1. FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/146
KARAR NO : 2024/111

DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/07/2023
KARAR TARİHİ : 18/04/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin “--- -" ismiyle gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini ve bu alanda yiyecek içecek temini hizmeti verdiğini, Müvekkilinin her ne kadar bu markayı çok daha uzun yıllar kullanmış olsa da, ‘---- ---’ markasının 08.02.2011 başvuru tarihi tarih, ----no, 13.08.2012 tescil tarihli marka tesciliyle TPE nezdinde müvekkili adına koruma altında olduğunu, Davalının ‘--- ... -------’ markasının ise 19.09.2018 başvuru tarihi, ----- no ile tescil edildiğini, Davalının söz konusu markayı yiyecek içecek temini amacıyla döner ve türevlerinin pazarlanması alanında kullandığını; davalıya ait tescilli markanın müvekkilinin daha önceki tarihte koruma altına alınmış ‘---- ’ markasıyla iltibas yarattığını, Davalının markası müvekkilinden sonra tescil edilmesinin yanında, tescil edildiği şeklin aksine, işyeri tabelalarında ve online yemek sitelerinde müvekkili markasıyla birebir aynı şekilde ‘---- ’ ifadesi öne çıkarılıp, büyütülüp, vurgulanarak kullanıldığını, davalıya ait iş yerinde yapılacak inceleme neticesinde davalıya ait el ilanları, önlükler ve satışta kullanılan her türlü aksesuarda göze batan ilk ifadenin ‘---- -kelimesi olduğunu; davalının tescilli markasının ----- olduğunu, davalının açıkça '-----ifadesini öne çıkardığını belirterek Davalıya ait ----nolu ‘-----markasının hükümsüzlüğüne, mümkün değil ise anılan markadan ---- ifadesinin çıkartılmasına, davalının müvekkiline ait markayı haksız kullandığının tespitine, tecavüzün önlenmesine, sonuçların ortadan kaldırılmasına, müvekkiline ait ‘---- ’ markasının izinsiz kullanımının dava sonuna kadar tedbiren, dava sonunda tamamen durdurulmasına, ‘---- ibaresi içeren her türlü reklam, afiş, ambalajın, tabelanın ve bu ibareyi içeren her türlü araç gerecin üçüncü kişiler elinde olsa dahi imhasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkili ...- 2018 yılında ------ başvuru numarası ile "-----" marka başvurusunda bulunmuş olup 31.01.2019 tarihinde 29/30/ 32/ 35/ 43 sınıflarında "-----" markasını 10 yıl süreyle tescil ettirdiğini; Akabinde 2020 yılında müvekkili tarafından sadece "---- " ismiyle de 43. Sınıfta marka başvurusunda bulunulduğunu, başvuruya itiraz edildiğini, itirazın kabul edildiğini; dolayısıyla 43. sınıfta tescillenmeyen "---- " markasının müvekkili tarafından kullanılmadığını ve bir hak ihlalinin bulunmadığını, Davacı tarafından ise 08.02.2011 tarihinde "---- " markasıyla 05/ 29/ 35 sınıflarında başvuru yapıldığını ve tescilin alındığını; yani 43. sınıfta davacı şirketin herhangi bir tescilli markasının bulunmadığını; müvekkilinin 2020 yılında yapmış olduğu başvuru reddedilince davacının, 2021 yılında "---- " markasının 43. sınıfta başvurusunu yaptığını ve tescil ettirdiğini; müvekkilinin ise ---- adı altında bir işletme işletmediğini; müvekkilinin işletmesinin hem adı hem de logosusunun-----şeklinde olduğunu; Marka ihlali bulunmadığından ihtiyati tedbirin kaldırılması gerektiğini; Davacı şirketin tescilli markasına ait amblem ve semboller ile müvekkilinin tescilli markasının amblem ve sembollerinin birbirinden tamamen farklı olduğunu; kaldı ki müvekkilin markası döner ve türevlerinin pazarlanması alanında iken, davacı şirketin markası gıda sektörüne ilişkin olduğunu; halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimalinin bulunmadığını, zira müvekkilinin markasının amblemi-----şeklinde olduğunu ve davacının markasından çok farklı bir sembolde olduğunu; kaldı ki söz konusu markanın müvekkili adına tescilli bir marka olduğunu; Müvekkilinin --- - isimli firmanın da sahibi olduğunu; Müvekkil firmanın logosunun----yansıtacak şekilde ve küçük harflerle yazılan---- kelimelerinden oluştuğunu; davalı firmanın logosunun ise salt harflerle yazılan "---- kelimelerinden oluştuğunu, Müvekkilin kendi tescilli markasını kullanmasında ortaya çıkabilecek bir zarar bulunmadığını, davacı tarafın, müvekkiline ait işyeri ile aynı isme sahip, faaliyette olan bir yeri bulunmadığından herhangi bir zararın doğmadığını belirterek Müvekkil aleyhine verilen ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak kaldırılmasını, kötü niyetle ikame edilmiş davanın reddini talep etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ----tescil nolu ----- markasının SMK 25 ve 7. Maddesi gereğince hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Davacının ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ----- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, 22/02/2019 tarihinde tescil edildiği, anlaşılmıştır.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilip incelenmiştir. ----- numaralı ŞEKİL markasının tescil başvurusu 08.02.2011tarihinde yapılmış olup, söz konusu marka 29 ve 35. sınıflarda 13.08.2012 tarihinde tescil edilmiştir. Söz konusu markanın 25.01.2021 tarihli marka devir sözleşmesi ile ----- tarafından davacı şirkete devredilmiş olduğu görülmektedir.Anılan markanın yanı sıra davacının-----numaralı ŞEKİL markasının 43. sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” bakımından 15.09.2021 tarihinden beri koruma altında olduğu, 16.02.2022 tarihinde tescil edilmiş olduğu görülmektedir.
Davalı ... ait hükümsüzlüğü talep edilen markası şöyledir:
----- numaralı ŞEKİL (-----) markasının başvurusu 19.09.2018 tarihinde yapılmış olup, söz konusu marka 29, 30, 32, 35 ve 43. sınıflarda 31.01.2019 tarihinde tescil edilmiştir.Bunun yanı sıra davalının ---- numara ile ŞEKİL markasının 43. sınıfta tescili için 30.12.2020 tarihinde başvuru yapmış olduğu, başvuruya davacı firmaya ait markalar dayanak gösterilerek itiraz edilmiş olduğu, itirazın SMK m.6/1 kapsamında kısmen kabul edilmiş olduğu görülmektedir.Davacının hükümsüzlük talebine dayanak gösterdiği----- numaralı markası 29 ve 35. Sınıflarda, hükümsüzlüğü talep edilen davalı markası da 29, 30, 32, 35 ve 43. sınıflarda tescillidir.Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
02.09.2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda sonuç olarak;----- adresinde yer alan işletmenin “------ ismi ile faaliyette bulunduğu, işletmenin sahibi olarak ise ----- ŞİRKETİ” isimli şirketin kayıtlı olduğu ve işyerinin yeme içme sektöründe faaliyet gösterdiği, (-----VERGİ DAİRESİ / ------)
Davalı tarafın “------” markasının kullanımı ile davacı tarafın tescilli markasında “----- ” ibaresinin esas unsur olması sebebi ile işbu kullanımlarının benzer olduğu, davalı tarafın bu kullanımının marka haklarına tecavüz, haksız rekabet ve iltibas yaratacak derecede benzer olduğu " yönünde görüş bildirilmiştir.
26/03/2024 Tarihli bilirkişi rapor içeriğine göre;
1. Hükümsüzlük talepleri bakımından,
a. Mal/hizmetler bakımından yapılan inceleme sonucunda davacı markası kapsamı ile hükümsüzlüğü talep edilen davalı markası kapsamındaki 29. sınıf bakımından ayniyet, 30. sınıf bakımından yukarıda belirtilen mallar açısından benzerlik, 32. sınıf bakımından “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar” ile “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar” hariç diğer içecek malları arasında belirli bir düzeyde benzerlik, 35. sınıf bakımından “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, Büro hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri.
Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri” açısından ayniyet olduğu; diğer taraftan, mağazacılık hizmetleri bakımından ilgili malların satışı hizmetlerine dair faaliyetlerin ispatlanamadığından bu hizmetlere ilişkin hükümsüzlük talep edilemeyeceği; 43. sınıf bakımından benzerliğin söz konusu olduğu;
b. İşaretler arasında yapılan değerlendirmede, Taraflara ait markalardaki ortak unsur olan “---- ” ibaresi, “----” ve “----” şeklinde iki cins isimden oluşmakta ise de, bir bütün olarak “---- ” kelime tamlamasının hiçbir anlam ifade etmeyen fantezi bir kelime tamlaması olduğu; bu bakımdan, “-----” ibaresinin ayırt edici niteliği haiz bir ibare olduğu; Davalı markasında şekil unsuru boyut olarak ön planda olmakla birlikte, bu şekil unsurunun ortasında siyah zemin ile kontrast oluşturacak şekilde ----ibaresinin yer aldığı;----- kelime unsuru markanın genelinde baskın unsur değil ise de, bu unsurun önemsiz veya yok sayılabilecek nitelikte bir unsur olduğunu göstermediği; Söz konusu işaretler arasında benzerlik olduğu; Aynı ve benzer mallarda kelime unsuru aynı olan ve şekil unsurundan dolayı bir farklılık yaratan benzer bir markanın kullanılması sonucu halk nezdinde karıştırma ihtimali ortaya çıkacağı; nitekim ortalama dikkat seviyesine sahip tüketicinin davalıya markasını gördüğünde, bu markalı ürünün/ürünlerin davacıya ait---markalı ürünü olduğunu zannetmesinin ve/veya bunlar arasında ilişkilendirme ihtimali kurmasının mümkün olduğu;
2. Tecavüz talepleri bakımından,
a. Davalı markası ŞEKİL (----- olmakla birlikte fiili kullanımlarının markasının kelime unsuru olan “-----ibaresinin ön plana çıkarılmak suretiyle gerçekleşmiş olduğu;
b. Davalı markasında şekil unsuru ön planda ve ayırt edici unsur iken, sadece kelime unsurunun kullanılması ve/veya kelime unsurunun ön planda kullanılması markanın ayırt edici karakterinin değiştirilerek kullanılması teşkil ettiği;
c. Davacı markası ŞEKİL olup, davalının kullanımına konu işarette ön plana çıkardığı, bazen şekil unsuru ile birlikte olarak, bazen sadece kelime unsuru olarak kullandığı----- şekil” ibarelerinin davacı markası ile aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu;
d. Mal ve hizmetler bakımından karşılaştırma yapıldığında, davacı markasının tescilli olduğu 29. sınıf kapsamı ile davalının davaya konu kullanımını gerçekleştirdiği 43. sınıf kapsamında yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” arasında benzerlik bulunduğu;
e. Bu bakımdan, davalının davacı markası ile aynı ve benzer şekilde ----şekil” ibarelerini davacı markasının kapsamındaki 29. sınıf ile benzer 43. sınıfta kullanmasının davacı markasını ihlal eder nitelikte olduğu," yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın SMK 5/1-ç, 6/1, 6/4, 6/5, 6/9.7/2,25/1 ve 29. Maddeleri
GEREKÇE:
Dava; markanın SMK'nın 25 ve 6. Maddesi gereği hükümsüzlük davası ve SMK'nın 29. Maddesinden kaynaklı marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, giderilmesi davasıdır. Davacı taraf, ----tescil numaralı "-----" markasının kendisi adına tescilli olduğunu, tescil numaralı ----- tescil numaralı -----şekil" markasının davalı adına tescilli olduğunu, davalı markasının iltibas oluşturduğunu, bu sebeple davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini, yine davalı tarafın marka hakkına tecavüz oluşturan kullanımları bulunduğunu iddia ederek marka hakkına tecavüzn tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.
SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni
olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda öncelikle davacı tarafın hükümsüzlük talepleri değerlendirilmiş, davacı adına tescilli ---- tescil numaralı ----- markasının 05,29 ve 35. Sınıflardaki emtialar yönünden tescilli olduğu, yine davacı adına tescilli ----tescil numaralı -----markasının 43. Sınıftaki emtialar yönünden tescilli olduğu, davalı adına tescilli ---- tescil numaralı "------şekil" markasının 29,30,3235 ve 43. Sınıftaki emtialar yönünden tescilli olduğu, ----- tescil numaralı ----- markasının davalı markasının tescilinden sonraki tarihli olduğundan hükümsüzlük gerekçesi olamayacağı, ancak ----- tescil numaralı "-----" markasının davalı markasından önceki tarihte tescil edildiği, her iki markanın tescilli olduğu 29. sınıf bakımından ayniyet, 30. sınıf bakımından emtialar bakımından benzerlik,32. sınıf bakımından “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar” ile “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar” hariç diğer içecek malları arasında belirli bir düzeyde benzerlik,
35. sınıf bakımından “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri. Büro hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, ithalat-ihracat acente
hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri” açısından ayniyet olduğu, 43. sınıf bakımından 29. Sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri açısından benzerlik taşıdığı, her iki markanın ana unsuru olan ----- ibarelerinin aynıyet taşıdığı, davalı tarafça markanın ----.. ifadeleri ile farklılaştırılmaya çalışılmış ise de ---- ibaresinin tamlama şeklinde taraf markalarının benzer olarak algılanacakları, davalı tarafça ----.. ifadeleri ve & ibaresi ile kullanımın benzerlik değerlendirmesinde fark oluşturmayacağı, davalının tüm marka kullanımlarının ---- &---- olduğu da dikkate alındığında SMK'nın 6/1. Maddesinde belirtilen şartların oluştuğu kabul edilerek hükümsüzlük talebi yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri de değerlendirilmiş, davalının kullanımları her ne kadar kendisi adına tescilli -----şekil" markasına dayalı kullanımlar olduğu ifade edilmiş ise de -----gibi mecralardaki davalı kullanımlarında "---- " ve " &----" şeklinde kullanımlarının öne çıkarıldığı, davalının markasının diğer unsurlarının ya kullanılmadığı ya da geri planda bırakılan kullanımlar olduğu dikkate alındığında davalının kullanımlarının davacının markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer kullanımlar olduğu kabul edilmiş ve bu kullanımların marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilerek davanın marka hakkına tecavüz talepleri yönünden de kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KABULÜ İLE;
1-Davalı adına tescilli ------ tescil numaralı "-----şekil" markasının HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
2-Davalının markasal kullanımlarının davacıya ait ----- tescil numaralı ----- markası ile benzer kullanım dolayısıyla davacının marka hakkına TECAVÜZ ETTİĞİNİN TESPİTİNE,Davalı kullanımları dolayısıyla davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin ÖNLENMESİNE, SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASINA,Marka hakkına tecavüz teşkil eden her türlü reklam, afiş, ambalaj, tabela ve bu ibareyi içeren her türlü araç gerece el konulmasına, karar kesinleştikten sonra imhasına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hükümsüzlüğü davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Alınması gereken 427,60 TL harçtan başlangıçta yatırılan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, -Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 308,25 TL ilk dava masrafı, 297,25 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.605,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.