T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/145 Esas
KARAR NO: 2024/68
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/07/2023
KARAR TARİHİ: 05/03/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının ----- yayınlanan tescil ilanı ile -------kurulduğunu, ---- yılından bugüne kadar ve halen dahi çoğunlukla --------- arası olmak üzere ----- iştigal halinde olduğunu, şirketin ünvanının ----- yayınlanan tescil ilanı ile ------- Olduğunu ve çoğunlukla yurtdışı ------ alanındaki faaliyetlerinde, ünvanında ilk şirket kuruluşundan bu yana mevcut olan ---- ibaresiyle bilinir ve tanınır hale gelmiş, ------------ ünvanı ile faaliyetlerine devam etmiş ve halen devam etmekte olduğunu, -------taşımacılık faaliyet alanında ----- markası ile tanınır hale geldiğini, ----- nezdinde marka siciline tescil başvurusu yaptığını, başvuru numarasının ------olan marka başvurusuna ilişkin itirazlar yapıldığını, itirazların değerlendirilmesine ilişkin------ başvuru numarası ile kayıtlı olan ------- ibareli marka tescil başvurunuza 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 18 inci maddesi çerçevesinde yapılmış olan ve bilgileri aşağıda belirtilmiş olan itiraz/itirazların incelenmesi sonucunda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6 ncı maddesi hükmünce marka tescil başvurunuzdan------çıkarılmasına, tescil işlemlerinin kalan mal ve hizmetler için devam ettirilmesine karar verilmiştir.Başkanlığımızca yapılan incelemede itiraza mesnet markalar ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik bulunup bulunmadığının tespitinde markalar ve işaretin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle yarattıkları izlenimin nazara alınması gerektiği; başvuru konusu markanın asli ayırt edici ve baskın unsurunun ----- ibaresi ile temsil edildiği; muterize ait ---- tescil numaralı markanın ise münhasıran ---- ibaresinden oluştuğu; bilindiği üzere --------- anlamına karşılık geldiği; dolayısıyla taraf markalarnın, bir bütün olarak, aynı anlamı ihtiva ettiği; taraf markalarının eşya listeleri kapsamlarında redde konu ------Sınıf hizmetlerin aynı şekilde yer aldığı; başvuru konusu markanın redde konu hizmetler bakımından tescil edilmesi durumunda ortalama düzeydeki tüketicilerin taraf markalarını ilişkilendirebileceği, markaları aynı ticari kaynaktan gelen markalar olarak değerlendirebileceği; tüketicilerin, başvuru konusu markayı muterize ait markanın yeni/güncellenmiş bir versiyonu olarak düşünebileceği; bir kısım alıcı/yararlanıcıların marka ve işaretin birbirleriyle idari ve ekonomik olarak bağlantılı kişilere ait olduğu yönünde algılamada bulunmalarının kaçınılmaz olduğu; dolayısıyla markalar arasında redde konu hizmetler bakımından iltibas riski bulunduğu kanaatine varılmıştır." denilerek; müvekkili şirketin esas faaliyet alanlarından biri olan ----------hizmetleri ------ kapsamındaki sınıf yönünden davalı şirket adına tescilli olan ------- markasının tescile engel görüldüğünü, kurumun söz konusu kararına ilişkin itiraz yoluna ayrıca başvurulacak olup; davalı şirketin itirazının kötü niyetli olması nedeniyle huzurdaki davanın açılması ve davalı adına tescilli olan markanın-------bakımından iptaline karar verilmesini talep edilmesi gerektiğini, zira, davalı adına tescilli olan ----------- markasının, belirtilen mal ve hizmetler bakımından kullanılmamakta olduğunu, davalı, markasını kullanmamakla birlikte, gerçek kullanım amacını taşıyan ve fiili olarak Müvekkili Şirket tarafından kullanılan marka başvurusuna itirazda bulunarak, müvekkilin tescil hakkına engel olduğunu, davacının uzun süredir taşımacılık ve lojistik faaliyetinde çalışmakta olduğundan, bu sektördeki firmaları ve firmaların ünvanlarını, markalarını bildiğini, davalının, ----markasının------------- tarihinde tescilini sağlamış ise de markasını kullanmadığını belirterek ----- markasının --------- bakımından iptaline karar verilmesini, iptal kararının Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 27.maddesi 2.fıkrası 2.cümlesi gereğince,---- başladığı, dava tarihinden geriye doğru beş yılın başlangıç tarihinden itibaren, talebin kabul görmemesi halinde dava tarihinden itibaren etkili olmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, ----------oldukça eski, gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında --------- elde edilen ürünlerin imalinde ve satışında en çok tanınan, kaliteli, güvenilir ürünleri ile tüketicilerin beğenisini kazanan ve tercih edilen, sektöründe lider bir firma olan --------- iştirak olduğunu, davalının ---- markalarının da sahibi olduğunu, -----davalı tarafından kullanılmış olup ------ tescillenmiş ve hukuken koruma altına alındığını, davaya konu markanın, davalının markasına iltibas etmekte olup -----tarafından verilen ----- kararının hukuka uygun olduğunu, davacının dava dilekçesinde her ne kadar Müvekkili Şirket markasının yoğun ve ciddi bir şekilde kullanılmadığını iddia etmişse de işbu iddialara itibar edilemeyeceğini, --------- konusu markanın asli ayırt edici ve baskın unsurunun --------oluştuğu; bilindiği üzere---- kelimesinin --------- anlamına karşılık geldiği; dolayısıyla taraf markalarının, bir bütün olarak, aynı anlamı ihtiva ettiği; taraf markalarının eşya listeleri kapsamında redde konu ------ Sınıf hizmetlerin aynı şekilde yer aldığı; başvuru konusu markanın redde konu hizmetler bakımından tescil edilmesi durumunda ortalama düzeydeki tüketicilerin taraf markalarını ilişkilendirebileceği, markaları aynı ticari kaynaktan gelen markalar olarakdeğerlendirebileceği; tüketicilerin, başvuru konusu markayı muterize ait markanın yeni/güncellenmiş bir versiyonu olarak değerlendirebileceği; bir kısım alıcı/yararlanıcıların marka ve işaretin birbirleriyle idari ve ekonomik olarak bağlantılı kişilere ait olduğu yönünde algılamada bulunmaların kaçınılmaz olduğu; dolayısıyla markalar arasında redde konu hizmetler bakımından iltibas riski bulunduğu kanaatine varılmıştır." şeklindeki karar verildiğini, zira, anılan kararda da belirtildiği üzere tescili talep edilen marka ile Müvekkili Şirket markasının anlam itibariyle aynı anlamı ihtiva etmesi sebebiyle ortalama tüketiciler tarafından karıştırılacağını davacı Şirketin her ne kadar Müvekkili Şirket markasının ------- hizmetler bakımından ciddi ve yoğun bir şekilde kullanılmadığını iddia etmişse de Müvekkili Şirket tarafından işbu dilekçe ekinde sunulan ------- ciddi kullanımı ispatlayabilir nitelikte olup kullanımı ispata yarar delillerinin bilahare ibraz edileceğini, ----- kullanım ispatına ilişkin: ------------- ibaresi yer aldığını belirterek müvekkili Şirket markasının kullanımı devam etmekte olduğundan marka iptaline ilişkin ikame edilen huzurdaki davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli --------- markasının tescilli olduğu ----Sınıftaki bir kısım mal ve hizmetler yönünden iptali şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davacının ----numarasıyla kayıtlı görüldüğü, -------- tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Dosyaya -----kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; --- tescil numaralı markasının----- davalı adına tescili olduğu, --- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya ----- getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- davalı adına tescili olduğu,--- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya ------getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- davalı adına tescili olduğu, ----tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya ---- getirtilmiş olup, incelendiğinde; -----davalı adına tescili olduğu, ---tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.Dava konusu markanın ------sınıftaki mal ve hizmetler yönünden kullanılmama dolayısıyla iptal şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; ---------- ibareli markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in ---------sınıflarında davalı yan ---------- adına tescilli olduğu,
2-----taşıma faaliyetinde bulunulabilmesi için ------tarafından verilen yetki belgelerine sadece davacının sahip olduğu;
3- Davalı tarafından dava konusu markanın kullanımı ispatlar herhangi bir delili dosyaya sunulmadığından iptali talep edilen ----- sayılı markanın tescil tarihi olan 25.10.2007 tarihinden itibaren talep konusu ----------bakımından ciddi ve kesintisiz kullanım yaptığının ispatlanamadığı,
4- Bu eksende dava konusu----- numaralı markanın dava konusu edilmiş olan -------- yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı yasanın 9/1 ve 26/1 a maddeleri,
GEREKÇE:Dava, davalı adına tescilli ------ tescil numaralı markanın tescilli olduğu ----------yönünden kullanılmama sebebiyle iptali davasıdır. Davacı taraf davalı adına tescilli ------- tescil numaralı markanın tescilli olduğu ---------yönünden kullanılmadığını bu sebeple SMK ' nun 9/1 ve 26/1 a maddeleri gereği etkin kullanılmama dolayısıyla iptalini talep ve dava etmiştir. Markanın tescilli olduğu mal ve hizmetlerde ciddi ve etkin bir şekilde kullanıldığını ispat yükü davalı üzerinde olduğundan, davalıya bu konuda ihtarlı tebligat yapılarak, markayı kullandığına dair tüm ticari kayıtlarını ve delillerini sunması için kesin süre verilmiş, aksi takdirde bu delillerden vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiş, usulüne uygun tebligata rağmen dosyaya hiç bir delil sunmamıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 26/1. maddesi uyarınca SMK'nun 9/1. maddesindeki hallerin mevcut olması halinde markanın iptaline karar verilir. SMK'nun ciddi ve etkin 9/1. maddesinde ise "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından ----- ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir" şeklindeki düzenleme yapılmıştır. Bu tespitlerden sonra dava konusu markaların kullanılmama dolayısıyla iptal şartlarının oluşmadığını ispat yükünün davalı marka hakkı sahibinde olduğu, davalı tarafça tescilli markasının-------- ibareli marka olduğu ve markanın---- sınıftaki emtialar yönünden tescilli olduğu, iptali talep edilen ---------- mal ve hizmetler yönünden etkin kullanımı ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davalı tarafın marka tescilinin yenilenmesine ilişkin evraklar dışında etkin kullanıma dair bir delil dosyaya sunmadığı, ------ tarihli celsede verilen kesin sürede de etkin kullanıma ilişkin delil ibraz etmediği ve ispat yükünü yerine getirmediği anlaşıldığından SMK'nun 26/1 ve 9/1. maddesinde belirtilen iptal koşullarının mevcut olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-------- nezdinde davalı adına tescilli -------- markasının Tescilli olduğu ----------yönünden kullanılmama dolayısı ile -------- tarihinden geçerli olarak KISMEN İPTALİNE,
2- 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- Davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 308,25 TL ilk dava masrafı, 269,85 TL peşin harç, 169,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 9.000,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam toplam 9.747,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde taraflara iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!