WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 1. FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/768 Esas
KARAR NO: 2024/380
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/10/2022
KARAR TARİHİ: 04/07/2024

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA:Davacı vekili 10/10/2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı --------davacı müvekkil aleyhine 25/05/2022 tarihinde----- takibi başlatılmıştır. Ancak davacı müvekkillerin takip alacaklısı şahsa böyle bir borcu bulunmamaktadır. Davalı ile müvekkil arasında herhangi bir borç bulunmamaktadır. Davalı şirket, müvekkil şirkete fatura kesmiş ve bu faturaya müvekkil şirket tarafından itiraz edilmiştir. İşbu itirazlı fatura deftere kaydedilmemiş olup davalı şirket itiraz edilmiş faturayı icra takibine konu etmiştir. Bu hususta ticari defterler kanıt olarak sayın mahkemeye sunulacaktır.Bu kapsamda müvekkil açısından toplam 21.029,41 TL borcun olmadığına dair menfi tespit yapılmasını, takibin durdurulmasını ve dava sonucu kesinleşene kadar ------ dosyasının durdurulmasına ve tedbir konmasına, icra dosyası kapsamında haciz marifetiyle tahsil edilen 15.096,73 TL'nin istirdat davası olarak devam etmesine ve müvekkile geri ödenmesine karar verilmesini talep etme zorunluluğumuz doğmuştur. Neticeten ------Sayılı haksız icra takibinin DURDURULMASINA ve İPTALİNE, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya YÜKLETİLMESİNE, Karar verilmesi hususunda; Gereğini bilvekale arz talep ederiz

CEVAP: Davalı firma vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle huzurda görülen dava haksız ve kötü niyetli açılmış olup, davanın reddi gerekmektedir. Zira, davacı tarafın tüm iddiaları haksız ve kötü niyetlidir. Davacı ile davalı arasında icra dosyasına dayanak fatura, müvekkilimin davacı tarafa nakliye hizmeti verdiği işler ile ilgili olup, bu işler karşılığı takibe dayanak fatura düzenlenmiştir. Bu faturaya konu hizmetler müvekkilim tarafından yerine getirilmiş olup, müvekkil ile davacı şirket yetkilisi arasında geçen -------- yazışmaları bu durumu açıkça ortaya koymaktadır. Bu yazışmalardan anlaşıldığı üzere müvekkil davacı şirket yetkilisinin talimatları doğrultusunda istedikleri malzemeleri istedikleri yerlerden almış ve o dönem davacı şirketin ----------şantiyesine nakletmiştir. Davacı şirket, dava dilekçesinde taraflarınca faturaya itiraz edildiğini iddia etmiştir ancak bu konuda dosyaya herhangi bir delil ibraz etmemiştir. Faturaya itirazın nasıl yapılacağı TTK'da açıktır. Bu bağlamda itiraz süresi içerisinde müvekkile ulaşmış herhangi bir itiraz söz konusu değildir. Mahkemenizce basit yargılama usulü kabul edilmiş olup, davacı şirket tarafından dava dilekçesinin deliller kısmında belirtilemeyen bu delilin sonradan sunulmasına da muvafakatimiz yoktur. Zira, basit yargılama usulünde iddianın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı dava dilekçesin verilmesiyle başlar. Yukarıda izah ettiğimiz üzere, fazlasını talep ve dava etme hakkımız saklı kalmak kaydıyla; Öncelikle cevap dilekçesinin kabulü ile ekte sunmuş olduğumuz deliller ve celb edilecek ispat vasıtalarımız neticesinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, İşbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20' sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ederiz demektedir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, -----icra dosyası sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.Somut olayda, davacı taraf, davalı ile aralarında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını iddia etmekte olup davalı taraf ise, davacı ile aralarında nakliye hizmeti sebebiyle sözlü anlaşma yapıldığından bahisle alacaklı olduğunu ileri sürmektedir. 18/01/2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 23/02/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer ise de, mevcut şartlar altında aralarında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını iddia eden ve dava konusu işin yapılmasından uzun süre sonra düzenlendiği anlaşılan faturayı ticari defterlerine işlemeyen ancak ba formu ile 14.100 TL mal veya hizmet alımı yaptığını beyan eden davacının, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığını ispat etmesi gerekmektedir. Ancak dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle bu yönde bir ispatın sağlandığından söz edilemez.Zira davalının, nakliye hizmeti sebebiyle davacıya hizmet verdiği hususu dosya kapsamında yer alan başta ba formu olmak üzere dava dışı şirketlere yazılan müzekkere cevapları, irsaliyeler ve taraflar arasında ki yazışmalar ile sabittir. Bu durumda taraflar arasında bir hizmet ilişkisinin bulunduğu sabit olup dava konusu faturanın 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesine göre faturanın içeriği de miktar itibarıyla kesinleşmiş sayılmakla davanın reddine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.Yasal şartları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin yatırılan 359,13 TL harcın düşümü ile geri kalan 68,47‬ TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
5-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/07/2024