WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 1. FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/279 Esas
KARAR NO: 2024/113
DAVA: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 16/12/2022
KARAR TARİHİ: 25/04/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin stant tasarımı ve imalatı yapan bir şirket olmakla, davalı yan ile --------Fuarında kullanılması amacıyla, müvekkili şirket ile standın tasarımı ve imalatı hakkında görüşmelere başlandığını, imal edilen bu standın telif hakkına konu bir eser olduğu ve anılan sözleşme ve teklifte bu telife konu eserin temsil hakkının ---------- ile sınırlı olmak üzere davalıya devredildiğini, bir heykel veya tablonun galeride sergilenmesi gibi haller eserin temsili mahiyetinde olduğunu, bu haliyle anılan sözleşmenin bileşik (mürekkep) akit olduğunu, öyle ki, müvekkil şirket tarafından hazırlanan ------- görüntüler, --------- malzemelerin nicelik ve niteliklerini gösterir detaylar e-mail aracılığıyla davalı şirkete iletilmiş, davalı şirket tarafından talep edilen teklif metnini müvekkili şirket tarafından gönderilmiş ve taraflarca teklif metni tutarındaki bedel üzerinden anlaşma sağlanmış olduğunu, sözleşme de imzalanmak suretiyle e- mail ile davalı yana gönderilmiş olmakla, mail gönderildikten sonra ödeme tarafımıza yapıldığını, ancak, müvekkili şirket tarafından ------ fuarında sergilenmek üzere tasarlanan standın, kendilerinden hiçbir icazet alınmaksızın; ve ayrıca başkaca bir mimara --- imal ettirmek üzere, -----fuarında kullanıldığının öğrenildiğini, bu nedenle ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, 5846 Sayılı Kanuna göre müvekkili şirket nezdinde doğan zararının talep edildiğini, sonrasında davalı şirketin ikinci defa,----arasında gerçekleşen ----- standın kullanıldığının görüldüğünü, ihlalin devam ettiğini, tescilsiz tasarımların SMK (55 mad) ile düzenlenmiş, böylece tasarım hukukunda hem tescilli hem de tescilsiz tasarımlar hukuken koruma altına alındığını, davacı tarafından sipariş üzerine tasarlanıp üretilen standın ilk defa ----------- gerçekleştirilen----- olması nedeniyle------- şartı gerçekleşmiş olup, tescilsiz tasarımın koruma şartlarının oluştuğunu, tasarım hukukunda kümülatif koruma ile, tasarım sahibinin, tasarım hükümlerinin yanında ayrıca şartları varsa diğer sınai mülkiyet hakları, eser sahipliği hakları veya haksız rekabet hükümlerinden bir veya birkaçı yahut tamamına birlikte başvurabilmesinin mümkün olduğunu, hak sahibinin, SMK’nin tasarım, FSEK’in eser sahipliği ve TTK’nin haksız rekabet hükümlerine birlikte dayanabileceğini, 5846 Sayılı FSEK uyarınca, bir fikri ürünün eser olarak korunabilmesi için, eserin, sahibinin hususiyetini taşıması --------- kanunun 2. ve 5. maddesinde anılan kategorileri girmesinin yeterli olduğunu, Sözkonusu tasarlanan işbu standın, hususiyet taşımakla ayrıca, teklif sunulurken standın hususiyet taşıdığının yazılı ve açık olarak karşı tarafa bildirildiğini, yine, tasarımların, FSEK 4/son maddesinde --------dendiğini, ------ hususiyet taşıdığını, FSEK te-------- umuma iletim hakkı sayıldığını, davalının sözkonusu esere ilişkin (iki kez) ------- ihlal edildiğini, sektörel olarak bakıldığında da, ilgili ------- ---- tasarlanmakla, mimarların özelliklerini taşımakta olduğunu, davacının sektörde bilinen bir firma olmakla, stand tasarımlarında belirli bir özgünlük ve farklılık bulunduğu, yapılan stantların müvekkil şirkete ait olduğunun anlaşıldığı, yani herkes tarafından algılanabilir bir farklılık ile ortaya konulduğunu, stantların, müvekkilinin izni olmaksızın ve başkaca kişilere imal ettirilerek kullanılması, müvekkili şirketin tasarım hakkının ihlali olduğunu,----- ödenmeksizin, tekrar ve tekrar kullanılmasının mümkün olmadığını, standın davalı yanca haksız şekilde ikinci kez kullanılmış ve telif tazminatının kendilerine ödenmediğini,---------- bedeli, birinci ihlal sonrası davalı yana gönderilen ihtarnamede belirtilmiş, işbu bedel de taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirlenmiş olduğunu,------- tarihli sözleşme bedelinin %50si tutarındaki bedel, stand tasarım bedeli olarak belirlendiğini, FSEK 68. maddesinde de, eser sahipliğinin ihlali hakkında sözleşme yapılmış olması halinde üç katı tazminat talep edilebileceğini ve hesaplamanın mümkün olmaması halinde ise, aynı kanunun, 70/2 maddesi kapsamında tazminat hesaplaması yapılmasını talep ettiklerini, davacının sektörde tanınmış bir firma olmakla, tasarımı birçok firma tarafından bilindiğini, ilgili fuarlarda müvekkili şirketin başka müşterileri de olduğundan, müvekkili şirketin tasarımının izinsiz kullanılması (çoğaltılması) manevi açıdan da mağduriyete yol açtığını, umuma arz hakkı eser sahibinin hakkı olup bu yönüyle, müvekkilinin manevi zararının da tazmini gerektiğini, savalının haksız rekabet hükümleri çerçevesinde de müvekkili şirketin tasarım hakkını ihlal etmiş ve iltibas yaratmış olduğunu, SMK 150/2 maddesi uyarınca da müvekkilimizin tazminat talep etme hakkı doğduğunu, tescilsiz tasarım hakkına tecavüz nedeniyle ayrıca itibar tazminatı da istenebildiğini, bu nedenlerle; 5846 Sayılı Kanunun 68. maddesi gereği, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ihlalden işleyecek yasal faiziyle birlikte rayiç bedelin üç katı tutarında olan şimdilik 50.000 TL (kısmi dava) Maddi Tazminata ve ayrıca 6769 Sayılı Kanunun 150. maddesinin 2. fıkrası uyarınca şimdilik 5.000 TL (belirsiz alacak) yasal faiziyle İtibar Tazminatına, 5846 Sayılı Kanunun 70. Maddesinin 1. fıkrası gereği ihlalden işleyecek yasal faiziyle 10.000 TL Manevi Tazminata, bunun mümkün olmaması halinde, 5846 Sayılı Kanunun 70. maddesinin 2. fıkrası gereği, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ihlalden işleyecek yasal faiziyle birlikte şimdilik 50.000 (kısmi dava) TL Maddi Tazminata ve ayrıca 6769 Sayılı Kanunun 150. maddesinin 2. fıkrası uyarınca şimdilik 5.000 TL (belirsiz alacak) yasal faiziyle İtibar Tazminatına, 5846 Sayılı Kanunun 70. maddesinin 1. fıkrası gereği ihlalden işleyecek yasal faiziyle 10.000 TL Manevi Tazminata, bunun da mümkün olmaması halinde, 6102 Sayılı Kanunun 55. maddesi kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ihlalden işleyecek yasal faiziyle birlikte şimdilik 50.000 TL (kısmi dava) Maddi Tazminata karar verilmesi talep edilmiştir.

DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Huzurda görülmekte olan davanın konusu davacı ile müvekkili davalı arasında yapılan eser sözleşmesi çerçevesinde yüklenici sıfatıyla davacıya yaptırılan---------- kullanımı ile ilgili olduğunu, Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık --------- sözleşmesinden kaynaklı olup, bu tip sözleşmeler eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, fuar stand sözleşmesi ile yapılan standın fikri haklarının herhangibir tescili olmadığından uyuşmazlık haksız fiil hükümleri çerçevesinde çözülmesi gerektiğini, davalı şirketin mutfak eşyaları üretim ve satışı işini yapan köklü bir firma olduğunu, her yıl yapılmakta olan iştigal konusu ile ilgili yurtiçi ve yurtdışı fuarlara katıldığını, fuarda ürünlerin sergileneceği bir stand yapımı için kendi ürünlerinin görsellerinin kullanıldığı ve ayrıca yine tüm fikri ve mali hakları müvekkil şirkete ait olan mankenlere ait yüz görsellerinin kullanıldığı stantların yapımı için değişen koşullara göre her yıl çeşitli firmalarla eser sözleşmeleri uyarınca bu standları yaptırdığını, bu amaçla davalı şirket ile ilk olarak ------ kullanılmak üzere --------- konusunda eser sözleşmesi imzalandığını, buna göre davalı şirket tarafından kullanım hakkı müvekkiline ait manken görselleri kullanılarak ürünlerin sergileneceği bir fuar standı yapımı konusunda anlaşmaya varıldığını, buna göre, standın kaç m2 olacağı, ------- kiralama ücretleri dahil olacak şekilde anlaşmaya varıldığını, buna göre davacı şirkete tüm bu hizmetlerine karşılık olan ücreti de ödendiğini, Davacı şirket ile imzalanan bu sözleşmede, standa ait tasarım ve telif hakkının davacı şirkete ait olduğuna dair hiçbir madde yer almadığını, sözleşmeye göre yapılan bu hizmetlerin bedeli davacıya ödenerek karşılığında müvekkil davacı için stand çizimi ve yerine uygulanması işi yaptırıldığını, dolayısıyla sözleşme konusu fuar standı yapım işi, bedeli ödenerek müvekkili davalı şirket için yapılan bir iş olduğunu ve standın çizim ve yapım aşaması tamamen müvekkilinin isteği ve yönlendirmesi ile şekillendiğini, kullanılan tüm görsellerin, ürün ve manken fotoğraflarının müvekkili şirkete ait tescilli ürünler olduğunu, Eser sözleşmesinin TBK'nın 470. Maddesinde düzenlendiğini, davalının da bu çerçevede davacı şirkete fuarlarda kullanabileceği bir stand imal ettirmiş ve 2019 yılında düzenlenen ------- fuarında bu standı kullanmıştır. Nitekim davacı ile imzalanan eser sözleşmesinde yapılan fuar standının sadece ---- fuarında kullanılacağına dair hiçbir madde/kısıtlama yer almamış olduğunu, Müvekkili davalı şirket yine -------- kullanılmak üzere yine davacı şirket ile anlaşmaya varmış ve tüm hakları kendisinde olan önceki fuara ait tasarımlar üzerinde yeni konsepte uygun değişiklikler yapmak suretiyle yine bir fuar standı yaptırarak fuarda yerini aldığını, davacı şirket tüm hakları müvekkile ait manken görsellerini ve önceki fuara ait tasarımı kullanarak müvekkile fuarda ürün sergilemesi için fuar standı yapım hizmeti verdiğini, Müvekkil davalı şirketin, davacı şirket ile yeniden ----------- sözleşme imzalamak istediğini, ancak davacı şirket bu kez kötüniyetli bir şekilde, müvekkilin bedelini ödeyerek kendisi için yaptırdığı fuar standına ait tüm telif ve fikri hakları kendisinde saklı tutmak istemiş ve bu durumu fark eden müvekkil sözleşmedeki bu maddeyi kabul etmeyerek sözleşmeyi imzalamadığını, davacının dosyaya sunduğu bu imzasız sözleşmenin bahse konu bu sözleşme olduğunu, Davacı şirketin bu kötüniyetli yaklaşımını gören müvekkili davalı şirketin ------ yılında yapılan -------- yapım işini bu kez davacı şirkete değil başka bir şirkete yaptırdığını, davalı için yapılan ve eser sözleşmesi niteliğinde olan ------- işi, her ne kadar başka bir mimarlık firmasına yaptırılmış ise de bu fuar standında kullanılan model/manken fotoğrafları ile daha önce yaptırılan fuar standlarında kullanılan model/manken fotoğraflarının tamamının kullanım hakkının müvekkili şirkete ait olduğunu, ayrıca yine davacı şirket ile yapılan ------- sözleşmeye göre yaptırılan fuar standının bedeli ödenerek standın satın alındığını, yüklenici olan davacı şirketin dava konusu yapılan fuar standı üzerinde hiçbir hakkı olmadığını, davalıya ait fuar standı üzerinde davacının hak iddia etmesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, bu stand üzerindeki hakların davacı/şirkette kaldığına dair hiçbir sözleşme veya anlaşmanın olmadığını, Her ne kadar müvekkilinin davacının bedelini ödeyerek 2019 yılında yaptırdığı fuar standı ile 2022 yılında başka bir firmaya yaptırdığı stand birbirine benzemiyor ise de bedeli ödenerek satın alınan standın tüm hakkı zaten müvekkil şirkete ait olduğundan bu stand üzerinde değişiklik yapma veya bundan esinlenerek yeni koşullara uygun yeni bir stand yapılmasında hiçbir hak ihlali olmadığını, Bu nedenle haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı ile davalı şirket arasında imzalanan ve davalının katılacağı ----- tarihleri arasındaki ----- fuarında kullanılması için davacıya yaptırılan standın FSEK kapsamında eser niteliğinde olup olmadığı, SMK kapsamında tescilsiz tasarım niteliğinde olup olmadığı, FSEK ten ve SMK dan kaynaklanan haklarının davacı şirkete ait olup olmadığı, taraflar arasında bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığı, davalının başka bir firmaya yaptırdığı ve----------- fuarında kullandığı standın bu stant ile aynı ya da benzer olup olmadığı bu şekilde davacının FSEK ten ve SMK dan kaynaklanan maddi ve manevi haklarına tecavüz edilip edilmediği, davacının maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminat tutarının ne kadar olacağı, taraflar arasındaki sözleşmenin Türk Borçlar Kanunu kapsamında eser sözleşmesi niteliğinde olup olmadığı, bu nedenle mahkememizin görevli olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davacının ----- kayıtlı görüldüğü, -----tarihinde tescil edildiği, anlaşılmıştır.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; Davacı tarafın sözleşmede sunmuş olduğu ----- standına --------- görüntüler,------ nicelik ve niteliklerini gösterir detayları incelenmiş olup; tasarım bakımından markaya ait logo ve renklerde üst alın tarafında bant biçiminde reklam alanı, sergilemek için bölücü paravan ve platforma ait iç ve dış tasarımlar görsellerden esinlenerek davalı tarafça uygulamaların yapıldığı tespit edilmiştir.Tasarım sürecinin en başında, yapılan araştırmalar ve analizler doğrultusunda tespit edilen problemlere getirilen çözüm önerileri bulunmaktadır. Alınacak tasarım kararlarının belli bir hedef doğrultusunda ilerlemesine yardımcı olunmuş ve tasarım fikirlerinin kısaca açıklanmasını sağlayan bir özet ve ana fikirler oluşturulmuştur.Mimarların çizdiği projeler, sahibinin özelliğini taşımak koşuluyla eser olarak kabul edilecektir. Eser olarak kabul edilen mimari projeler FSEK na göre himaye görür ve eser sahibinin de telif hakkı doğar. Eserin meydana getirilmesi telif hakkının doğumu için yeterlidir.
Rapor içerisinde açıklanan gerekçelerle dava konusu stand tasarımının “hususiyet” unsurunun ispatlanamaması nedeniyle FSEK kapsamında eser niteliğinde olmadığı; Rapor içerisinde açıklanan gerekçelerle dava konusu stan tasarımının “yenilik ve ayrıtedicilik” unsurunun ispatlanamaması nedeniyle SMK kapsamında korunan tasarım niteliğini taşımadığı" yönünde görüş bildirilmiştir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
SMK'nın 55,69,71 ve 150. Maddeleri, 5846 sayılı FSEk'in 2,4,5,70. Maddeleri ile TTK'nın 54 ve 55. vd. Maddeleri.

GEREKÇE:Dava, tescilsiz tasarım hakkından kaynaklı tasarım hakkına tecavüzden kaynaklı, 5846 Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundan kaynaklı haklara tecavüz sebebiyle ve haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacı taraf, dava konusu davalı ile düzenlenen sözleşme kapsamında, davalı tarafça ------ Fuarında kullanılan stant tasarımının, sözleşme kapsamı dışında ve izinsiz olarak--------- fuarında kullanıldığını, bu kullanımın tasarım konusu eser üzerindeki haklarının davalı tarafça ihlal edildiğini ve bu ihlal dolayısıyla SMK kapsamında düzenlenen tescilsiz tasarımdan kaynaklı haklarının ihlal edildiğini, yine dava konusu stant projesinin kendisinin hususiyetini taşıyan bir eser olduğunu, davalı tarafın bu eserden kaynaklı çoğaltma hakkını ihlal ettiğini, yine bu eser mahiyetindeki tasarımın davalı tarafça kullanılmasının aynı zamanda TTK'nın 54 vd. Maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğunu beyan ve iddia ederek maddi ve manevi haklarının ihlali dolaysıyla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
6769 sayılı SMK'nın 55. Maddesinde tasarım hakkı düzenlenmiş, tasarım "Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür." şeklide tanımlanmış, "Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması hâlinde tescilli tasarım, ilk kez -------------kamuya sunulmuş olması hâlinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur." şeklindeki düzenleme ile tescilli ve tescilsiz tasarımın korunacağı belirtilmiş, anılan maddenin gerekçesinde "Buna göre tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür; kısaca tasarım ürünün görünümünü ifade eder”. Tasarım tanımında sayılan renk veya malzeme gibi bazı özellikler tek başına bir ürünü farklılaştırmada ve tasarım koruması sağlamada yeterli olmayabilir. Dolayısıyla bu unsurların diğer tasarım özellikleriyle birlikte kullanılarak bir kombinasyon oluşturması gerekmektedir. "şeklinde açıklanmış, SMK'nın 56/1. Maddesi gereği tescilli veya tescilsiz bir tasarımın SMK kapsamında korunabilmesi için “yeni ve ayırtedici” olması gerektiği belirtilmiş, yine SMK'nın 69/2. Maddesinde“tescilsiz tasarımların korunma süresi, korunma talep edilen tasarımın ilk olarak kamuya sunulduğu tarihten itibaren üç yıl” olacağı açıklanmış, ayrıca SMK71/3 gereğince “ Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen talepler, tescilli tasarımın yayımlandığı tarihten veya tescilsiz tasarımın kamuya sunulduğu tarihten itibaren üç yıl içinde ileri sürülmemesi hâlinde düşeceği, ancak gerçek hak sahibi olmayan kişinin kötüniyetli olması hâlinde hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. 5846 sayılı FSEk'in 1/B maddesinde eser tanımlanmış, Kanunun 1/B maddesine yapılan "eser" tanımı akabinde yine FSEK m./3'de “Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri” ilim ve edebiyat eseri olarak düzenlenmiş, FSEK 4. maddesinde "Krokiler, resimler, maketler, tasarımlar ve benzeri eserlerin endüstriyel model ve resim olarak kullanılması, düşünce ve sanat eserleri olmak sıfatlarını etkilemez” şeklinde eserin SMK anlamında asarım olmasının onun eser vasfını etkilemeyeceği açıklanmıştır. Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın dava konusu davalı ile düzenlenen sözleşme kapsamında, davalı tarafça------ kullanılan stant tasarımının eser mahiyeti incelenmiş, alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacı tarafça davalı arasında düzenlenen 20.08.2019 tarihli sözleşme kapsamında davacı tarafça davalının ---- katıldığında kullandığı stand projesi olduğu, --- tarihli sözleşmenin konusunun ---- tarihleri arasında düzenlenecek ------ konstrüksiyon malzemesi ile kurulumu gerçekleşecek olan ------- projesinin proje çizimlerine uygun olarak imal ettirilmesi ve ilişkin uygulanmasına ilişkin prensiplerin belirlenmesi” olarak belirtildiği, yapılan bilirkişi incelemesinde bu projenin davalı tarafın ihtiyaçları doğrultusunda teknik bilgiye sahip herkes tarafından üretilebilecek bir stant projesi olduğu, bir eserin ve bu eser üzerindeki hakkın korunması için sahibinin hususiyetini taşıma unsuru ve Kanun'da belirtilen eser gruplarında yer alma unsurunun bulunması gerektiği, davacı tarafça tasarımı yapılan fuar standının belirli bir teknik bilgiye sahip herkes tarafından çizilebilecek bir stand projesi olduğu ve sahibinin hususiyetini de taşımadığı dikkate alındığında FSEK anlamında bir eser olmadığı ve bu haliyle FSEK'ten kaynaklı korumadan yararlanmasının mümkün olmadığı dikkate alınarak davacı tarafın eserden kaynaklı haklarının ihlal edildiği hususunu ispat edemediği kabul edilmiştir.
Davacı tarafın SMK'da düzenlenen tasarım hakkının ihlal edildiğinden kaynaklı talebi de değerlendirilmiş, dava konusu tescilsiz tasarımın korunabilmesi için SMK'nın 56/1. Maddesi kapsamında yeni ve ayırt edici bir tasarım olması gerektiği, az yukarıda da ifade edildiği üzere dava konusu tasarımın davalı tarafın ihtiyaçları doğrultusunda teknik bilgiye sahip herkes tarafından üretilebilecek bir stant projesi olduğu, stand projesinin diğer stand projelerinden farklı ve stand ürünü hakkında temel bilgiye sahip bir kişide diğer stand tasarımlarından ne açıdan farklı olduğu konusunda genel izlenim bırakacak şekilde “ayırt edici” olduğu ve, stand tasarımı konusunda nasıl ve hangi unsurları açısından “yenilik” taşıdığına dair bir durumun olmadığı, yapılan bilirkişi incelemesinde bu hususa ilişkin bir tespitin bulunmadığı dikkate alındığında davacı tarafça yapılan stand tasarımının korunana bir tasarım hakkının bulunmadığı kabul edilmiş, bu tasarımın koruma kapsamında, yenilik ve ayırt edicilik unsuru taşıyan bir tasarım olsa dahi dava konusu stand tasarımının kamuya arz tarihleri ----- tarihinde kamuya arz olunduğu, dava tarihinin--------- tarihi olduğu bu durumda da tescilsiz tasarımların kamuya sunulmasından itibaren korunacağı süre olan 3 yılın dava tarihi itibariyle geçtiği dikkate alındığında davacının söz konusu stand tasarımına ilişkin tescilsiz korumadan yararlanamayacağı kabul edilmiştir. Yine davacı tarafın tasarım hakkının korunmasına ilişkin talepleri yönünden SMK'nın 71/3. Maddesi gereği kötü niyet yönünden de talepleri değerlendirilmiş, davacı tarafça --------- tarihli sözleşme uyarınca dava konusu fuar standının imal edilerek davalı tarafa teslim edildiği, taraflar arasında bu sözleşme gereği istisna akdi çerçevesinde davacı tarafça dava konusu standın imal edilmek suretiyle davalı tarafa teslim edildiği ve karşılığında sözleşme bedelinin davalı tarafça davacı tarafa ödendiği, menkul eşya vasfında olan standın teslimi ile tasarıma konu standın mülkiyetinin ve kullanma hakkının davalı tarafa geçtiği, bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere ----- furaında davalı tarafından kullanılan stand tasarımlarının hem -------- Fuarında kullanılan stantlara benzer olduğu, konuma ve konsepte uygun değişiklikler yapmak suretiyle bir fuar standı olduğu, bu haliyle davalı tarafça kullanım hakkı bedeli ödenmek suretiyle elde edilen satandın tekrar kullanılmasından ibaret eylemin kötü niyetli olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilmiş ve SMK'da düzenlenen ve hem süre olarak hem de hususiyet, yenilik ve ayırt edicilik vasfı dolaysıyla koruma kapsamı dışında olan tasarım hakkına tecavüzden de bahsedilemeyeceği kabul edilerek davacı tarafın bu yöndeki taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın 6102 sayılı TTK'nın 54 vd. Maddeleri gereği haksız rekabet yönünde de talepleri değerlendirilmiş, davalı tarafça bedeli karşılığı devralınan fuar standının davalı tarafın talep ve ihtiyaçları doğrultusunda davacı tarafça hazırlandığı, az yukarıda ifade edildiği üzere davacının hususiyetini taşımadığı ve yenilik unsuru da içermediği, bedeli karşılığında davalı tarafa da dava konusu standın teslim edildiği ve stand üzerinde hak sahibi olan tarafın davalı taraf olduğu dikkate alındığında davacının haksı rekabete konu bir emtiasının söz konusu olmadığı kabul edilmiş ve haksız rekabet yönündeki talepler yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiş, davacı tarafın talebinin terditli talep olduğu nazara alınarak terditli talepler yönünden ayrı ayrı yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmeyeceği ve tek bir talep gibi değerlendirme yapmak gerektiği nazara alınarak harç ve vekalet ücreti yönünden tek bir harç ve vekalet ücretine hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL ilam harcının başlangıçta alınan 1.110,04 TL harçtan mahsubu ile 682,44 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı yararına "manevi tazminat yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 10.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
4-Davalı yararına "maddi tazminat ve itibar tazminatı yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde taraflara iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
. 25/04/2024