WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 1. FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/237 Esas
KARAR NO:2024/127
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/10/2022
KARAR TARİHİ: 07/05/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ------ sınıfta tescilli sahibi olduğunu, müvekkilinin markası tescil edilmeden çok önce de ---- adı altında ticari işletme olarak kullanılmakta olduğunu ve bu ad altında hizmet verdiğini, -------- itibaren bilinirliği oldukça yüksek, tescilli bulunduğu sınıfa ilişkin mal ve hizmetler sunan, ünü ticari işletmenin bulunduğu ---- sınırlarına taşmış bir kuruluş olduğunu, ------- barlarından biri olmakla mezkur tarihten itibaren ---- türündeki işletmelerin en popülerleri arasında yerini koruduğunu, ----, marka logosunu ve logosunda yer alan --------smini de ticari faaliyetlerinde kullandığını,o tarihlerde sicile kayıtlı bir marka olmasa da aynı adı taşıyan ve bu adın bilinirliğini ve tanınırlığını kendisi yaratan işletme hakkında--------- platformu ----- yılından kalma girdiler görüldüğünü, hatta -------------- aratıldığında karşımıza ilk çıkanın müvekkiline ait işletmeye ilişkin içerikler olmakla müvekkiline ait işletmenin tanınmışlığı ve popülerliğini bu husus dahi başlı başına ortaya koyduğunu, marka olarak tescili için başvurusunun ---- tarihinde yapıldığını,------ numarasıyla dosyalanmış olduğunu, davacıya ait ---- markanın faaliyetine başladığı ---- yıllardan, tescili için başvuruda bulunulan ----yılına kadar tescilsiz marka olarak statüsünü koruduğunu, davalıya ait ------ ibareli markanın davacı markası ile aynı sınıfta tescil edilmesi nedeniyle iltibas oluşturduğunu, bu nedenle davalı adına tescilli ------ibareli marka tescil belgesinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve hükümsüzlüğünü talep etmiştir.

DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı davasını 5 yıllık yasal süre içinde açmadığından davanın usulden reddini talep ettiklerini, davalı şirketin---- markasını ------ tarihinde kuruma başvurarak markaya herhangi bir itiraz olmaması üzerine ----- tescil tarihinden itibaren kullandığını, davacı tarafın, ----- olarak tescilli olarak aktif olarak kullandıklarını beyanla davalı şirketin --------- markası ile davacı şirketin markasının benzer karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimaline ilişkin iddia ve beyanları yerinde olmamakla davanın reddi gerektiğini, markaların aynı veya ayırt edemeyecek derecede benzer olması, aynı veya aynı tür mal/hizmetleri kapsaması ve karıştırılma ihtimali koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, markaların benzer ve karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığının tespitinde ; görsel, işitsel, anlamsal, biçimsel benzerlikler, mal ve hizmet benzerliği, önceki markanın ayırt edici özelliği, söz konusu markaların ayırt edici ve baskın unsurları, markaların esas unsuru ve tamamlayıcı unsurları bir bütün olarak dikkate alınması gerektiğini, benzerliğin tespitinde genel görünüm yani bütünsel benzerliğin dikkate alınacağını, Yüksek Mahkeme kararlarında da belirtildiği üzere markalar incelenirken sadece kendisini oluşturan sözcüklerin dikkate alınmamasını, markaya ayırt edici nitelik katan her unsurun dikkate alınması gerektiğini, müvekkili şirketin markası olan --------- ibaresinin kullanılan harfler ve oluşturulan şekil olarak farklı olup , davacı markasından ayırt edici özelliği sağlanmış olduğunu, davalı şirketin markasının ---- olduğunu ve markanın ---- markasıyla birlikte kullanıldığını, Davalı şirkete ait---- markalarının, yemeiçme sektöründe ----------grubunun markası olmakla davalı şirkete ait markaların bu sayede daha çok tanınmış bir marka olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde söz konusu markasını ---- kullandığına dair beyanının davacının ---- sadece küçük bir müşteri çevresi içerisinde bilindiğini göstermekte olup, bu da tanınmışlık düzeyine ulaşmadığını gösterdiğini, davalı şirketin tanınmış markası olan ------ birlikte düşünüldüğünde davalı şirketin kötü niyetli olduğunun söylenmesinin mümkün olmadığını, haksız ve hukuka aykırı olan davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafça kullanılan ----- isimli markanın kullanımı dolayısıyla davacının marka hakkına tecavüzün bulunup bulunmadığı, bu sebeple davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilip verilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ------- kaydı yazı cevabı ile; davalı şirketin ----- tarihinde tescil edildiği, şirketin tasfiyesiz infisah nedeniyle kaydının kapatıldığı ---- devredildiği ve ----- tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Dosyaya --- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----ibareli ------- markasının ----- İçin tescil edildiğini ve markanın ----- Yevmiye Numaralı Devir senedi ile ------unvanlı şirketten davalı şirkete devredildiği, davacı adına tescilli -------- için tescillidir. Marka, fiilen ----tarihinde tescil edildiği, Marka Üzerindeki devirler: ----yevmiye numaralı devir senedi markanın, davacı ---- tarafından dava dışı ----- unvanlı şirkete ----devredildiği, devir talebi ---- kayıtlarına girmiş ---- tarihinde kabul edildiği,----- yevmiye numaralı devir senedi -----davacıya ait markayı ----gerçek kişiye devretmiştir. Devir talebi ---- kayıtlarına girmiş, ----- tarihinde kabul edildiği, -----yevmiye numaralı devir senedi -----gerçek kişi, ------nden devralmış olduğu davacıya ait markayı tekrar davacıya devrettiğini, devir talebi -------kayıtlarına girmiş, ---- tarihinde kabul edildiği markanın başvuru sahibi markanın başvuru sahibi davacı olduğu bildirilmiştir. Tarafların beyan ve itirazları ve dosyada mevcut deliller değerlendirilerek 2 marka uzmanı ve gıda mühendisinden oluşan heyet raporunda özetle; Davacı tarafın faaliyeti bakımından yapılan incelemede: davacı firmanın tescilli markasını ihtiva eden ilk paylaşımı ----- tarihli yorumda ---- günümüze varlığını sürdüren firma diye bahsedildiği, ---- yılındaki başka bir yorumda ----sahipli yaptığı yönünde yorum yapıldığı,---- yapımı olduğunun tespit edildiği,------ bahse konu ------- --- davacı firma markasının göründüğü, Filmin ----yapımı olduğu ------ Yılında girdiğinin tespit edildiği, Davacı firmanın -----hizmet veren bir işletme olduğu Davalı Firmanın faaliyeti bakımından yapılan incelemede;------ kullanımında ----- paylaşım yapıldığı ------ sayfasında davalı firma için ilk paylaşımın ------- yılında yapıldığı , ayı sayfada davalı firmanın --- verdiği, ayrıca ---- verdiğinin tespit edildiği ----- davalı marka kullanımının-----yapıldığı Davacı Adına Tescilli ---- tescilli olduğu; ------- Yevmiye Numaralı Devir Senedi ile markanın, Davacı ------ Tarafından Dava Dışı-----Devredildiği ------ markanın ----Kişiye devredildiği, --------- Yevmiye Numaralı Devir Senedi ile markanın tekrar Davacıya Devredildiği, markanın ilk başvuru sahibinin davacı olduğu, ------- Devir Senedi ile markanın 2 sahip değişikliğinden sonra tekrar davacıya devredildiği, Davalı Adına Tescilli -----Markasının ----Sınıfta tescilli olduğu, markanın ------ Numaralı Devir senedi ile------ şirketten davalı şirkete devredildiği, markanın davalıya devredildiği tarihte davacı tarafa ait markanın ------gerçek kişi olduğu, Davalı Adına Tescilli ------ Markasının fiilen ----- tarihinde tescil edilmiş olduğu, dava tarihi olan ---- fiili tescil tarihi arasında------ 29 gün geçmiş olduğu, bu konuda takdirin muhterem mahkemeye ait olduğu, Somut olayda, görsel farklılıklar dikkate alınsa bile, her iki markanın da aynı hizmetler üzerinde kullanımı söz konusu olduğundan ‘çağrıştırma’ bağlantı kurma’ ihtimali suretiyle karıştırılma ihtimali bulunduğu, markaların tüketici kitlesi, kullanılacağı hizmet ---- bakımından ----- davacı markası ile benzer olduğu bu nedenle markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğu ve SMK 6/1 anlamında -------- markasının hükümsüz kılınabileceği Taraflar arasında kötü niyet karinesi teşkil edecek bir ilişki bulunmaması, davacı markasının tanınmış marka olarak kabul edilmesini (SMK 6/4 ve 6/5 anlamında) gerektirecek somut veri bulunmaması nedeniyle kötü niyete ilişkin hükümlerin uygulanma imkanı bulunmadığı, davalının kötü niyetli sayılamayacağı, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığına dair görüş bildirmişlerdir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın 6/1,6/9 ve 25. Maddeleri,

GEREKÇE:Dava, davalı adına tescilli -------- tescil numaralı markanın SMK'nın 6/1 Maddesinden kaynaklı markanın hükümsüzlüğü davasıdır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.
6769 Sayılı SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükümleri düzenlenmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, ----- markasının davacı adına tescilli olduğu, ----- ibareli markasının davalı adına tescilli olduğu, her iki markanın da ---- Sınıfta tescilli oldukları, her iki markanın ana unsurunun da ----- ibaresi olduğu, davalı tarafın markasını ayrıştırmak maksadı ile ---- markasına eklediği, ancak her iki markanın da ana unsurunun ------olduğu, bu haliyle davalı markasının davacı markası yönünden iltibas oluşturacağı ve SMK'nın 6/1. Maddesi gereği hükümsülük şartlarının oluşacağı açıktır. Ancak davalı taraf cevap süresi içinde davalı tarafın 5 yıl süre ile sessiz kaldığını ve hükümsülük talebinde bulunmadığını defi olarak ileri sürmüştür. SMK'nın 19/2 maddesi gereği SMK'nın 6. Maddesi gereği yapılacak itiraz süresinin 5 yıl olduğu, davalı markasının tescil tarihinin ---- tarihi olduğu ve dava tarihinin -----tarihi olduğu dikkate alındığında 5 yıllık sürenin geçtiği, tarafların aynı sektörde ve oldukları dikkate alındığında birbirlerinden haberdar olmamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu dikkate alındığında davacı tarafın 5 yıllık süre içerisinden hükümsüzlük talep etmediğinden, davalının markası yönünden hükümsüzlük talebinde bulunamayacağı kabul edilmiş ve SMK'nın 6/1 maddesi gereği hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Makanın tekliği ilkesi yönünden yapılan değerlendirme de de davalı tarafın markasına ----- ibaresi ile şekil unsuru eklemek suretiyle farklılık kazandırmaya çalıştığı, bu unsurların markalar arasında iltibası engellemese de markanın tekliği ilkesini de ortadan kaldıracak düzeyde olmadığı kabul edilmiştir.Davacı tarafın SMK'nın 6/9. Maddesi gereği hükümsüzlük talebi de incelenmiş, davalı tarafın dava konusu markayı devir suretiyle elde ettiği, davacının markasının tanınmış marka olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacının davalının faaliyetlerini engelleyecek bir faaliyeti ya da markayı biriktirme kastı ile hareket ettiğine dair ve davacı tarafça davalının dava konusu markayı kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini ispat eder bir delil de sunulmadığı dikkate alındığında SMK'nın 6/9. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
2- Davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL, vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avanslarından karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/05/2024