T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/128 Esas
KARAR NO:2024/103
DAVA:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:25/05/2022
KARAR TARİHİ:16/04/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili firmanın------- takviye edici ek gıda ürünlerinin üretim ve satışını yaptığını, ticaret hayatına başladığı günden bu yana-----markalarını kullandığını; ---- markasının ---- numarasıyla, ----- markasının ------ tescil numarası ile müvekkili firma adına tescil edildiğini; müvekkili firmaya ait ----- markalı ürünlerin tanınırlık kazandığını; müvekkili şirketin -----yılları arasında sadece reklam çalışmaları için ---- harcadığını; müvekkili firmaya ait markanın ayrıca --------onlarca ülkede de tescilli olduğunu; davalı şirketin ise --- başvuru numarası ile ---------- markasını tescil etmek üzere başvuruda bulunduğunu ve tescil aldığını; davalı şirketin saç ve sakal ürünleri gibi kozmetik ürünler piyasaya sürerek müvekkili ile aynı sektörde faaliyete başladığını; davalı şirketin haksız şekilde kazanç ve menfaat elde etmeye çalıştığını; zira davalı firmaca kullanılan marka ve logonun müvekkili firmaya ait marka ve logoyla birebir aynı olduğunu;----------isimlerindeki harfler ve dizilişin birebir aynı olduğunu; müvekkiline ait markaya iltibas yaratacak şekilde oluşturulan ------markasının yazılışı yanında markanın okunuşunun dahi birebir müvekkiline ait marka ile aynı olduğunu, hatta----------harfindeki özel işaretin dahi davalı firmaca kopyalandığını; iki marka arasında ortalama tüketici tarafından ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğunu; davalının kullandığı ------ markasının müvekkiline ait ------- markasını taklit ettiği aşikar olup iltibas yaratan ------------ hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini; ayrıca davalı kullanımının müvekkili markasına tecavüz teşkil ettiğini; davalı şirketin sadece müvekkiline ait marka ve işaretleri değil; ambalaj tasarımlarını da taklit ettiğini; davalı firmanın düşük fiyatlı ve kalitesiz ürünler piyasaya sürdüğünü; davalı markaya ait ürünleri kullanan kişilerin cildinde tahriş olma, saç ve sakalda dökülme, ciltte sivilcelenme şeklinde reaksiyonlar meydana geldiğini ve müvekkili firmanın bu konuda şikayet telefonu aldığını; davalı markasının tüketici nezdinde müvekkiline ait marka ile karıştırıldığını ve müvekkili markasının itibarını zedelediğini belirterek ------numara ile davalı adına tescilli bulunan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmek sureti ile sicilden terkinine, davalının müvekkiline ait markayı haksız kullandığının tespitine, tecavüzün önlenmesine, sonuçların ortadan kaldırılmasına, davalı yanın TTK hükümlerince haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespit edilmesine, müvekkiline ait----- markasının izinsiz kullanımının dava sonuna kadar tedbiren dava sonunda tamamen durdurulmasına,--------- ibaresi içeren her türlü reklam, afiş, ambalajın ve bu ibareyi içeren her türlü araç gerecin üçüncü kişiler elinde olsa dahi imhasına, davalının internet üzerinden satış ve teşhir gerçekleştirdiği başta kendi sitesi ---- olmak üzere diğer pazar yerleri olan birçok pazar yerinde satılan------ satışının önce tedbiren sonra kesin hüküm doğurmak üzere satışının durdurulması ve ürünlerin toplatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin herhangi bir kullanımının davacının markaları ile iltibas yahut iltibas tehlikesi yaratacak düzeyde olmadığını; harfsel benzerliğin dikkate alınabilmesi için markaları oluşturan kelimelerin anlam taşımamalarının yahut benzer anlam taşımaları gerektiğini; müvekkiline ait markanın -----anlamına geldiğini, bunun ------- ülkemizde dahi herkesçe bilindiğini; buna karşın davacı markalarının herhangi bir anlam taşımadığını; bu durumda müvekkiline ait markanın okunduğu anda anlamı ile muhatap algısında farklılık, başkalık çağrıştırdığını; davacının davaya dayanak olan--------- numaralı markalarının koruma sürelerinin üzerinden 5 yıllık sürelerin geçtiğini; davacının bahse konu markaları ticari etki yaratacak şekilde ciddi ve etkin kullandığını ispat etmesi gerektiğini; davacının 5 yıldan fazla zamandır müvekkilinin tesciline sessiz kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescil edilen--------- markasının davacı adına tescilli ----------- markaları ile iltibasa neden olacak derecede benzer olup olmadığı, davacının markalarının tanınmış marka olup olmadığı davalının markasının kötü niyetle tescil edilip edilmediği, bu nedenlerle hükümsüzlüğüne karar verilip verilemeyeceği, davalının markasının kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz teşkil edip etmediği, davalının ----- üzerinde davacıya ait aynı ürünün ambalajının üzerindeki------- kullanmadığı, bu durumun haksız rekabet teşkil edip etmediği, davacının hükümsüzlük davasının 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılıp açılmadığı, markaya tecavüz davasıyla ilgili sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğrayıp uğramadıkları, davacının markalarının dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içerisinde ciddi ve etkin bir şekilde kullanıp kullanmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davacının----- numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tesil tarihinin ---- olduğu anlaşılmıştır.Davalının ----- numarasıyla kayıtlı görüldüğü, kuruluş tarihinin ---- olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya -------- getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- numaralımarkasının---- adına tescili olduğu, ---- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya -----getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- numaralımarkasının------ davalı adına tescili olduğu,--- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;
1.Hükümsüzlüğü talep edilen davalı markasının, davacı markaları ile görsel olarak ortalama seviyede, işitsel olarak yüksek seviyede benzer olduğu; mallar arasında ayniyetin söz konusu olduğu; ortalama seviyedeki tüketici nezdinde markalar arasında iltibas tehlikesinin söz konusu olacağı;
2.Davacı markalarının tanınmış olup olmadığının tespit edilebilmesi için dosya içerisindeki belgeler yeterli olmadığından bu hususta bir değerlendirme yapılamadığı;
3.Davalı markasının davacı markaları ile aynı malları kapsamakta olup, işaretsel olarak benzerlik arz etmesinin tek başına SMK m.6/9 anlamında kötü niyetle tescil edildiği sonucuna varılması için yeterli olmadığı;
4.Davalının---- markasını fiilen kullanımının ---- şeklinde olduğu, bu şekilde kullanımının davacınınmarkasına----------- benzetilmek suretiyle bir kullanım olup SMK m.7/2-b’nin atfıyla m.29 uyarınca davacı markasına tecavüz teşkil ettiği;5.Davalı ürünü üzerindeki sakal motifi davacı ürünü üzerindeki sakal motifi ile aynı olmayıp, iltibas yaratacak bir benzerlikte de olmadığı, bu bakımdan haksız rekabetin söz konusu olmadığı;
6.Davacının hükümsüzlük ve tecavüz davası açmakta sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramamış olduğu;
7. Davacının hükümsüzlük ve tecavüz iddialarına dayanak yapmış olduğu markaları dava tarihi itibariyle 5 yıldır tescilli olup, dava tarihinden geriye dönük olarak 5 yıllık süre içerisinde ciddi bir şekilde----------- ürünlerinde kullanılmış olduğunun ispat edilmiş olduğu, " yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 sayılı SMK'nın SMK 5/1-ç, 6/1, 6/4, 6/5, 6/9.7/2,25/1 ve 29. Maddeleri
GEREKÇE:Dava; markanın SMK'nın 25 ve 6. Maddesi gereği hükümsüzlük davası ve SMK'nın 29. Maddesinden kaynaklı marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, giderilmesi davasıdır. Davacı taraf,-----tescil numaralı------ markasının kendisi adına tescilli olduğunu,--------markasının davalı adına tescilli olduğu, davalı markasının iltibas oluşturduğunu, bu sebeple davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini, yine davalı tarafın marka hakkına tecavüz oluşturan kullanımları ve tüketici nezlinde benzerlik taşıyan kötü kalitedeki ürünleri piyasaya sürmesi dolayısıyla haksı rekabet oluşturduğunu, iddia ederek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve tecavüzün giderilmesini talep ve dava etmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda öncelikle davacı tarafın hükümsüzlük talepleri değerlendirilmiş, davacı adına tescilli ----- emtialar yönünden tescilli olduğu, ----- Sınıftaki emtialar yönünden tescilli olduğu, davalı adına tescilli ------- markasının ---- emtialar yönünden tescilli olduğu, taraflara ait markalar işaretsel olarak karşılaştırıldığında, davacı markaları ------- markalarından oluştuğu, söz konusu markalarda ---- kelimesi mavi renkte yazılmış olup, markaların esas unsuru olduğu,----- markasındaki laboratuvar anlamına gelen ------ kelimesi tali unsur niteliğinde olduğu, Davalı markası da -----kelime markasıdır. Söz konusu markada ---- ibaresi markanın bütününde daha ön planda durumda olup, laboratuvar anlamına gelen --------kelimesi markanın btününde tali unsur niteliğinde olduğu, ------ karşılaştırıldığında, davacı markası ------ yazılmışken, davalı markası------yazılmıştır. Her iki markada -----bitmektedir. Bu harfler arasında ----- bir farklılık bulunmakta olduğu, Bütünsel olarak bakıldığında markaların görsel olarak ortalama seviyede benzer olduğu, İşaretler işitsel olarak değerlendirildiğinde, davacı markası ------olarak, davalı markası -------olarak telaffuz edildiği, Bu bakımdan markalar arasında işitsel olarak yüksek
seviyede benzerlik bulunduğu, işaretler anlamsal olarak değerlendirildiğinde ise, gerek -------- olan herhangi bir anlamı bulunmadığı, davalı tarafından ----ibaresinin ----- anlamına geldiği ileri sürümüş ve ---- çeviri ekran görüntüsü
sunulmuş ise de, ----- çeviride böyle bir anlamın bulunmadığı, ---- yazıldığında ------ibaresinin ---- anlamına edildiği, taraf markalarının görsel olarak ortalama seviyede, işitsel olarak yüksek seviyede benzer olduğu, her iki tarafın markalarının da --- sınıf olan ortak sınıfta tescilli oldukları da dikkate alındığında hükümsüzlüğü talep edilen davalı markasının davacı markaları ile benzer olup,
aynı malları kapsadığı, işaretler arasında görsel benzerlik seviyesinin ortalama seviyede, işitsel benzerlik seviyesinin yüksek seviyede olması, malların aynı olması, davacı markalarının esas unsuru olan-------- ilgili mallar bakımından ayırt ediciliğinin yüksek olması dikkate alındığında, ortalama seviyedeki tüketici nezdinde markalar arasında iltibas tehlikesinin söz konusu olacağı kabul edilmiş ve davalı markasının hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir. Davacı tarafın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönündeki talepleri de değerlendirilmiş, marka hakkına tecavüz talepleri yönünden SMK'nın 7/2-a maddesi gereği bir marka ihlalinin söz konusu olabilmesi için, marka ile aynı işaretin markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler ile aynı mal veya hizmetlerde kullanılması gerekmektedir. Madde 7/2-b uyarınca bir marka ihlalinin söz konusu olabilmesi için, marka ile aynı veya benzer bir işaretin markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler ile aynı veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılması ve bunun sonucunda da ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırma ihtimalinin doğması gerekmektedir. Madde 7/2-c kapsamında ise-------- tanınmışlık düzeyine erişmiş markalar düzenlenmiş olup, bu kapsamda yapılan değerlendirmede, davalı tarafın hükümsüzlük şartları bakımından yapılan değerlendirmede tespit edildiği üzere davalı tarafın davacı tarafın markasal kullanımları ile aynı emtia sınıfındaki mal ve hizmetler yönünden markasını kullandığı, markalar arasında işaret olarak benzerlik olduğu, ve aynı malların tanıtımında kullandığı, davalının markasını fiilen kullanımında da davacı kullanımına şekil olarak benzerlik oluşturacak şekilde kullanımın olduğu, kabul edildiğinde davalı kullanımının SMK m.7/2-b’nin atfıyla m.29 uyarınca davacı markasına tecavüz teşkil ettiği kanaatine varılmış ve davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafın, davacının davayı açmakta sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı ileri sürüldüğünden davalının bu yöndeki talepleri değerlendirilmiş, hükümsüzlüğü talep edilen davalı markası --- edildiği, hükümsüzlük davasının ---- tarihinde ikame edildiği, dikkate alındığında davalı markasının tescil edildiği tarihte kullanıldığının davacı tarafından bilindiği farz edilse dahi, m.25/6’da belirtilen 5 senelik sürenin geçmemiş olduğu, bu bakımdan davacının hükümsüzlük talebinde
bulunmak için sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramamış olduğu sabit olduğundan bu yöndeki davalı define dair beyanlarına itibar edilmemiştir. Yine davalı tarafça davacı tarafın hükümsüzlüğün ve marka hakkına tecavüzün dayanağı yaptığı markaların etkin kullanılmadığına dair beyan ve iddiaları da değerlendirilmiş, . davacının dava tarihinden geriye dönük olarak 5 yıllık süre -------------- ürünlerinde etkin olarak kullanmış olduğu, bu haliyle ------ emtialar yönünden tescilli olduğu, --------- Sınıftaki emtialar yönünden etkin kullanımın sağlandığı dikkate alındığında davalı tarafın SMK'25 son ve 19/2 yönündeki defi olarak ileri sürdüğü sebebin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafın haksız rekabetten kaynaklı talepleri de değerlendirilmiş, bilirkişi raporunda tespit edildiği ve Mahkememizce ürün görselleri incelendiğinde, davalı ürünü üzerindeki sakal motifi davacı ürünü üzerindeki sakal motifi ile aynı olmayıp, iltibas yaratacak bir benzerlikte de olmadığı, bu bakımdan haksız rekabetin söz konusu olmadığı, her ne kadar marka hakkına tecavüzün aynı zamanda haksız rekabet oluşturacağı kabul edilse dahi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, özel düzenleme ile koruma altına alınmış hakkın ayrıca genel hüküm niteliğindeki TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin hükmün uygulanması ile korunması yerinde olmayacağından davacı tarafın haksız rekabet yönünden taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-Davalı adına tescilli ---------markasının HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
2-Davalının markasal kullanımlarının davacıya ait ------- markası ile benzer kullanım dolayısıyla davacının marka hakkına TECAVÜZ ETTİĞİNİN TESPİTİNE,
Davalı kullanımları dolayısıyla davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin DURDURULMASINA, TECAVÜZÜN GİDERİLMESİNE,
Marka hakkına tecavüz teşkil eden her türlü reklam, afiş, ambalaj ve bu ibareyi içeren her türlü araç gerece el konulmasına, karar kesi,nleştikten sonra imhasına,
Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle kararın ------- çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede ilanına,
3-Davacı tarafın haksız rekabet yönündeki taleplerinin REDDİNE,
4- 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden markanın hükümsüzlüğü davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine
5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz davası üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6- Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 92,20 TL ilk dava masrafı, 80,70 TL peşin harç, 157,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 9.000,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 9.330,40 yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen haksız rekabet davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!