T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/170 Esas
KARAR NO:2024/48
DAVA:Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tesbiti İstemli)
DAVA TARİHİ:01/10/2021
KARAR TARİHİ:14/02/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacının yaklaşık----yıl boyunca gerek------ mühendisi olarak, gerekse yazılım uzmanı olarak, özellikle ------hizmeti verdiği, önemli yazılım programları meydana getirdiği, ----- gibi bir çok önemli projenin geliştirilmesinde yöneticilik yaptığı, Davacının ------ tarihlerinde dava dışı -----olarak çalıştığı, ---- davalı--------- arasında ----- tarihli -----imzalandığı, bu sözleşmeye bağlı olarak davacı, asıl işveren ----nezdinde ---- tarihleri arasında görev aldığı, Davacının ------ çalıştığı dönemde bağımsız olarak bir takım kodlar ürettiği, asıl işveren ----- olarak atandığı dönemde ise, ------ talebi üzerine, kendi ürettiği kodları geliştirdiği ve ------- isimli iki adet yazılımı, asıl işveren ------- kullanımına sunduğu, davalının bu yazılımların tüm haklarının davacıya ait olduğunu başından itibaren bildiği ve kabul ettiği, ancak ---- tarihinde ------- sona ermesiyle, davacının davalı ile iş ilişkisinin sona erdirildiği ancak davacının geliştirdiği yazılımların davacı tarafından kullanılmaya ve davacıya ait eserlerin mali haklarından haksız olarak faydalanmaya devam edildiği, ----- sayılı tespit dosyasında alınan karar gereği ---- tarihinde davalı şirkete keşfe gidilerek şirket bilgisayarlarında tespit edildiği, Davacının -----bünyesinde çalışmaktayken meydana getirdiği tüm eserlerin mali ve manevi haklarının davacının uhdesinde kalacağının kararlaştırıldığı, ancak --------- tarafından ------- haksız olarak kullanılmasının yanı sıra, programların kodlarının da talep edildiği, davacının kendisinden bedelsiz olarak talep edilen kodları davalıya teslim etmediği, davalının haksız taleplerinin davacı tarafından reddedilmesi, üzerine, davacının davalı şirketin uhdesinde kalan işçilik hakları dahi ödenmediği, bu nedenle davacı tarafından davalı aleyhinde işe iade davası açıldığı, mezkur iş davasına ek olarak, davacı tarafından davalı şirket yetkilileri hakkında manevi ve mali haklara tecavüz sebebiyle ------ soruşturma sayılı dosyası üzerinden şikayette bulunulduğu, ancak -------- dosyasında delillerin eksik ve hatalı incelendiği, FSEK m18 uyarınca eserlerin mali kullanım haklarının işveren şirkete ait olduğunu belirterek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın hukuka aykırı olduğu, dava dilekçesinde ayrıntılarıyla açıklanacağı, Davalı şirket tarafından ise davacı hakkında “şirkete ait kodları izinsiz olarak alma ve iade etmeme iddiası ile güveni kötüye kullanma suçu oluştuğundan” bahisle ------- soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunulduğu, Savcılık kararında davacının müşteki olduğu ------ uyarınca eserlerin mali kullanım haklarının şirkete ait olduğunun tespit edildiği belirtilerek ceza davası açılması talep edildiği, davalının şikayeti doğrultusunda yapılan soruşturma sonucu ------- dosyasından davacı aleyhinde haksız ceza davası açıldığı, Davacının meydana getirdiği yazılımların mali ve manevi haklarının kime ait olduğuyla ilgili uyuşmazlık nedeniyle bir çok dava görüldüğü ve bu eserlerin aidiyetinin tespiti için iş bu dava açma zarureti doğduğundan bahisle davacının meydana getirmiş olduğu ------------ manevi her türlü kullanım yetkisi ve eser sahipliğinin davacıya aidiyetinin tespitine, davalı şirketin söz konusu eserler üzerindeki tecavüzünün ref'ine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının iddia ve taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğu ve kabulünün mümkün olmadığı, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığının ve taleplerinin de yasaya ve usule aykırı olduğunun anlaşılabilmesi adına yaşanılan sürecin açıklanması gerektiği, Davalı-----sermayesi ile kurulduğu ve------- iştirak şirketi olduğu, Davalı şirketin iki alanda faaliyet gösterdiği, faaliyet alanının ilkinin kamu kurum kuruluşları ve özel sektörde faaliyet gösteren iş yerlerine ----- sağlanması, ikinci alanın ise başta ----- olmak üzere çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına, bankalara ve çeşitli şirketlere her türlü nakit, kıymetli evrak, değerli maden ve benzeri kıymetlerin güvenilir şekilde taşınması, işlenmesi, saklanması hususlarında hizmet verdiği, Davacı ----- davalı şirket ile ----- arasında imzalanan ---- uyarınca davalı şirkette ----- olarak çalıştığı, davalı şirket ile ----- arasında imzalanan personel temini sözleşmesinin sona ermesinden dolayı ---- tarihinde son bulduğu, Davacı, ------imzalanan sözleşme uyarınca davalı şirkette çalıştığı, söz konusu yazılımların davacının davalı işyerinde çalıştığı dönemde işinin gereği olarak davalı şirketin bir çalışanı olarak ve davalı şirketin ihtiyaçları esas alınarak yazıldığı, davacı tarafından bu durum bilindiği halde haksız ve kötü niyetli olarak bu ve diğer davaları ikame ettiği, davacının haksız ve kötü niyetli davranışlarından dolayı davalı şirketin uğramış olduğu maddi zararın giderilmesi için ----- dosyası ile dava ikame edildiği, işbu davanın açılması üzerine davacının huzurdaki davayı ikame ettiği, Dava konusu yazılımların aidiyeti fikir ve sanat eserleri kanunun 18. Maddesi uyarınca davalı şirkete ait olduğu, davacı, davalı şirkette ----- müdürü olarak çalışmış olup, çalıştığı süre zarfında üstlenmiş olduğu görev tanımı kapsamında şirketin faaliyet alanı ile ilgili olan ---- süreçlerine ilişkin işletim/yazılım programları ------ yazıldığı, Davacı müdür olarak çalıştığı için söz konusu süreçler kendisi tarafından yönetildiği, dava konusu yazılımlar davacının davalı iş yerinde çalıştığı dönemde işinin gereği olarak ve davalı şirketin ihtiyaçları esas alınarak yazıldığı, Davacının davalı şirketteki çalışma süresince meydana gelen yazılımların aidiyetinin davalı şirkete ait olduğu açıkça ortada olduğu ve davanın reddinin gerektiği, ayrıca dava konusu yazılımların aidiyetinin davalı şirkete ait olduğu hususu -------- soruşturma numarasında verilen ---- Kararında açıkça yer aldığı, iş bu nedenle davanın reddi gerektiği, beyan edilmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Davacı tarafından yazılan ------- isimli yazılımların mali haklarının davacıya ait olup olmadığı, davacının bu yazılımların yazılması sırasında davalı şirkette -------- müdürü olarak çalışması nedeniyle FSEK' in 18. Maddesi uyarınca yazılımların mali haklarının davalı şirkete ait olup olmadığı, davacının görev tanımında yazılım hazırlanması ve geliştirilmesi görevlerinin de bulunup bulunmadığı, davacının dava dışı ----imzaladığı ve davacının davalı şirkette çalıştığı süreçte üreteceği yazılımların Fikri ve Sınai Haklarının davacıya ait olacağına dair maddeyi içeren protokolün daha sonradan hazırlanıp hazırlanmadığı, davacının işe başlaması sırasında davalı şirkete özlük dosyası ile birlikte verilip verilmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Talimat mahkemesince alınan davacı tanıklarından----beyanında;------- ben ve bir kaç kişi ile kurdum kurucu genel müdürüm, davacı benim zamanımda---------- olarak işe alındı, açıklamak gerekirse bilgisayarların kurulması işletilmesi ve buna benzer işler ile ilgili görevi vardı, yazılım ile ilgili herhangi bir görevi yoktur, davaya konu yazılım ile ilgili biz daha önce dışarıdan satın alma yapacaktık ancak çok pahalıydı ------- bunu yapıp yapamayacağını sordum oda yapabileceğini söyledi, mesai saatleri dışında hafta sonları çalıştı, kodlar ve yazılım tamamen kendisine aittir, şirket tarafından kendisine herhangi bir ücret verilmedi, biz davacı ---- diye bilinen şirket üzerinden çalıştırıyorduk, ---- yapılan sözleşme de de bu yazılım ve kodların ---- olduğu açıkça belirtilmiştir " şeklinde beyanda bulunduğu, Davacı tanığı ------ beyanında "Ben -------- davalı şirkette işe başladım,-----ilgili yazılıma ihtiyacımız oldu, davacı ------- olarak çalışmaktaydı , biz ne yapılması ile ilgili kendisinden yardım istiyorduk o da gerekli düzenlemeleri yapıp kodlamaları yapıyordu, davacının görev tanımı içerisinde yazılım yapmak yoktu, ben kendisinin ayrıca görev tanımı dışında yaptığı iş ile ilgili para alıp almadığını bilmiyorum, davalının bu programı halen kullanıp kullanmadığını bilmiyorum ancak uzun yıllar kullandı, ben bu iş yerinden ----------- ayında ayrıldım, daha doğrusu işimize son verdiler, davacı yazılımı mesai içinde ve mesai dışında olmak üzere hafta sonları gece, gündüz demeden çalışarak yaptı, bu çalışmanın içerisinde biz de vardık, yazılım ile ilgili çalışmaları ------- bey sadece kendisi yaptı., davalı şirketin ---- şirketi ile davacının -------müdürü olarak çalıştırılması hususunda bir sözleşmesi olduğunu biliyorum, yazılımların kime ait olduğu hususunda davalı ile ----- arasında bir sözleşme yapılıp yapılmadığını bilmiyorum " şeklinde beyanında bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce ifadesi alınan davacı tanığı ---- beyanında; "Ben --- yılları arasında davalı şirkette saha operasyonundan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak çalıştım. Şirketi kuran 3 kişiden birisi de bendim. Bizim banka ya da diğer mali birimlerden para teslim almamız ya da talepleri doğrultusunda kendilerine para teslim etmemiz gibi görevlerimiz vardı. Para konusu sıkı takip gerektirdiğinden ve en geç 3 saat içinde para teslimi yapmamız ya da paraları teslim almamız gerektiğinden bu konunun takibi için bir yazılım ihtiyacı doğdu. Piyasada mevcut buna ilişkin yazılımlarla ilgili yaptığımız araştırmada 1 milyon Dolardan başlamak üzere fiyatlandırıldıklarını gördük. Bunun üzerine bu kadar çok parayı yeni kurulmuş bir şirket olarak ödemek istemediğimiz için şirkette-------- olarak çalışan davacı ile görüştük. Ben ve yine şirketin saha ----------- olarak çalışan ------ birlikte yazılım hazırlanması konusunda görüş birliğine vardık. Davacı ile birlikte yoğun bir şekilde bu konuda çalıştık, biz kendisine sahada yapmamız gereken işleri anlattık. Kendisi de buna göre yazılımı hazırladı. Daha önce ------tarafından halka arz edilen bozuk para arzı da ----- yapılan bir sözleşme gereği davalı şirket tarafından yapılıyordu. Tüm bu işler için---------- adı altında iki yazılım hazırlandı. Bu yazılımlar davacı tarafça yapıldı. Ben davacının görev tanımında şirket ihtiyaçları için yazılım hazırlamak görevinin bulunup bulunmadığını bilmiyorum. Ancak bu husus insan kaynaklarındaki dosyasında yazılı olması gerekir. Bilgim bundan ibarettir. Davacı daha sonra işten çıkartıldı. 2 ay sonra da ben işten çıkartıldım. Davacının işten çıkartılması sırasında ben şirkette emeği olduğunu ve bu konuda kendisiyle anlaşmaya varılarak ve el sıkışılarak ayrılması gerektiğini söyledim. Ancak duyduğum kadarıyla bu yönde davacı ile bir anlaşma ve el sıkışma olmadan görevinden ayrılmış. Bu nedenle kaynak kodlarını da davalı şirkete teslim etmemiş. Benim çalıştığım süre içerisinde güncelleme gerektiğinde ve sıkıştığımızda davacıyı arıyorduk ve gelip gerekli güncellemeleri yapıp gidiyordu, İşe alınan ----- isimli kişiler benim çalıştığım dönemde işe alındılar. Her ikisi de üniversiteden yeni mezun bilgisayar mühendisleri idi. Herhangi bir iş ve yazılım tecrübeleri yoktu. Daha çok -------- bölümünün donanım kısmı ile ilgili çalıştılar. Yani iş yerindeki bilgisayarların cep telefonlarının kurumları, arızaları ve virüs korumaları gibi işlemleri yaptılar. ----------- bölümünün yazılım kısmında bir çalışmaları ve dava konusu yazılımlara bir katkıları olmadığını biliyorum. Ben davacı ile aynı evde kalıyordum. Biz bir an önce yazılımları hazırlamak ve geliştirmek zorundaydık. Zira yaptığımız iş güvenlik işi olup riskli bir işti" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.Davalı tanığı ------- mahkememizce alınan beyanında; " Ben ----- ayından itibaren davalı şirkette çalışmaktayım. -------- konusunda eğitimim var. --------- olarak göreve başladım. Halen yazılımcı olarak görevime devam etmekteyim. Davacıyı da bu nedenle tanırım. Davacının iş yerinde davalı şirkete ait bilgisayarları kullanarak yazılımları geliştirdiğini bizzat görüyordum. Kendisine sistem uzmanı olarak görev yapan -------- yardımcı oluyordu. İlk zamanlarda davacının evden çalıştığını daha sonra şirkete gelerek çalıştığını biliyorum. İşten ayrılırken bu yazılımların kaynak kodlarını şirkete teslim etmedi. Kendisi bu konu ile ilgili şirkete çağrıldı. Daha sonra kaynak kodlarını ----------teslim ettiğine dair bir bilgi duydum. Ancak bu konuda görgüye dayalı bilgim yoktur. Şirket halen bu yazılımları kullanmamaktadır. Ben şirketin bu konuda yeni yazılım hazırlatıp kullandığını biliyorum ancak ben bu yazılımın hazırlanmasına katılmadım. Bu yeni kullandığı yazılımı dışarıdan başka bir şirketten hazırlatarak aldı. Ben ilk başta yazılım alanında çalışmak üzere işe alınacağımı biliyordum. Ancak işe alım mülakatında bana her türlü işe yardımcı olacağıma dair bilgi verilerek görevlendirildim. Davacı davalı şirkette---- olarak çalışıyor ve bu bölümün yöneticiliğini yapıyordu " şeklinde beyan bulunduğu görülmüştür.---- cevabi yazısında; -------- kanunun 4. Maddesinin 1.Fıkrasının (c) bendi kapsamında memur emeklisi olduğu ve 4/l-a kapsamında ----tabii çalışmalarını gösterir sigortalı hizmet dökümü ile işe giriş-çıkış bildirgeleri gönderilmiştir.Davalının -------numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin ---- olduğu, anlaşılmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; 1. İncelenen ---- içerisinde veri tabanı yedeği, dava konusu olan yazılımların kaynak kodlarının yer aldığı proje dosyalarının bulunduğu, ----- yer aldığı,
2.------ yazılımların çözüm dosyalarında yapılan incelemede en son kayıt yapıldığındaki biçim versiyonunun ----- dosyasının açılabileceği en düşük -----altında yer alan ---- programlama dili ile geliştirilen -----------olduğu,
3.----- kaynak kodlarında yapılan kodlarda incelemede davacının, -----Yevmiye numaralı beyannamesi ile ------kodları olarak tasdik işlemini gerçekleştirdiği kod öbekleri ile benzer olduğu,
4. ------ kaynak kodlarında yapılan kodlarda incelemede davacının,------ Yönetim bilgisayar programı ve yazılım geliştirme kodları olarak tasdik işlemini gerçekleştirdiği kod öbekleri ile benzer olduğu,
5. İncelenen Yazılımların, tarafların beyanları ve tanık ifadeleri de değerlendirildiğinde, davalı şirket ihtiyaçları doğrultusunda, mevcut hali ile davalı şirket özelinde kullanılabilecek bir yazılım olarak geliştirildiği,
6. davacının görev tanımı ve sorumlulukları incelendiğinde görev kapsamı içinde yazılım geliştirme veya yazılım oluşturma işinin bulunmadığı görülmektedir. Söz konusu sözleşme hükümlerinden davacının görevinin yukarıda anlattığımız şekilde klasik anlamda ----- uzmanı olduğu anlaşılmaktadır. Uygulamada da ayrıca belirtilmediği sürece bu kişilerin görev kapsamlarında da yazılım oluşturma görevi bulunmadığından davacı tarafça geliştirilen yazılım üzerinde işverenin hak sahibi olamayacağı değerlendirilmiştir. Şayet bu yazılımı işveren kullanmak istiyorsa davacıya almış olduğu aylık maaş dışında bir bedel ödemesi gerektiğideğerlendirilmiştir." yönünde görüş bildirilmiştir. Hizmet Nedeniyle Görevi Kötüye Kullanma Suçundan dolayı----- karar sayılı dosyasının ----- tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
FSEK 6., 8, 18. Maddeleri,
GEREKÇE:Dava, eser sahipliğinin tespiti ve tecavüzün ref'i davasıdır.Davacı taraf --------- isimli iki adet yazılımın ve kodlarının mali ve manevi her türlü kullanım yetkisi ve eser sahipliğinin kendisine ait olduğunun tespitini ve eserden kaynaklı haklarına tecavüz dolayısıyla tecavüzün ref'ini talep ve dava etmiştir. FSEK 18. Maddesine göre; "Mali hakları kullanma yetkisi münhasıran eser sahibine aittir.
Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır. Tüzel kişilerin uzuvları hakkında da bu kural uygulanır.Bir eserin yapımcısı veya yayımcısı, ancak eserin sahibi ile yapacağı sözleşmeye göre mali hakları kullanabilir." hükümü düzenlenmiş, bu hüküm gereği memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılacağı belirtilmiştir. Ancak bu hükmün uygulanabilmesi için öncelikle eseri meydana getiren çalışan ile çalıştıran arasında bir bağlılık ilişkisi bulunması gerekmekte, yine çalışanın görev alanına giren ve işin görülmesi sırasında işin gereği olarak eserin meydana getirilmiş olması gereklidir. Ancak meydana getirilen eser, işverenle çalışan arasındaki iş ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan bir eser ise işin görülmesi sırasında vücuda getirilmiş olsa dahi mali hakların kullanma yetkisinin iş verende olduğu kabul edilmez. Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda davacı tarafça dava konusu eserin kendisi tarafından ve işin gereği olarak işin görülmesi sırasında meydana getirilmediğinin iddia edildiği, uyuşmazlık konusu yazılımın eser olup olmadığı yönünde yapılan değerlendirme ve alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu yazılımların--------- adlı yazılımın kaynak kodunda yapılan incelemede, yazılımın ---- tarafından geliştirilen ------- dili ile geliştirilen ------ tabanlı bir uygulama olduğu, yine------kaynak kodunda yapılan incelemede, yazılımın ----- tarafından geliştirilen ----- ile geliştirilen----- uygulama olduğu, bu haliyle yazılımların eser mahiyetinde olduğu, davacı ile dava dışı ----- süreli Hizmet sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşme kapsamında davacının ---- olarak görev yapacığının belirtildiği, davacı ile dava dışı ---- arasında ----- Maddesine göre meydana getirilen eser üzerinde davacının hak sahibi olacağının belirtildiği, davacı ile davalı arasında bir iş sözleşmesnin bulunmadığı, ancak davacının davalı şirkette dava dışı ----- tarihinde yapılan taşeronluk sözleşmesi kapsamında istihdam edildiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından davacı şirkete ait olduğu iddia edilen --------- görev tanımlarının yapıldığı, davacının bu belirtilen tanımlamalar içinde davalı kurumda bilgi işlem müdürü olarak çalışması sebebiyle davalı kurumda yer alan bilgisayar sistemlerinin düzgün çalışmasından ve olası arıza durumlarında bu arızalara müdahale etmekten ibarett olduğu, yazılım geliştirilmesi işinin ayrı bir uzmanlık ve statü gerektirdiği ve bu işi yazılım uzmanlarının yerine getirmesi gerektiği düşünüldüğünde dava konusu yazılımların oluşturulması ve geliştirilmesi işinin davacının görev tanımı içinde yer almayacağı, alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, 1. İncelenen---- veri tabanı yedeği, dava konusu olan yazılımların kaynak kodlarının yer aldığı proje dosyalarının bulunduğu, ----- ---- adlı iki adet ----- yer aldığı,--------yazılımların çözüm dosyalarında yapılan incelemede en son kayıt yapıldığındaki biçim versiyonunun ---- solution dosyasının açılabileceği en düşük ---- tarafından geliştirilen---- altında yer alan ----- dili ile geliştirilen ---- uygulamalar olduğu, ----- kaynak kodlarında yapılan kodlarda incelemede davacının, ------ programı ve yazılım geliştirme kodları olarak tasdik işlemini gerçekleştirdiği kod öbekleri ile benzer olduğu, ------ yapılan kodlarda incelemede davacının, -------- kodları olarak tasdik işlemini gerçekleştirdiği kod öbekleri ile benzer olduğu, yazılımların, tarafların beyanları ve tanık ifadeleri de değerlendirildiğinde, davalı şirket ihtiyaçları doğrultusunda, mevcut hali ile davalı şirket özelinde kullanılabilecek bir yazılım olarak geliştirildiği ve geliştiricinin de davacı taraf olduğu dikkate alındığında dava konusu -------- yazılımın ve kodlarının mali ve manevi her türlü kullanım yetkisi ve eser sahipliğinin davacı tarafa ait olduğunun sabit olduğu kabul edilmiş, yine ceza yargılaması sırasında dinlenen tanık beyanları alınan raporlar ve kesinleşen Mahkeme ilamı ile de sabit olduğu üzere dava konusu programların davacının görev yaptığı dönemde davalı kurumun ihtiyacı neticesinde davacı tarafından meydana getirildiği ve kaynak kodlar ile şifrelerin bu sebeple davacı tarafta olduğunun sabit olduğu -------- karar sayılı ilamı ile de sabit olduğu gözetildiğinde davacının eserler üzerindeki hak sahipliğinin sabit olduğu ve davalı kurum tarafından dava konusu programların halen kullanıldığı ve eserler üzerinde hak sahibi olan davacı tarafın tecavüzün ref'ini talep hakkının bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KABULÜ ile;
1----------- adet yazılımın ve kodlarının mali ve manevi her türlü kullanım yetkisi ve eser sahipliğinin davacı tarafa aidiyetinin tespitine,
2-Davalı şirketin söz konusu eserler üzerindeki tecavüzünün ref'ine,
3-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı vekiline Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harç ve 67,80 TL ilk dava masrafı, 702,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.000,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 6.829,10 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!