WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 1. FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/53 Esas
KARAR NO:2024/102
DAVA:Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/12/2020
KARAR TARİHİ:03/04/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ------ dosyasıyla davalı------- tarafından müvekkili aleyhine ---------------açıldığını, mezkur davada--------özetle; ---- tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin markasının tescilinin hukuken yerinde olmadığını, müvekkilinin markasının hükümsüzlüğüne karar verilerek ---- kararının iptalini talep ettiğini, -----tarihli ön inceleme tensip tutanağının --- nolu ara kararı ile müvekkiline ait ------ markasının karar kesinleşinceye kadar takdiren teminatsız olarak devrinin önlenmesine karar verildiğini,----- Tarafından ikame edilen davanın tümden reddine karar verildiğini, davalı------- kararıyla ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmış ve yeninden hüküm tesis edildiğini, ----- Sayılı kararıyla aleyhlerine hüküm verildiğinden karar taraflarınca temyiz edildiğini, ---- kararıyla ---- tarafından aleyhlerine tesis edilen hükmün bozulduğu, neticeten, davalı ------- davasında haksız olduğu, markalarının tanınmış marka olmadığı, müvekkilinin markasının hukuken geçerli olduğu, müvekkilinin marka tescilinde kötü niyetli olmadığı yönündeki hükmün kesinleştiğini, ancak ---yılında davalı ---------yılında ancak kesinleşebilmiş ve müvekkili aleyhine verilen ihtiyati tedbir kararı 6 yıl boyunca devam ettiğini, tüm taleplerine, başvurularına dilekçelerinde adeta bağıra bağıra aynı konu hakkında 3 kez bilirkişi raporu alınmasının usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğu, bilirkişi raporuyla müvekkilinin haklılığının tespit edilmesine rağmen ısrarla ihtiyati tedbir kararının kaldırılmamasından dolayı müvekkilinin mağduriyetinin çekilemez noktaya geldiğinin defaatle beyan edilmesine rağmen gerek ilk derece mahkemesince gerek -----hukuk dairesince tedbir kararı kaldırılmadığını, Davalı ----- tarafından müvekkili aleyhine-----------mantığıyla haksız ve mesnetsiz dava ikame edildiğini, yargılama devam ederken müvekkili aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu karar 6 yıl boyunca uygulandığını, müvekkilinin markadan kaynaklanan hakkı ihlal edilmiş, müvekkili markasının devri engellenmiş, markanın 6 yıl boyunca gelişimi için herhangi bir yenilik yahut işlem yapılması haksız ihtiyati tedbir kararı sebebiyle engellendiğini, bahsi geçen davalardan dolayı müvekkilinin ticari itibarı zedelenmiş, markasını adeta kullanamaz duruma gelmiş, işleri potansiyel olarak artması gerekirken gittikçe düştüğünü, müvekkili 6 yıl boyunca süren davada haklı çıktığına dahi bu sebeplerden sevinemediğini, mutlu olamadığını, müvekkilinin adeta bir çocuk gibi dünyada var ettiği ve geliştirmeye çalıştığı markası değer kaybetmiş, itibarsızlaştırıldığını, bu sebeple müvekkilinin maddi olarak gelir kaybına uğramış, markasını ve işini geliştiremediğini, manevi açıdan ise 6 yıl boyunca markasının varlığı için gerek maddi gerek manevi anlamda tüm imkanlarını adeta seferber etmiş, markasının elinden alınması korkusuyla 6 yıl boyunca yaşamak zorunda kalmış, derin manevi üzüntü ve yıkım yaşadığını,----markasının münhasıran müvekkiline ait olduğu kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olmasına rağmen diğer davalı ----------- satılmakta ve piyasada yer aldığını, müvekkiline ait marka ve tasarımları hukuka aykırı olarak kullandığını, ayrıca ------ olduğu kabul, beyan ve ilan edildiğini, ----------- dosyaya mübrez birçok dilekçesinde bu hususu kabul, beyan ve ikrar ettiğini, müvekkili şirkete ait tasarım ile ayırt edilemeyecek derecede benzer ya da ortalama tüketici kitlesinde karıştırılma ihtimali yaratan işbu davaya konu ürünlerin davalı---------şirketi tarafından piyasaya arz edilmesinin müvekkilin Sınai Mülkiyet hukukundan doğan haklarını açık bir şekilde ihlal ettiğinin görüldüğünü, burada davalı şirket, ortalama dikkatle hareket eden tüketicinin ürünler arasındaki farkı gözetememesine sebebiyet verme kastıyla hareket ettiğini, davalı tarafın, işbu hukuka aykırı eylemleri dolayısıyla müvekkilin maddi zararını tazminle yükümlü olduğunu belirterek; Davalının, davacı müvekkilin tescilli markası ve tasarımı ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan davalı işaretlerinin kullanımının ve tecavüzün ref'ine karar verilmesine, 6769 sayılı SMK 149/1 maddesi uyarınca; müvekkilin sınai mülkiyet hakkına tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına ve giderilmesine, 6769 sayılı SMK uyarınca, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik (belirsiz alacak) 1000 TL maddi tazminatın ve müvekkilin yoksun kaldığı kazanç ve başkaca zararlarının da tespit edilerek dava tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı avans faiziyle birlikte davalı tarafından ödenmesine, 50.000,00 TL Manevi Tazminat talebinin kabulüne, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkili ---------- davacının ------ gerçekleştirdiği ------- marka başvurusuna itiraz ettiğini, Anılan itirazın reddi üzerine, ----itirazında bulunan müvekkil, ------ itirazının reddi akabinde ----- sayılı dosyası ile görülen---- iptal davasını açmış ve itirazlarını reddeden ------ kararının iptalini ve davacı markasının hükümsüzlüğünü talep ettiğini, anılan ----iptal davasında, Mahkemece ----tarihli ara karar ile, davacının ihtilafa konu -----sayılı başvurusunun 3. kişilere devri halinde yargılama sürecinin uzayacağı ve sekteye uğrayacağı dikkate alınarak “usul ekonomisi” ilkesi gereğince anılan başvurunun üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde tedbir kararı verildiğini, -------- sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama neticesinde tanzim edilen -----tarihli kararı ile reddedilmiştir. Müvekkilin istinaf başvurusu neticesinde---------- tarihli karar ile müvekkilce yapılan istinaf başvurusunun kabulüne ve Yerel Mahkeme kararının müvekkil yararına bozulmasına karar verildiğini, Anılan ----- davacı tarafından temyiz edilmiş ve ----- tarihli bozma ilamı üzerine ------ tarihli kararı ile müvekkilin istinaf talebinin reddine karar verildiğini, Davacı ise açmış olduğu huzurdaki dava ile, ---------- iptal davasının yargılama süreci boyunca ihtilafa konu marka başvurusunun/tescilinin devrinin önlenmesine dair verilen tedbir kararı nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını iddia etmekte ve anılan sözde zararın müvekkiller tarafından tanzimini talep ettiğini, Dava dışı ---------- markası ile aynı ya da benzer markayı aynı ya da benzer ürünler üzerinde kullandığını ileri sürerek, anılan kullanımların davacı aleyhine marka ve tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğini ve bu kullanımlardan müvekkillerin sorumlu olduğunu ileri sürerek, iddia edilen kullanımların ve tecavüzün ref’ine, durdurulmasına, önlenmesine ve giderilmesine karar verilmesini talep ettiğini, Müvekkili ----- huzurdaki davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, ------ davaya konu iddiaların dayanağı tedbir kararının verildiği davaya taraf olmadığı gibi, davacının ileri sürdüğü marka ve tasarım hakkına tecavüz iddiaları ile ilgili de davanın kendisine yöneltilebileceğini gösterir hiçbir delil dosyada bulunmadığını, Bu kapsamda, davanın---- bakımından “Pasif husumet yokluğu” nedeniyle esasa girilmeksizin reddi gerektiğini, davacının marka hakkına tecavüz iddiaları da hiçbir somut delile dayanmayan “sözde” ithamlardan ibaret olduğunu, davacının -------hakkından bahsetmişse de davacının -----te kayıtlı olan veya dilekçesinde bahsettiği herhangi bir tasarım hakkı bulunmadığını, Davacının tecavüz iddialarına dayanak teşkil eden ----- tarihli olduğunu ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) 9. maddede öngörülen 5 yıllık kullanım süresi 14.10.2019 tarihinde sona eren markanın yapılan araştırmalar neticesinde kullanılmadığının görüldüğünü, -------- tarafından açılan -----iptal davasının “ya tutarsa” mantığı ile kötü niyetli olarak ikame edildiğini iddia ettiğini, ------davaya konu iddiaların dayanağı tedbir kararının verildiği davaya taraf olmadığı gibi, davacının ileri sürdüğü marka ve tasarım hakkına tecavüz iddiaları ile ilgili de davanın kendisine yöneltilebileceğini gösterir hiçbir delilin dosyada olmadığını, bu kapsamda, davanın ---------- bakımından “Pasif husumet yokluğu” nedeniyle esasa girilmeksizin reddinin gerektiğini, ------yılında kurulduğunu ve genel merkezinin ----- ---- olduğunu, müvekkilinin------- yılında kurulan ve ağ uygulama teslimi, siber güvenlik ve ----- uzmanlaşmış ---------dahil dünya genelinde idari, satış, pazarlama ve teknoloji geliştirme ofisleri bulunan ----- bir şirket olduğunu, müvekkilinin, dünya standartlarında geniş kapsamlı destek servislerine sahip olduğunu, müvekkili ---------yakın sistem mühendisi, güvenlik uzmanı ve uygulama geliştirici üyesi ile kodlama, konfigürasyon, teknik konuşmalar, videolar, makaleler ve her türlü tecrübe aktarımı için dev bir kaynak olduğunu, yaklaşık 30 yıldır aktif bir şekilde faaliyet gösteren ve halihazırda ---- yakın çalışanı istihdam eden -------- merkezi bulunan müvekkil firmanın, davacıdan haberdar olmasının tek nedeninin, davacının -------- sayılı başvurusu olduğu ve davacının iddia ettiği gibi davacı ile ilgili herhangi bir -------beslemesinin mümkün olmadığını, usul ekonomisini korumayı hedefleyen tedbir kararının yerinde ve haklı olduğunu, davacının “devrin önlenmesi yönündeki” tedbir nedeniyle zarara uğradığı iddiası asılsız olduğunu, davacının marka ve tasarım hakkına tecavüz iddialarının reddi gerektiğini, yapılan araştırmalar neticesinde davacının dayanak markasının -------- sınıfta kullanılmadığının görüldüğünü, davacının tecavüz iddialarının ispatlanamadığını belirterek; Davanın, müvekkil -------nedeniyle usulden reddine, Davacının tecavüz iddialarına karşı SMK 29/2 hükmü uyarınca sunulan kullanmama def’i uyarınca kullanımları ispata davet edilmesine ve 11 ispatlayamaması halinde tecavüz iddialarına konu taleplerinin incelenmeksizin reddine, Haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalıların ------- sayılı davasında davacı hakkında haksız ihtiyati tedbir kararı verilmesine neden olup olmadıkları, davacının bu nedenle maddi ve manevi zarara uğrayıp uğramadığı, davalı -------- markasını kullanıp kullanmadığı, bu şekilde davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabette bulunup bulunmadığı, davacının maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, davalı -------- görülen davada taraf olmaması nedeniyle ve marka kullanımları nedeniyle kendisine karşı dava açılıp açılamayacağı, davacının kendisine ait ---- markasını tescilli olduğu mal ve hizmetlerde dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içinde ciddi ve etkin bir şekilde kullanıp kullanmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

İNCELEME GEREKÇE:Taraf vekillerinin davadan feragat ettiklerine dair dilekçe verildiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin vekaletnamede davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davadan feragat HMK'nın 307. ve 311. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK 307. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 03/04/2024