T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/93 Esas
KARAR NO: 2024/78
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/02/2024
KARAR TARİHİ: 06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin hayvan maması sattığını, davalı belediyeye de yetişkin kedi maması sattığını, karşılığında --------- nolu, 31/07/2023 tarihli ve 218.400,00 TL bedelli fatura kestiğini, davalı belediye tüm şifahi görüşmelere rağmen ödeme yapmadığı için 29/11/2023 tarihinde ------- E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, 30/11/2023 günü davalı borçlu kuruma e-tebligat ile ödeme emri gönderildiğini, borçlu tarafça ödeme emri tebliğ alındıktan sonra 07/12/2023 tarihinde şirket hesabına 216.674,64TL haricen ödeme yapıldığını, davalı borçlu tarafça ödeme emri 30/11/2023 günü tebliğ alındığını, 07/12/2023 günü şirket hesabına haricen ödeme yapıldığını, 08/12/2023 tarihinde de borca itiraz edildiğini, ödeme takip başlatıldıktan sonra olduğu için davalı borçlu taraf her ne kadar asıl borçtan sorumlu olmasa da takip giderleri ve vekalet ücreti yönünden sorumluluğu devam etmekte olduğunu, davalı borçlu tarafça ------- E. sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın, icra harç ve masrafları ile icra vekalet ücreti yönünden iptaline ve icra takibinin iş bu kalemler yönünden devamına, davalı borçlu aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK m.67 hükmü kapsamında iptali istemine ilişkindir. HMK m.138 hükmüne göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir. ------sayılı kararında görevsizlik nedeniyle davanın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde ve tensip ile birlikte dava şartı noksanlığından usulden reddedilmesinde HMK m.30 hükmü de gözetildiğinde bir isabetsizlik olmadığına karar verilmiştir. Anılan karara göre, dava şartlan yargılamanın her aşamasında denetlenip, dava şartının bulunmaması halinde HMK m.115/2 hükmü uyarınca dosya üzerinden karar verilmesi mümkündür. Bu kapsamda dosya öncelikle mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve işin ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir.Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Ticari iş ve ticari dava birbirinden ayrıdır. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan ve dava şartı olmakla mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen incelenir. Somut olayda; uyuşmazlık satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Diğer bir deyişle uyuşmazlık mutlak ticari dava kapsamında değildir. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde çözülmesi için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden tacir ve ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Davacının iddiası kapsamında sözleşme konusu işleri ticari işletmesiyle ilgili olarak yaptığında tereddüt bulunmamaktadır. Ne var ki davalının belediye olduğu göz önüne alındığında uyuşmazlık konusu işleri, ticari işletmeleriyle ilgili olarak değil, kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirmiştir. Kaldı ki, TTK’nın 16/2. maddesi uyarınca devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılamayacağından davalı belediyenin tacir olarak kabulü de mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, tacirin işlerinin ticari olması ilkesi de burada işlevsiz hale gelmiştir. Nitekim bu husus -------- ve daha bir çok kararında vurgulanmış olup, eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan ve mahkememiz görevli olmadığından, davanın usulden reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-TTK m.4 ve 5/3 ve HMK m.114/1-c ile HMK m.115/2 hükümleri uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı yönünden usulden reddine,
2- HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli------- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,
İlişkin olarak davacı vekili ile davalıların yokluklarında dosya üzerinden yapılan inceleme sonunca verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!