T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/88 Esas
KARAR NO: 2024/427
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/02/2024
KARAR TARİHİ: 04/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: vekil edeninin, davalının müteahhitliğini üstlendiği --------- mahallesindeki inşaatın asansörünün imalat ve montaj işini aldıklarını, müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen davalı tarafın sözleşme yükümlülüğüne uymayarak borcunu ödemediğini,10.000.-ABD Doları +KDV alacaklarının tazmini için --------İcra Müdürlüğünün -------- esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, ancak davalı tarafından yapılan haksız itiraz sonucu takibin durduğunu beyanla icra dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili arasında inşaat projesinin asansör işi ile ilgili eser sözleşmesi yapıldığını, davacı taraf her ne kadar işi tamamlayıp teslim ettiğini iddia etse de gerçekte edimini yerine getirmediğini, asansörlerin çalışır vaziyette teslim edilmediğini, bu nedenle binaya iskan alınamadığını işin yapıldığına dair anahtar teslimine ilişkin belge veya tutanak bulunmadığını, müvekkilinin zarara uğradığını beyanla haksız ve yersiz davanın reddine, % 20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, hukuki niteliği itibari ile eser sözleşmesine dayalı itirazın iptaline ilişkindir.-------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevabı dosya arasına alınmıştır. Yazı cevabı incelendiğinde davalının mükellefiyetinin başladığı tarihten itibaren gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olup işletme hesabı esasına (ikinci sınıf tüccar) göre defter tuttuğu belirtilmiş, 2023 takvim yılı beyannameleri yazı ekinde gönderilmiştir.Defter tutma hadlerini düzenleyen Vergi Usul Kanunun 177/1.maddesine göre;
" Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı,7.200.000.000 (480.000 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (684.000 TL) lirayı aşanlar"ın birinci sınıfa dahil oldukları belirtilmiştir.Vergi Dairesi tarafından müzekkere cevabı ekinde gönderilen davalının 2023 yılı beyannamelerin incelenmesinde mal alım satım toplamının VUK. 177. Maddesinde belirtilen sınırın altında kaldığı, esnaf sınırda olduğu, tacir olmadığı görülmüştür. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. --------- Vergi Dairesi Müdürlüğünün müzekkere cevabına göre davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve V.U.K. 177. Maddesine göre kazançlar toplamının esnaf sınırında kaldığı, dolayısıyla tacir olmadığı, ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı. somut uyuşmazlığın tüm tarafları tacir olmadığından ve uyuşmazlık TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından ticari dava niteliğinde de kabul edilemeyeceği,Bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varıldığından, HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verimiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,
2-Karar kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvuru halinde dava dosyasının görevli -------- Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzii edilmesi için Tevzii Bürosuna gönderilmesine,
3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!