WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/79 Esas
KARAR NO: 2024/444
DAVA: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/01/2024
KARAR TARİHİ: 11/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket ile davalı arasında ---------- kullanılmak üzere trafo ve trafo köşkü yapımı hususunda yazılı anlaşma yapıldığını, proje bedelinin 30.100.-Euro olarak belirlendiğini, ürünlerin imalatının tamamlanmış olmasına rağmen davalı tarafın aylar sonra müvekkili şirketin herhangi bir kusuru olmaksızın projeden vazgeçtiğini bildirdiğini, belirlenen proje bedelinden projenin iptaline kadar geçen sürede vermiş olduğu hizmetler, danışmanlık ve malzeme bedelleri toplamı olan 16.500.-TL Euro' nun davalı tarafından ödenen 20.000.-Euro' dan mahsup edilerek 3.500.-Euro' nun iade edildiğini, ancak daha sonra davalı tarafından müvekkili şirketin hesaplarına bloke konularak ---------İcra Müdürlüğünün ---------- sayılı dosyası ile icra takibine de geçildiğini, ödeme emrinden haberdar olunmadığı ve dolayısıyla da itiraz edilmediği için takibin kesinleştiğini, müvekkilinin mağdur olarak tüm ticari faaliyetlerinin kilitlenmiş bulunduğunu beyanla--------İcra Müdürlüğünün--------- sayılı dosyasında müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, % 20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle mahkememizce-------İcra Müdürlüğünün -------- sayılı dosyasına konulan ödeme yasağının kaldırılmasının gerektiğini, müvekkili tarafından öncesinde ödeme yapıldığı halde malları teslim edilmeyen ve mağdur olanın müvekkili olduğunu, icra takibine süresinde itiraz edilmediğini, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine müvekkilinin davacı şirketten danışmanlık ve hizmet satın almadığını, davacı tarafın 16.500.-Euroyu neye istinaden iade etmediğinin anlaşılmadığını, hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamaz ilkesi gereğince davacı tarafın müvekkilinden mahrum olduğunu iddia ettiği ödemeyi talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile alacağın % 20' sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, hukuki niteliği itibari ile itirazın iptali talebine ilişkindir.---------- yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. --------- Mükellef Hizmetleri Müdürlüğü'nün 13.02.2024 tarihli müzekkere cevabına göre davalının gelir getirici kazanç olmaksızın bazı işlemlerde kullanılmak üzere potansiyel mükellef kaydının bulunduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak davalının tacir olmadığı, ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı. somut uyuşmazlığın tüm tarafları tacir olmadığından ve uyuşmazlık TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından ticari dava niteliğinde de kabul edilemeyeceği,Bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varıldığından, HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verimiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,
2-Karar kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvuru halinde dava dosyasının görevli ---------- Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzii edilmesi için Tevzii Bürosuna gönderilmesine,
3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
11/06/2024