WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/73 Esas
KARAR NO: 2024/73
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/01/2024
KARAR TARİHİ: 31/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ve diğer davalıların kardeş olduklarını, bir arada büyüyen davacı ve davalılar birlikte iş yapmaya karar verdiklerini, davalı ..., 2019 Aralık ayında çalışmış olduğu marketin satışa çıktığını kardeşleri ile paylaşması neticesinde davacı ve davalılar marketi devir almaya karar verdiklerini, aralarında en büyük kardeş olan ... üzerinden işletmeyi devir almayı karar kıldıklarını, ... 02.01.2020 tarihinde gerçek kişi tacir olarak ... -------- Market şahıs şirketini kurduklarını, işletmenin Adi Ortaklık vasfını taşıdığını, diğer davalılardan ..., ... ve ... ise işletmenin devir alma karşılığı olarak, kişi başı 20.000,00 TL verdiklerini, her bir kardeşin ortaklık payı %20 olduğunu, İşletme 650.000,00 TL tutar ile devir alındığını, işletme Davalı ... üzerine kurulduğunu, devir işlemleri esnasında davacı ..., -------- ili, ------- İlçesi, ------- Mahallesi, ------- Ada,------- Parsel'de yer alan arsasını sattığını, arsa alıcısı tutarı doğrudan ... banka hesabına gönderdiğini, davacının ----------- bulunan arsayı 145.000.00 TL'ye satmış olduğunu, bu tutar davalı ... alıcı olarak doğrudan iletildiğini, davacının ... elden 10 adet ATA altını vermiştir. bu duruma aile bireyleri bizzat şahit olduklarını, davacının devir işlemlerinde yüklü harcamalar yaptığını, sermayesini verdiğini, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca her ortağın kazanç ve zarardaki payı eşit olup, adi ortaklığın yönetimine tüm ortaklar haiz olduğunu, tüm ortakların işletmedeki mali durumdan bilgisinin olacağı, isteyen her ortağın istediği zaman gelir ve gider tablosunu inceleyebileceği bu konularda ortaklara sınırlama getirilemeyeceği; alım, satım, işe alma ve işten çıkarma ve sair işletmeyi ilgilendiren her türlü hususta kararların oybirliği ile alınacağı, ayrıca adi ortaklık uyarınca işletmedeki aylık net kazanç tutarının taraflar arasında eşit olarak paylaştırılacağı taraflarca kararlaştırıldığını, davalı ... ise bu süreçte sözleşmeye aykırı olarak davacının bilgisi ve muvafakati olmaksızın arabalar ve taşınmaz satın aldığını, Bu mal varlıkları davacı tarafından bilinen mal varlıkları olup, davalı ... başkaca araç, taşınmaz, banka hesabında para, altın döviz ve sair varlığının olup olmadığı davacı tarafından bilinemediğini, davalı ..., işletmeyi tek başına yönetmekle birlikte işletmenin mali durumu ile ilgili davacıya bilgi vermediğini, davalı ..., davacı ve diğer davalılar hakkında market çalışanı olarak bahsettiğini, davacının davalı ... ortaklıktan kaynaklanan hakkını istediğini, davalı ... ise müvekkilimizin hiçbir hakkı olmadığını ileri sürerek davacıyı işletmeden tehditler savurarak kovduğunu beyan ederek davalı ... ait tüm araç, taşınmaz, banka hesapları ve tüm malvarlıklarının 3. kişilere devir ve tescillerinin engellenmesi için tüm malvarlıklarına teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, ihtiyati tedbirden doğan yargılama ve vekalet ücreti masralarının ileride haksız çıkacak taraf aleyhine hükmedilmesini, davanın kabulünü, sair tüm talepler, ek dava açma ve ıslah ve bedel arttırım dilekçesi vermeye ve sair fazlaya ilişkin alacak ve haklar yönünden tüm hakların saklı tutulmasını talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; adi ortaklık sözleşmesinin feshi ve tasfiyesi ile ortaklık ve kar payının tahsili istemine yönelik belirsiz alacak davasıdır. HMK m.138 hükmüne göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir. --------sayılı kararında görevsizlik nedeniyle davanın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde ve tensip ile birlikte dava şartı noksanlığından usulden reddedilmesinde HMK m.30 hükmü de gözetildiğinde bir isabetsizlik olmadığına karar verilmiştir. Anılan karara göre, dava şartlan yargılamanın her aşamasında denetlenip, dava şartının bulunmaması halinde HMK m.115/2 hükmü uyarınca dosya üzerinden karar verilmesi mümkündür. Bu kapsamda dosya öncelikle mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiştir. 04.06.1958 gün --------- sayılı --------- kararında vurgulandığı üzere; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hakimin görevidir. Diğer bir deyişle; bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir.Huzurdaki davada davacı, taraflar arasında bir adi ortaklık ilişkisi kurulduğunu, davalı ... büyük kardeş olması sebebiyle onun adı ile sicile kaydedilen ortaklık ilişkisi içerisinde ortakların belirli bir sermaye koyma borcunu ifa ettiklerini ve faaliyete başlandığını, ortaklık payının % 20 olarak belirlendiğini, zamanla davalı ... sözleşmeye aykırı davrandığını, ortaklık paylarını ödemediğini belirterek adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile birlikte kar payının tarafına ödenmesini talep etmiştir. Bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ile davalılar arasında market işletmesine ilişkin adi ortaklık ilişkisi kurulup kurulmadığı ve bu ilişki kapsamında iddia edilen hususların mahkememizin görev alanına girip girmediği hususlarında toplanmaktadır.Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. 6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenini ilgilendirmekte ve HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup HMK.115 hükmü uyarınca dava şartlarının mevcudiyeti yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilir. 6100 sayılı HMK m.2 hükmünde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalar ile şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir.Adi ortaklık Türk Borçlar Kanunu'nun 620 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. TBK m.620 hükmünde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir." hükmüne yer verilmiştir. Olayımızda taraflar gerçek kişidir. HMK m.30 hükmü gereğince usul ekonomisine ilişkin ilkeler ve--------sayılı ilamı emsal alınarak Uyap entegrasyon sistemi ve-------- Ticaret Odası web sayfasında yer alan bilgi bankası verileri incelendiğinde huzurdaki davanın taraflarından davalı ... hariç, davacı ve diğer davalıların potansiyel gelir mükellefi oldukları ve ticaret sicil kayıtlarının bulunmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla somut olayda tarafların tümünü tacir olmamaları sebebiyle nispi; yapıldığı iddia edilen adi ortaklık sözleşmesine ilişkin hükümlerin de TTK'da düzenlenmemesi sebebiyle mutlak bir ticari davadan söz edilemeyecektir. Bu nedenle uyuşmazlığın malvarlığı haklarına ilişkin olması sebebiyle davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Emsal niteliğindeki --------, -------- ve --------sayılı ilamları da dava konusu olayda olduğu gibi Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu yönünde kararlar içermektedir. ------- Sayılı ilamında da aynen; "Türk Borçlar Kanununun 620. maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir." hükmüne yer verilmiştir. Adi ortaklık TBK'nın 620 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. Somut olayda taraflar tacir olmadığından, adi ortaklık da TTK'da düzenlenmediğinden, malvarlığı haklarına ilişkin olan davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklinde karar vermiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve incelenen tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın taraflar arasında yapıldığı iddia edilen adi ortaklık ilişkisi kapsamında belirlenen karın ödenmemesi iddiasına ilişkin olarak ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile payın ve karın ödenmesine ilşkin uyuşmazlıkların mutlak ticari dava olmadığı, her ne kadar davalı ... gerçek kişi tacir ise de davacı ve diğer davalıların tacir sıfatını taşımadığı bu bakımdan nispiliğin de söz konusu olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın malvarlığı haklarına ilişkin olması sebebiyle genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varıldığından TTK 4,5/3. ve HMK.114/1-c ile HMK 115/2 maddeleri uyarınca davanın görev dava şartı noksanlığı yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-TTK m.4 ve 5/3 ve HMK m.114/1-c ile HMK m.115/2 hükümleri uyarınca davanın görev dava şartı noksanlığı yönünden usulden reddine,
2-HMK.'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli -------Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK.'nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
İlişkin olarak davacı vekili ile davalıların yokluklarında dosya üzerinden yapılan inceleme sonunca verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -------- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/01/2024