T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/640 Esas
KARAR NO: 2024/159
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/09/2023
KARAR TARİHİ: 29/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının -------- numaralı tesisatın bulunduğu ------ Mah. ------ Sk. No------- -------- adresindeki işyerinde kaçak elektrik tüketmiş olduğunu, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde davalı hakkında 25.03.2022 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde şirketin bilgisi dışında dağıtım sistemine doğrudan bağlantı yaparak ve şebekeden kaçak hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilerek davalı aleyhine Kaçak Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı düzenlendiğini, bu tutanaktaki tespitler dikkate alınarak kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisine karşılık 819.305,13 TL. miktarlı kaçak elektrik tahakkık hesabı yapılarak faturalandırıldığının, tutanak, tahakkuk ve fatura bedeli dava ve icra takibinin konusu olduğunu, dava konusu alacağın talebe rağmen ödenmemesi nedeni ile davalı hakkında------- Esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu, davalı dosya borcunun tamamına itiraz ederek takibin durdurulduğunu, davalının kuruma olan borçlarını ödemediğini, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiklerini, Davalının kaçak elektrik enerjisi kullandığı ve düzenlenen faturayı süresinde ifa etmediğini, davalının, dağıtım lisansı sahibi müvekkil Şirket ------- ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden ve müvekkil şirketin izni dışında kesik olan elektriği açarak kaçak elektrik kullanılması nedeniyle kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit tutanaklarının düzenlenmesine sebep olduğunu, bu şekilde davalının kaçak elektrik tükettiğini, bu sebeplerle davanın kabul ile davalı tarafından-------- Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibe itirazın haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle İİK 67/2. idesi uyarınca hükmolunan bedelin % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya yerilmesine, yargılama gideri ve ücret-i vekâletin davalıya yükletilmesine, arabuluculuk ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkilinin tacir olduğu zannından hareketle dava açtığını, davanın ticari dava niteliğinde olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girmesi için Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava niteliğinde olduğunu, her ne kadar Davacı taraf tacir sıfatını haiz olsa da müvekkilinin tacir olmadığı davanın da müvekkilinin ticari işletmesi ile bir ilgisi bulunmadığını, müvekkilinin vergi mükellefi olarak bağlı olduğu -------- Vergi Dairesi Başkanlığından gelen yazı cevabına göre de gerçek kişi olarak çalışma faaliyetini 30.11.2006 tarihi itibarıyla bıraktığını, aynı dönemde dahi müvekkilinin tacir değil, esnaf işletmesi olarak faaliyet yürüttüğünü, dava açısından HMK m. 2 gereğince genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, dolayısıyla görevsizlik nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafından başlatılan takibe müvekkili tarafından yasal süre içinde 21.06.2022 tarihinde itirazda bulunulduğunu, davacının ise davayı 05.09.2023 tarihinde ikame ettiğini, itirazın iptali davası için bir yıllık hak düşürücü süre öngörüldüğünü, bir yıllık hak düşürücü sürenin de 01.07.2022 itibarıyla başladığını, itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre zarfından açılmadığını, bu yönden de usulden reddinin gerektiğini, kaçak elektrik kullanımının yapıldığı yerin müvekkili ile hiçbir ilgisi olmadığını, söz konusu adresin ise ne müvekkili ne de davacının iddia ettiği üzere müvekkilinin pay sahibi olduğu, ayrı bir tüzel kişiliği bulunan -------- şirketi ile bir ilgisi bulunmadığını, müvekkili --------- belirtilen adreste bir aboneliği bulunmadığı gibi yine aynı adreste kendisine ait bir ticari işletmesi de mevcut olmadığını, dava dilekçesinin ekinde yer alan ticaret sicil kayıtlarına göre -------- Şti.'nin işletme adresinin -------- Mahallesi ------- Sok. No: ------ -------- adresinde bulunduğunu, Oysaki kaçak elektrik kullanımı, No: -------- adreste tespit edildiğini, tapu sicil kayıtlarının celbiyle birlikte, kaçak kullanımın tespit edildiği taşınmazın müvekkili ile hiçbir ilgisinin bulunmadığının anlaşılacağını, dava dilekçesi ekinde ------- şirketinin kayıtlarına delil olarak başvurulması da müvekkilinin bu şirketteki pay sahipliği ve müdürlük görevi nedeniyle kendisine davanın yöneltildiğini gösterdiğini, izah edildiği ilgili ticaret sicil kayıtlarından açıkça görüleceği üzere müvekkilinin kendi adına ve hesabına işlettiği hiçbir ticari işletme bulunmadığını, kaçak elektrik kullanım tahakkuk hesap detayına göre kullanımın ticarethane kapsamında gerçekleştirildiğini, davacı'nın İcra-İnkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını, dava konusu alacak iddiası haksız fiile dayalı olduğundan likit olmadığını, bu nedenlerle davanın görevsizlik sebebiyle usulden reddine; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine; mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, kanuni vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile davacı tarafça davalının kaçak elektrik kullandığından bahisle aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine yöneliktir.Vergi Dairesine ve ------- yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Davalı -------- 27/04/2004 - 30/11/2006 tarihleri arasında Araba Yağlama, Yıkama, Cilalama Ve Benzeri Faaliyetler, Katı, Sıvı Ve Gaz Haldeki Yakıtların ve ilgili Ürünlerin Bir Ücret Veya Sözleşmeye Dayalı Olarak Toptan Satışını Yapan Aracılar (Motorlu Taşıt Yakıtları Dahil) faaliyetinde bulunduğu ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu tespit edilmiştir.Davalının şirketin bilgisi dışında dağıtım sistemine doğrudan bağlantı yaparak ve şebekeden kaçak hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı iddia olunan tarihlerde vergi mükellefiyetlerinin olmadığı, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı. somut uyuşmazlığın tüm tarafları tacir olmadığından ve uyuşmazlık TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından ticari dava niteliğinde de kabul edilemeyeceği, bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varıldığından, HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verimiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,
2-Karar kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvuru halinde dava dosyasının görevli-------- Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzii edilmesi için Tevzii Bürosuna gönderilmesine,
3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!