T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/467 Esas
KARAR NO: 2024/350
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 21/06/2023
KARAR TARİHİ: 07/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/12/2021 tarihinde müvekkilinin ZMMS sigortalısı ve davalı şirketin maliki olduğu iddia edilen -------- plakalı aracın dava dışı -------- Şti.'nin malili olduğu -------- plakalı araca asli ve tam kusurlu bir şekilde çarparak olay yerini terk etmiş ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, dava konusu kazada müvekkilinin sigortalısı -------- plakalı aracın Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili hükümlerine uymaması sebebi ile asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin sigortalısına düzenlediği poliçe kapsamında ------- plakalı araçta meydana geldiği iddia edilen 25.474,11 TL tutarında hasar ödemesi , --------- kararı sonrasında-------- İcra Dairesi'nin -------- numaralı dosyası kapsamında 8.786,00TL değer kaybı, 1.564,26TL ödeme masrafı, 387,49TL faiz, 6.788,14TL tazminat ödemesi olmak üzere 17.528,89TL değer kaybı ödemesi, toplamda 43.000,00TL ödeme yaptığını, müvekkilinin yasal düzenlemeler gereği yapılan ödemelerin rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine -------- İcra Dairesi'nin --------- esas sayılı dosyasında 43.000,00TL asıl alacak, 3.181,71TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplamda 46.181,71TL ilamsız icra takibi başlattığını ve davalı tarafın borca, faize ve tüm ferilerine itirazı üzerinde takibin durduğunu, ancak dava konusu kazada --------- plakalı aracın kasti, kusurlu hareketleri sonucu kazaya sebebiyet vermesi sebebi ile KTK hükümleri gereğince müvekkilinin yapmış olduğu iddia edilen ödemeyi sigortalı davalıya rücu edebileceğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalının takibe, borca, asıl alacağa, ve faize ilişkin itirazlarının iptali ile icra dosyasındaki takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının talep ettiği tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, ayrıca müvekkilinin maliki olduğu iddia edilen -------- plakalı aracın kaza tarihinden önce müvekkili tarafından Uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmesi ile dava dışı 3. Kişiye kiralandığını ve sözleşme uyarınca KTK hükümleri gereği araç malikinin işletenlik sıfatının sona erdiğini, müvekkilinin araç üzerinde fiili ve ekonomik hakimiyeti olmaması, aracın işleteni veya sürücüsü olmaması sebebi ile aracın sadece kuru mülkiyet sahibi olduğunu ve müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin maliki olduğu ancak işleten sıfatı bulunmadığı motosikletin sürücüsünün dava konusu kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu nedenlerle davanın -------- plakalı aracın işleteni ve kiracısı --------Ş.'ne ihbar edilmesine, davanın usulden, husumet ve esastan reddine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Mahkememizce alınan 04/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda, bilirkişi; -------- plakalı araç sürücüsü dava dışı ----------kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, --------- plakalı araç sürücüsü dava dışı -------- kazanın meydana gelmesinde tamamen kusursuz olduğu, --------- plakalı araçta mezkur kazada oluşan hasarın kaza tarihi itibariyle hasar onarım bedelinin 24.091,52 TL + KDV olduğu, davalı tarafın yapmış olduğu hasar tazminatı ödemesi mahsup edildiğinde, bakiye kalan hasar onarım bedeli tazminatının 2.953,88 TL olduğu, -------- plakalı araçta mezkur kazada oluşan hasar dolayısıyla değer kaybı meydana geldiği, değer kaybı miktarının kaza tarihi itibariyle 25.000,00 TL olduğu, davalı tarafın yapmış olduğu değer kaybı tazminatı ödemesi mahsup edildiğinde, bakiye kalan değer kaybı bedeli tazminatının 16.214,00 TL olduğu, yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davalı ile davacı arasındaki ZMMS poliçesi ile genel şartlara aykırılık iddiasına dayalı rücuen tazminat talebine ilişkin başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline yöneliktir.--------- İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye istinaden ---------- Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.
İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.2918 sayılı KTK 95/2 maddesi gereği, ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilecektir. Kanun gereği sigorta şirketi tarafından rücu talebi yalnızca kendi sigortalısına karşı ileri sürülebilecektir. Davacı, rücu sebebi olarak davalının kaza sonrası olay yerini terk ettiği iddiasındadır.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları A.6 maddesinde teminat dışı haller sayılmış olup, 6102 sayılı TTK 1409/2 maddesi gereği rizikonun ya da rizikoların sigorta teminatı dışında kaldığının iddia edilmesi hususunda ispat külfeti sigortacıya aittir. İlke bu olmakla birlikte, 6102 sayılı TTK 1446 maddesi uyarınca sigortalı, rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar külfetini kasten yerine getirmez ve iyi niyet kurallarına açıkça aykırı olacak şekilde sigorta teminatı dışında kalan hususu, bu oluşan rizikonun teminat içindeymiş gibi ihbar ederse, ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçecektir. Davalı ile ile davacı arasında,------- plakalı araca yönelik zorunlu mali mesuliyet sigortası düzenlendiği, davacı tarafça dava dışı hak sahibine tarihinde 10.393,39 TL (değer kaybı) ,15/09/2022 tarihinde tazminat ödemesi yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.f maddesi gereği, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına teminat dışı durum ve rücu sebebi olarak kabul edilmiş olup, kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hali de sigortalıya başlıca rücu nedenleri arasında sayılmıştır. Olay yerini terk etmenin zorunlu hal nedeniyle olduğunu somut şekilde ispat külfeti, sigorta şirketine değil, 4721 sayılı MK 6 ve 6100 sayılı HMK 190 maddeleri kapsamında sigortalıya aittir.Somut olayda sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terk ettiği, olay yerinden ayrılma için aranan zorunlu haller olarak ifade edilen, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme ve/veya can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu halin gerçekleştiğinin ispat edilemediği anlaşılmakla davacı lehine rücu koşulları oluşmuştur. Her ne kadar davalı tarafından sigortalı aracın uzun süreli kiralandığı ve bu sebeple pasif husumetinin bulunmadığı savunulmuş ise de davalının poliçede davacının akidi olduğu anlaşılmakla husumetin davalıya düştüğü ve davalının zarardan sorumludur.Yani davalının aracı uzun süreli kiraya vermiş olması onun kiraya verdiği kişiyle arasındaki iç ilişkiye ait bir sorundur ve sigortacının trafik sigortasına dayalı olarak tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurabileceği kimse, aracın gerçek işleteni kim olursa olsun, sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren olduğundan, davalı sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.Rücuen tazminat davaları; gerçek zararın giderilmesi amacına yöneliktir. Zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı, ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusundan isteyebilir. Zarar görene yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir. Başka bir ifade ile rücuen tazminat davaları, ödenmesi gerekenin tespiti amacı güder. Her ne kadar mahkememizce alınan 04.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda yapılan ödemenin, gerçek zarardan mahsubu ile bakiye tazminat miktarları bulunarak hatalı değerlendirme yapılmış ise de gerçek zararın belirlenmesi ve kusur oranı tespiti yönünden bilirkişi raporunun bilimsel ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından rapordaki saptamalara itibar davacının dava dışı zarar görene yapmış olduğu ödemenin kadri maruf olduğu ve meydana gelen trafik kazasında davalının maliki olduğu --------- plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu hususunda mahkememizce tereddüt bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı tarafından 15/09/2022 tarihinde 43.000,00 TL ödeme yapılmış ise de aslında davacı tarafından dava dışı hak sahibine meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin olarak 25.474,11 TL hasar bedeli, 8.786,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 34.360,11 TL ödemiştir. Davacı sigorta şirketi, elinde bulunan imtiyazlı gücünü kullanarak ve eksperleri kullanmak suretiyle gerçek zararı tespit ettikten sonra tazmin etmekle mükelleftir. Davacı sigorta şirketi, bahsedilen biçimde hareket etmeyip dava dışı hak sahibinin --------- başvurusu neticesinde verilen kararın icrası amacıyla başlattığı -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı dosyasında yargılama gideri, vekalet ücreti ve faiz gibi feriler ödemiştir. Mezkur feriler yönünden davacı sigorta şirketinin rücu hakkı bulunmamaktadır. Bu sebeple sigorta şirketi yalnızca 34.360,11 TL tutarındaki ödemeyi davalıdan rücu edebilir. Rücuen tazminat talebinde bulunan, karşı tarafı ihtarla temerrüde düşürmesine gerek kalmaksızın, ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilecektir . Başka bir ifadeyle rücuen tazminat davalarında faiz başlangıç tarihi, rücu hakkı bulunanın ödeme yaptığı tarihtir. Bu sebeple ödeme tarihi olan 15/09/2022 tarihi ile takip tarihi olan 07/04/2023 tarihi arasında avans faiz talep edebileceğinden ve bu hesaplama basit hesap niteliğinde olduğundan mahkememizce hesaplama yapılarak 2.568,07 TL işlemiş faiz bulunduğu anlaşılmıştır.Yukarıda anlatılanlar hep birlikte değerlendiriliğinde davacı tarafından davaya konu icra takibine konu edilen alacağın likit olduğu ve davalının itirazının kısmen haksız olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne ve asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulüne, davalının -------- İcra Müdürlüğü'nün ------- esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 34.360,11 TL asıl alacak ve 2.568,07 işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.928,18 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olduğundan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 6.872,02 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.522,56TL karar ve ilam harcından peşin alınan 557,76TL'nin mahsubu ile bakiye 1.964,80TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça sarf olunan 5.063,75TL bilirkişi ve posta masrafı ile 557,76TL peşin, 179,90TL başvurma harcı toplamları olan 5.801,41TL'nin davanın kabul ret oranına isabet eden 4.641,13TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye 1.160,28TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, davacı lehine yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, davalı lehine yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 9.253,53TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
8-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde---------Arabuluculuk Bürosu'nun -------- nolu dosyası ile takdir edilen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul ret oranına isabet eden 2.496,00TL'sinin davalıdan, bakiye 624,00TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!