WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/308 Esas
KARAR NO: 2024/141
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/12/2021
KARAR TARİHİ: 22/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu takip dosyasında borçlu olmamasına rağmen hakkında haciz işlemleri uygulandığının, ilgili icra dosyasından hacizlerin kaldırılması taleplerini icra müdürlüğünce ilk seferde haklılıklarının anlaşılarak 21/05/2019 tarihli kararı ile kabul edilmiş ve daha sonradan tekrar konulan hacizlerin önceki karar doğrultusunda kabul edilmiş beklenirken "alacaklı tarafın dosyada herhangi bir beyanı olmadığını, haciz uygulanan şirketin takip talebinde vergi numarası belirtilen şirket olduğunun görüldüğünü, borçlu şirketin borçlu şirket olmadığından takip talebinde vergi numarası belirtilen şirket olduğunun görüldüğünü, borçlu şirketin borçlu şirket olmadığından bahisle yapılan haciz kaldırma talebinin reddine, dosyadan borçlu kaydının silinmesi talebinin reddine" karar verildiğini, haksız olarak verilen bu kararın kaldırılması için ------- Esas sayılı dosyası ile şikayet yoluna gidildiğini, icra mahkemesince eksik inceleme yapılarak şikayetin reddine karar verildiğini, icra hukuk mahkemeleri kararları ilgili yasa gereği kesin hüküm oluşturmadığından haksız yere verilen bu karar nedeni ile huzurdaki davayı açmak zaruretinin doğduğunu beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikli olarak davacı tarafından açmış olduğu davasını görevli mahkeme de açmamış olduğunu, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı/Borçlu taraf açmış olduğu iş bu davada icra dosyasında borçlu şirket olmadıklarını, icra dosyasında belirtilen borçlunun kendilerinin olmadığını ve sonradan müvekkili şirketin dosyaya eklendiği ve mağduriyetlerinin doğduğu gerekçesi ile iş bu menfi tespit davasını açtıklarını, öncelikli olarak davacı taraf davasında haksız olup, dile getirmiş olduğu iddialar asılsız olduğunu, zira müvekkili şirket tarafından davacı şirket yetkilisi arasından imzalanan sözleşme gereği elektrik hizmeti verilmiş olup, davacı/borçlu tarafından verilen hizmete ilişkin olarak borcunu ödememesi üzerine icra takibi başlatılmış ve icra takibi kesinleştiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi , sözleşmenin akdedildiği tarihte davacı şirket yetkilisi olan -------- tarafından imzalanmış ve ilgili şahıs tarafından sunulan evraklar neticesinde işlem yapıldığını, dilekçe ekinde sunmuş olduğu ilgili evraklarda görüleceği üzere uyuşmazlığa konu işlemin yapıldığı tarihte şirket yetkilisi olan -------- tarafından işlemler yapılmış ve şirket yetkilisi tarafından imza atılarak ilgili alınmaya başlandığını, ilgili evraklara ve Ticaret Sicil evraklarına bakıldığında şirket yetkilisi olarak -------- ile beraber şirketin diğer ortağının -------- olduğu çok açık bir şekilde ortada olduğunu, ilgili şirket yetkilisi tarafın elektrik aboneliği bağlatılması için müvekkili şirket ile iletişime geçmiş ve bundan ötürü taraflar arasında sözleşme akdedildiğini, ilgili sözleşmeye davacı/borçlu şirket yetkilisi bizzat kendisi tarafından imzalanarak sözleşme akdedildiğini, açıklanan hususlar çerçevesinde davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak açılan iş davanın esastan incelenerek reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; abonelik sözleşmesinin tarafı olmadığı iddiasına dayalı olarak takipten sonra açılan menfi tespit davası iken yargılama sırasında yapılan ödeme sebebiyle İİK m.72/VI hükmü uyarınca istirdat davasıdır.Dosyanın safahatı incelendiğinde davanın ilk olarak açıldığı -------- sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın gönderildiği --------- sayılı ilamı ile yine görevsizlik kararı verilerek mahkememize tevzi edildiği, görevsizlik karar veren Tüketici Mahkemesi'nce İcra dosyasının, icra mahkemesi dosyasının, sözleşme suretlerinin ve-------- Ticaret Odası kayıtlarının celp edildiği görüldü.Davaya konu -------- E sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davalısı, borçlunun ise --------Şti. olduğu, beş dönem fatura alacağı ve işlemiş faizleri ile birlikte KDV alacağı eklenmek suretiyle toplam 3.281,16 TL alacağın borçludan tahsiline ilişkin ilamsız icra takibi olduğu, icra dosyasında dosyamız davacı aleyhine yapılan hacizler sebebiyle öncelikle işletme adı benzerliği sebebiyle hacizlerin fekkine karar verildiği ancak daha sonra icra müdürlüğünce 02/04/2021 tarihinde verilen karar ile takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde, borçlu şirket -------- Şti 'nin bağlı olduğu vergi dairesinin -------- Vergi Dairesi olduğu, vergi numarasının --------- olduğu, haciz uygulanan --------- Şti. 'nin vergi numarasının ve bağlı olduğu vergi dairesinin aynı olduğu, takip açılırken ünvanın eksik belirtilmiş olduğu, alacaklı tarafın dosyada herhangi bir beyanının olmadığı, haciz uygulanan şirketin takip talebinde vergi numarası belirtilen şirket olduğu görülmekle, borçlu şirketin borçlu şirket olmadığından bahisle yapılan haciz kaldırma talebinin reddine, dosyadan borçlu kaydının silinmesi talebinin reddine karar verildiği, davacı tarafın iş bu kararı şikayeti üzerine------- İcra Hukuk Mahkemesi tarafından takip talebinde yer alan şirket işletme adı ve unvanında bir şirketin yer almadığı, takip talebinde borçlu şirketin adının yanlış gösterilmesinin maddi hataya dayandığı belirtilerek şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.Celp edilen davacıya ait Ticaret Sicil Memurluğu kayıtlarında, davacı şirketin münferiden yetkili temsilcisinin------- olduğu ancak bir dönem -------- münferiden yetkili temsilcisi olduğu, -------- Caddesi No:------ -------- adresinde faaliyetine devam ettiği ve -------- Vergi Dairesi'nin -------- nolu mükellefi olarak kayıtlı olduğu görülmüştür. Takibe dayanak borca ilişkin abonelik sözleşmesi incelendiğinde ise, sözleşmenin davacı şirketin şirketin bir dönem yetkilisi olan --------- tarafından imza edildiği ve abonelik sözleşmesi ekinde sunulan ---------- suretlerinde davacı şirkete ait olduğu, abonelik sözleşmesinin -------- Mah.-------- Bulvarı -------- -------- adresi olarak belirtilmiş ise de davacı vekilinin sunduğu beyan dilekçesinde davacı şirketin bir dönem anılan yerde şube olarak faaliyetinin bulunduğunu belirttiği anlaşılmıştır.Dava konusu uyuşmazlık, davalı tarafından abonelik sözleşmesi kapsamında ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine konu borçtan davacının sorumlu olup olmadığı, davacı şirketin abonelik sözleşmesinin yapıldı adreste faaliyetinin bulunup bulunmadığı, -----------Şti isimli bir şirketin bulunup bulunmadığı, takip talebinde işletme adının hatalı gösterilmiş olması sebebiyle maddi yanılgıya istinaden takibin doğru borçluya yöneltilip yöneltilemeyeceği, davacının takip konusu borcu ödemiş olması sebebiyle ödediği bedelin istirdatını isteyip isteyemeyeceği, kötüniyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktaıdr.Tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin münferiden yetkili temsilcisi olan --------- tarafından -------- Mah. ------ Bulvarı ------- ---------- adresindeki g.menkulde davalıdan elektrik enerjisi kullanımına dair abonelik sözleşmesi başvurusunda bulunulduğu, başvuru evrakları incelendiğinde başvuru yapan şirketin isminin --------Şti olarak belirtildiği ancak sözleşme ekinde ticaret sicil kayıtlarında davacı şirkete ait olduğu, --------- Ticaret Odası kayıtları ile -------- Entegrasyon kayıtları incelendiğinde abonelik sözleşmesinin yapıldığı dönemde --------Şti isimli bir şirketin bulunmadığı, davacı ile aynı işletme adındaki ---------Şti isimli şirkete ait kayıtların yer aldığı, anılan şirketin faaliyet yerinin başka bir adres olduğu ancak bu şirketin de o dönemde tek yetkili temsilcisinin --------- olduğu, dolayısıyla yetkili temsilcisi aynı kişi olan ve abonelik başvurusu ekindeki belgeler incelendiğinde davacı şirkete ait kayıtların yer aldığı anlaşılan takibe dayanak abonelik sözleşmesine konu yere ilişkin davacı şirket adına tek yetkilisi tarafından abonelik başvurusu yapıldığı kanaatine varıldığı, her ne kadar takip talebinde farklı bir işletme adı ve unvanı belirtilmiş ise de bunun maddi hata olduğu ve maddi yanılgıya dayalı hatanın İcra Müdürlüğü'nce giderilebileceği kaldı ki bu hususun davacının borçlu olmadığı istemine bir etkisinin de bulunmadığı anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine, şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Şartları bulunmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 247,70 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 3.281,16-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Tarafların dava şartı olması nedeniyle başvurdukları -------- Arabuluculuk Bürosu -------- dosya numaralı, -------- arabuluculuk numaralı görüşmeler neticesinde belirlenen 680,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafça yatırılan ancak sarf olunmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
İlişkin olarak davalının yokluğunda davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/02/2024