WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/735 Esas
KARAR NO: 2024/392 Karar
DAVA: Kayıt Kabul
DAVA TARİHİ: 21/09/2022
KARAR TARİHİ: 15/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Kayıt Kabul davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile --------- Şti. arasında muhtelif sözleşmeler akdedildiğini, müvekkili şirketin 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliği'nin VC.2.1.3.2.5 bölümü uyarınca borçlu şirketin yaptığı ödemelerin 9/10'unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine ödendiğini, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunluluklara bağlı olarak 9/10 oranındaki tevkifatı VUK m. 371 hükmüne göre beyan ederek ödemek durumunda kaldığını, söz konusu KDV tutarının müvekkili şirketçe ödenmesi üzerine borçlu şirketten 8.454.890,65 TL'nin iadesinin istendiğini, ilgili yazının borçlu şirketin iflası nedeniyle 05.03.2021 tarihinde------- İcra Müdürlüğüne teslim edildiğini, müflis şirket İflas İdaresi tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını, müvekkili şirketin borçlu şirketten olan alacağını yasal yoldan tahsil etmek için dava açmak zorunda kaldığını, KDV'nin mükellefinin mal teslimi ve hizmet ifası yapan kişiler olduğunu, anılan bu kişilerin her bir işlem için hesapladıkları KDV'yi alıcıdan aynı dönem içerisinde tahsil edip vergi dairesine beyan edip ödemesi gerektiğini, müvekkili şirketin bir nevi aracı konumunda olduğunu, davalı şirketin faturalarını KDV tevkifatı göstermeksizin düzenlediğini, KDV tevkifatının ihtiyari bir uygulama olmadığını, davalı şirketin mevzuattan kaynaklı yükümlülüklerini ihlal ettiğini, müvekkili şirketin borçlu şirketin mevzuata aykırı davranışı nedeniyle vergi iadesi yapmak zorunda kaldığını, müvekkili şirketin tacir sıfatı bulunduğunu, müflis şirketin iflas idaresine karşı açılan alacak davasının nispi ticari dava niteliğinde olduğunu, işbu davanın açılması için arabuluculuk şartının da yerine getirildiğini belirterek davanın kabulüne, müvekkili şirketin 4.268.117,87 TL alacağının 05.03.2021tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Basit tasfiye nedeniyle dava dilekçesi, tensip zaptı, duruşma gün ve saati iflas masasına tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış, davalı tarafça davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır. Dava; Davacı işletmenin davalı müflis ile 31/05/2013 tarihli sözleşme uyarınca davalı müflis tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hakediş ödemelerinde yükleniciye KDV indirimi yapılmaksızın tam olarak ödendiği iddiası ile davalının sebepsiz zenginleştiği iddiasına dayalı alacak davası olup, Uyuşmazlığın, bu davada istenen alacağın oluştuğu ve davalıdan talep edilebileceği tarihin iflastan önce ya da sonra olup olmadığı, davanın kayıt kabul davası mı, alacak davası mı olduğu, davacı alacağı olup olmadığı ve varsa miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır. Davalı müflis hakkında --------- sayılı, 22/06/2016 tarihli iflas kararının verildiği, hükmün 30/03/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Taraflarca sunulan deliller toplanmış, davacının ve davalı müflis şirketin ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde inceleme yapılmak üzere konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Dava konusu edilen alacak tutarı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında Ocak 2015 ve Haziran 2016 döneminde davalı tarafından davacıya verilen hizmet karşılığında düzenlenen faturalardan kaynaklanmakta olup, dava konusu alacağın cari hesap alacağı niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi heyeti tarafından alacağa konu edilen fatura dökümü tek tek rapora dercedilmiş olup, dava konusu alacak tutarının davalı şirketin iflas tarihi olan 22/06/2016 tarihinden önceki döneme ait olduğu, davacının vergi sorumlusu olarak Ocak 2015-Haziran 2016 döneminde faturalardan KDV tevkifatı yapmaması ve 03/11/2020 tarihinde yasal yükümlülüğü çerçevesinde KDV-2 beyannamelerinde düzeltme işlemi yapılarak tahakkuk eden verginin ödenmemesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davacı şirketin bu davadaki talebi iflas tarihinden önceki bir alacağa ilişkin olduğundan bu dava kayıt kabul davası olarak nitelendirilmiştir. Davacı taraf bu davayı vergi sorumlusu olarak yasak hükümlülük çerçevesinde müflis adına 03/11/2020 tarihinde ödediğini beyan ettiği vergi aslı ve pişmanlık zammına göre davalının sebepsiz zenginleşmesine dayalı olarak iflas tarihinden önceki döneme ilişkin kayıt kabul talebi şeklinde açmıştır. Davacı şirketin 26/02/2021 tarih ve --------- sayılı yazı ile davalıdan, vergi dairesine davalı adına ödenen 8.355.154,02 TL. vergi aslı ve 99.736,63 TL. pişmanlık zammının toplamının 30 gün içinde ödenmesinin istendiği anlaşılmaktadır. Ancak o tarihten önce iflas etmiş olan şirket yönünden iflas masasına karşı bu talebin doğrudan yöneltilmediği anlaşılmaktadır. Yargıtay ve------- BAM kararlarında kayıt kabul iddiasının iflas masasına başvuru yapılmadan doğrudan mahkeme önüne getirilebileceği yönünde kabul olduğu anlaşıldığından, iflas masasına herhangi bir müracaatı olmayan davacının doğrudan mahkememize açtığı dava kayıt kabul davası olarak görülmeye devam edilmiştir. Davacı tarafından tevkifat yapılamadan davalıya ödenen ve sonrasında Vergi Usul Kanu'nun pişmanlık hükümleri gereğince vergi sorumlusu olarak davacı tarafından beyan edilen 8.355.154,02 TL. vergi aslı ve 99.736,63 TL. pişmanlık tutarı toplamı 8.454.890,65 TL. nin gerek 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 8.maddesi gereğince ve gerek 6098 sayılı kanunu'nun 78.maddesindeki; "borç olmadığı halde ödenmiş olan edimin geri istenmesine ilişkin diğer kanun hükümlerinin saklı olduğu" düzenlemesi uyarınca davacıya iade edilmesi gerektiği, bilirkişi tarafından fatura dökümleri yazılarak yapılan inceleme sonucunda iflas tarihi olan 22/06/2016 tarihi itibariyle hesap edilen bu tutarın davacı şirket tarafından müflisin iflas masasına kaydedilebilecek alacak tutarı olduğu anlaşıldığından ve davacının talebinin bu tutardan az olması nedeniyle taleple bağlı kalınması gerektiğinden davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile 4.268.117,87 TL. davacı alacağının davalı müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 72.888,79 TL. nin mahsubu ile fazla bakiye 72.461,19 TL. harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan; 15.000,00 TL bilirkişi gideri, 138,00 TL posta gideri olmak üzere 15.138,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davacı lehine AAÜT uyarınca taktir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili mahkeme duruşma salonunda, davalı iflas masası vekilinin e-duruşma yöntemi ile yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/05/2024