T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/578 Esas
KARAR NO: 2024/276
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 26/07/2022
KARAR TARİHİ: 02/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketinden sigortalı olduğu iddia edilen ve diğer davalı -------- sevk ve idaresindeki -------- plakalı aracın, müvekkilinin sigortalısı olduğu iddia edilen --------- plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, ekspertiz raporunda ve kaza tespit tutanağında da belirtildiği gibi meydana gelen kazada karşı tarafın %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza sebebi ile sigortalısına ve ilgili kurumlara gereken ödemeyi yaptığını, zarara uğrayan taraf yerine kaim olduğunu ve zarara sebebiyet veren davalı aleyhine mevcut her türlü hakkın müvekkilline geçtiğini, sigortalı araç için ödenen tazminatın davalılardan tahsil edilmesi gerektiğini ancak davalılar tarafından kalan bakiye borcun ödenmemesi sebebi ile -------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını ancak davalı taraflarca icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşmaya varılamadığını ve bu nedenlerle, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı --------- Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkiline herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, davanın zaman aşımına uğradığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sorumluluğunun, sigortalısının kusur oranında ve poliçe limitleri dahilinde olduğunu, davacı tarafça dosyaya ödeme dekontu sunulmadığını ve davacının davasını ispatlamakla yükümlü olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazada müvekkilinin zarardan sorumluluğunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağında müvekkilinin hafif kusurlu olduğunun belirtildiğini ve meydana gelen kazada müvekkilinin %100 kusurlu olmasının kabul edilemeyeceğini, ayrıca müvekkilinin kusurlu olması halinde dahi müvekkilinin araç sigortasını yaptırmış olduğu iddia edilen davalı ------- Sigorta şirketine rücu edilmesi gerektiğini, davacı sigorta şirketinin süresinde rücu talebinde bulunmadığını ve talebin zamanaşımına uğradığını, bu nedenlerle zamanaşımı sebebi ile davanın reddine aksi halde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin halefiyet ilkesi gereğince davalılardan tahsili amacıyla davalılar aleyhine başlatılan icra takibine davalıların yapmış olduğu itirazın iptali istemine ilişkindir.İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."Davaya konu -------- İcra Müdürlüğü'nün ------- esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine ilamsız takip yapıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Somut olayda davacı sigorta şirketinin kasko sigortalısı olan -------- plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin ZMSS sigortacısı olduğu, davalı -------- maliki olduğu olduğu ------- plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası meydana gelmiştir.6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesinde halefiyet usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tanzim edilen bedel kadar sigortacıya intikal edeceği belirtilmiştir. Bu sebeple davacının aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır.23/05/2023 tarihli duruşmada verilen 2 no'lu ara kararda "davacı vekiline HMK 114/2 maddesi yollamasıyla KTK 97.maddesindeki davalı sigorta şirketine başvuruya ilişkin ZMMS Genel Şartları Ek:6'daki "Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler" ile başvurarak dava şartını yerine getirmek üzere HMK 115/2 madde uyarınca 8 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde istenilen husus yerine getirilmediği takdirde HMK 115/2 maddesi uyarınca davalı sigorta şirketi yönünden davanın usulden reddedileceği hususunun ihtarına" karar verilerek duruşmada buluna bulunan davacı vekiline ihtarat yapılmıştır. Ancak verilen kesin süre içinde davacı taraf başvuru yaptığına dair beyanda bulunmamış, başvuruda bulunduğuna dair belge de ibraz etmemiştir.KTK'nın 97.maddesi uyarınca davadan önce davalı sigorta şirketine başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmemesi üzerine, eksik dava şartının tamamlanması için davacıya verilen 8 haftalık kesin süre, eksikliğin giderilmesi için makul ve yeterlidir. Kesin süre içinde ara kararın yerine getirilmemesi halinde, kesin süreye uymamanın sonuçlatı (davalı sigorta şirketi yönünden davanın usulden reddedileceği) açık ve somut biçimde davacı vekiline ihtar edilmiştir. Ancak tüm bunlara rağmen davacı vekili ara kararı yerine getirmediğinden davalı ------- şirketi yönünden dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı vekiline, dava dışı sigortalıya yapmış olduğu ödemeyi belgelendirmesi için 23/05/2023 tarihli celsede 8 haftalık kesin süre verilmiş ise de verilen süre içerisinde 26/02/2024 tarihli beyan dilekçesi ile yalnızca dava dışı şirketlere yapılan ödemelere ilişkin dekontların sunulduğu, yapılan bu ödemelerin dava dışı sigortalının aracı için yapıldığında dair bilgi ya da belge sunamadığı, her ne kadar davalıların bir takım ödemeler yaptığını beyan etmiş ise de bu hususta da dosya kapsamına bir bilgi ya da belge sunmadığı, verilen kesin sürenin yeterli olduğu, davacı vekilinin işbu süre içerisinde mahkemece istenilen delilleri sunmadığı, bu sebeple davalı -------- yönünden davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ------- şirketi yönünden açılan davanın usulden reddine,
2-Davalı ------- yönünden açılan davanın ispatlanamadığından reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcından peşin alınan 218,20TL'nin mahsubu ile bakiye 209,40TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4- Davacı tarafça sarf olunan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraflarca sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı taraflar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde --------- Arabuluculuk Bürosu'nun ---------- sayılı dosyasında takdir edilen 1.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/04/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!