WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/564 Esas
KARAR NO: 2024/215
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/07/2022
KARAR TARİHİ: 14/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili -------- Şirketi -------- il ve ilçelerinde entegre -------- üretimi yaptığını, işi gereği çok yüksek miktarda enerji tükettiğini, davalı Elektrik Toptan Satış ve Tedarik Lisansı ile ikili anlaşmalar yoluyla serbest tüketicilere elektrik enerjisinin ilk elden perakende satışını yapan tedarik şirketi olduğunu, müvekkil ile davalı şirket arasında Elektrik Enerjisi Alım Satım Çerçeve Sözleşmesi ve bu sözleşmeye ek Abone'ye Özel Sözleşme Koşulları ve ek protokoller imzalandığını, davalı tarafın elektrik piyasası mevzuatına aykırı davranarak müvekkilin zararına sebebiyet verdiğini, elektrik piyasasındaki düzenlemelerle serbest tüketici limitini aşarak ciddi elektrik tüketimi yapan kişilerin indirimli elektrik kullanabilmesini amaçlanmaktadır. Müvekkil şirket maliyetlerini düşürebilmek ve tüketiciye daha ucuz mal satabilmek için bütün girdilerini minimize etmeye çalıştığı gibi enerji maliyetlerini de mümkün olduğunca aşağı çekmeye çalıştığını bu yüzden müvekkil de bir serbest tüketici olarak serbest tüketici limitini aşan abonelikleri için tercih hakkını kullanırken enerji fiyatlarının daha ucuz olduğu yerden tedarikine gayret ettiklerini, müvekkil şirketin davalı şirket nezdinde 9 aboneliği olduğunu, müvekkil şirket yasal sürelere uyarak 05.10.2021 tarihinde davalıya bildirimde bulunarak serbest piyasa fiyatlarının ulusal elektrik tarifesinden daha yüksek olması nedeniyle sözleşme ve mevzuatın kendine tanıdığı hakkı kullanarak bir kısım aboneliklerin ulusal tarifeye geçirilmesini talep ettiğini, müvekkil davalıya kolaylık olması bakımından ulusal tarifeye aktarılması mümkün olmayan -------- abone nolu aboneliğin dışarda bırakılarak diğerlerinin ulusal tarifeye geçirilmesini talep ettiğini, davalı taraf dilekçemizi yanlış yorumlayarak dışarda bırakılmasını talep ettikleri aboneliğin yanlışlıkla ulusal tarifeye geçirilmesi için işlem başlatıldığını ancak bu abonelikler mevzuat gereği ulusal tarifeye geçirilemediğinden doğal olarak --------- tarafından reddedildiğini, mevzuat gereği belli ölçeği aşan enerji tüketim aboneleri ulusal kanala geçemediğini, bu ölçekte olan aboneliğin dışarıda bırakılmasını müvekkili şirketin istediğini ancak davalı yanın bunu yanlış anlaşıldığını, esasen işi gereği davalının bu durumu en iyi şekilde biliyor olmasının gerektiğini, davalı dilekçemizi yanlış yorumlayarak yanlış aboneliğin çıkışı yönünde işlem yaptığı için diğer aboneliklerimizin ulusal kanala geçmesi için yasal süreyi kaçırmış ve kusurunu kapatabilmek için bu defa talebimizi başka bir sebep uydurarak reddettiğini, davalı şirket müvekkili şirketin bu talebine 20.10.2021 tarihinde cevaben; sözleşme gereği 12 ay süreyle taraflar arasında anlaşılan birim fiyattan satım yapılacağından ve sözleşme süresi 31.12.2021 tarihinde sona ereceğinden bahisle portföyden çıkartılarak ulusal tarifeye geçme taleplerinin reddedildiğin, davalının yasal olarak ulusal kanala geçmesi mümkün olan abonelikleri ulusal kanala aktarmaması ve taleplerini reddetmesinin yasal mevzuata ve sözleşmeye aykırı olduğunu, davalının 20.10.2021 tarihli ret cevabı sözleşme ve mevzuata aykırı olduğu gibi bu cevapla asıl amaçlanan talebimizin yapılabilmesine ilişkin süre yanlış işlem nedeniyle geçtiğinden ve müvekkil zarara uğratıldığından bu yanlışlık örtülmeye çalışılmıştır. --------- kaydından gözükeceği üzere davalı taraf esasen talebimiz uyarınca yanlış olan bir aboneliğimizi ulusal tarifeye geçirmiştir. ancak geçirdiği abonelik dilekçemizde geçirilmemesini talep ettiğimiz ve mevzuat gereği de geçirilemeyecek abonelik olduğu, davalı yanın dilekçeyi yanlış yorumlayıp geçirilmemesi gereken aboneliği ulusal tarifeye geçirerek portföyünden çıkarmış ancak mevzuat gereği bu aboneliğin ulusal tarifeye geçmesinin mümkün olmadığını anlayınca da portföyden çıkış işlemlerini iptal etmiş ancak bu zaman zarfında dilekçemizde talep ettiğimiz aboneliklerin portföy çıkışlarını ise geciktiği için yapamadığını, zararın tazmini istediklerinde mevzuata aykırı olarak sözleşme koşullarına göre 1 yıldan önce portföyden çıkamayacaklarının iddia edildiğini, öncelikle davalının kendi içerisinde çelişik davrandığını, 1 yıl boyunca portföy çıkışı mümkün değilse dilekçe üzerine yanlışlıkla 1 aboneliğin çıkışının yapıldığını, yanlış aboneliğin çıkışı yapıldığına göre doğru aboneli çıkışının da yapılabileceğinin açık olduğu, yanlış 1 aboneliğin çıkışı yapıldığına göre doğru aboneliklerin çıkışının da yapılabileceğinin açık olduğu, mevzuat gereği 7 milyon kWh tan aşağı tüketimi olan abonelikler serbest piyasa dışında da ulusal tarifeden elektrik alabildiklerini, Müvekkil şirketinin 1 aboneliği 7 milyon kWh tan fazla olduğu için mevzuat gereği davalının portföyünden çıkıp ulusal tarifeye bağlanmasının zaten mümkün olmadığını, ancak davalı tarafın dilekçeyi yanlış okuduğunu, portföyden çıkarılmayacakları çıkartmış, çıkarılması gerekenleri çıkarmadıklarını, Bu yanlışlığını kapatmak içinde muhtelif kelime oyunları ile savunmalar hazırlandığını, 03.11.2021 tarihli yazı ile davalıdan yeniden belli aboneliklerimiz için portföy çıkış talebinde bulunulmuş davalı tarafından 04.11.2021 tarihli yazı ile bu taleplerinin olumlu karşılandığını ve 01.12.2021 tarihinde yerine getirildiğini, yani ayın 5. Günü sonuna kadar yapılan bildirimle portföy çıkışının yapılacağını esasen davalı yan da kabul edip uygulanmadığını, ayın 9 una kadar tedarikçi değişikliği yapılabildiğini, ayrıca protokolün 9. Maddesine göre abone gerekçe göstermeksizin tedarikçi firmaya 1 ay önceden bildirmek koşuluyla sözleşmeyi fesih yetkisi dahi bulunmadığını tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve alacak ile haklarımız saklı kaymak kaydıyla davanın kabulüne, müvekkilin uğramış olduğu maddi zararın bilirkişi marifetiyle hesaplanarak şimdilik 34.500 TL Maddi Tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 05/10/2021 tarihinde şirketlerinden bazı abonelikleri bakımından ulusal tarifeye geçiş işlemi talep ettiğini, Davacının talebine 20/10/2021 tarihinde şirket tarafından cevap verilmiş ve taraflar arasında yapılan belirli süreli abonelik sözleşmesi mevcut olduğundan ötürü ulusal tarifeye geçiş yapılamayacağı, yasal olarak sözleşmenin bitimi tarihi itibariyle değişikliklerin yapılabileceğinin belirtildiğini, bu cevap üzerine davacının 03/11/2021 tarihinde talebini tamamen değiştirerek 7 milyon kWh tüketimi altında bulunan aboneliklerinin portföyden çıkışı talebinde bulunduğunu, bu taleplerine de şirketleri tarafından 04/11/2021 tarihinde cevaben, hangi aboneliklerin portföyden çıkarılması istendiği, abonelikler hakkında daha detaylı şekilde bilgi verilmesinin davacıdan istendiğini, ayrıca 04/11/2021 tarihli cevapta şirketin talep edilen portföyden çıkış işlemlerini mevzuatın izin verdiği ilk tarihte gerçekleştireceğini belirttiği, bunun üzerine 04/11/2021 tarihinde davacı tarafından portföyden çıkışı talep edilen aboneliklerin detaylı bilgisinin şirkete gönderildiğini, en nihayetinde 20/10/2021 ve 04/11/2021 tarihli cevaplarımızda da belirtildiği gibi yasal olarak portföyden çıkışın yapılabileceği sözleşme sona erme tarihi olan 30/11/2021 tarihi itibariyle davacının talep edilen aboneliklerinin portföyden çıkarıldığını, davacının dilekçesinde belirttiği gibi abonenin yanlışlıkla portföyden çıkarılması gibi bir durum yaşanmadığını, ------- kayıtları talep edildiği takdirde böyle bir çıkışın gerçekleşmediğinin ortaya çıkacağını, aynı zamanda davacının şirket tarafından 01/12/2021 tarihinde portföyden çıkışı gerçekleştirildiğini beyan ettiğini, çıkış tarihinin 30/11/2021 olduğunu, bu tarihte çıkarılma sebebi de sözleşmenin süresinin dolmuş olması olduğunu, Davacının şirkete yaptığı bildirimlere verilen cevaplarda zaten portföy çıkışının yasal olarak gerçekleşebileceği tarihte yapılacağının belirtildiği, yasal olarak sözleşmenin bitim tarihinde portföyden çıkarılma olayının davacı tarafından oldukça değişik bir hadise gibi yansıtılması olduğunu, davacıya 20/10/2021 tarihinde verilen cevabın daha detaylı incelenmesi gerektiğini cevap yazısında anlatılmak istenen ana hususun, taraflar arasında ikili sözleşme gerçekleştirildiği ve bu sözleşmenin belirli süreli olması sebebiyle bağlayıcı olacağı ve yasal olarak ikili sözleşmenin sona ermesi ile davacının istediği tedarik şirketi ile istediği tarifeler ile anlaşma sağlayabileceğini sözleşmenin süresi sona ermediği sürece bu sözleşme hükümleri ile müvekkil şirket arasında imzalanmış Elektrik Enerjisi Alım Satım Çerçeve Sözleşmesinde fesih yolunu düzenleyen 17/1 maddesinde sözleşmenin feshedilebileceği durumlar tahdidi şekilde sıralandığını, bu sayılan durumlardan hiçbiri somut olayda gerçekleşmediğinden ötürü davacı tarafın bazı abonelikler açısından portföyden çıkarılma talebinin hukuka uygun olmasının kabul edilemeyeceğini, yazışmalar sonrasında 17/03/2022 tarihinde şirkete ihtarname göndermiş ve şirketimizin davacıyı ulusal tarifeye geçirmeyerek ve portföyden çıkarmayarak zarara uğrattığını ve bu zararın giderilmesini istemiş ise de ; cevap olarak 28/03/2022 tarihinde davacıya şirketlerince ihtar çekildiğini ve önceki cevaplarının yinelenmiş, şirketin abonelerle yapmış olduğu anlaşmaların ulusal tarifeye bağlı olmadığı belirtildiği, davacının yeniden portföye giriş talebini şirkete ilettiği ve 01/01/2022 tarihi ile 31/12/2023 tarihi arasında geçerli olmak üzere yeniden bir protokol imzalandığının da vurgulandığını, davacının zarara uğradığı iddialarının yersiz olduğu ve kabul edilemeyeceğinin davacıya bildirildiği, ihtar yazışmaları sonrasında da davacı tarafımıza işbu davayı açarak kusurumuz sonucu ortaya çıkmamış olan tamamen davacının kusuru ile oluşmuş bulunan zararını haksız bir şekilde yükleyerek tazmin etmek istediğini, elektrik piyasasının devlet tarafından özelleştirilmesi sonucu çeşitli elektrik tedarik şirketlerinin kurulduğunu, kurulan bu şirketlerin kendilerine özgü belirlemiş oldukları elektrik fiyatlandırmasının mevcut olduğu, serbest tüketici olarak nitelendirilen abonelerin fiyatlandırma farklılıkları bulunan farklı tedarik şirketlerinden elektrik tedariki gerçekleştirebildiklerini, Davacının da bu yönetmelik hükmüne göre, yıllık belirli miktarın üzerinde (2021 yılı için geçerli miktar yıllık 1200 kWh) elektrik tüketimi gerçekleştirdiğinden ötürü serbest tüketici kategorisine dahil edilmediğini, davacı dilediği tedarik şirketinden, taraflar arasında akdedilecek sözleşme hükümlerine sadık kalarak elektrik alımı yapabileceğini, tarifelerde hangisi üzerinde mutabakata varılmışsa o tarifeye göre faturalandırılacaklarını, Davacının da serbest olmayan tüketici kategorisine girmediğinden ötürü, davacının dava dilekçesinde ve önceki ihtar ve bildirilerinde belirttiği gibi ulusal tarifeye göre faturalandırılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın en başından itibaren talebinin dayanaktan yoksun olduğu, davacının 05/10/2021 tarihli serbest tüketici olması sebebiyle gerçekleşmesi mümkün olmayan ulusal tarifeye geçiş talebini tamamıyla değiştirerek, 03/11/2021 tarihli bildiriminde 7 milyon kWh altında kalan abonelerin portföy çıkışı yapılmasına çevirdiğini, ulusal tarifeye geçiş talebi ile portföyden çıkış taleplerinin birbirinden farklı talepler olduğunu, davacı tarafa verilen cevaplarda portföyden çıkışın yapılabilme tarihinin ikili anlaşmanın sona ermesi tarihi olduğunun da defalarca belirtildiğini, buna rağmen davacının gerçekleşmesi mümkün olmayan işlemi gerçekleştirilebilir bir işlem gibi göstererek şirkete tüm kusuru yüklemesinin kötü niyetten başka bir amaca hizmet etmediğini, davanın dayanaksız ve iyi niyetten uzak saiklerle açıldığı bu nedenlerle davanın reddine ve tüm masrafların davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Davacı ile davalı arasında imzalanan Elektrik Enerjisi alım-satım çerçeve sözleşmesi ve ek protokoller kapsamında davacının 9 aboneliğinden ------- nolu abone dışındaki aboneliklerinin ulusal tarifeye geçirilmesine ilişkin talebinin hukuka aykırı olarak reddedilmesi sebebiyle uğramış olduğu fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 34.500 TL zararın davalıdan tahsili talebine yöneliktir.-------- Noterliği ve -------- Noterliği ve -------- yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Dosya Elektrik mühendisi Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan bilirkişi raporunda özetle : Taraflar arasındaki ana uyuşmazlığın, davacının asıl dava konusu olan yüksek birim fiyatlarla fatura tahakkuk ettirilmesinden kaynaklandığını beyan ettiği zararının, ulusal tarifeye geçiş ve/veya portföyden geçiş taleplerinin yerine getirilmemesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi ile davacının talebinin davalı tarafından yerine getirilmemesinde hangi tarafın kusurlu olduğunun tespit edilmesi noktalarında toplandığı kesin olarak anlaşıldığını, davacının ulusal tarifeye geçiş talebiyle aslında portföyden çıkışı kastettiğinin sonradan anlaşıldığı, ancak ulusal tarifeye geçişin birim fiyat tarifesinde değişiklik yapılması talebi olduğu ve bunun sözleşmeye göre mümkün olmadığı anlaşılmakla, davalının bu talebe verdiği cevabın yasal mevzuat ve sözleşme kapsamında doğru ve geçerli bir cevap olduğu, davacının portföyden çıkış talebinde bulunduğu aboneliklere ilişkin hangi -------- kodlarını bildirdiğinin bilinemediği ancak, -------- kayıtlarına göre 7 adet aboneliğin çıkışının yapılmış olduğu, dolayısıyla talepte bulunulan dönemi izleyen ilk dönemde davacıya ait 7 aboneliğin portföy çıkışının yapılmış olmasının sözleşme ve mevzuata uygun olduğu, davacı tarafından sunulan 8 aboneliğe ait 2021-11 ayı faturalarındaki aktif enerji birim fiyatının ulusal tarifeden daha yüksek olduğu, bu sebeple daha yüksek tutarlı faturalar tahakkuk ettirilmiş olduğu, ancak davacının 7 aboneliğinin 03.11.2021 tarihli talepten sonraki ilk dönem 01.12.2021 döneminde portföyden çıkış işleminin gerçekleştirilmiş olduğu ve bunun yasal mevzuata ve sözleşmeye uygun olduğu anlaşıldığı için bu faturalar için fazladan tahakkuk edilmiş bedel hesabı yapılmasının davacı tarafından talep edilemeyeceği için anlamlı olmadığı, Davacının hangi -------- kodlu aboneliklerin portföyden çıkarılmasını istediğine dair dosyada herhangi bir belge olmadığı ve davacının davalı tarafın 04.11.2021 tarihli yazısında verdiği cevap dosyada bulunmadığı için, -------- dökümüne göre ------- -------- no.lu aboneliğin davalının kusurundan mı kaynaklı olarak portföyden çıkarılıp çıkarılmadığına dair bir değerlendirmede bulunulması mümkün olamamış, bu sebeple de davalının kusuru sebebiyle yalnızca bu abonelik için fazladan tahakkuk ettirilen fatura bedeline ilişkin hesaplama yapılamadığını, Dosya Elektrik mühendisi Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan ek bilirkişi raporunda özetle : Davacı tarafın, kök rapora itiraz dilekçesinde sunduğu yeni bilgilerden elde edilen bulgulara göre, ulusal tarifeye geçiş talebinin, aslında ve gerçekten de davalı kurum tarafından da portföyden çıkış olarak algılandığı ve buna uygun işlem yapılmaya çalışıldığı, yeni durumda; davalı kurum tarafından kapsam dışında kalması istenilen aboneliğin hatalı şekilde portföyden çıkarıldığı, asıl çıkarılması istenilen aboneliklere ilişkin işlem yapılmamasının ise bir hata olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığı için, davacının talebi doğrultusunda portföyden çıkarılmayan 8 adet aboneliğe ilişkin 2021-11 dönem faturalarının portföyden çıkarılarak ulusal tarifeden hesaplanması halinde davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen bütün faturaların kök raporda da belirtildiği üzere fazladan tahakkuk ettirilmiş faturalar haline geldiğinin anlaşıldığını, davacının portföyden çıkarılmasını istediği 8 aboneliğe ilişkin işlemin yerine getirilmemiş olmasının, 8 adet aboneliğe ait 2021 dönem faturalarının toplamda 40,159,24.-TL daha fazla tahakkuk ettirilmesine sebep olduğunun hesaplandığını belirten raporunu mahkememize sunmuştur. Davacı vekili Talep Arttırım Dilekçesi ile özetle ; Talep artırım dilekçelerinin ve davamızın kabulü ile 40.159,24 TL maddi tazminatın işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, 02/04/2023 tarihli kök rapor ve 10/01/2024 tarihli ek rapor, dosyaya celp edilen belgeler ve tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede, davacı ile davalı arasında elektrik enerjisi alım satım çerçeve sözleşmesi ve buna bağlı ek protokoller imzalandığı, davacının davalı şirket nezdinde 9 adet aboneliğinin bulunduğu, serbest piyasa fiyatlarının ulusal elektrik tarifesinden daha yüksek olması sebebiyle davacının -------- nolu aboneliğinin dışında kalan aboneliklerini ulusal tarifeye geçirilmesi için talepte bulunduğu, ancak davalı tarafça taleplerinin yanlış yorumlandığı ve talep edilmeyen aboneliklerinin ulusal tarifeye geçirilmesi işleminin yapılması ve reddedilmesi neticesinde davacının asıl talebini oluşturan aboneliklere ilişkin işlemlerin davalının hatası sebebiyle yapılmamasından kaynaklı zararlarının tahsilini talep ettiği, 10/01/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere; davacının ulusal tarifeye geçiş talebinin aslında davalı tarafından portföyden çıkış talebi olarak değerlendirildiği, -------- tarafından gönderilen dokümandan elde edilen çizelgeye göre, davalının davacının öne sürdüğü şekli ile kapsam dışında bırakılmasını istediği aboneliğin portföyden çıkış talebi olarak algılandığı, hatalı bir işlem yapıldığı, yasal süreden bir gün önce işlemin iptal edildiği, davacının talebi doğrultusunda portföyden çıkarılmayan 8 adet aboneliğe ilişkin 2021-11 dönem faturalarının portföyden çıkarılarak ulusal tarifeden hesaplanması halinde davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen bütün faturaların bilirkişi kök raporda da belirtildiği üzere fazladan tahakkuk ettirilmiş faturalar haline geldiğinin anlaşıldığı, davacının portföyden çıkarılmasını istediği 8 aboneliğe ilişkin işlemin yerine getirilmemiş olmasının, 8 adet aboneliğe ait 2021 dönem faturalarının toplamda 40,159,24.-TL daha fazla tahakkuk ettirilmesine sebep olduğunun hesaplandığı dolayısıyla davacının fazladan tahakkuk ettirilen 40.159,24 TL bedeli talep etme hakkı olduğu, davacının talep arttırım dilekçesi ile talebini 40.159,24 TL'ye arttırdığı görülmekle davanın bu miktar üzerinden kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ ile 40.159,24 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ;
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.743,28-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 589,18-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.154,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 589,18-TL Peşin/nisbi Harcı, 2.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 143,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.812,88TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştikten sonra yatıran taraflara iadesine,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde -------- Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 1.560,00-TL ücretin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/03/2024