T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/164 Esas
KARAR NO: 2024/209
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 03/03/2022
KARAR TARİHİ: 13/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin halka açık Sermaye Piyasası Kurulu'nun denetimine tabii Elektrik Üretimi,Elektrik Perakende ve Toptan Satış, Değerli Metal ve Madencilik alanında faaliyet gösteren bir anonim şirket olduğunu, davalı şirketin 2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 03.12.2021 tarihinde "---------, -------- Mahallesi ------- Sokak ------- Sitesi ------- Blok No:-------- Kat: ------- ----------" adresinde, ----------- İl Müdürlüğü'nün 03.12.2021 tarih ve ---------- sayılı yazısı ile görevlendirilen Bakanlık Temsilcisi Sayın --------- katılımı ile toplandığını, toplantıda, şirketin 1.400.000.000 TL'lik sermayesine tekabül eden 1.400.000.000 adet hisseden, 206.505.546,647 TL'lik sermayeye tekabül eden hissenin vekaleten, 218.497.571,634 TL'lik sermayeye tekabül eden hissenin asaleten olmak üzere toplam 425.006.118,281 TL'lik sermayeye tekabül eden hissenin temsil edildiğini, 03.12.2021 tarihli genel kurul toplantısının 5.gündem maddesinin "2020 yılı bilanço gelir-gider tablosu"nun kabulüne ilişkin olup, Bilanço Gelir- Gider Tablosunun 544.784.950,751 pay kabul oyuna karşılık 123,33 pay red oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiğini, müvekkilinin "Şirketin uğramış olduğu zararlardan yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu olduğu kanaatine vardığımdan ötürü ibra ve sorumluluk davası açma haklarım saklı kalmak kaydı ile ibra etmiyorum" şeklinde beyanda bulunarak alınan karara karşı muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirttiğini, yine 03.12.2021 tarihli genel kurul toplantısının 7. Gündem maddesinin "2020 yılında görev yapan tüm Yönetim Kurulu Üyelerinin ibrası" na ilişkin olup toplantıda Yönetim Kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibrasına 544.784.950,751 pay kabul oyuna karşılık 123,33 pay red oyu ile oy çokluğu ile karar verildiğini, gündemin 7. maddesine ilişkin olarak müvekkilinin "Şirketin uğramış olduğu zararlardan yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu olduğu kanaatine vardığımdan ötürü ibra ve sorumluluk davası açma haklarım saklı kalmak kaydı ile ibra etmiyorum" şeklinde beyanda bulunarak muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirttiğini, davalı şirketin 2020 yılı bilançosunda, satış kısmına bakıldığında bir önceki seneye göre hafif bir artış görüldüğünü, aynı şekilde brüt kar kısmında da bir artış bulunduğunu, brüt kar bölümündeki artışın esas faaliyet karına da yansıdığını, ancak tüm bunlara rağmen net dönem karına bakıldığında şirketin yine geçen seneki gibi zarara uğradığını ancak 2020 yılında uğranılan zararın bir önceki yıla göre çok daha fazla olduğunu, ------- şirketi, davalı şirketin iştiraki konumunda olduğunu ve-------- yapımı aşamasında yapılan borçlanmaların Euro üzerinden gerçekleştirildiğini, 2019-2020-2021 yıllarında kurların çok yukarı seviyelere ulaşması nedeniyle şirket tahmin edilenden daha büyük bir zarara uğradığını, davalı şirketin bu derece finansal borç içerisinde olmasının sebebinin, Yönetim Kurulu'nun basiretsizce almış olduğu kararlar olduğunu, --------Ş.'nin ortaya çıkış sürecindeki bütün külfete davalı şirketin hissedarlarının katlandığını, şirket kurulduktan hemen sonra talka arz edildiğini, bu durumun davalı şirketin hissedarlarını zor duruma soktuğunu, --------Ş.'nin yapımında ortaya çıkan yabancı para borçlarını dengeleyebilmek adına davalı şirketin 2019-2020-2021 yıllarında her seferinde %100'ü aşan bedelli sermaye artırımları yaptığını, buradan elde edilecek parayı finansal borçlanmalarını kapamak için kullanmayı hedeflemişse de söz konusu bedelli sermaye artırımlarının yalnızca kur farkını kapamaya yettiğini, asıl borca bir etkisi olmadığını beyan ederek, davanın kabulü ile 03.12.2021 tarihli 2020 yılı ------- şirketi Genel Kurul Toplantısında alınan ------ ve ------ nolu kararların iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen Genel Kurul kararlarının iptalini gerektirecek hiçbir somut ve geçerli bir gerekçe bulunmadığını, davacı'nın iddialarının tamamen soyut ve sübjektif değerlendirmelerine dayalı olduğunu, TTK'nın açık hükmü uyarınca, bu davanın 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) madde 114/1(h) uyarınca hukuki menfaati olmadığından ve dava dilekçesi hukuki menfaat bulunduğunu somut delillerle ortaya koymadığından dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın esasa girilmeksizin reddedilmesi gerektiğini, davacı'nın müvekkili şirket'in, yönetim kurulu üyeleri tarafından basiretsizce davranılarak zarara uğratıldığı yönündeki iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın, müvekkili şirket ve iştiraklerinin halka arz edilmesini kötü yönetim göstergesi olarak söylese de halka arzın, müvekkili şirket ve iştiraklerine fayda sağlayan bir girişim olduğunu, --------Ş.'nin iştigal alanı olan enerji sektörünün, döviz kuru üzerinden ve uzun vadeli kredi kullanımı gerektirdiğini, meydana gelen kur farkından müvekkili şirket'in yönetim kurulu üyelerinin sorumlu tutulamayacağını, yönetim kurulu üyelerinin kontrolü dışında gerçekleşen, piyasa dengesizliğinden kaynaklı ve kısa süreli düşüşlerin yaşanması durumunda yönetim kurulu üyelerinin basiretsiz kararlar aldığının öne sürülmesinin, hukuka aykırı olacağını, TTK madde 553, yönetim kurulu üyelerinin kontrolleri dışında gerçekleşen olaylar nedeniyle meydana gelen zararlardan sorumlu olmayacaklarını açık bir şekilde düzenlendiğini, iptali talep edilen genel kurul kararlarının, TTK ile belirlenen usullere uygun bir şekilde alındığını, bu kararların iptalini gerektirecek bir durum mevcut olmadığını, davacı tarafın tutarsız bir şekilde bilanço ve gelir gider tablosunu kabul etmeyerek, ibraya ilişkin ret oyu kullandığını, dosyada mübrez Genel Kurul Toplantı Tutanağı incelendiğinde, davacı'nın, yönetim kurulu tarafından, müvekkili şirketin gelir-giderleri dikkate alınarak bilanço ile uyumlu bir şekilde hazırlanan 2020 yılına ilişkin Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu'nun okunmasına kabul oyu verdiğini, herhangi bir şerh işlenmediği ve faaliyet raporunun incelenmesini içeren 3. maddenin oy birliği ile kabul edildiğinin görüleceğini, 2020 yılı faaliyet ve hesaplarına ilişkin Bağımsız Denetim Raporu'nun da oybirliği ile kabul edildiğinin görüleceğini, 2020 yılına ilişkin yönetim kurulu faaliyet raporu, bilanço ve bağımsız denetim raporu ile tamamen uyumlu olduğunu, müvekkil şirketin, enerji piyasası düzenleme kurumu, sermaye piyasası kurulu denetimine ve bağımsız denetime tabi olduğunu, yapmış olduğu tüm yatırım ve faaliyetler yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından denetlendiğini, davacının taleplerinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu ve sadakat yükümlülüğüne de aykırılık teşkil ettiğini beyan ederek davanın dava şartı olan hukuki menfaat yokluğu nedeniyle öncelikle usulden reddine, davanın reddedilmemesi halinde davacı tarafından yeterli tutarda teminatın yatırılmasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın esastan reddine, tüm dava ve mahkeme masraflarının, vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava; Davalı şirketin 03.12.2021 tarihli 2020 yılı Genel Kurul Toplantısında alınan-------ve -------- nolu kararların İptali talebine ilişkin olup, Uyuşmazlık; bahsi geçen ------- ve -------- nolu genel kurul kararlarının iptali şartlarının mevcut olup olmadığı, ana sözleşmeye, kanuna ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Davaya konu, genel kurul toplantı tutanağı, hazirun cetveli, davalı şirketin-------- sicil dosyası celp ve ibraz edilmiş, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde, davalı şirketin yönetim kurulunun son yıllardaki iş ve işlemleriyle ilgili şirketi zarara uğrattığını ve uğratmaya devam ettiğini iddia ederek bu iddiasına dayanak olarak şirketin finansal tablolarına dayanmıştır. Mahkememizce atanan bilirkişiler tarafından şirketin 2018- 2019-2020-2021 ve 2022 yıllarına ilişkin finansal tabloları incelenmiştir. Bu hususta bilirkişi heyeti tarafından şirketin konsolide gelir tablolarında elde edilen esas faaliyet karı/hasılat oranı incelendiğinde, bu yıllarda şirketin sürekli kar ettiği, şirketin bağımsız denetimden geçtiği rapor edilmiştir. Buna göre şirket, 2018 yılında, toplam varlıklarının değerinin yüzde 28,82'si kadar büyüklükte gelir akımı oluşturabilmiş iken 2019'da bu oran yüzde 29,04 olarak gerçekleşmiş ve borçlanmanın artmasından sonra 2020'de yüzde 28,63 olarak, 2021'de yüzde 20,74 olarak ve 2021'de yüzde 66,74 olarak gerçekleşmiştir. Buna göre şirketin toplam varlıkları üzerinde gelir akımı oluşturma gücü 2019'a kıyasla 2020 ve 2021 yıllarında 1 puanla 8 puan arasında düşüş göstermiş, ancak 2021 yılında bu oran 2019 yılına kıyasla 37,74 puan daha yüksek bir değere yükselmiştir. Buna göre borçlanmanın şirketin gelir akımı elde etme kapasitesinde kısa vadede kayda değer bir düşüklüğe sebep olmadığı ve üç yıl sonrasında 37,74 puan daha fazla bir gelir akımı elde edilmesine yol açtığının söylenebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre şirketin karlılık düzeyinin korunduğu ve karşılık seviyesinin yükseldiği tespit edildiğinden davacının bu yöndeki iddialarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.-------- yayımlanan ve -------- tarafından 03.01.2019 tarihinde onaylanan izahname ile şirketin sermayesinin 158.992.951 TL artırılarak 137.500.000 TL'den 294.742.951 TL'ye çıkarıldığı tespit edilmektedir. Bu izahnamede davalı şirketin karşılaştığı ve karşılaşabileceği risklerle ilgili açıklamaların mevcut olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirket yönetiminin sermaye artırımında satışa sunulan payların satış süreçleri konusunda --------- özel durum açıklamaları hakkındaki düzenlemelerine uygun şekilde kamuoyuna gerekli bilgilendirmeyi yaptığı anlaşılmıştır. Davacı, 03.12.2021 tarihli 2020 yılı genel kurul toplantısının 5. ve 7. Maddelerinin iptalini talep etmiştir. Davacı genel kurul toplantısının 5. Gündem maddesinin 2020 bilanço gelir-gider tablosunun kabulüne ilişkin olduğunu; 7. Gündem maddesinin ise yönetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin olduğunu; şirketin brüt kârının artmasına karşın şirketin zarara uğradığını; şirketin zarar etmesinin sebebinin finansal gider kalemi olduğunu; bunun sebebinin ise yönetim kurulunun basiretsizce aldığı kararlar olduğunu; ---------Ş.'nin kuruluşu aşamasındaki bütün masraflara --------- hissedarlarının katlandığını; -------- sürekli bedelli sermaye artışı yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek 5. ve 7. gündem maddelerinin iptalini talep etmiştir. Dava konusu genel kurulun Bakanlık temsilcisi gözetiminde yapıldığı, davanın 3 aylık yasal sürede açıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu genel kurul toplantısının 5. gündem maddesi şu şekildedir: "2020 yılı bilanço ve gelir-gider tablosu müzakere edildi. Sorulan sorular ile gerçekleşen müzakereler sonucunda bilanço ve gelir-gider tablosu 544.784.950,751 pay kabul oyuna karşılık 123,33 pay red oyu ile oy çokluğu ile kabul edildi. Pay sahibi -------- tarafından şirketin uğramış olduğu zararlardan dolayı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu olduğu kanaatine vardığımdan ötürü ibra ve sorumluluk davası açma haklarım saklı kalmak kaydı ile ibra etmiyorum" şeklindeki muhalefet şerhi verildiği anlaşılmıştır. Bir genel kurul kararının iptal edilebilmesi için kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı olması gerekmektedir. Dava konusu uyuşmazlıkta bilançonun kanuna ve ------- Muhasebe Standartlarına aykırı düzenlendiği davacı tarafından ispatlanmadığından dava konusu bilançonun onaylanmasının kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmeyeceği; bilançonun şirketin gerçek mali durumunu göstermesi gerektiği; şirketin zararda olduğunu gösteren bilançonun onaylanmasında kural olarak hukuka aykırılığın olmadığı, dava konusu genel kurulun 5. gündem maddesi bakımından TTK m. 445'te öngörülen iptal şartlarının gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır. İptali istenen 7. gündem maddesinin; "yönetim kurulu üyelerinin ibrasında üyeler, sahibi oldukları paylardan doğan oy haklarını kullanmaksızın, 2020 yılı faaliyet ve hesapları ile ilgili olarak yapılan oylama sonucunda 2020 yılında görev yapan tüm yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibra 544784.950,751 pay kabul oyuna karşılık 123,33 pay red oyu ile oy çokluğu ile karar verildi. Pay sahibi --------- tarafından şirketin uğramış zararlardan yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu olduğu kanaatine vardığımdan ötürü ibra ve sorumluluk davası açma haklarım saklı kalmak kaydıyla ibra etmiyorum şeklinde muhalefet şerhi verildi." şeklinde olduğu anlaşılmıştır. TTK m. 436/2'de "Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz" hükmü yer almaktadır. Dava konusu 7. gündem maddesinde oylamanın TTK m. 436/2'ye uygun yapıldığı anlaşıldığından dolayı kanuna aykırılığın bulunmadığı; pay sahiplerinin şirket yöneticilerini ibra etmekte serbest olduğu, onların oy hakkını ibra yönünde kullanmasının azlığa doğrudan zarar vermediği; pay sahiplerinin sorumluluk davası açma haklarının mevcut olduğu; bu nedenlerden ötürü çoğunluğun şirketin yönetim kurulunu ibra etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olmadığının kabul edilebileceği, ayrıca esas sözleşmeye de aykırılık tespit edilmediği, bu nedenlerden ötürü dava konusu 7. gündem maddesi bakımından iptal edilebilirlik şartlarının mevcut olmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı lehine AAÜT uyarınca takdir edilen 17.900,00TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/03/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!