T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/635 Esas
KARAR NO: 2024/438
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/07/2021
KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacının 20.05.2020, 20.06.2020, 20.07.2020, 29.07.2020, 20.08.2020, 25.08.2020 ve 03.09.2020 tarihlerinde ------- işletmesine yaptığı satışları teslim tesellüm belgeleriyle belgelediği, bu belgelerin satış konusu ürünlerin borçlu işletmenin Müdürü ... tarafından ilgili tarihlerde teslim alındığını, ancak ürünlerin teslimine karşın davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, sonraki süreçlerde borçlu, davacıya 17.09.2020 tarihinde 2.500 TL ve 29.09.2020 tarihinde 2.500 TL olmak üzere toplam 5.000 TL'lik ödeme yaparak borcunun kısmen ödediği, borçlu vekili davalının dava konusu borcunu ödememesi nedeniyle yapılan -------- İcra Müdürlüğü -------- E. icra takibini durdurmak amacıyla itirazda bulunduğu, davalının borcu olmadığını iddia ettiği, borçlunun yukarıda bahsedilen ödemeyi yapmasının borç ilişkisini tek başına ispat eder nitelikte olduğu, davacı ile borçlu arasında ticari ilişki nedeniyle imzalanan teslim tesellüm belgeleriyle belgelendirilen borç dışında taraflar arasında ödemeyi gerektiren başka hukuki ilişki meydana gelmediği, bu nedenle borçlunun kısmi ödemede bulunup bakiye borcunu inkar etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu TMK m.2” de belirtilen dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, yukarıda açıklanan nedenlerle;-------- İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı dosyasında derdest icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin 29.702,95 TL ve ferileri üzerinden hesaplanarak kısmen devamına, itirazın iptali ile birlikte alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalıya ait işyeri ile davacıya ait işyeri arasında sebze alım satımı hususunda 20.05.2020-03.09.2020 tarih aralığı için herhangi bir akit yapılmadığı, davacı tarafça davalıya ait işyerine 20.05.2020, 20.06.2020, 20.07.2020, 29.07.2020, 20.08.2020, 25.08.2020, 03.09.2020 tarihlerinde herhangi bir mal teslim edilmediği, davacının iddialarının gerçek dışı olduğu, davacı her ne kadar davalıya ait işletmede çalışan olduğunu iddia ettiği ... tarafından işbu sebzelerin teslim alındığını iddia etmiş ise de bu iddiaların gerçek dışı olduğu, ... 05.10.2019-15.12.2019 tarih aralığında davalıya ait iş yerinde çalıştığı, ... iş ilişkisi 27.04.2020 tarihinde son bulduğu, davacının malların teslim alındığını iddia ettiği yukarıda bahse konu dönem aralığında ... davalıya ait iş yerinde çalışmadığından işbu malları işyeri adına teslim alabilmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan teslim tesellüm belgelerini kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının kendisine ait işyerinde teslim tesellüm tutanaklarında yer aldığı kadar malzeme satın alabilmesinin de mümkün olmadığı, davalının küçük çaplı işletme olduğu, davalının aylık 508 kg domates, 230 kg limon, 60 kg sarımsak, 308 kg kırmızıbiber satın alabilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenlerle; gerçek dışı iddialarla haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli davanın esastan reddine, kötü niyetli davacının, takipte talep ettiği alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile davacının fatura alacağından kaynaklanan alacağı sebebiyle davalı hakkında başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir.Vergi Dairesine, İcra Müdürlüğüne, Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığına yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü.Dosyamız arasına alınan --------- İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin 30/12/2020 tarihinde başlatıldığı davalının süresinde 16/02/2021 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Davacının; borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğinden itibaren İİK.nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık süre içerisinde mahkememize davayı açtığı anlaşıldığından, açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür.
Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Dosya mali Müşavir Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan 07/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle : Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Mahkemenin vermiş olduğu görev kapsamında davalı tarafın ticari defterleri 22.04.2022 tarihinde mahkeme kaleminde yapılan incelemede usul yönünden incelendiğinde; davalının 2020 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının süresinde alındığı T.T.K ve V.U.K hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafın ise incelemeye katılmadığı, davacı tarafın ise incelemeye katılmadığı, ticari defter ve kayıtlarını sunmamış olması sebebiyle ticari defter ve kayıtları incelenmediğini, Davacının Alacak Talebi Yönünden: 22.04.2022 tarihinde mahkeme kaleminde yapılan incelemeye davacı tarafın katılmadığı ve ticari defterlerini sunmamış olması sebebiyle ticari defterlerinin incelenemediği, davalı tarafin ise ihtilafın yaşandığı 2020 yılına ilişkin incelenen ticari defterlerinde davacı adına kayıtlı herhangi bir açık hesap, fatura, ödeme kaydına rastlanmadığı, eş deyişle davalının kendi defterlerinde davacı tarafa herhangi bir borç, alacak kaydının bulunmadığının tespit edildiği, dosya kapsamından taraflar arasında önceden belirlenmiş temerrüt şartları, ihbar, ihtar, herhangi bir vade, faizi oranına ilişkin kararlaştırılmış somut bir belge sunulmadığı, bu nedenle takip öncesi faiz talebine ilişkin hukuki takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, mahkemenin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması münasebetiyle, takip sonrasında davacı alacağı için 3095 s.k kapsamında yıllık % 16,75 faizi talep edebileceğinin değerlendirildiğini, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığını belirten raporunu mahkememize sunmuştur.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, 27/04/2022 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede, davacı ile davalı arasında sebze satışına ilişkin bir ticari ilişkinin bulunduğundan bahisle davacı tarafça davalı adına teslim tesellüm belgelerinin düzenlendiği, iş bu belgelere göre bir miktar sebzenin belirlenen fiyat üzerinden satışının yapıldığı, ancak satış bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı adına icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı, davalı tarafça teslim tesellüm belgelerinin inkar edildiği bunun üzerine belgelerde imzası bulunan dava dışı ... -------- kayıtlarının celbine karar verildiği, 28/03/2024 tarihli müzekkere cevabında dava dışı ... belgelerin düzenlenme tarihlerinde davalı nezdinde herhangi bir çalışmasının görülmediği, TMK.nın 6.maddesindeki ispat yüküne ilişkin "Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur" kuralının geçerli olduğu, HMK'nın 201.maddesinde göre “Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin 2020 yılı için 4.480,00 Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz" hükmüne yer verildiği, dolayısıyla usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edildiği, bu sınırın 2020 yılı için 4.480,00 TL olduğu davacı tarafça sunulu teslim tesellüm belgelerindeki miktarların senetle ispat sınırının üstünde olduğu dolayısıyla bu hususta tanık dinlenemeyeceği ispat yükünün davacı tarafta olduğu davacı tarafın ticari defterlerini verilen kesin süreye rağmen sunmadığı, bu haliyle alacağını ispat edemediği anlaşıldığından, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığı için reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 119,06-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6- Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştikten sonra yatıran taraflara iadesine,
7-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ---------- Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 1.320,00-TL ücretin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/06/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!