WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/318 Esas
KARAR NO: 2024/38

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/07/2020
KARAR TARİHİ: 23/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili ..., davacı müvekkili şirketin yetkilisi olduğunu ve müvekkili şirketin dava dışı ------- ile şirketin makine bakım ve onarımı için anlaştığını, akabinde ise lehtar kısmı borç ve borçlu olarak sadece müvekkili şirketin ve kefilin yer aldığı bonoyu yapılacak işlere karşılık dava dışı ------- teslim ettiğini, dava dışı ------- üstlendiği işleri ve taahhütleri yerine getirmediği gibi söz konusu bononun borçlu kısmına müvekkili ... ismini ve kimlik numarasını yazarak hiçbir hukuki ilişkisi olmayan davalı ... adını lehtar olarak yazarak resmi evrakta sahtecilik suçunu işlediğini, bu konuda soruşturma dosyası açıldığını, dava konusu bononun tahrif edildiğini ve sahtecilik işleminin yapıldığını, bonoda kefil olarak bulunduğu iddia edilen ------- tanık olarak dinlendiğinde müvekkilinin ad ve soyadının sonradan rızası dışında eklendiğini ifade edeceğini, mezkur bononun -------- Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, müvekkillerinin davalı ile aralarında herhangi bir borç ilişkisinin olmadığını, bu nedenlerle, davanın kabulü ile takip konusu bononun iptali ve müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine, uygun görülecek teminat mukabilinde takibin durdurulmasına, yargılama masrafları, vekalet ücreti ve %20 kötü niyet tazminatının karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin '' -------- Makina '' işletme adı ile işlettiği iddia edilen iş yerinde davacıların makine bakım ve onarım işi ile ilgili anlaşıldığını, iş karşılığında hem fatura hem de dava konusu senedin alacaklısı olduklarını, dava dışı ------- müvekkilinin eşi olduğunu ve müvekkiline ait olduğu iddia edilen iş yerinde çalıştığını, davacı şahıs davacı şirketin yetkilisi olup, dava konusu senede şirket kaşesinin dışında iki adet imza atarak ve yine avalist olarak imzası bulunan dava dışı -------- da imzası ile bedeli ve tüm zorunlu ihtiyati unsurları tamamlayarak senedi müvekkiline teslim ettiklerini, davacı şahsın senetteki imzaların kendisine ait olduğunu açıkça beyan ettiğini, senet borcunun ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından -------- Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını ve senette bulunduğu iddia edilen imzalara göre davacılar ve --------- borçlu olarak gösterildiğini, davacı şahsın şirket kaşesi ile birlikte çift imza atması sebebi ile şirketi borçlandırdığı gibi ayrıca şahsen de sorumlu olduğunu gösterdiğini, bonoda tahrifat olmadığını, icra takibine konu senedin tüm geçerlilik şartlarına haiz olduğunu, bu nedenlerle, davanın reddine, davacının asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
Eldeki dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davasıdır
.Davacılar tarafından davaya konu senedin davacı şirketin makine bakım ve onarımı için dava dışı -------- verildiği, davacı ... diğer davacı şirketin yetkilisi olduğu, senedin imzalanarak beyaza imza olarak verildiği, dava dışı -------- üstüne düşen yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi aynı zamanda davalı ... lehtar olarak yazdığı, davalı ile araların hukuki ilişki bulunmadığı, işbu senede dayanılarak aleyhlerinde------- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı iddia edilerek söz konusu senet yönünden borçlu olmadıklarının tespiti talepli işbu dava ikame edilmiştir.Davalı tarafça dava dışı -------- davalının eşi ve çalışanı olduğu, davacılardan şirketin keşideci, diğer davacı ... ise aval veren olduğu, beyaza imzanın sahtecilik oluşturmayacağı savunulmuştur.Davacı tarafça davalı ve dava dışı ------- hakkında suç duyurusunda bulunulmuş, -------- esas sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kovuşturmaya başlandığı, savcılık tarafından alınan 10/08/2020 tarihli raporda senetteki imzaların davacı ... ait olduğunun belirtildiği, -------- sayılı kararı ile davalı ve dava dışı -------- hakkında beraat kararı verildiği, işbu karara karşı yapılan istinafın ----------- sayılı kararı ile reddine karar verilerek beraat kararının kesinleştiği anlaşılmıştır.--------- Sicil Müdürlüğü'nden gelen cevabi yazıda davacılardan ... diğer davacı şirketin tek ortağı ve tek yetkilisi olduğu belirtilmiştir.
Taraflar arasında davaya konu senedin davacı ... tarafından imzalandığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı gibi yukarıda belirtilen ceza dosyasında savcılık aşamasında alınan rapor ile senedin ön yüzündeki imzaların davacılardan ... elinin ürünü olduğu sabittir. Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı bonoya dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu, bononun başka bir amaçla verildiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. Senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yönünden ise TTK'nın 778. maddesi delaletiyle 680. maddesi gereğince açık bono düzenlenebileceği ve davacının bu iddiasını da ancak yazılı delille ispat edebileceği izahtan varestedir. Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde davaya konu senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunda dair yazılı bir delil bulunmadığı anlaşılmakla bu hususta davacı davasını ispatlayamamıştır.TTK'nın 776/1-g maddesi gereğince, takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıması için "senedi düzenleyenin imzasını" ihtiva etmesi zorunludur. Anılan maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş, birden fazla imzanın bulunması koşul olarak öngörülmemiştir. TTK.'nın 778. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 678.maddesi gereğince, şirket yetkilisinin şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu imza bizatihi kendisini sorumlu kılar. Yine TTK'nın 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 701 ve 702. maddeleri uyarınca, keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayılır. Aval için sadece imza yeterli olup, ayrıca ad ve soyadın yazılması gerekli değildir. Aval veren kimse, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi sorumlu olur. Somut olayda davacı şirketin tek ortak ve yetkilisinin diğer davacı ... olduğu, her ne kadar aval olarak yazılarak senedin ön yüzünde bulunan "..." ibaresinin davacı ... tarafından yazılmadığı iddia olunuyor ise de bu durumun hukuki anlamda bir etkisinin olmadığı, davaya konu senedin ön yüzünün davacı ... tarafından iki kez imzalandığı dikkate alındığında mezkur Yargıtay ilamından da anlaşılacağı üzere davacı şirketin keşideci, davacı ... ise aval olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır.Hal böyle olunca tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda davacı davasını ispatlayamadığından davanını reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Her ne kadar davalı tarafça tazminat talep edilmiş ise de mahkememizce tedbir kararı verilmediği anlaşıldığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE-
2-Şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcından peşin alınan 328,12TL harcın mahsubu ile bakiye 99,48TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça sarf olunan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı lehine yürürlükte olan AAÜT uyarınca 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde -------- Arabulucu Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 1.360,00TL ücretin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
8- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davalı tarafın e-duruşma yöntemi ile yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/01/2024