T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/26 Esas
KARAR NO: 2024/365
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/06/2018
KARAR TARİHİ: 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin davalı aleyhine ticari satımdan kaynaklanan faturalara dayalı olarak-------- İcra Müdürlüğü'nün-------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, borçlu vekili tarafından borca itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davalı itiraz etmiş olsa da ekte sundukları cari hesap ekstresi ve faturalardan anlaşılacağı üzere davalı tarafından bu malların ve faturaların teslim alındığını, davalı borçlunun yapmış olduğu itiraz ile müvekkilinin alacağını elde etmesini imkansızlaştırmak ve zorlaştırmak gibi iyi niyetli olmayan eğilimleri olduğunu açıkça gösterdiğini belirterek, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı alacaklı tarafından müvekkili aleyhine, 29.04.2015 ve 27 .04.2015 düzenleme tarihli iki fatura düzenlendiğini, bu iki faturaya dayalı olarak -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyasında fatura alacağına dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkiline 18.04.2018 tarihinde tebliğ olduğunu, müvekkilinin süresi içerisinde yani 24.04.2018 tarihinde söz konusu borca itiraz ettiğini, bu itiraza karşılık haksız ve hukuka aykırı huzurda açılmış olan işbu davaya cevap verme gereğinin hasıl olduğunu, davalı müvekkili adına açılan itirazın iptali davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı ile müvekkili arasında bir satım sözleşmesi imzalandığını, satım sözleşmesinin ise karşılıklı borç doğuran bir sözleşme olduğunu, satıcının bu sözleşme ile satılan malı alıcının borçlanmış bulunduğu satış parası karşılığında alıcıya teslim ve mülkiyeti geçirme borcu altına girmediğini, oysa davacı tarafından açılan işbu davada gerçek anlamda bir borç ilişkisinin doğmadığını, çünkü müvekkili borcunu gereği gibi ifa etmeye çalışmışsa da davacı tarafın hiç bir şekilde uyuşmazlık konusu malları teslim etmediğini, dolaysıyla ifa edilmeyen bir borçtan dolayı takip başlatılmasının usul ekonomisine ayrılık teşkil ettiğini ve kötü niyeti açıkça gösterdiğini, 29.04.2018 ve 24.04.2018 tarihlerinde fatura kesildiğini, bu faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, söz konusu faturaların tebliğ edildiğine dair herhangi bir belge de mevcut olmadığını, zaten söz konusu faturada yazılan --------- dolgu vernik, -------- astar vb. malların hiç birinin müvekkiline teslim edilmediğini, bu hususla ilgili herhangi bir belge sunulmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte teslim edilecek olan boya malzemeleri hakkında bir fatura düzenlenmiş olmasının bu hizmetin yapıldığına dayanak teşkil etmediğini, yani faturanın varlığının davacı tarafın edimini yerine getirdiği anlamına gelmediğini, faturaya dayalı ilamsız icra takiplerinde düzenlenen faturanın borçluya teslim edilmesinin gerektiğini, borçlunun fatura kendisine ulaştıktan sonra 8 gün içinde faturaya itiraz edebileceğini, etmez ise faturanın içeriğinin kabul edilmiş sayılacağını, borçlu olmadığını borçlunun ispatlaması gerekeceğini, ayrıca faturalı satışlarda malın teslimi açısından irsaliyenin önemli olduğunu, burada ayrıca dikkat edilmesi gereken hususun irsaliyeli malı teslim alanın bizzat sorumlu kişi veya sigortalı çalışan olması ve adı soyadı T.C. numarası yazılarak açık olarak imzalanması gerektiğini, söz konusu faturalarda müvekkilinin faturada geçen malları aldığına dair imzası bulunmadığını, burada önem arz eden hususun faturanın tebliğ edilmesi ve malların alındığına dair sorumlu kişinin imzasının bulunması olduğunu, somut olayda ise müvekkilinin imzasının bulunmadığını, dolayısıyla davacı tarafın bu hususla alakalı olarak öne sürdüğü hususların hukuki mesnetten yoksun olduğunu, faturaların tek taraflı belge metni olup ayrıca bunu ispatlayan delillere de ihtiyaç duyulduğunu, bu delillerin sözleşme, müvekkilinin imzasını taşıyan irsaliye yahut malın teslim alındığına dair belgeler olabileceğini fakat olayda bu belgelerin hiç birinin mevcut olmadığını, salt faturalara dayanılarak huzurdaki davanın açıldığını, dava konusu takibin devamı ve davacı tarafından müvekkili aleyhine uygulanacak haciz işlemlerinin müvekkilinin mağduriyetine, telafisi güç veya imkânsız zararlara uğramasına yol açabilecek nitelikte olduğunu, müvekkili ve davacı arasında yapılan sözleşme uyarınca herhangi bir mal teslimi yapılmadığını bu sebeple davalı müvekkilinin 50.000 TL zarara uğradığını, Borçlar Kanunu uyarınca sözleşmenin ifa edilmemesi, eksik ifası veya haksız feshedilmesi durumlarında tarafların birbirinden maddi ve manevi tazminat talep etme hakları doğacağını, davalının maddi bir zararının da söz konusu olduğunu, sonuç olarak fatura içeriğine dayanak olan malların müvekkiline teslim edildiğine dair herhangi bir belge bulunmamakla beraber bu faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, karşı tarafın ticari defterleri düzenli olarak ve usulüne uygun bir şekilde tutulmadığından delil niteliğini haiz olmadığını, kaldi ki işbu defterleri kabul etmelerinin mümkün olmadığını, zira bilgileri ve beyanları dahilinde düzenlenmeyen faturalar söz konusu olduğundan huzurdaki haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddinin gerektiğini, bu sebeple müvekkilinin hukuken geçersiz olan ve müvekkilini bağlayıcı bulunmayan böyle bir faturaya dayalı icra takibi ve haciz işlemleri ile haksız yere zarara uğramaması bakımından, dava konusu takibin dava neticesine kadar durdurulması ve yapılacak yargılama sonucunda işbu takibin iptaline ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, davacı tarafından müvekkili aleyhine -------- Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin dava sonuna kadar durdurulmasına, takibin iptaline, davacı tarafın % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce verilen 12/02/2019 tarih ve --------- Esas -------- sayılı kararı -------- sayılı ilamıyla kaldırılmakla dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile davacı tarafça alacaklı sıfatı ile fatura cari hesap ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağından kaynaklı icra takibine davalı tarafça yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptaline ilişkindir.--------- İcra Dairesine, --------- Bankasına, -------- Bankası, ---------- Noterliği, ---------, --------- Vergi Dairesi, -------- Ticaret Odası, --------- Noterliği, yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü.Dosyamız arasına alınan -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin 04/04/2018 tarihinde takip başlatıldığı ödeme emrinin davalı/borçluya 18/04/2018 tarihinde tebliğ edildiği davalının 26/04/2018 tarihinde takibe itiraz ettiği anlaşılmıştır. Davacının; borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğinden itibaren İİK.nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık süre içerisinde mahkememize davayı açtığı anlaşıldığından, açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Dosya Mali Müşavir Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan 04/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı tarafın incelenen 2015, 2016, 2017, 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, yevmiye defterlerinin ve defteri kebirlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, bu defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, envanter defterlerinin yazdırılmamış (boş) olduğu, envanter defterleri yazdırılmadığı için diğer defter kayıtları ile birbirini doğrulayıp doğrulamadığının tespit edilemediği, davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmediğinden davalı tarafın ticari defterlerinin incelenemediği, davacı tarafın ticari defter kayıtları ile davalı tarafın ticari defter kayıtlarının karşılaştırılamadığı, davalı tarafın ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılıp yaptırılmadığı, kanuna göre eksiksiz. ve usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, davalının ticari defterlerindeki kayıtların davacının ticari defter kayıtlarına aykırı olup olmadığı ile ilgili bir tespit yapılamadığı, ayrıca icra takibine konu alacağın dayanağı olan faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ile ilgili de bir tespit yapılamadığı, davalı tarafın ticari defterleri hakkında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219 ve 220. maddelerinin tatbik edilip edilmeyeceği ile ilgili hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, davacı tarafın icra takibinde talep ettiği cari/açık hesap bakiyesinin dayanağı olan faturaların, en son düzenlenen faturadan geriye doğru, İcra takibinde talep edilen cari/açık hesap bakiyesini karşılayacak tutarı içeren faturalar olduğu, davacı taraf icra takibinde 34.873,03 TL cari/açık hesap bakiyesini talep ettiğinden bu tutarı karşılayacak olan icra takibine konu alacağın dayanağı olan faturaların davacı ---------- Şti. tarafından davalı ... - ------------ adına düzenlenmiş aşağıdaki tabloda bilgileri yer alan 2 adet fatura olduğu, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan 2 adet fatura ile ilgili davacı tarafından davalı adına aşağıdaki tabloda bilgileri yer alan 2 adet sevk irsaliyesinin düzenlenmiş olduğu, icra takibine konu alacağın dayanağı olan 2 adet faturanın fotokopilerinin dava dosyasında bulunduğu, dayanak faturalar ile ilgili düzenlenen sevk irsaliyelerinin fotokopilerinin dava dosyasında bulunmadığı, söz konusu sevk irsaliyelerinin yapılan inceleme sırasında davacı tarafından ibraz edildiği ve tarafımca incelendiği, sevk irsaliyelerinin fotokopilerinin rapor ekinde sunulduğu, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan 2 adet faturada yazılı olan malların davalı tarafa teslimine ilişkin iki adet sevk irsaliyesinin teslim alan kısmında imza bulunduğu, icra takibine konu alacağın dayanağı olan 2 adet faturanın davalı tarafa teslimine ilişkin dava dosyasında bir belge bulunmadığı, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan 2 adet faturanın davacı tarafın 2015 yılına ait yevmiye defterinde ve defteri kebirinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın 2015, 2016, 2017, 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin incelenmesinde; davacının davalıdan yevmiye defteri ve defteri kebir kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla 34.873,03 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın 34.873,03 TL asıl alacaktan oluşan takip tutarı üzerinden başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine açmış olduğu itirazın iptali davasında davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini istediği, harca esas dava değerini 34.873,03 TL olarak gösterdiği, mahkemenizce davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olduğuna ve davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilir ise; davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık % 9 ve 3095 sayılı Kanun'un “Temerrüt faizi” başlıklı 2. maddesinin 1. Fıkrasında belirtilen değişen faiz oranları üzerinden temerrüt faizi uygulanabileceği, faiz konusundaki hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğunu belirten raporunu mahkememize sunmuştur. Dosya Mali Müşavir Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan 06/09/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle: Bilirkişi kök raporundan sonra dava dosyasına giren davalıya ilişkin --------- Vergi Dairesi ve ---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü yazılarına göre; davalının tacir olup olmadığı hususunun incelendiği ve değerlendirildiği, davalının 08.04.2015 tarihinde Mobilyaların Boyanması, Verniklenmesi, Cilalanması Vb. Tamamlayıcı İşlerin Yapılması faaliyetinde bulunduğu, 2015 yılı yıllık gelir vergisi beyannamesine göre Gelir/Gayrisafi Hasılat tutarının 257.839,10 TL olduğu anlaşıldığından ve söz konusu gayri safi iş hasılatı 2015 yılında geçerli olan esnaf işletmesi için öngörülen 88.000,00 TL sınırını aştığından, davalının işletmesinin ticari işletme ve davalının tacir olduğunu belirten raporunu mahkememize sunmuştur.Dosya Grafoloji uzmanı Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan 15/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: İnceleme konusu 19/10/2015 tarih ve ---------- sıra numaralı sevk irsaliyesi ve nde yer alan imzanın ... eli ürünü olduğu, 23/10/2015 tarih ve ----------- sıra numaralı sevk irsaliyesinde yer alan imzanın ... eli ürünü olmadığını belirten raporunu mahkememize sunmuştur. Dava dilekçesi cevap dilekçesi 04.01.2021 tarihli bilirkişi raporu ,15.09.2023 tarihli grofoloji raporu ve tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede;davacı ile davalı arasında cari hesap ilişkisinin olduğu ,davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede ,davacının usulüne uygun tutulmuş defterlerine göre, davalıdan 34.873,03 TL alacağının olduğu,ancak davalının icra takibine konu 2 adet faturaya ait sevk irsaliyeleri üzerindeki imzaları inkar ettiği,bu sebeple imzalar üzerinde inceleme yapıldığı,---------- seri numaralı 37.00 TL bedelli fatur üzerindeki imzanın davalıya ait olmadığı görüldüğünden davacının defterlerinde alacaklı olduğu 34.873,03 TL bedelden 37.00 TL bedel düşüldükten sonra kalan 34.836,03 TL yönünden davacının alacaklı olduğunun kabulünün gerektiği zira davalının verilen süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği,HMK'nın 222/3. maddesinde şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğinin belirtildiği,davalının defterlerini ibraz etmemesi karşısında davacının, usulüne uygun defter kayıtları ile alacağının ispatlandığı kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulüne ,alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacının DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile Davalı borçlunun -------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasına yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 34.836,03 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden takip tarihi itibariyle avans faiz işletilmesine ;
Asıl alacağın %20si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.379,65-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 595,55-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.784,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 37,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 35,90-TL Başvuru Harcı, 595,55-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 631,45TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
6-Davacı tarafından yapılan; 700,00-TL Bilirkişi ücreti, 195,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 895,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 894,05-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7- Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştikten sonra yatıran taraflara iadesine,
8-Davalı tarafından yapılan; 1.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 107,56-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.607,56-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1,71-TL lik kısmanın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!