T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/53 Esas
KARAR NO: 2024/44
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/01/2018
KARAR TARİHİ: 23/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili elinde bulunduğu iddia edilen faturalar ile davalı aleyhine-------- Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibinde bulunduğunu, davalı tarafın takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı tarafın müvekkilinden malzeme aldığını ancak ürün teslim almasına rağmen borcunun olmadığını iddia ettiğini ve borcu inkar ettiğini ayrıca davalının borcunu nasıl ve ne zaman ödediğine ilişkin herhangi bir açıklamada da bulunmadığını bu nedenlerle, davalının itirazının reddine, takibin devamına, en az %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Dava her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olmayan bir husus olduğunu, müvekkilinin esnaf olduğunu ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin davacı taraf ile hiçbir ticari ilişkisinin olmadığını ayrıca herhangi bir hizmet sunumu da olmadığını, dava konusu faturalarda teslim alan kısmına atılan imzaların müvekkiline ait olmadığı gibi faturaların müvekkiline teslim yada tebliğ de edilmediğini, davacının hukuka aykırı bir şekilde icra takibi başlattığını, taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, bu nedenlerle, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Eldeki dava, faturaya dayalı davacı tarafından açılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir
.------ İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye istinaden -------- Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir.
Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir
.(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir.Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.
7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.Davaya konu takip, faturaya dayalı alacağın tahsiline ilişkindir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Davaya konu icra takibindeki ödeme emri incelendiğinde ödeme emrinin dayanağının 01.12.2016 tarih -------- nolu 30.429,00 TL tutarlı, 06.12.2016 tarih ---------nolu 24.840,00 TL tutarlı, 12.12.2016 tarih-------- nolu 30.682,00 TL tutarlı, 17.12.2016 tarih --------- nolu 32.039,00 TL tutarlı, 17.12.2016 tarih --------- nolu 40.365,00 TL tutarlı, 28.12.2016 tarih
Davacı tarafından icra takibine ve davaya konu faturadaki malların (hurda) davalıya teslim edildiğini ispatladığını iddia ettiği 22.09.2016 tarih -------- nolu, 28.09.2016 tarih -------nolu, 22.09.2016 tarih ------- nolu irsaliyeleri dosya arasına sunulmuş, yapılan incelemede sevk irsaliyelerinde teslim alan kısmının imzalandığı ancak isim yazmadığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinden de anlaşılacağı üzere davalı, malları teslim almadığını, davacı ile aralarında ticari ilişki olmadığını ve davacının sunmuş olduğu irsaliyelerdeki teslim alan kısmına atılan imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur. Mahkememizce dosya kapsamında bulunan işbu sevk irsaliyelerinde teslim alan kısmına atılan imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunun araştırılması amacıyla imza incelemesi yapılmış, usulüne uygun olarak alınmış ve denetime elverişli olan 08/08/2022 tarihli grafolog bilirkişi tarafından tanzim olunan raporda sevk irsaliyelerinin altında teslim alan kısmında bulunan imzanın davalıya ait olmadığı belirtilmiştir.Tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, davacının adresinin --------olması sebebiyle -------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış ve usulüne uygun olarak alınan 14/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda; dosya ve davacıya ait kanuni defter ve belgelerin incelenmesinde, faturaların usulüne uygun olarak düzenlendiği ve kanuni kayıt defterine kaydedildiği, mali idareye yapılması gerekli bildirimlerin mevzuata uygun olarak yapıldığı, davacı şirket ile davalı arasındaki ticari işlemlere ilişkin herhangi yazılı bir sözleşme olmadığının anlaşıldığı, ancak davaya konu faturalara ilişkin ticari malların sevk irsaliyesi üzerinde not edilmiş araçlar üzerinde nakledildiğini, düzenlenen sevk irsaliyesi, faturalar ve kanuni defterlerdeki kayıtlar esas alınarak davacı şirketin davalıdan 188.945,00TL asıl, 2.794,41TL faiz olmak üzere toplamda 191.739,41TL alacağının olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce davalının ticari defterlerini incelemek amacıyla alınan 07/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davalının 2016 - 2017 yılı yevmiye ve envanter defterlerinin zamanında tasdik edildiği, defter-i kebirin tasdik ettirilmediği, davalıya ait yasal defterler incelendiğinde davacı şirketten alınan herhangi bir mal veya hizmet faturasına ilişkin kaydın yer almadığının tespit edildiği, davalıya ait 2016-2017 yıllarına ilişkin BA formlarında ise davaya konu faturaların bulunmadığı gibi davacıdan mal ya da hizmetin alındığında ilişkin bildirimin bulunmadığı belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar takibe dayanak faturalarda açıkça irsaliye düzenlenmediğine ilişkin şerh bulunsa da bir an için dava dilekçesi ekinde belirtilen irsaliyelerin takip dayanağı faturalarda belirtilen mallara ilişkin olduğu kabul edilse dahi davalı asilin mukayeseye elverişli imza örnekleri alınarak düzenlenen 08.08.2022 tarihli grafoloji uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda irsaliyelerde bulunan teslim alan imzasının davalının eli ürünü olmadığı yönünde kanaat bildirildiği, her ne kadar davacının defterlerinin -------- talimat sayılı dosyası üzerinden yapılan incelemede usulüne uygun olarak tutulması sebebiyle lehine delil olarak kabul edilebileceği, davacıya ait BS formlarında takip dayanağı olan faturaların bildirildiği belirtilmiş ise de mahkememizce davalının ticari defterlerinde yapılan incelemede davalının ticari defterinde davacıdan mal ya da hizmet aldığına yönelik bir kaydın bulunmadığı gibi davalıya ait BA formlarında takip dayanağı olan faturaların bildirilmediğinin belirtildiği, mahkememizce davacı vekilinin yemin deliline başvurması üzerine 31.01.2023 tarihli celsede davalıya yemin metni okunduğu ve davalı tarafından takibe dayanak olan faturalarda belirtilen malların teslim alınmadığı yönünde yemin edildiği anlaşıldığından davacı tarafından faturaya konu malların davalıya teslim edildiği ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.Her ne kadar davalı cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talep etmiş ise de davacının kötü niyetli olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.274,38TL'den mahsubu ile bakiye 2.846,78TL'nin karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
4- Davacı tarafça sarf olunan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça sarf olunan 19,50TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-Davalı lehine yürürlükte olan AAÜT uyarınca 30.677,83TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davalı tarafın yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı..23/01/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!