T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/166 Esas
KARAR NO :2024/387
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:11/09/2015
KARAR TARİHİ:30/05/2024
Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; taraflar arasında 25.02.2010 tarihinde lojistik, malzeme satış ve montaj sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği davacının, sabit bir dijital telekomünikasyon şebekesi temin etmek, kurmak, test etmek, tamamlamak ve bu şebeke ile diğer hizmetleri sağlamayı üstlendiğini, davalı tarafından işlerin tam olarak yapıldığı kabul edilmekle işlerin karşılığı ücretin (artırım yapılmadan) düzenli olarak ödendiğini, sözleşmede "bir yılın sonunda fiyatlara enflasyon oranında artış yapılacaktır." şeklinde hüküm yer almasına karşın davalı şirket tarafından davacıya bu artışın uygulanmadığını, davacı firma sözleşmenin imzalanmasından 1 yıl sonra enflasyon oranının uygulanmasını beklerken normal ödemenin haricinde hiçbir şekilde artış yapılmadığını, sözleşmenin yaklaşık 4 yıl devam ettiğini, bu süre zarfında müvekkiline artış yapılmadığını, sözkonusu artış oranlarının ödenmemesi nedeniyle davacı tarafından ... Noterliğinin 09.06.2015 tarih ve ... yevmiye numarası ile davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, davalı tarafından yine hiçbir ödeme yapılmadığı gibi ... 16. Noterliğinin 02.07.2015 tarih ve ... yevmiye numarası ile ihtarnameye cevap olarak "ödemelerin yapıldığında artışların ayrıca talep edilmediği ve bu şekilde kabul olunacağını, bu hususta hiçbir ödeme yapılmayacağının belirtildiğini, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranarak davacı firmanın yıl sonu enflasyon artışını uygulamadığını, müvekkilinin 2011 yılında 2.739.634,32 TL, 2012 yılında 2.317.213 TL, 2013 yılında 56.640 TL, 2014 yılında ise 186.205,18 TL olmak üzere toplamda 5.299.692,50 TL cari hesaba her yıl için ayrı ayrı enflasyon oranında artış uygulanması gerektiğini, artış oranlarının sözleşmenin 25.02.2010 tarihinde imzalanmış olması nedeniyle her yıla ait Mart ayının artış oranlarının yıl sonu cari hesaba eklenmesi gerektiğini, 2011-2015 yılları arasında davacı firmanın cari hesaplarına enflasyon artış oranlarının eklenmesini yani sözleşmede kararlaştırıldığı gibi 1 yılın sonunda fiyatlara enflasyon oranında artış yapılmasına karar verilmesini ve şimdilik 10.000 TL enflasyon artışı alacağının avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 14/11/2017 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi ile dava değerini 430.884,70 TL 'ye yükseltmiş ve ıslah harcını yatırmıştır.
Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; Davacının taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğu gibi taraflar arasında imzalanan sözleşmeye de aykırı olduğunu, sözleşme kapsamında tüm ödemelerin yapıldığını ve enflasyon oranında yıllık artış taleplerinin kabul edilemeyeceğinin kendilerine ihtarname ile bildirildiğini, davacının dava dilekçesinde alacaklarının dayanağının sözleşmede bir hüküm olarak yer aldığını iddia ettiğini, ancak taraflar arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde, enflasyon artışlarına ilişkin tek ibarenin, sadece Sorumlulukların Paylaşılmasını düzenleyen Ek-3 te muhatap firmanın bir öngörüsü olarak yer aldığını, Sözleşme kapsamında davacıdan özel teklif alınarak gerçekleştirilmiş olan bazı işlerin incelendiğinde, bazı mal ve hizmet kalemleri için davacı tarafından teklif edilen birim fiyatlarının sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatlar ile aynı yada daha düşük olduğunun tespit edildiğini, sözleşme kapsamında fiyatların enflasyon oranında artırılmasına ilişkin kesin ve kararlaştırılmış bir madde olmadığını, fiyat artışının sadece davacı firmanın bir öngörüsü olarak Sözleşmede yer aldığını ve sözleşme süresince bu konuda davacı tarafından herhangi bir talepte bulunulmayıp, davalı şirket tarafından düzenlenen sipariş emirleri ve ödenen ücrete herhangi bir ihtirazı kayıt öne sürülmeksizin kabul edildiğini ve aksine bazı kalemler için davacı tarafından daha düşük ücret teklifi yapıldığından, sözleşme sona erdikten yaklaşık bir yıl sonra davacı tarafından öne sürülen fiyat artışı talebinin haklı ve iyi niyetten uzak bir talepten ibaret olduğu beliterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava sözleşmeden kaynaklanan alacak davasıdır.
Taraf delilleri toplanmış, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri incelenmiş, bilirkişi rapor ve ek raporu alınmıştır.
Mahkememizde yapılan yargılama sonucunda; Mahkememizin 28.02.2019 tarih ve 2015/... E., 2019/... K. sayılı kararı ile; davanın kabulü ile 430.884,70 TL nin temerrüt tarihi olan 16.06.2015 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizin kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. HD.nin 03.11.2022 tarih ve 2019/1915 E. 2022/1302 K. sayılı ilamı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafından bu kararın temyiz edilmesi sonucunda temyiz incelemesini yapan Yargıtay 6. HD.nin 05.02.2024 tarih ve 2023/259 E., 2024/503 K. sayılı kararı ile; "... Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin Ek-3 sayfa 5-5’te “Tedarikçi Öngörüleri” başlığı altında “Bir yılın sonunda fiyatlara enflasyon oranında artış yapılacaktır.” düzenlemesi yazılmış olup, bu ifade “yeni malzemenin fiyatını belirlemede” kullanılacak ifadedir. O halde, davacı bu hükme dayanarak eldeki davadaki iddialarla enflasyon farkı talebinde bulunamaz. Kaldı ki devam eden yıllarda davacı yeni fiyat belirleyerek yeni fiyatlara göre fatura düzenlemiş, davalı tarafından yapılan ödemeleri de ihtirazi kayıt ileri sürmeden kabul etmiştir. Bu nedenle sözleşmenin 32.3 maddesine dayanarak bu bedeli isteyemeyecektir. Bu durumda mahkemece, açıklanan gerekçelerle davanın reddi gerekirken yanılgılı gerekçeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur.
Davacı davalı ile aralarındaki sözleşmede bulunan 1 yılın sonunda fiyatlara enflasyon oranında artış yapılacaktır hükmüne rağmen enflasyon oranında artış yapılmadan davalı tarafından ödeme yapıldığını belirterek enflasyon oranında yapılmayan artışa ilişkin alacağın tahsilini talep ettiği, davalı tarafın ise; taraflar arasındaki sözleşmede enflasyon artışına ilişkin tek ibarenin sadece sorumlulukların paylaşılmasını düzenleyen ek 3'te muhatap firmanın ön görüsü olarak yer aldığını, sözleşme kapsamında fiyatların enflasyon oranında artırılmasına ilişkin kesin ve kararlaştırılmış bir madde olmadığından fiyat artışının sadece davacı firmanın bir öngörüsü olarak sözleşmede yer aldığından davacının talebinin yerinde olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 25/02/2010 tarihli hizmet sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin Ek-3 sayfa 5-5’te “Tedarikçi Öngörüleri” başlığı altında “Bir yılın sonunda fiyatlara enflasyon oranında artış yapılacaktır.” düzenlemesi yazıldığı, bu ifadenin “yeni malzemenin fiyatını belirlemede” kullanılacak ifade olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı bu hükme dayanarak davadaki iddialarla enflasyon farkı talebinde bulunamaz. Ayrıca devam eden yıllarda davacı yeni fiyat belirleyerek yeni fiyatlara göre fatura düzenlemiş, davalı tarafından yapılan ödemeleri de ihtirazi kayıt ileri sürmeden kabul etmiştir. Bu nedenle sözleşmenin 32.3 maddesine dayanarak bu bedeli talep edemeyecektir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 170,78 TL ve ıslah harcı 7.185 TL den mahsubu ile geriye kalan 6.928,18 TL.nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 66.323,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 46,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan tutarın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile YARGITAY yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!