T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2024/16 Esas
KARAR NO :2024/79
DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ:08/01/2024
KARAR TARİHİ:01/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından 15366/... numaralı "... Paket Sigorta Poliçesi" ile 10/03/2023 - 10/03/2024 tarihleri arasında sigortalı bulunan, ...'e ait "... Mah. ... Cad. Bina No:62 Daire No:1 ..., İstanbul" adresindeki işyerinin, 26/07/2023 tarihinde ...'ye ait ana giderde meydana gelen tıkanma sonucu geri tepen suların sigortalı işyerine sirayeti sonucunda hasara uğramış olduğunu, müvekkilinin ekspertiz raporu doğrultusunda davaya konu olay nedeniyle sigortalısına 06/11/2023 tarihinde 11.080-TL sigorta tazminatı ödemiş olduğunu, müvekkilinin TTK'nın 1472. maddesi uyarınca yapmış olduğu ödeme ile sigortalısının haklarına halef olduğundan davalı tarafın sorumluluğunu karşılayan 11.080-TL alacak için davalıya rücu hakkı doğmuş olduğunu, gerek ekspertiz raporu gerekse de dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelere göre dava konusu hasarın; ...'ye ait ana giderde meydana gelen tıkanma sonucu buradan geri tepen suların sigortalı işyeri bodrum katından geçen tesisatı basınç etkisi ile patlatması nedeniyle akan suların sirayeti sonucunda meydana geldiğinin sabit olduğunu, davaya konu zararın, davalı ...'nin bakım ve onarımını gözettiği atık su hattının tıkanması sonucu meydana gelmiş olduğunu, dava konusu zarar ile ...'nin bakım, gözetim görevini yerine getirmemesi eylemleri arasında uygun illiyet bağı bulunduğundan, davalı ...'nin haksız fiil hükümleri uyarınca, dava konusu olay nedeni ile meydana gelen zarardan sorumlu olup, zararının tazminle yükümlü olduğunu, işbu davada da müvekkili şirkete sigortalının ticari işletme olup her iki tarafın da ticari işletmesinden kaynaklanan işbu davanın ticari dava olduğundan müvekkili şirket alacağının tahsili için işbu davayı açma zarureti doğmuş olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 11.080-TL sigorta rücu tazminatının, sigortalıya ödeme tarihi olan 06/11/2023 tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, ... Odaları Birliği'nin cevabi yazıları, celp edilip incelenmiştir.
Dava, davacının, dava dışı sigortalısına ödediği hasar tazminatının, davalıdan rücuen tazminine ilişkindir.
26/06/2012 tarihli, 6335 sayılı yasa ile değiştirilen TTK 4. maddesinde, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
TTK 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir.
Anılan maddede, tek tek belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir.
TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir.Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur.Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez.
Davanın tazminat davası olduğu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 16/01/2024 tarihli cevabi yazısı ile; "... ...'in gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının,.." bildirildiği, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 17/01/2024 tarihli cevabi yazısı ile; "......'in, .... (İşyeri Kira Gelirinden dolayı) mükellefleri olduğu başka bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, ... Mh. ... Cad. No:62/1 ... / İSTANBUL adresindeki itiraza konu işyerinin 2022 T.Yılı Gelir Vergisi beyannamesine göre 9.37 hisse oranı ile mülk sahibi olduğunun..." bildirildiği, ... Odaları Birliği'nin 25/01/2024 tarihli cevabi yazısı ile de; "......'in esnaf kaydına rastlanılmadığının..." bildirildiği, davacının sigortalısı olan dava dışı ...'in, tacir olmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli ... sayılı kararında “…Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.” şeklinde belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı sigorta şirketi tarafından, sigortalı işyerine su basması nedeniyle, dava dışı sigortalısına ödenen, hasar bedelinin, halefiyet gereği, davalıdan rücuuna ilişkin olarak açılan alacak davasında, dava dışı sigortalı gerçek kişi olup, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. (Yargıtay 17. H.D. 16/10/2019 tarih, .... sayılı kararı)
Dava konusu ve sunulan deliller kapsamında davaya konu uyuşmazlığın, TTK 4. maddede belirtilen, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı görülmektedir.
HMK 114. Maddesinde; mahkemenin görevli olması hususunun dava şartı olarak belirtildiği, HMK 115. maddesinde de, dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceği açıklanmakla yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK. 4. ve 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde RESEN, HMK'nun 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına
4-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden, miktara göre kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!