WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/113 Esas
KARAR NO :2024/421

DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ:19/02/2024
KARAR TARİHİ:11/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan aracın davalılardan ... kontrolünde iken yine davalılardan ... kontrolündeki diğer davalı ...' a ait olan ...plakalı araç ile kazaya karışmış olup, taraflar arasında müştereken ve mütelselsilen ve müştereken sorumluluk bulunduğunu, ...'ın araç işleten sorumluluğu, araç sürücülerinin ise haksız fiil sorumluluğu çerçevesinde sorumlu olduklarını, davalılardan ... Sigorta'nın ise Karayolları Trafik Kanunu ve sigorta mevzuatı çerçevesinde sorumlu olup işbu nedenle aleyhine dava açıldığını, işbu kaza sonrasında ... Sigorta A.Ş. tarafından ... sayılı ZMMS poliçesine istinaden 11/... sayılı hasar dosyası açılmış olup ancak herhangi bir sonuç elde edilemediğini, davalı sigorta şirketi tarafından açılan hasar dosyasına istinaden red kararı verildiğini, işbu dava için zorunlu arabuluculuk başvurusunun yapıldığını ve başvuru sonucunda 01/02/2024 tarihinde anlaşamama son tutanağı tutulduğunu, davalılardan ...'ye 26/04/2023 Tarihinde .... Noterliği'ne ait ... yevmiye sayılı ihtarname gönderildiğini ve davalı ... tarafından işbu ihtarnameye usulüne uygun bir cevap verilmeden reddedildiğini, davaya konu kaza sebebiyle ... Sigorta isimli sigorta aracı firmasına bildirimde bulunulduğunu ancak bu firmadan da olumlu herhangi bir dönüş olmadığını, davaya konu trafik kazası sebebiyle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası ile zarar tespiti için başvuru yapıldığını ve başvuru sonucu bir bilirkişi raporu alındığını ancak mahkeme tarafında sehven dosya unutulduğu için karar yazılıp taraflara tebliğ edilmemiş olup tebliğ işleminin ancak 1 sene sonra mümkün olduğunu, müvekkiline ait araç kazanın ardından ...'de bulunan ... ... isimli otoparkta kalmış olup kaldığı süre boyunca 4.500-TL otopark ücreti çıkmış ve bu ücretin müvekkili tarafından ödenmiş olduğunu, aracın daha sonra tamir edilmek üzere İstanbul'da bir servise götürülmüş olup davalılar tarafından özellikle ... tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması sebebiyle aracın ... tarafından 22/03/2022 taraihinde ... ... Tic. isimli ücretli otoparka alınmış ve aracın halen bu otoparkta olduğunu, bu otoparkta ne kadar bir ücret tahhakuk edildiğini bilinmediğini, bu ücretlerin de tarafların kusurları oranında tazminini talep ettiklerini, davaya konu trafik kazası sebebiyle oluşan zararın araç değerinin tespiti gibi unsurların teknik bir bilgi gerektirdiğinden ve araç piyasasında rayiç bedel sürekli değiştiğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olup alınacak bilirkişi raporu ve gelecek cevaplara göre taraflarınca dosyaya bedel arttırım dilekçesi ile harcın tamamlattırılacağını, yukarıda açıklanan nedenlerle; 17/07/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi zarar olan (asli zarar ve feri zarar) 20.000-TL (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) tutarın müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi imkânının bulunmadığını, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, huzurdaki davaya konu alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu, davacının dayandığı delillerin taraflarına tebliğe çıkarılması gerektiğini, poliçe ve teminat limitinin belirtilmesini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere şayet bir hesaplama yapılacak ise yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar ekine göre yapılması gerektiğini, aracın tamiri ekonomik değilse pert total işlemi uygulanması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, şayet pert bedeline ilişkin bir hesaplama yapılacak ise yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar ekine göre yapılması gerektiğini, tazminat hesaplarındaki belirsizlikleri ortadan kaldıran 7327 sayılı kanun yürürlüğe girmiş olup, huzurdaki davada uygulanması gerektiğini, otopark masrafı olarak bildirilen bedelin hiçbir haklı ve yasal dayanağı bulunmadığını, mecburi olmayan masrafların davalı taraftan talep edilemeyeceğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili şirket yönünden temerrüt gerçekleşmediğinden müvekkili şirketin faiz, yargılama gideri vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın usulden reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise davacının aracının daha önce kazaya karışıp karışmadığının tramer kayıtları celp edilerek tespitini, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını, davacının pert bedeli veya hasar bedeli tazminatı talebine yönelik bilirkişi raporu alınmasını ve yapılacak hesaplamanın yürülükte bulunan ve Resmi Gazete'de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar Eki uyarınca yapılmasını, davaya 7327 sayılı kanunun uygulanmasını, otopark ücreti talebi poliçe teminat dışında olduğundan reddini, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, haksız ve fahiş olan maddi tazminat talebinin ve davanın reddini, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ve davalıların yerleşim yerinin ... olduğunu, ayrıca kazanın oluştuğu yerin de ... olduğunu, buna rağmen davanın İstanbul'da açılmış olduğunu, yetkili mahkemenin ... olup huzurdaki davanın yetkisizliğine karar verilmesi gerektiğini, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağını, kaza tarihi 17/07/2021 olup huzurdaki davanın 19/02/2024 tarihinde ikame edilmiş olduğunu, 2 yıllık zamanaşımı dolduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca tespit yönünden .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararı yaklaşık 1 yıl sonra vermesinin zamanaşımına da bir etkisi bulunmamakta olduğunu, kaldı ki kazada ölüm ya da yaralanma olmadığından ceza zamanaşımı da burada uygulanmayacağını, davaya konu olayın trafik kazası değil iş kazası olduğunu, müvekkilinin ve diğer davalılardan ..., davacı ...'ın oğlu ...'ın sahibi olduğu ... Anonim Şirketi 'nin çalışanları olup iş bu araçları yine ...'ın talimatı ile kullanırken gerçekleşmiş olduğunu, haliyle kaza iş kazası olup görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, huzurdaki kazanın işkazası olması ve bizzat davacının oğlu ...'ın talimatı ile aracı kullandığı sırada olduğundan dolayı iş bu davanın ... ve ... Anonim Şirketi'ne ihbar edilmesini talep ettiklerini, kaza tarihi olan 17/07/2021 tarihinde davalı müvekkilinin, davacı ...'ın oğlu olan ve ... Anonim Şirketi'nin sahibi olan ...'ın iş yerinde çalışan durumunda olduğunu, davacı ... ait olan ... plakalı aracın ise oğlu ...'ın sahibi olan ... Anonim Şirketinin iş ve işleyişinin sağlanması için şirket aracı niteliğinde kullanılmakta olduğunu, kaza tarihinde gece geç saatlere kadar ... A.Ş.'de müvekkilinin, davacı ...'ın oğlu ...'ın talimatı ile uzun saatler işyerinde çalışma yapmış ve ... çalışanı olan müvekkiline kendisini ve işyeri müdürünü eve bırakması talimatını vermiş ve ... plakalı aracı müvekkiline teslim etmiş olduğunu, akabinde önce işyeri müdürünü eve bırakmış, sonrasında da ...'ı bırakmış olduğunu, ancak ... arabayı da teslim etmesini isteyince müvekkilinin kendisinin gece saatleri toplu taşıma bulamayacağını söylemesi üzerine araçta yanlarında bulunan diğer davalı ... (o da ... Anonim Şirketinin çalışanı) kendi evlerine giderek babası olan diğer davalı ...'a ait arabayı alabileceklerini ve müvekkilini de bu araçla eve bırakabileceğini söyleyince ...'ın müvekkili ve diğer davalı ... hitaben "ben çok yorgunum bir an önce eve gitmek istiyorum beni bırakın sonra siz bu arabayla gidin ... babasının arabasını alsın sonra benim arabamı kapımın önüne bırakıp siz de evinize gidin" şeklinde talimat vermiş olduğunu, daha sonra müvekkilinin de diğer davalı ... ile onların evine gitmiş ve ...'nin babasının arabasını almış ve arkalı önlü şekilde ... evine giderken müvekkilinin ...'ın talimatları ile uzun saatler kesintisiz şekilde işyerinde çalışarak fazla mesai yaptığından ve yorgun olduğundan dolayı arabanın hakimiyetini kaybetmiş, diğer davalı ... de ne olduğunu anlayamadan müvekkiline çarpmış ve kazanın meydana geldiğini, yani iddia edildiği gibi müvekkilinin arabayı gizli alması gibi bir durum söz konusu dahi olmadığını, aracı müvekkilinin işvereni ...'ı eve bırakmak için onun talimatı ile kullanmış olduğunu, müvekkilinin davacıya ait aracı bizzat işvereni ... tarafından aldığından kaza normal bir trafik kazası değil iş kazası olduğunu, ancak davacı yan bunu iyi bilmesine, müvekkilinin ve diğer davalı ...'nin oğlunun çalışanı olduğunu, oğlunun fazla mesaide ısrar etmesi nedeniyle olduğunu bilmesine rağmen iş bu davayı haksız yere ikame etmiş olduğunu, kaza sonrasında davacının oğlu ...'ın aylarca müvekkiline mobbing uygulamış sonrasında da haksız yere iş sözleşmesini feshetmiş olduğunu, fesih sonrasında müvekkilinin kıdem, ihbar, yıllık izin, UBGT ve fazla çalışma ve sair işçilik alacaklarını da ödememiş olduğunu, hatta davacının oğlunun yaklaşık 1,5 sene kadar müvekkilinin sigortasını da yapmamış, sigortasız çalıştırmış olduğunu, kazanın da zaten davacının oğlunun müvekkilini fazla çalışma yaptırdıktan sonra gece yarısı kendisini evine bıraktırmak istemesi nedeniyle vuku bulmuş olduğunu, davacıya ait araçta iddia edildiği düzeyde bir hasar da bulunmadığını, her ne kadar davacı yanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş dosyası ile bir tespit yapılmışsa da bu tespite dair raporun taraflarına tebliğ edilmediğinden itiraz etme fırsatlarının da ellerinden alındığını, işbu dilekçe vasıtası ile tespit dosyasındaki tüm tespitlere itiraz ettiklerini bildirdiklerini, davacı yanın dilekçesinin 9 no'lu kısmında müvekkilinin ödeme yapmaması nedeniyle aracın otoparkta kaldığını öne sürmüş olduğunu, bundan dolayı müvekkilinin sorumluluğu olmasının düşünülemeyeceğini, zira araçlarda yaşanan sorunlarda tamir süreci yürütülür veya iddia edildiği gibi pert durumu varsa da bunun için bir otopark ücreti çıkması düşünülemeyeceğini, müvekkilinin böyle bir alacaktan sorumlu olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, çünkü müvekkilini ağır şartlar altında çalıştıran, fazla mesai yaptıran ve yorgun olduğunu bile bile görev tanımı dışında kalacak şekilde kendisini eve bıraktırıp araba kullanmaya zorlayanın bizzat davacının kendisi olduğunu, bu hususun tanık beyanları ile de kanıtlanacağını, yukarıda açıklanan nedenlerle; işbu davanın ... ve ... Anonim Şirketi'ne ihbarını, huzurdaki davada kazanın iş kazası olması nedeniyle görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğundan bahisle davanın usulden reddini, huzurdaki davanın zamanaşımı dolduktan sonra ikame edilmiş olması nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddini, davanın kazada müvekkilinin kusuru ve dahi sorumluluğu bulunmadığından bahisle esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
Davalılar ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu maddi tazminat talebi belirli bir alacak olup, belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, yetki ve görev bakımından itirazda bulunduklarını, huzurlarınızdaki dava yönünden ... İş Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, davaya konu alacağının zamanaşımına uğramış olduğunu, davanın öncelikle ve en önemlisi zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkillerinin gerçekleşen kazada herhangi bir kusuru bulunmadığından; davacıya ait araçta meydana gelen zarara ilişkin herhangi bir sorumlulukları bulunmadığını, kusur dağılımının uzman bilirkişilerce tespiti gerektiğini, bu tespitin ancak somut deliller ışığında mümkün olabileceğini, dava konusu kazanın; 17/07/2021 tarihinde saat 01:00 sularında gerçekleştiğini, işbu kaza neticesinde kolluk kuvvetleri tarafından maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmiş olduğunu, müvekkillerinden ...'ın kaza anında polis memurlarına da ifade ettiği üzere kazada iki aracın birbirine temas etmediğini, ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yapmış olduğunu, bu sırada müvekkili ...'ın dikkatinin dağıldığını ve kaza yaptığını, hal böyle iken müvekkili ...'ın meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun olmadığının, dolayısıyla ruhsat sahibi müvekkili ... ve sürücü müvekkili ...'ın meydana gelen zarardan doğan herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığının da ortada olduğunu, öte yandan davacı ... ait olan ... plakalı aracın ise oğlu ...'ın sahibi olduğu ... Anonim Şirketi'nde iş yeri aracı olarak kullanılmakta olduğunu, kaza tarihinde işbu iş yerinde çalışmakta olan müvekkilinin; gece geç saatlere kadar davacının oğlu ...'ın talimatları ile mesai yapmış olduğunu, ... ve ...'nin tüm gün çalıştıktan sonra gece geç saatlerde çalıştırılmaya devam edilmiş olmasının kazaya sebebiyet verdiğini, yorgunluk ve dalgınlık sebebiyle kazanın gerçekleştiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın müvekkilleri yönünden öncelikle usulden reddini, aksi kanaatte ise davacının haksız ve hukuka aykırı taleplerinin esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D.iş sayılı dosyası, hasar dosyası, trafik kayıtları, Tramer kaydı, ekspertiz raporu, faturalar, sigorta poliçesi ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş ve tüm deliller toplanmıştır.
Dava, davacının aracında meydana gelen maddi zararın davalılardan tahsili davasıdır.
Davacı, adına kayıtlı, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı ...’ın maliki olduğu, davalı ...’ın sevk ve idaresindeki, ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde, 17/07/2021 tarihinde meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı kaza neticesinde, aracının, tam ziya pert hale geldiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın işletilmesinden kaynaklanan sorumluluğun davalı sigorta şirketi tarafından da ZMMS (Trafik Sigorta Poliçesi) ile sigorta güvencesine alınmış olması nedeniyle, maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davaları, 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu ve 6098 sayılı TBK'nun 49 v.d. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup, işleten ile sigortalının sorumluluğu paraleldir ve işleten, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın 86. maddesi kapsamında işleten ve sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalıda olmasına karşılık TBK m.50 kapsamında meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görenin kendisindedir.
....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D.iş sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde, 01/03/2022 tarihinde, mahkememiz dosyası davacısı tarafından, yine mahkememiz dosyası davalıların karşı taraf olarak gösterildiği dosyada, 17/07/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, ... plaka sayılı aracında meydana gelen hasarın tespitini talep ettiği görülmüştür.
Karayolları Trafik Kanununun 109/1. maddesinde, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler yönünden, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren başlayarak 2 yıl ve her halde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı yasanın 2. fıkrasında, dava konusu olayın aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiil olması halinde ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmesi halinde bu sürenin maddi tazminat talepleri için de uygulanacağının belirtildiği görülmektedir.
Davaya konu trafik kazasının 17/07/2021 tarihinde meydana gelmiş, olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; davalıların süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulundukları, davaya konu maddi hasarlı trafik kazasının 17/07/2021 tarihinde meydana geldiği, arabuluculuğa 19/12/2023 tarihinde başvurulduğu, son oturum tutanağının 01/02/2024 tarihinde düzenlendiği, davanın 19/02/2024 tarihinde açıldığı, delil tespiti talep edilmesinin, sigorta şirketine başvurunun, zamanaşımını kesen ya da durduran sebeplerden olmadığı, maddi hasarlı trafik kazasında, uygulanacak zamanaşımı süresinin 2918 sayılı KTK'nın 109/1.madde hükmü gereğince zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl olduğu, davacının dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 427,60-TL. maktu karar ve ilam harcı dava açılırken peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin, davalı ... ve ... ... vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/06/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır