WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

İSTANBUL 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2023/779 Esas
KARAR NO:2024/41

DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:24/10/2016
KARAR TARİHİ:24/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı sigorta şirketine daha önce zararın tazmini amacıyla başvuru yaptığını, zararın tazmin edilemediğini, müvekkilinin kendi geçimini sağlama olanağı olmadığı gibi dava masraflarını karşılamaya da gücü yetmediğinden adli yardım talebinde bulunduklarını, trafik poliçesi bulunmayan ... plakalı aracın karıştığı 20/07/2015 tarihli kazada müvekkilinin yaralanarak kalıcı şekilde sakatlandığını, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin kaza neticesinde kalıcı hale gelen sakatlığı nedeniyle meslekte kazanma gücü ve efor kaybı nedeniyle uğradığı maddi zararın belirlenmesi gerektiğini, kazaya sebep olan aracın sigortası olmadığından ilgili mevzuat gereğince ... Hesabının bedensel zararlardan maluliyet teminatının tamamından sorumlu olduğunu beyan ederek şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari temerrüt - avans faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacının bu davadan önce müvekkiline yazılı bir başvuru yapmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin bakıcı giderleri, tedavi ve yol giderleri yönünden herhangi bir sorumluluğu olmadığını, yönetmeliğin ilgili maddesinde belirtilen durumlarda zarar görenler ve yakınlarına "destekten oksun kalma" ve maluliyet halinde "maluliyet tazminatı" ödendiğini, geçici iş görememezlik tazminatından sorumlu olmadığını, kazaya sebep olan her iki araç ve davacı açısından kusur ve sonucunda oluşan zararın ispat edilmesi gerektiğini, kusur incelemesinin bilirkişi aracılığıyla yapılması gerektiğini, davacının maluliyet ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle maluliyet oranını ve malul kaldığını tam teşekküllü hastane raporları ile belgelendirmesi gerektiğini, müvekkilinin kaza tarihi itibariyle temerrüde düşmediğini, muaccel bir alacak olmadığını, davacının ihbar tarihi itibariyle faiz talep etmesinin yersiz olduğunu, faizin ancak dava tarihi itibariyle istenebileceğini, müvekkili aleyhine hükmedilecek bir tazminat var ise bu tazminat miktarı hesaplanmasında 01/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren teknik faizin uygulanması gerektiğini beyan ederek davanın reddini, aksi durumda, kusur ve tazminat yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava; trafik kazası nedeniyle açılan maddi tazminat davasıdır.
Mahkememizce 19/11/2019 tarihinde verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar, İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin 2020/... E., 2023/... K. sayılı ilamı ve " Somut olayda; davacı vekili, davacının yolcusu olduğu taşıta, sigortasız araç sürücüsünün çarpması ile gerçekleşen kazada müvekkili davacının yaralandığını belirterek tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece alınan ve hükme dayanak yapılan 19.03.2019 tarihli kusur ve aktüerya hesabına ilişkin bilirkişi raporunda, davacının yolcusu olduğu motorsiklet sürücüsü %25 oranında, sigortasız karşı araç sürücüsü %75 oranında kusurlu bulunmuş ve buna göre yani karşı aracın %75 kusuruna göre hesaplama yapılmıştır.Davacı, gerçekleşen kazada yolcu olup kazanın meydana gelmesinde kusursuzdur. Davacı, dava dilekçesinde müteselsil sorumluluk ilkesi gereği zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından talep edebilir. Buna göre zarara sebebiyet verenlerin dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK.'nun 50 ve 51. maddeleri gereğince zarardan müteselsil sorumluluk esaslarına göre sorumlu olacakları açıktır.
Davacı vekilinin, dava dilekçesinde davalının karşı aracın sigortasız olduğunu ve müvekkilinin yolcu olup kusursuz olduğunu belirterek zararın karşı aracın sigortasız olması nedeniyle ... Hesabı'ndan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmakla davalının müşterek ve müteselsilen sorumluluk ilkeleri gereğince tazminatın tamamından sorumluluğuna hükmetmek gerekirken yazılı şekilde kusur oranına göre belirlenen miktardan sorumlu olacağı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bkz. Yargıtay 17.HD'nin 2016/... Esas, 2019/...Karar sayılı ilamı)
2-Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, 6098 sayılı TBK 52 maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamından, davacının yolcu olarak bulunduğu motorsiklet sürücüsü ...'ün ehliyetsiz olduğu anlaşılmaktadır. Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılması gerekmektedir. Davacının ehliyetsiz sürücünün aracına bilerek binme şeklinde gerçekleşen müterafik kusuru sebebiyle hesaplanan tazminattan Yargıtay 4. ve 17. HD'nin yerleşmiş uygulamaları ile de benimsenen, 6098 sayılı TBK 52. maddesi gereğince %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde bu husus göz ardı edilerek karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile kararın HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, kararın kaldırma sebep ve şekline göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. " gerekçesi ile kaldırılmış, kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam edilmiştir.

Daacının araçta yolcu olup kusursuz olduğu, müştereken ve müteselsilen sorumluluk ilkeleri gereğince davalının tazminatın tamamından sorumlu olduğu, 19/03/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davacının maddi zararının 109.369,36 TL olarak hesaplandığı, bu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve davacının ehliyetsiz sürücünün aracına binmekle müterafik kusurlu olduğu gözetilerek hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, müterafik kusur indiriminin takdiri indirim olması nedeniyle reddedilen tutar bakımından davalı taraf yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş ve yargılama giderleri paylaştırılmamış, tüm bu hususlar göz önüne alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
K A R A R : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile 87.495,49 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 5.976,81 TL harçtan peşin alınan ve ıslah harcının mahsubu ile bakiye‭ 5.574,41 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı ve 31,40 TL peşin harç ve 371 TL ıslah harcı toplamı olan 433,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından maluliyet raporu alınması için yapılan masraf dahil hesaplanan 1.624,77 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/01/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.