T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2023/746 Esas
KARAR NO :2024/424
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:15/11/2023
KARAR TARİHİ:11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka, davalı şirket ve kefil olan ... arasında 06/02/2022 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup davalı borçluların müvekkili banka tarafından tahsis edilen kredilerin kullanımından kaynaklanan borcu bulunduğunu, davalı borçluların sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi ve ayrıca imzalanan sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince alacağın muaccel hale gelmesi nedeniyle müvekkili banka tarafından .... Noterliğinden ... yevmiye no'lu 16/08/2023 tarihli ihtarname keşide edildiğini, keşide edilen ihtarnameye rağmen borç ödenmediğinden davalılar/borçlular hakkında, ... İcra Dairesi ... Esas sayısıyla kayıtlı dosyası ile davalılar/borçlular aleyhine Genel Haciz Yoluyla ilamsız icra takibi başlatmış olup, davalı borçluların kendilerine tebliğ edilen Örnek No:7 ödeme emrine itiraz etmeleri neticesinde davaya konu icra takibi durdurulduğunu, ticari uyuşmazlıklar için “dava şartı arabuluculuk” getirildiğinden taraflarınca İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun ... Dosya Numarası, ... Başvuru Numarası ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını, 10/11/2023 tarihli toplantı ile tarafların müzakereler sonucunda anlaşmaya varamamış olup işbu davayı açma zaruriyeti hasıl olduğunu, davalı/borçlunun borca itirazının haksız olduğunu, müvekkili bankanın alacağının likit olup davalıların %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla davalı borçluların ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyaya yaptığı itirazın iptali ile takibin takipteki koşullarla alacağın tamamı üzerinden devamını, dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı borçlulara icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının davasında haksız olduğunu,
davacının icra takibine karşı yapılan itirazın haksız olduğunu iddia ettiğini, taraflar arasında bulunan Genel Kredi Sözleşmesinin 'Müşteri ve kefiller; Banka ile aralarında çıkacak her türlü anlaşmazlıkta tarafların defter ve kayıtları ve mikro filmlerden, mikrofişlerden alınan kopyalar, elektronik ya da manyetik ortamlardan çıkarılan bilgileri içeren belgeler ile CD ROM, kamera kayıtları, telefon ses kayıtları, bilgisayar ve benzeri kayıtlar ile ATM kayıtlarının müstenitli olsun ya da olmasın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 193. maddesi uyarınca yegâne geçerli, bağlayıcı ve kesin delil olacağını kabul ederler." hükmünü içermekte olup, davacı yanın iş bu sözleşme hükmü gereğince banka kayıtlarının kesin delil hükmünde olduğunu beyan ettiğini, bilindiği üzere bankalar tarafından müşterilerine imzalatılan genel kredi sözleşmelerinin maktu olmakta olup işbu sözleşme ile bankanın müşterilerinin zayıf konumda olup söz konusu sözleşme hükümleri zorlayıcı ve dayatıcı hükümler içermekte olduğunu, taraflar arasında akdedilen “Genel Kredi Sözleşmesi”'nin Türk Borçlar Kanunu anlamında genel işlem koşulları içeren bir sözleşme olduğunu,
Genel Kredi Sözleşmelerinin, diğer sözleşmeler gibi tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulacağını, en önemli ödevlerinden biri olarak sıkça kredi kullandıran bankaların, genel kredi sözleşmeleri önceden, tek taraflı ve kredi müşterisinin kişiliğinden bağımsız olarak düzenlemeleri uygulamada karşılaşılan yöntem olduğunu,
Genel Kredi Sözleşmesinin bankalarca tek taraflı olarak önceden düzenlenmiş olması irade özerkliği kuralıyla arasında çelişkiler barındırmakta olduğunu,
kredi müşterisinin irade beyanının, sözleşmenin imzalanma anında ortaya konulmakta olduğunu, taraflar sözleşme yaparken yaptıkları sözleşmenin içeriğini özgürce belirleyememekte, banka önceden hazırladığı matbu sözleşmeyi adeta alelacele müşteriye imzalatmakta olduğunu,
bu durumun sözleşme iradesini ortadan kaldırmakta olduğunu,
TBK27 ye göre sözleşmeler kanundaki emredici hükümlere, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olamayacağını, Genel Kredi Sözleşmeleri'nin de genel işlem koşulları hükümlerine tabi olduğunu,
bu düzenlemelere göre sözleşmede yer alan kanuna aykırı bir düzenlemenin yaptırımının, yazılmamış sayılma olduğunu,
dolayısıyla TBK md.20 gereği banka tarafından kredi kullanıcısı aleyhine düzenlenen ve genel kredi sözleşmesinde yer alan hükümlerin, banka tarafından kredi müşterisine açıkça belirtilmediği, içeriğinin öğrenilmesine imkân verilmediği ve kredi müşterisi tarafından kabul edilmediği sürece yok hükmünde olduğunu,
Genel Kredi Sözleşmesinde yer alan ancak söz konusu sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan koşulların da yazılmamış sayılacağı aynı maddeyle hükme bağlandığını, TBK 23 uyarınca bankaların önceden ve tek taraflı olarak düzenleme imkanın olması karşısında zayıf olanın korunması prensibi uyarınca açık veya anlaşılır olmayan ifadelerin kredi kullanıcısı lehine yorumlanacağını, davacının dava dilekçesinde dayandığı sözleşme hükmünün zayıf taraf olan müvekkilinin irade beyanlarının aksine zorlayıcı ve dayatıcı hükümler içerdiği çok açık olduğunu,
ayrıca ilgili hükmün taraflar arası eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu, davacı yanın takibinde haksız ve kötüniyeli olduğundan alacaklı hakkında takibin %20 aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın reddini, takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklı hakkında takibin %20 aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası, Genel Kredi Sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, cari hesap ekstresi, banka kayıtları ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamı ile yapılan inceleme sonucu bilirkişi raporu alınmış ve tüm deliller toplanmıştır.
... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde; davacının, davalılardan, Kredi Sözleşmesinden kaynaklı, asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 260.130,16-TL. alacak üzerinden, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yaptığı, davalıların süresi içerisinde, borca, işlemiş faize ve tüm fer’ilerine itirazı nedeniyle takibin durdurulduğu ve davacı tarafından takibin devamının sağlanması amacıyla İİK. 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde, itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
İhtilaf, davacı alacaklının davalılardan, sözleşmeden kaynaklanan takip sebebi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti konularından kaynaklanmakta olup, alacak miktarının tespiti için takip dayanağı belgelerin incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususların bilirkişiye tespit ettirilmesi mümkündür.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bankacılık konusunda uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan 09/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...
Davalı asıl borçlu ile davacı Banka arasında arasında 08.02.2022 tarihinde 5.000.000.00 TL lık Genel kredi sözleşmesi imzalandığı,Davalı kefil iş bu Sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak 5.000.000.00 TL kefalet limiti ile imzaladığı,
Davalı kefilin sözleşmenin imzalandığı tarihte şirket yetkilileri olduğu, “6455 s. Kanun’un 77. maddesi ile TBK nun 584 üncü maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre ; “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmamaktadır. Davalı 5.000.000,00 TL limitli sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş olduğu sabittir. Ortada hukuken geçerli kefaletin olup olmadığı hususu hukuki konu olarak Mahkemenin takdirleridir.
ASIL BORÇLU YÖNÜNDEN
Davacı banka ARTI PARA KREDİ alacağına ilişkin, davalının ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itiraz nedeniyle davacı bankanın davalıdan sayın mahkemenizce de kabul edilmesi halinde 05.10.2023 takip/TALEP tarihi itibarı ile 20.046.56 TL asıl alacak 1.539.97 TL faiz ve 77.00 TL BSMV olmak üzere toplam 21.663.53 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,
20.046.56 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 37.32 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği,
Davacı banka KREDİ KARTI alacağına ilişkin, 05.10.2023 takip/TALEP tarihi itibarı ile 14.676.71 TL asıl alacak 993.29 TL faiz ve 49.66 TL BSMV olmak üzere . toplam 15.719.66 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,
14.676.71 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 37.32 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, Davacı banka TAKSİTLİ KREDİ alacağına ilişkin, 05.10.2023 takip/TALEP tarihi itibarı ile 193.297.43 TL asıl alacak 13.251.18 TL faiz ve 731.88 TL BSMV 4.700.00 TL İh.Hac.Vek.Üc. 1.206.42 TL masraf olmak üzere toplam 213.186.91 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,
193.297.43 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 47.28 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği,
KEFİL YÖNÜNDEN,
Davacı banka ARTI PARA KREDİ alacağına ilişkin, davalının ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itiraz nedeniyle davacı bankanın davalıdan sayın mahkemenizce de kabul edilmesi halinde 05.10.2023 takip/TALEP tarihi itibarı ile 20.046.56 TL asıl alacak 1.425.04 TL faiz ve 75.60 TL BSMV olmak üzere . toplam 21.547.20 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,
20.046.56 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 37.32 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği,
Davacı banka KREDİ KARTI alacağına ilişkin, 05.10.2023 takip/TALEP tarihi itibarı ile 14.676.71 TL asıl alacak 804.78TL faiz ve 49.66 TL BSMV olmak üzere . toplam 15.531.15 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,
14.676.71 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 37.32 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği,
Davacı banka TAKSİTLİ KREDİ alacağına ilişkin, 05.10.2023 takip/TALEP tarihi itibarı ile 193.297.43 TL asıl alacak 12.810.24 TL faiz ve 731.88 TL BSMV 4.700.00 TL İh.Hac.Vek.Üc. 1.206.42 TL masraf olmak üzere toplam 212.745.97 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,
193.297.43 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 47.28 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
“ …Somut olayda, asıl borçlunun sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediğinin tespiti üzerine hesap kat edilerek düzenlenen ihtarnamenin asıl borçluya 27.02.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı kefile ise tebliğ edilemediği görülmüştür. Bu durumda kefalet belgesinde belirtilen azami miktar içinde kalsa da davalı kefilin asıl borçlunun temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi borcundan sorumlu tutulamayacağının, ancak icra takip tarihine kadar işlemiş akdi faiz tutarından sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından borçlulara gönderilen hesap kat ihtarı davalıya tebliğ edilememiştir. İİK'nun 68/b maddesi “Borçlu cari hesap veya kısa, orta ve uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.” hükmünü içermektedir. İİK'nun 68/b maddesi sadece sözleşmedeki asıl borçlu yönünden uygulanabilir, davalı kefil yönünden uygulanamaz. Davalıya davacının hesap kat ihtarı usulüne uygun olarak tebliğ edilemediğinden davalının temerrüdünün icra takip tarihi itibariyle oluştuğunun kabul edilerek borç miktarının hesaplanması hukuka uygun olup ,davacı vekilinin davalı kefilin adresine gönderilen tebligatın adrese bırakıldığı tarih esas alınarak genel kredi sözleşmesindeki hükümler ve İİK. 68/b maddesi doğrultusunda davalı kefilin temerrüt tarihi belirlenerek hesap yapılması gerektiği yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir.(Yargıtay 19. hukuk dairesinin 08.03.2016 tarih, 2015/ 12924 esas 2016/ 4207 karar sayılı ilamı )…”(İstanbul BAM 12.HD.04/04/2019 T.,2018/358 E.-2019/486 K.)
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; İcra dosyası, taraflar arasında düzenlenen sözleşme, hesap kat ihtarnamesi, davacı bankanın ticari defter ve kayıtları ile dayanılan diğer deliller ve tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, davacı banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalının genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, imzalanan sözleşme kapsamında davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine, hesabın kat edilerek, hesap kat ihtarnamesinin davalılara keşide edildiği ve icra takibine geçildiği, davalı kefile keşide edilen hesap kat ihtarı tebliğ edilemediğinden iş bu davalının temerrüdünün icra takip tarihi itibariyle oluştuğunun kabul edilerek, davacı bankanın, davalılardan icra takip tarihi itibariyle, sözleşmeye istinaden, bilirkişi tarafından hesaplanan tutar kadar alacaklı olduğu, davalıların icra takibine yaptıkları itirazlarının bu tutar kadar yerinde olmadığı kanaati oluştuğundan, ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak üzere ile davalıların, 228.020,70-TL. asıl alacak, 13.477,69-TL. işlemiş akdi faizi (davalı ...’nın 15.040,06-TL.’den sorumlu olmak kaydıyla) 2.306,75 -TL. işlemiş temerrüt faizi, (davalı ...’nın işlemiş temerrüt faizinden sorumlu olmamak kaydıyla), 858,54-TL. faizinin %5 BSMV’si, (davalı ...’nın 785,31-TL.’den sorumlu olmak kaydıyla) 1.206,42-TL. masraf, 4.700-TL. ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 250.570,10-TL. (davalı ...’nın 249.752,49-TL.’den sorumlu olmak kaydıyla) üzerinden yaptıkları itirazlarının iptaline, 20.046,56-TL. ve 14.676,71-TL. olmak üzere toplam 34.723,27-TL. asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %37,32 oranında temerrüt faizi, 193.297,43-TL. asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %47,28 oranında temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra takip dosyasına konu nakit alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle, kabul edilen kısım üzerinden, İİK 67/2. maddesi kapsamında % 20 icra inkar tazminatının davalılardan (davalı ...’nın 49.950,49-TL.’den sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının, kısmen kabulü ile, ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak üzere ile davalıların, 228.020,70-TL. asıl alacak, 13.477,69-TL. işlemiş akdi faizi (davalı ...’nın 15.040,06-TL.’den sorumlu olmak kaydıyla) 2.306,75 -TL. işlemiş temerrüt faizi, (davalı ...’nın işlemiş temerrüt faizinden sorumlu olmamak kaydıyla), 858,54-TL. faizinin %5 BSMV’si, (davalı ...’nın 785,31-TL.’den sorumlu olmak kaydıyla) 1.206,42-TL. masraf, 4.700-TL. ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 250.570,10-TL. (davalı ...’nın 249.752,49-TL.’den sorumlu olmak kaydıyla) üzerinden yaptıkları itirazlarının iptaline, 20.046,56-TL. ve 14.676,71-TL. olmak üzere toplam 34.723,27-TL. asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %37,32 oranında temerrüt faizi, 193.297,43-TL. asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %47,28 oranında temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Kabul edilen alacağın %20’si olan 50.114,02-TL. (davalı ...’nın 49.950,49-TL.’den sorumlu olmak kaydıyla) icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, alınması gereken 17.116,44-TL. harçtan peşin alınan 3.141,73-TL. harcın mahsubu ile geriye kalan 13.974,71-TL. harcın davalılardan (davalı ...’nın 13.918,86-TL.’den sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 39.585,52-TL. vekalet ücretinin davalılardan (davalı ...’nın 39.462,87-TL.’den sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.560,06-TL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85-TL. başvurma harcı + 3.141,73-TL. peşin harç toplamı olan 3.411,58-TL.'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 4.000-TL. bilirkişi ücreti + 100-TL. tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 4.100-TL. yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre 3.949,12-TL'nin davalılardan (davalı ...’nın 3.936,41-TL.’den sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına,
8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200-TL. arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 3.082,24-TL.'nin davalılardan (davalı ...’nın 3.072,32-TL.’den sorumlu olmak kaydıyla), 117,76-TL.'nın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!