WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

İSTANBUL 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/745 Esas
KARAR NO:2024/124

DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:14/11/2023
KARAR TARİHİ:14/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... sayılı kasko poliçesi ile sigortalı ...'ın kendi sevk ve idaresindeki aracını 20/04/2021 tarihinde saat 18.30 sularında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Caddesi üzerine park ettiğini, park halinde olan aracının cadde üzerinde bulunan elektrik trafosunun patlaması sonucu yandığını, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nın 20.04.2021 tarihli yangın raporu ile yangın çıkış sebebinin trafo panosunun elektrik kontağı olduğu kanaatine varıldığını, raporun "Söndürme sonundaki hasar durumu" bölümünde de ...'a ait ... plakalı aracın ön kısmı ve içinde hayvansal ilaçların tamamen yandığının belirtildiğini, söz konusu hasar sebebi ile sigortalıya müvekkili şirket tarafından 148.800,00-TL tazminat bedeli ödendiğini, müvekkili şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu, 6102 sayılı TTK Madde 1472 uyarınca ''Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.'' Bu maddede sigortacının üçüncü kişilere rücu hakkının düzenlendiğini, müvekkili şirketin, tam kusurlu olan davalı ... Anonim Şirketi'ne rücu hakkının doğması üzerine .... İcra Müdürlüğü ... Esaslı dosyası ile davalıya karşı ilamsız icra takibi başlattığını, davalı borçlunun icra takibinde borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, takibin iptali için itirazın iptali davası açma zorunluluğunun doğduğunu belirterek davalarının kabulü ile borçlunun .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasındaki haksız itirazının iptaline, davalılar hakkında, likit bir borç bulunduğundan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet, derdestlik, zamanaşımı, hakdüşürücü süre, görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri değil ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, olay tarihinin 20.04.2021 olduğu gözetildiğinde davanın zamanaşımına uğradığı görüldüğünü ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, borçlar Kanunu 72. Maddesinde tazminat isteminin 2 yıllık sürenin geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağının belirtildiğini, aracın park edildiği yerin park yeri olup olmadığı ile parkın usule uygun yapılıp yapılmadığı hususlarının bilirkişi marifeti ile tespitinin gerekeceğini, teknik bilgisi yeterli olmayan itfaiye personellerince tutulan yangın raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, iddia edilen zararın müvekkili şirkete ait elektrik tellerinden çıkmasının imkanı olmadığını, zararın müvekkili şirkete ait elektrik direklerinden çıkmış olması yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, davacının bu zararın meydana gelmesinde kendi kusuru olmadığını da ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın bu zarara ve çıkış sebebine ayrıca uğradığı zarara ilişkin dava dosyasına hiçbir belge sunmadığını, öncelikle olayın çıkış sebebinin araştırılması gerektiğini ve sonrasında enerji nakil hattının kime ait olduğunun , ...'a mı, ...’a mı ait olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, Borçlar Kanunu “Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri” başlığı altında bulunan maddelerin aradığı koşullardan nedensellik bağı kesilmesi nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin kamu hizmeti ifa etmekte ve bu çerçevede mevzuat hükümlerine göre abonelere işletmenin kendi şartları içinde düzenli elektrik enerjisi vermekte olduğunu, müvekkilince alınması gereken koruma önlemleri gibi bir takım önlemlerin aboneler tarafından da alınması gerektiğini, Ayrıca; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve Hizmet Alımları Uygulama Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde müvekkil şirketin bir kısım birimlerinin temizlik, arıza, bakım, onarım hizmetlerinin yapılması amacı ile hizmet alım sözleşmesi yapmış olup bu hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak davacı vekili tarafından dava dilekçesinde belirtilen adres ve ada parsele ilişkin, belirlenen yer ile ilgili davanın aleyhlerine çıkması ihtimaline binaen arıza bakımdan sorumlu yüklenici firma olan ... Elektrik Hizmetleri Adi Ortaklığı ve sigorta şirketine davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: İhbar olunan ... Elektrik Hizmetleri Adi Ortaklığı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin asıl işveren ... A.Ş ile olan sözleşmeler gereğince yüklendiği bakım ve onarım işlerini yine sözleşme ve şartnamelere uygun olarak yerine getirdiğini, ayrıca müvekkili şirketin, elektrik dağıtımı değil, dağıtımı gerçekleştirilen elektrik enerjisinin sağlıklı bir şekilde kamuya ulaştırılması adına arıza giderimi, rutin onarım ve bakımları yerine getirdiğini, müvekkili şirketçe sözleşme, şartname ve yönetmeliklere uygun olarak; ... A.Ş ye ait hatlardaki gerekli rutin bakımların yapıldığı, hatların denetimlerinin gerçekleştirildiğini, tehlike anında hattı devre dışı bırakacak orijinal sigortalı ayırıcıların kullanıldığını ve hattın cana ve mala zarar vermeyecek şekilde tüm önlemlerinin alındığını, zararın oluşmasında araç sahibinin ve sürücüsünün ağır kusurunun bulunduğunu, davalının yürüttüğü iş ile zarar olayı arasındaki nedensellik bağının kesildiğini, haksız fiil sorumluluğundan söz edilebilmesi için nedensellik bağının mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuruyla kesilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, araç sahibinin aracı tehlikelerden koruma yükümlülüğü bulunmakla gerekli dikkat ve özeni göstermesi ve buna uygun tedbirleri alması gerektiğini, zararın bir an için ...'lerden çıktığı kabul edilse dahi sürücünün aracı usulüne uygun şekilde park etmesi ve koruması gerektiğini, müvekkili şirketin ve davalı kurumun bölgede kamu hizmeti olan elektrik dağıtım işiyle iştirak ettiklerini, özellikle bölgede yoğun kaçak tüketiminin söz konusu olduğunu, kaçak tüketim nedeniyle ; elektrik hatları her ne kadar EKAT yönetmeliğine uygun olarak tesis edilmiş olsa bile; aşırı ve kaçak tüketim sonucu hatların yükü kaldıramaması nedeniyle zaman zaman kopmalar olabildiğini, bu durumda gerek davalı kuruma gerekse müvekkili şirkete kusur yükletilmesinin söz konusu olamayacağını, zira kanunun yüklemiş olduğu yükümlülük söz konusu hatların bakım ve onarımının yapılması ve hatların usulüne uygun olarak yapılması olduğunu, bu durumlar dışında davalı kuruma hiçbir şekilde kusur izafe edilmemesi gerektiğini belirterek feri müdahale taleplerinin kabülüne, haksız ve yersiz davanın mevcut savunmaları yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, kasko poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11/10/2017 tarih, 2016/ ... E. ve 2017/... K. sayılı kararında açıklandığı üzere TTK'nın 1301. maddesi (6102 sayılı TTK m. 1472) hükmü gereğince kasko sigortacısı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve bu sebeple sigortalı mal sahibinin hak ve yetkilerine sahip olur. Bu halefiyet ilkesi gereğince, sigortalı, zarar sorumlusuna karşı tazminat davasını hangi yer mahkemesinde açması gerekiyor ise kasko sigortacısının da rücu davasını aynı yer mahkemesinde açması gerekir.
6100 sayılı HMK'nın 6. maddesinin 1. fıkrasında "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir”, hükmü; 16. maddesinde de "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü düzenlenmiştir.
İstanbul Bam 37.Hukuk Dairesinin 2022/... E., 2023/... K. sayılı ilamında "Dava, kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, trafik kazasında hasara uğraması nedeniyle dava dışı sigortalısının zararını ödeyen sigorta şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca ödediği tazminatın rücuen tahsili için başlatılan takibe itiraz üzerine itirazın iptali istemine dayanmaktadır....Somut uyuşmazlıkta, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmeyerek takipteki yetkinin kesinleşmesi itirazın iptali davasında davalıların mahkemenin yetkisine itiraz etme hakkını ortadan kaldırmayacaktır. Diğer deyişle takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında mahkeme kesin yetkili hale gelmeyecektir Sigortalı aracın zarar gördüğü yer ve davalıların ikamet adresi olan Sancaktepe/ İstanbul 'dir. Bu durumda birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada davacının yetkisiz olan kendi mahkemesinde dava açması üzerine seçim hakkı süresinde yetki itirazında bulunan davalılara geçmiş olup davalı seçimini haksız fiilin ifa yeri ve aynı zamanda kendi ikametgahı mahkemesinden yana kullanmış olması nazara alındığında uyuşmazlığın İstanbul Anadolu 3... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." gerekçesi ile sigorta şirketinin açtığı rücu davasında kendi yerleşim yeri mahkemesinin yetkisiz olduğu belirtilip, seçim hakkının davalılara geçtiği vurgulanmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının kasko sigorta poliçesi kapsamında ödediği hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili için icra takibi yaptığı, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, davalının yetki itirazında bulunduğu, halefiyet ilkesi gereğince sigortalının zarar sorumlusuna karşı tazminat davasını hangi yer mahkemesinde açması gerekiyor ise sigortacının da rücu davasını aynı yer mahkemesinde açması gerektiği, HMK'nın 6.maddesine göre davalının yerleşim yeri mahkemesinin ve HMK'nın 16.maddesinde belirtilen mahkemelerin eldeki uyuşmazlık yönünden yetkili olduğu, davalının yerleşim yerinin, haksız fiilin meydana geldiği yerin ve zarar görenin yerleşim yerinin ... olduğu gözetildiğinde mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmakla, mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
K A R A R : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, talep halinde HMK nun 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ve aynı yasanın 331/2. maddesi gereğince yargılama giderleri hakkında karar verilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilerek karara bağlanmasına,
4-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde gider avansının ilgili mahkeme veznesine aktarılmasına,
Davacı vekilinin, davalı vekilinin ve ihbar olunan yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/02/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır