T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/702 Esas
KARAR NO:2024/225
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/10/2023
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN... E. ... K. SAYILI DOSYASI
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/02/2024
KARAR TARİHİ:19/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile müvekkiline karşı kambiyo senetlerine mahsus icra takibine başlatıldığını, takip konusu “T.C. ... Bankası ... Şubesine ait keşidecisi ...-... Giyim olan hamiline düzenlenen ... seri numaralı 31/06/2023 keşide tarihli 100.000,00 TL tutarlı çek” müvekkilinin elinde iken kaybolduğunu, bunun üzerine çek iptali için yapılan başvuru sonucunda; ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/04/2023 tarih ve ... E.-... K. sayılı ilamı ile zayi nedeni ile iptal kararı verildiğini ve istinaf kanun yolundan feragat edilmek sureti ile 17/04/2023 tarihinde kesinleştiğini, takibe konu çekin müvekkilinin elinde iken kaybolmuş ve müvekkilinin gerekli başvuruları yaptıktan sonra çeke ilişkin iptal kararı almış olduğunu, ödeme emri ekinde gönderilen çek suretini incelemek sureti ile öğrendiği kendisinden sonraki ilk ciranta olan “... ... ve Temizlik Malzemeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi” ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmayıp bu şirketin müvekkili tarafından tanınmamakta olduğunu, şirketle yapılan bir alışveriş olmadığı gibi herhangi bir fatura giriş çıkışı ve çek teslim tesellümüne ilişkin düzenlenmiş bir belge de olmadığını, kaybolan ve iptal edilmiş çekin, müvekkili tarafından tanınmayan bu şirketin eline nasıl geçtiği konusunda da bir bilgisi olmadığını, çekin iptaline ilişkin süreçteki ilan aşamalarında da çekin hamili olduğu ya da elinde bulunduğu iddiası ile hiçbir gerçek / tüzel kişi tarafından bankaya herhangi bir başvuru da yapılmamış olduğunu, takip yolu ile öğrendikleri ciro silsilesindeki “... Mühendislik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi” ile takip alacaklısı konumundaki davalı “... San ve Tic. Ltd. Şti.” de müvekkili tarafından tanınmamakta ve hiçbir ticari ilişki ve geçmiş olmayan firmalar olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle takibin durması için tedbir kararı verilmesini, davalıya takip miktarı kadar borçlu olmadıklarının tespiti ile icra takibinin iptalini, davalının kötü niyetli olması nedeniyle % 20’dan az olmak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesiyle yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu çekte birinci ciranta olup çekteki imzasına bir itirazı bulunmadığını, dava konusu çekin iptali için çek iptal davası açılmasının davaya taraf olmayan müvekkilini bağlamadığı gibi davacıyı borçtan kurtaran bir sebep de olmadığını, zaten çekte ödeme yasağı bulunması çekin icra takibine konu edilmesine engel teşkil etmediği gibi müvekkilinin kötüniyetli olduğunu da göstermeyeceğini, çekteki ciro silsilesinden anlaşılacağı gibi müvekkilinin dava konusu çeki aralarındaki ticari ilişkiye istinaden ... Mühendislik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden almış olduğunu, ödeme yasağı nedeniyle çek bedelini tahsil edememiş, bu nedenle de büyük bir mağduriyet yaşamış olduğunu, bu nedenle davacıların dava konusu çekten ötürü müvekkiline karşı sorumlu olup menfi tespit davasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, söz konusu çekin davacı tarafından ...'e verildiğini ve ...'in söz konusu çeki kaybettiğini, ardından ... 9.ATM ... esas sayılı dosyası ile açtığı davada takibe dayanak ... numaralı 31/06/2023 keşide tarihli 100.000-TL bedelli çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, bunun üzerine davacı tarafından ...'e ... seri numaralı yeni bir çek yazılarak çekin ödendiğini, iptaline karar verilmiş çek ile ilgili olarak başlatılan icra takibinde borçlulardan biri olan ... tarafından söz konusu borcun olup olmadığına dair İstanbul ...ATM ...esas sayılı dosya ile kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davası açıldığını, bu nedenlerle davacının takipten ve takibe konu edilen çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, ... tarafından açılan dava ile işbu davanın davalı tarafı, konusu ve aynı icra takibine dayanması ve ayrıca hukuki yarar bulunup usul ekonomisi sebebi ile işbu davanın İstanbul ...ATM dosyası ile birleştirilmesine, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibin tedbiren durdurulmasına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı keşidecinin imzasına itiraz etmeyerek çekin, bizzat keşideci tarafından düzenlendiği ve ...'e gönderildiğini, ...'in çeki kaybettiğini belirttiğini, davacının iddialarının şahsi def'i niteliğinde olup müvekkili açısından herhangi bir sonuç doğurmayacağını, müvekkilinin yetkili hamil olup ispat yükünün davacıda olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen işbu davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
.... İcra Müdürlüğü’nün ... E., ... 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. çek fotokopisi ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm deliller toplanmıştır.
Dava, İİK.72/3 maddesi kapsamında menfi tespit davasıdır.
Davaya konu, TC. ... Banksı A.Ş. .../... Şubesi’ne ait, keşide tarihi 31/06/2023, keşide yeri ..., çek numarası ..., çek bedeli 100.000-TL olan ve hamiline düzenlenen çek incelendiğinde, keşidecisinin (birleşen dosya davacısı) ..., A.Ş., 1. Cirantanın (asıl dosya davacısı) ..., 2. Cirantanın (dava dışı) ... .... Mal. San. Tic. Ltd.Şti., 3.cirantanın (dava dışı) ... Muh.San. ve Tic. A.Ş. olan çeki, 03/07/2023 tarihinde ibraz eden hamilin (asıl ve birleşen dosya davalısı) ... San. Ve Tic. Ltd.Şti. olduğu görülmüştür.
.... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde, asıl ve birleşen dosya davalısı (alacaklı) ... San. Ve Tic. Ltd.Şti. tarafından, iş bu çeke dayalı olarak, asıl dava davacısı ... ve birleşen dava davacısı ... ile birlikte dava dışı cirantalar aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu takip yapıldığı anlaşılmıştır.
... 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin,13/04/2023 T., ... E.-... K. sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde, mahkememiz asıl dosya davacısı ... tarafından, davamıza konu çek için açılan kıymetli evrakın İptaline ilişkin açılan hasımsız davada, davanın kabulüne karar verildiği ve kararın 17/04/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nın 818 yollaması ile TTK. 677. Maddesi ise, “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” Şeklinde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK. 686/2 . madde (TTK.nun 598/2. Maddesindeki) “poliçe hamilin elinden herhangi bir surette çıkmış bulunursa...”ibaresi, poliçenin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak senedi çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin sahte ciro ile devretmesi halinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan; eş söyleyişle, kötüniyetli ve ağır kusurlu bulunmayan (yeni) hamil korunur. (Poroy-Tekinalp, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, Genişletilmiş 15.baskı, s. 154 vd.)(bkz.HGK.13.06.2012 trh 2012/19-185 E. ve 2012/386 K.)
6102 sayılı TTK'nın 790. maddesi gereğince, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır.
6102 sayılı TTK'nın 801. maddesi gereğince, çeki ödeyecek muhatap banka için dahi ciro imzalarının geçerliliğinin araştırılması zorunluluk değilken hamilin bu yönde bir yükümlülüğünün bulunduğu ileri sürülemez.( Yargıtay 11. HD. 19.10.2015 tarih 2015/3692 E. ve 2015/10648 K.)
6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olup, davacının, borçlu olmadığını talep ettiği çekin hamili olduğunu ispat etmek yanında iktisap edenin çeki iktisapta kötüniyetli olduğunu veya ağır kusuru olduğunu ispat etmesi gerekir. Aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldırır.(bkz. Yargıtay 11. HD. 08.02.2016 tarih 2015/9998 E. ve 2016/1058 K.)
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; asıl dosya davacısı (1. cirantanın) ve birleşen dosya davacısı (keşidecinin) kendi imzalarına herhangi bir itirazda bulunmadıkları, asıl ve birleşen dosya davacılarının, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran davalının kötü niyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmeleri gerektiği, TTK 790. Maddesi gereğince, davaya konu çekteki ciro silsilesinin müteselsil ve birbirini takip ettiği, şeklen düzgün olduğu, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, ödeme hususunun şahsi def'i olduğu ve iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceği, davacıların, dava konusu çeki, davalının kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu hususunda iddiaları olmadığı gibi, buna ilişkin de davacılar tarafından yeterli ve inandırıcı delil sunulmadığı, (İstanbul BAM 16.HD., 05/03/2021 T.,2018/1484 E.-2021/436 K., İstanbul 44.HD. 22/09/2022 T., 2022/1109 E.-2022/1287 K.,03/03/2022 T.,2020/820 E.-2022/349 K., İstanbul BAM 16. HD 20/03/2024 T., 2022/1417 E-2024/519 K.), dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen dosya davacılarının, davalının, çekin iktisabında kötü niyetli olduğu, bile bile borçluların zararına hareket ettiğinin kanıtlanamadığı kanaati oluştuğundan, asıl ve birleşen dosyada, davacıların davasının reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Mahkememizin 2023/702 Esas Sayılı Asıl Dosyası Yönünden:
1-Davacının davasının reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 427,60-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85-TL. harç + 1.630,26-TL. tamamlama harcının toplamı olan 1.900,11-TL.'nın mahsubu ile fazla alınan 1.472,51-TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
B)Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı Dosyası Yönünden:
1-Davacının davasının reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 427,60-TL. maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 1.900,11-TL.'nın mahsubu ile fazla alınan 1.472,51-TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, asıl dosya davacı vekilinin, birleşen dosya davacı vekilinin, asıl ve birleşen dosya davalı vekilinin yüzüne karşı, asıl dava ve birleşen davada gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek ASIL ve BİRLEŞEN DAVA İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!