T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/696 Esas
KARAR NO :2024/208
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/05/2013
KARAR TARİHİ:12/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; 28/04/2011 tarihli uzun süreli araç kiralama hizmet alım sözleşmesine istinaden davalı tarafla aralarında ihtilaf çıktığını ve bu nedenle araç kiralama hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan fazlaya ilişkin talep, dava ve alacak hakları saklı kalmak kaydıyla, ücret fiyat farkı 30 gün üzerinden prim ödemesi gerekirken çalışma günü üzerinde prim ödemesi yapılması nedeni ile hak ediş kaybı, fazla mesai yapan araçlara ödeme yapmamasından dolayı hak ediş kaybı, tatil günleri çalışmalarına ödenmeyen ücret farkından doğan alacakları için şimdilik 20.000-TLnin doğum tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile davalıdan tahsili, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve esastan reddini talep ettiği, davacının iddialarının doğru olmadığını, zaman aşımı itirazında bulunduğunu ve davacının dava ehliyeti bulunmadığından dolayı davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Mahkememizin 25/12/2019 tarih, ....Esas ve ... Karar sayılı kararında; "...Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı tarafından davalı aleyhine araç kiralama hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı alacaklarının tahsili talebinden ibarettir.
Mahkememiz 29/11/2013 tarihli duruşmasında "Davacının dava dilekçesinin HMK 1,2, 4 ve 20 maddeleri gereğince görev yönünden reddine, mahkememizin görevsizliğine," karar verilmiş olmakla, dosyamız ....Sulh Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasına tevzi edilmiştir.
....Sulh Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasından Hesap bilirkişi tarafından düzenlenen 10/09/2013 tarihli bilirkişi raporuna göre; Dava konusu yüklemin esaslı unsurunun kiralama olduğu kabul edilerek incelendiğinde davalı idarenin tüm işlemlerinin ihale sözleşmesi ve teknik şartnamelere uygun olarak yapılmış bulunduğu ve davacının ilave alacağının doğmadığı, personel istihdamı olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılması suretiyle davanın Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sahasına girip girmediğinin ve davacının iddialarının araştırılması için bilirkişi heyeti teşkil edilerek yerinde inceleme yapılmasının gerekip, gerekmediğinin takdirinin mahkemede olduğu raporunda bildirdiği görülmüştür.
....Sulh Hukuk Mahkemesi 15/01/2015 tarihli duruşmasında "Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ....Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, Kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi halinde dosyanın yargı yeri belirlemek üzere Yargıtay 17.Hukuk Dairesine gönderilmesine" kararı verildiği, dosyanın Yargıtay 20.Hukuk Dairesi 2015/... Esas 2015/... Karar 10/12/2015 tarihli ilamı ile "6100 sayılı HMK'nın 21. ve 22.maddeleri gereğince ....Asliye Ticaret Mahkemesi Yargı yeri olarak belirlenmesine," kararı verildiği ve dosyanın mahkememiz 2016/514 Esas sırasına kaydı yapılmıştır.
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/18 Talimat sayılı dosyasından Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 30/06/2017 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davacının 2010-2011-2012 yılı ticari defterlerinin T.T.K. hükümlerine uygun olarak açılış onaylarının kanuni süresi içerisinde usulüne uygun olarak yapıldığı, incelenen 2010-2011 yılı ticari defterlerin kapanış onaylarının yapılmadığı, sadece 2012 yılı ticari defter kapanış onayının yapıldığı, dava konusu ile sınırlı olarak yapılan incelemede davacının bilanço esasına göre defter tasdik ettirdiği, ticari defterlere yapılan muhasebe kayıtlarının vergi usul kanunu ve Türk Ticaret Kanunu ilgili hükümlerine uygun olarak yapıldığı, davacı tarafın ticari defterlerinde davalı taraf ile davacı taraf arasında ticari ilişkinin bulunmadığı, davacı tarafın davalı taraftan talep edebileceği bir alacağının bulunmadığını raporunda bildirmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Talimat sayılı dosyasından Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 15/01/2018 tarihli bilirkişi EK raporuna göre; Davalı ... ... ... A.Ş, tarafından düzenlenen 03.05.2011 tarih ... sayılı yazı ekinde bulunan 'Sürücüsü İle Birlikte Araç Kiralama Hizmeti Alımına Ait Sözleşme Tasarısı’ başlıklı ... ihale kayıt numaralı sözleşmeden, davalı taraf ile "... Turizm Taş, Taah. Tlc, ve San. Ltd. Şti. - ... San. ve Tic. A.Ş. İş Ortaklığı arasında sözleşme düzenlendiği, aynı taraflarca genel ve teknik şartnamelerinde iş ortakları tarafından imzalandığı, ... Turizm Taş. Taah, Tic. ve San, Ltd, Şti. (% 70 paylı) ile ... San, ve Tic, A.Ş. (% 30 paylı) arasında İskenderun ... Noterliği nezdinde 27,04.2011 tarihinde, davalı tarafa verilecek hizmet teslimi amacı ile ortaklık sözleşmesi imzalandığı, ortaklık ünvanının ‘... Turizm Taş. Taah. Tic. ve San, Ltd. Şti. - ... San. ve Tic. A.Ş. Ortak Girişimi" olarak adlandınldığı, girişimin pilot firmasının ... Turizm Taş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. olarak belirlendiği tüm vecibelerin yerine getirilmesinde ortakların müştereken ve müteselsilen mesul olduklarının kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelini oluşturan ve "... Turizm Taş. Taah. Tic. ve San, Ltd. Şti. - ... San. ve Tic, A,ş. Ortak Girişimi" ile davalı taraf arasında düzenlenen sözleşmeden de anlaşılacağı üzere, sözleşme gereği davalı tarafa düzenlenen ve davalı tarafı borçlandıracak faturaların, davacı tarafından değil "... Turizm Taş. Taah. Tic. ve San. Ltd. şti. - ... San. ve Tic. A.Ş. Ortak Girişimi’ tarafından düzenlenebileceği, uyuşmazlığın giderilebilmesi bakımından, tesis edilen iş ortaklığının ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini raporunda bildirmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Talimat sayılı dosyasından Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 31/12/2018 tarihli bilirkişi EK raporuna göre; Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş, tarafından düzenlenen 03.05.2011 tarih ... sayılı yazı ekinde bulunan “Sürücüsü İle Birlikte Araç Kiralama Hizmeti Alımına Ait Sözleşme Tasarısı" başlıklı... ihale kayıt numaralı sözleşmeden, davalı taraf ile “... Turizm Taş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. - ... San. ve Tic. A.Ş. İş Ortaklığı arasında sözleşme düzenlendiği, aynı taraflarca genel ve teknik şartnamelerin de iş ortakları tarafından imzalandığı, ... Turizm Taş. Taah. Tic. ve San, Ltd. Şti. (% 70 paylı) ile ... San. ve Tic. A.Ş. [% 30 paylı) arasında ... Noterliği nezdinde 27.04.2011 tarihinde, davalı tarafa verilecek hizmet teslimi amacı ile ortaklık sözleşmesi imzalandığı, ortaklık unvanının "... Turizm Taş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. - ... San, ve Tic. A.Ş. Ortak Girişimi" olarak adlandınldığı, girişimin pilot firmasının ... Turizm Taş. Taah. Tic. ve San, Ltd. Şti. olarak belirlendiği, tüm vecibelerin yerine getirilmesinde ortakların müştereken ve müteselsilen mesul olduklarının kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelini oluşturan ve "... Turizm Taş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. - ... San. ve Tic. A.Ş. Ortak Girişimi" ile davalı taraf arasında düzenlenen sözleşmeden de anlaşılacağı üzere, sözleşme gereği davalı tarafa düzenlenen ve davalı tarafı borçlandıracak faturaların, davacı tarafından değil "... Turizm Taş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. - ... San. ve Tic. A.Ş. Ortak Girişimi' tarafından düzenlenebileceği, uyuşmazlığın giderilebilmesi bakımından, ortakları tarafından tesis edilen iş ortaklığının ticari defterlerinin incelenmesi gerektiği, ortaklığın incelenen 2011 yılı defter kayıtlarından elde edilen ve davalı taraf ile olan ticari ilişkileri gösterir hesap hareketlerine göre, davalı taraf ile olan ticari ilişkilerin 120.03 hesap kodlu ...Elektrik Dağıtım A.Ş. isimli hesapta izlendiği, ortaklık tarafından davalı tarafa 1.984.563,52 TL. toplamı 7 adet fatura düzenlendiği, bunun karşılığında davalı taraftan 1.729,367,73 TL. tutarlı tahsilat yapıldığı, bakiye tutarın 255.195.89 TL olduğu, 31.12,2011 tarihi itibari ile ortaklığın davalı taraftan 255.195,89 TL. alacaklı olduğu, ortaklığa ait 2012 ve 2013 yılı defterlerin bulunduğu bildirilen İskenderun ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin...E. sayılı dava dosyası kapsamında bulunmadığı, bu sebeple 2012 ve 2013 yılı ticari defterlerinin incelenemediği, ortaklık tarafından ibraz edilen muavin defterler ile bilgisayar kayıtlarından görülen 2012 ve 2013 defter kayıtlarında, 27.05.2013 tarihi itibari ile davalı taraftan 547.444,47 TL. alacaklı olunduğu şekline kayıt olduğu, 31.12.2013 tarihinde yapılan aşağıdaki ... nolu yevmiye kaydına göre ise de davalı taraftan olan tüm alacakların tahsil edildiğine ilişkin kayıt yapıldığı,davacı tarafından iddia edildiği üzere, fiyat faikı kararnamesi kapsamında asgari ücrette meydana gelen artış oranında ücret farkı ödenmesi, çalışanlar için ödenecek prim ücretinin 30 gün üzerinden hesaplanması gerekirken gün sayısı üzerinden hesaplanarak eksik hakediş ödendiği, araç kira ücretlerinin 30 gün üzerinden ödenmesi gerekirken çalışılan gün sayısı üzerinden hesaplanarak eksik hakediş ödendiği, fazla mesai yapan araçlar için ödenmesi gereken ücret farklarının ödenmediği, araç şoförlerine ait yıllık izin ücreti fazla mesai ücreti ile hafta tatili günleri çalışma ücreti farklarının ödenmediği, hususlarının tarafınca değerlendirilemeyeceği, dosya kapsamında bu tür hesaplamaların yapılmasını sağlayacak bilgi ve belgelerin bulunmadığı, bu yönde hesaplama yapılmasının son derece teknik ve kapsamlı hesaplamaların yapılmasını gerektirdiği, hesaplamanın bir hesap uzmanı ve Sayıştay uzmanı bilirkişi tarafından yapılabileceğini raporunda bildirmiştir.
Davalı taraf ile ... Turizm Taş. Tahh. Tic. Ve San. Ltd.Şti.-... San. Tic. A.Ş. Ortak Girişimi arasında Araç Kiralama Hizmet Alım Sözleşmesinin imzalandığı, davacı taraf her ne kadar sözleşme nedeniyle davalıdan asgari ücrette meydana gelen artış nedeniyle ücret farkı, işçilik ücreti nedeniyle ücret farkı, araç kira ücreti nedeniyle ücret farkı ve yıllık izin ücreti nedeniyle ücret farkı alacağı için işbu davayı açmış ise de; davacının ticari defter ve kayıtları ve ortaklık defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucu; tüm dosya kapsamı, yapılan yargılama, alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile sabit olduğu üzere; ortaklık defterlerinin incelenmesinde davacının davalıdan olan tüm alacaklarının tahsil edildiği, bakiye alacağının kalmadığı anlaşıldığından; ayrıntılı, açıklayıcı, oluşa uygun, denetime açık ve karar vermeye elverişli raporlar ışığında davacının ispatlanamayan davasının reddine ..." karar verildiği,
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 21/09/2023 tarih, 2020/1789 Esas ve 2023/1275 Karar sayılı ilamıyla;
"...Davacı taraf, davalı idare ile ... kayıt nolu ihale kapsamında imzalanan 28/04/2011 tarihli şoförlü araç kiralama hizmet alım sözleşmesi ve teknik şartname kapsamında; fiyat kararnamesi çerçevesinde asgari ücrette meydana gelen artış oranında ücret farkı ödenmesi gerekirken ödenmediği; çalışanlar için ödenecek prim ücretlerinin 30 gün üzerinden hesaplanması gerekirken çalışılan gün sayısı üzerinden hesaplanarak eksik hak ediş ödendiği; kiralanan araç kira ücretlerinin 30 gün üzerinden ödenmesi gerekirken, çalışılan gün sayısı üzerinden hesaplanarak eksik hak ediş ödendiği; fazla mesai yapan araçlar için ödenmesi gereken ücret farklarının ödenmediği; araç şoförlerine ait yıllık izin ücreti, günlük normal fazla mesai ücreti ile cumartesi pazar ve resmi tatil günleri çalışma ücretleri için ödenmesi gerekli ücret farklarının ödenmediği iddiası ile eksik ödenen fark bedellerinin tahsilini talep etmektedir.
Uyuşmazlık, öncelikle davacının eldeki davayı tek başına açıp açamayacağı noktasındadır.
Taraf ehliyeti 6100 sayılı HMK'nın 114-(1)-d) maddesi uyarınca dava şartlarından olup yine aynı Yasa'nın 115-(1) maddesi gereğincede kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflarca ileri sürülmese dahi kendiliğinden göz önüne alınmalıdır. Ancak yine aynı Yasa'nın 115-(2) maddesi gereğince dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verilmeli, bu süre içinde bu dava şartı noksanlığının giderilmemesi halinde davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmelidir.
Ortak girişimler birden fazla gerçek veya tüzel kişi tarafından iş ortaklığı veya konsorsiyum olarak iki türlü oluşturulabilir. İş ortaklığı üyeleri hak ve sorumluluklarıyla işin tümünü birlikte yapmak üzere, konsorsiyum üyeleri ise hak ve sorumluluklarını ayırarak işin kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili kısımlarını yapmak üzere ortaklık yaparlar. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 520. maddesinde tanımlandığı üzere, adi ortaklık iki veya daha fazla kişinin ortak bir amacı gerçekleştirmek için güçlerini ve araçlarını birleştirmeye sözleşme uyarınca söz verdikleri bir şahıs birliğidir. Adi ortaklık gerçek kişiler arasında kurulabileceği gibi, bir veya daha çok kişi ile ticaret şirketi arasında da kurulabilir.İş ortaklığını teşkil eden şirketler arasındaki ilişki mülga 818 sayılı Borçlar Kanunun'un 520 ve devamı maddelerinde tarifi yapılan adi ortaklıktan ibarettir. Adi şirketin (ortaklığın) hükmi şahsiyeti mevcut değildir. Bu ortaklığın taraf olduğu sözleşmelerden doğan ihtilaflarda kural olarak adi ortaklığı oluşturan bütün ortakların birlikte hareket etmeleri zorunludur. Adi ortaklıkta davanın tüm ortaklar tarafından açılması gereklidir. Ortaklar davada mecburi dava arkadaşı durumundadır. Birlikte dava açılmadığı takdirde diğer ortaktan davaya muvafakat alınması, muvafakat vermeyen ortak olursa onun hakkında da dava açılması ve bu suretle taraf ehliyetinin tamamlanması gerekir.
İş ortaklığı, adi ortaklık niteliğinde olup adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından, adi ortaklık sözleşmesi, yeni bir hukuki varlığa vücut vermez. Meydana gelen topluluğun bir bütün olarak medeni hakları kullanma yeteneği yoktur. Ortaklık dava ve taraf ehliyetine sahip olmadığı gibi, ona karşı da dava açılamaz. Ortaklığı ilgilendiren haklar ve borçlar bakımından bütün ortakların birlikte davacı ve davalı olarak katılmaları gerekir.
''Adi ortaklıkta davanın tüm ortaklar tarafından açılması gereklidir. Birlikte dava açılmadığı takdirde diğer ortaktan davaya muvafakat alınması için davacıya yetki ve süre verilmesi, o ortak aleyhine dava açıp işbu dava ile birleştirmek üzere yetki ve süre verilmesi, dava açılıp birleştirilirse davanın esasının incelenmesi ve bu suretle taraf ehliyetinin tamamlanması gerekir. Aksi takdirde davanın dinlenme imkanı yoktur. (YHGK'nın 17.01.1990 gün E.13-457, K.2 sayılı kararı) Açılan davaya muvafakatın sağlanması, olmadığı takdirde taraf teşkili için diğer adi ortağın davalı olarak davada yer almasının sağlanması yoluyla davanın görülebilir hale gelmesi şeklinde bir uygulamanın benimsenmesi, Anayasa'nın hak arama özgürlüğünü düzenleyen 36. maddesine uygun yorumla, hukukun ve adaletin amacını sağlamaya yönelik olan temel hukuk ilkeleri yönünden de bir zorunluluktur. Muvafakat etmeyen adi ortak aleyhine husumet yöneltilmesine imkân tanınmaksızın davanın reddi gerektiğinin kabulü; ortaklardan bir kısmının hak arama özgürlüğünün, diğer bazı ortakların insiyatif ve vicdanına bırakılması yanında, ortaklığın ve bu kapsamda ortaklardan bir kısmının haklarının hukuk önünde korunamayarak, uyuşmazlığın çözümsüz ve ortada bırakılabileceği anlamına gelir ki, bu da hukukun adaleti sağlama amacıyla hiç bir şekilde bağdaşmaz.'' (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 01/03/2022 tarihli, 2021/3455 esas 2022/1085 karar sayılı ilamı)
Somut olayda; davaya konu ihalenin davalı taraf ile “... Turizm Taş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. - ... San. ve Tic. A.Ş. İş Ortaklığı arasında düzenlendiği, davanın ortaklardan ... turizm Ltd.şti tarafından kendi adına açıldığı, davacının, adi ortaklığı temsil ve ilzam yetkisi bulunduğuna dair resmi bir evrakın mevcut olmadığı, iş ortaklığı beyannamesinde davacının pilot ortak kabul edilmesinin iç ilişkiye ilişkin olduğu ve taraf ehliyeti bakımından geçerliliğinin olmadığı anlaşılmakla; mahkemece öncelikle yukarıda açıklandığı üzere dava şartı olan taraf ehliyeti eksikliğinin giderilmesi için davacı tarafa süreler verilmesi, giderildiği takdirde işin esasına girilmesi, giderilmediği takdirde davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Açıklanan sebeplerle, somut uyuşmazlıkta mahkemece verilen kararın eksik incelemeye dayandığı anlaşılmakla; kaldırma sebebine göre davanın esasına ilişkin hususlar incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne..." karar verildiği, İstinaf kaldırma kararı sonrası, mahkememize gelen dosyanın 2023/696 Esas sayıya kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşıldı.
Dava, davacıların, araç kiralama hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı alacaklarının, davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
Davacı vekiline, adi ortaklıkla ilgili belgeleri sunması ve diğer ortağın davaya katılması veya muvafakatinin alınıp kendisine temsil yetkisini vermesini sağlamak üzere verilen kesin süre içerisinde, ortaklığı oluşturan diğer şirketin vekaletnamesinin sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin, 12/12/2023 tarihli ara kararı ile “Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı, talimat dosyasından alınan bilirkişi raporu, değerlendirilerek, davalı defter ve kayıtları üzerinde, varsa alacağın miktarı ve davalı yanın sorumlu olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına, Mali Müşavir ..., İş Hukuku Nitelikli Hesaplama Uzmanı ..., Sözleşme Hukuku Uzmanı Prof.Dr. ...’un bilirkişi olarak mahkememizce görevlendirilmelerine, her bir bilirkişi için 3.000-TL. olmak üzere toplam 9.000-TL. ücret takdirine, ücretin davacı yanca 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılmasına yatırılmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ve dosyadaki mevcut duruma göre karar verileceği..." huzurda bulunan davacı vekiline ihtar edilmiş, davacı yanca, verilen kesin süre içerisinde, bilirkişi incelemesinin yapılamadığı görülmüştür.
HMK 190. Maddede düzenlenen ispat yükü ilkesine göre; ispat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Dosyamızdan, İstinaf kaldırma kararından önce alınan bilirkişi raporlarında, davaya dahil edilen ortaklığı oluşturan davacı ... San ve Tic. A.Ş.'nin ticari defter ve belgelerinin ve davalı ile olan ticari ilişkisinin incelenmediği, raporların karar vermeye elverişli olmadığı, bu nedenle Mahkememizce yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, öncelikle merkezi İstanbul'da bulunan davalının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için verilen ara kararda, kesin süre içerisinde, bilirkişi ücretinin ne miktar üzerinden yatırılacağının, ücretin yatırılmasına ilişkin gereken sürenin, hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklandığı, kesin süreye uymamanın doğuracağı sonuç açık bir şekilde anlatıldığı ve bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verileceği hususunun davacılar vekiline ihtar edildiği ancak verilen kesin süre içerisinde, bilirkişi ücretinin yatırılmadığı ve bilirkişi incelemesinin yapılamadığı, davacıların, dosyadaki mevcut duruma göre iddialarını ispatlayamadıkları anlaşıldığından, davacıların ispatlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların davasının reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 427,60-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 341,55-TL. harcın mahsubu ile bakiye 86,05-TL. harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacıların yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 110-TL. yargılama masraflarının davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Davacılar tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!