T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/665 Esas
KARAR NO:2024/147
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/10/2023
KARAR TARİHİ:27/02/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Faili meçhul şahsın idaresindeki aracın 18.05.2022 Tarihinde müvekkilin sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile ... İlçe jandarma Komutanlığı istikametinden ... Caddesi'ni takiben ... istikametine seyir halindeyken ... ... Caddesi'ne 30/40 metre kala kendisi ile aynı istikamette sol şeritte seyir halinde aniden sağ tarafta bulunan ... ... Caddesi istikametine geçiş yapmak üzere müvekkilin önüne manevra yapan faili meçhul şahsın idaresindeki araç ile çarpışması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, iş bu kazanın meydana gelmesinde Faili meçhul şahsın müvekkiline çarpışmasında asli kusurlu olduğunu, çarpma sonrası müvekkilinin yapılan ilk kontrollerinde "Sağ ayak bileği ödemli, ... .... üzerinde Dermabrazyon, opere " tanısı aldığı tespit edildiğini, iş bu maluliyete sebebiyet veren faili meçhul şahsın plakası ve işleteni tespit edilemediğini, olay yerini gören güvenlik kamerası bulunmadığını ve olaya tanıklık edecek kimseye de ulaşılamadığını, mezkur kazada müvekkilinin beden bütünlüğüne zarar veren kişi yahut aracı tespit edilemediğini, kusuruyla müvekkilinin yaralanmasına ve kazaya sebebiyet veren şahıs ... sor. nolu soruşturma dosyası nezdinde araştırılmakta olup soruşturma dosyası derdest durumda olduğunu doğan zararın tazmininde asli ve tam sorumlu olan davalı kurumdur. zararın davalı kurumca karşılanmasına karar verilmesi gerektiğini, plakası tespit edilemeyen araç nedeniyle gerçekleşen trafik kazası sonucu müvekkilinin bedeninde meydana gelen zararlardan ... hesabının sorumlu olduğunu, ... hesabı tarafından sorumluluk reddedilse de açıklamalar ışığında görüleceği üzere işbu olayda sorumluluğun ... hesabı üzerinde olduğunu, kanuni şartları taşıyan trafik kazalarında meydana gelen bedensel zararlardan sorumlu olduğunu, işbu bedensel zararları limitler dahilinde karşılamak zorunda olduğunu, ... Hesabının sorumluluğu tedavi, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerini de kapsadığından işbu zararların da davalı tarafça karşılanması gerekeceğini, müvekkili kaza tarihinden itibaren halen tedavi görmekte olup ailesinin yardım ve bakımı olmaksızın hareket edememekte ve hayati ihtiyaçlarını tek başına yerine getiremediğini, müvekkilinin yaşadığı trafik kazası sonucu uzun süre yürüyemez hale geldiğini ve en temel ihtiyaçlarını dahi kendi başına karşılayamadığını, müvekkili söz konusu trafik kazası sonucu ağır şekilde yaralandığını, işbu elim trafik kazası sonucu müvekkili, İstanbul ... Şehit Prof. Dr. ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldığını, genel adli muayene raporunda da görüleceği üzere olay özeti yazılırken trafik kazası olarak nitelendirildiğini, müvekkilinin yaşadığı trafik kazası sonucu ağır şekilde yaralanmış olduğunu ve tedavi sürecinin halen devam etmekte olduğunu, müvekkilinin ömür boyu bu yarayı taşıması gerekmekte ve bu şekilde hayatını sürdürmek zorunda kaldığını, Ek olarak müvekkili tedavi süresinde birçok farklı kalemde harcamalar yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin sürekli iş göremez olması ve meydana gelen maluliyeti göz önünde bulundurulduğunda müvekkilinin tedavi süresi boyunca yapmak zorunda kaldığı her türlü (ilaçlar, ameliyat masrafları, röntgen ve radyoloji masrafları vb. tüm giderler) giderlerin davalı yana yükletilmesini talep ettiklerini, müvekkili yaşanan kaza sonrasında geçici ve sürekli iş göremez hale geldiğini, yine müvekkilinin %100 iş göremez halde olduğunu geçici iş göremezliği süresince bakıma muhtaç hale geldiğini, kaza sonrası müvekkilinin bakıma muhtaç olduğu mahkememizce alınacak raporla da belirlenebileceğini, ilgili içtihat gereğince, bakıcı gideri hesaplanırken brüt asgari ücret esas alınması gerektiğini, kaza neticesinde yaralanan kişinin bu süreçte bakıma muhtaç olduğunu, bakıcı çalıştıran kişinin brüt asgari ücret kadar zararı doğacağını belirterek, söz konusu kaza sonucu müvekkilinin en ağırı sağ ayak bileğinde olmak üzere vücudunda çeşitli yerlerde kemik kırıkları meydana geldiğini,, müvekkilinin ameliyat sürecinden geçtiğini ve hala tedavilerinin devam ettiğini, bu nedenle müvekkilinde geçici ve sürekli iş göremezlik meydana geldiğini, bu itibarla haklı davalarının kabulü ile müvekkilinin bedeninde meydana gelen sürekli iş göremezlik (maluliyet) oranının belirlenmesi, geçici iş göremezlik sürecinde ise bakıcı ihtiyacının olduğu sürenin tespiti ve tedavi giderlerinin alanında uzman bilirkişi marifetiyle tespit edilmesini talep ettiklerini belirterek, haklı ve hukuka uygun davalarının kabulüne, maddi tazminat taleplerinin kabulüne, TBK m. 53’de belirtilen tüm tazminat kalemlerinin hesaplanmasına, HMK m. 107 gereği yapılacak bilirkişi incelemesi ile alacaklarının tam ve belirlenebilir hale gelmesinden sonra artırılmak üzere şimdilik, TBK m. 54 gereğince 200,00 TL maddi tazminatın (müvekkilin uğramış olduğu sürekli iş görmezlik için 100,00 TL, geçici iş görmezlik için 50,00 TL, bakıcı giderleri için 25,00 TL ve tedavi giderleri için 25,00 TL) maddi tazminatın kazanın meydana geldiği 24.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans/yasal faizi ile davalı kurumdan tahsiline, müvekkiline ödenmesine, karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Türk Medeni Kanunu Madde 6, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 190 VE TBK Madde 50 gereği kazanın anlatılan şekilde gerçekleştiğini ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacı tarafından ispat edilemeyen huzurdaki davanın öncelikle usulden reddi gerekeceğini, başvuru dosyasında iddia edilen kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı düzenlenmediğini, kaza tespit tutanağı maddi vakıayı tespite yarayan evraklardan olması sebebiyle somut uyuşmazlığın aydınlatılmasında önem arz ettiğini, davacı taraf kaza tarihinden 2 ay sonra kolluğa müracaat etmiş olup plakası tespit edilemeyen aracın kendisinin sevk ve idaresindeki elektrikli motosikletin önüne manevra yapması neticesinde kazanın vuku bulunduğunu belirterek şikayetçi olduğunu beyan ettiğini, kaza tarihi ile şikayet tarihi arasında geçen bu sürecin uzunluğu ve ispat yokluğu bahsi nazara alınınca olayın gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin şüphe uyandırdığını, dolayısıyla davacı tarafın beyanı dışında kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğuna dair herhangi bir kamera kaydı ve olayı gören tanık mevcut olmadığını, işbu sebeple kaza anını gösterir kamera kaydı ve kaza tespit tutanağı olmaması sebebiyle davacı iddiasını ispat edemediğini, işbu nedenle müvekkili kurum, kazanın gerçekleştiğine dair somut delil bulunmamasını gözeterek davacıya dilekçe ekinde yer alan 06.06.2023 tarihli ve... evrak numaralı yazı ile yanıt verdiğini, açıklamalar doğrultusunda kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın karıştığı sadece başvurucu beyanına dayanmakta olup iddianın somut olarak ispat edilmesi gerektiğini, başvuru şartının usulüne uygun gerçekleşmemiş olduğunu davanın dava şartı sebebiyle de usulden reddi gerektiğini, ... hesabının ödeme sorumluluğundan bahsedilebilmesi için öncelikle aracın cinsinin belirlenmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili ... hesabı’nın sorumluluğuna isabet eden tazminat miktarına ilişkin hesaplamanın yapılması için söz konusu dosyada kusur yönünden inceleme yapılmasını talep ettiklerini, ... CBS ... Soruşturma dosyasındaki tüm evraklar ile kayıtların celbini talep ettiklerini, kazanın karayolunda gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini, kaza ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunması gerektiğini, başvurucu tarafından sunulan rapor, yönetmelikte aranan şartları haiz olmayıp hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacı tarafta maluliyet oluşup oluşmadığına ilişkin güncel muayene ile yetkili bir sağlık kuruluşu veya atk ilgili ihtisas dairesinden rapor alınması gerektiğini, ayrıca kaza tarihi ile rapor tarihi arasında maluliyet oluşturacak yeterli süre geçmediğini, maluliyet değerlendirmesi yapılabilmesi için tedavi sürecinin sonlanmış olması ve sürenin bitiminden itibaren bir yıl hiçbir iyileşme gözlemlenmemiş olması gerekmekte olduğunu, kaza tarihi 18.05.2022 iken ilgili sağlık kuruluşundan alınan maluliyet raporu 15.05.2023 tarihli olduğunu, başvuranda meydana gelen arazın kemik kırığı olduğu da dikkate alınırsa usule uygun olarak alınmayan işbu raporla sayın hakemliğinize başvuru yapılması usulü şartları haiz olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat hesaplamasının 01.06.2015 tarihli zorunlu mali mesuliyet sigortası yeni genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, ... hesabının sorumluluğu, kaza tarihi itibari ile geçerli olan zorunlu trafik sigorta poliçesinin teminat limitleri ile sınırlı olduğunu,(2918 s. karayolları trafik kanunu madde 99) davacı geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatı talebini “fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydıyla” şeklinde yöneltmiş ise de bu şekilde talepte bulunması hmk’nın ilgili maddelerine açıkça aykırı olduğunu, davanın bu gerekçe ile de reddini talep ettiklerini, ... hesabının geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatına ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını bu nedenle huzurdaki başvurunun bu nedenle esastan reddi gerektiğini, aksi kanaat halinde ise tazminat hesaplaması yapılabilmesi için sgk hizmet dökümü belgesinin yer alması ve işgöremezlik ödemesi alıp almadığının araştırılması gerektiğini, davacı kaza tarihinde 62 yaşında olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talep edebilmesi için kazanç getiren bir işten mahrum kaldığının ispatı gerekeceğini, bakıcı giderine ilişkin beyanlarımızın kabul görmemesi halinde, bakıcı tutulduğuna dair herhangi bir evrak olmadığından %25’ten az olmamak üzere indirime hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, bununla birlikte geçici bakıcı gideri bakımından hesaplama yapılacaksa net asgari ücret esas alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla aleyhimize bir karar verilmesi durumunda hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt oluşmadığından faiz isteminin reddi gerektiğini belirterek müvekkil ... Hesabı aleyhine ikame edilen işbu davanın öncelikle usule ilişkin belirtmiş olduğumuz gerekçelerle usulden reddine; talebin kabul edilmemesi halinde ise esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın neden olduğu trafik kazası nedeniyle uğranılan bedensel zararların tazmini davasıdır.
... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; davacı vekili tarafından 30.06.20222 tarihinde verilen dilekçe ile müvekkili ... olay tarihinde sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile ... İlçe Jandarma Komutanlığı istikametinden ... Caddesi'ni takiben ... istikametine seyir halinde iken ... ... Caddesi'ne 30-40 metre kala kendisi ile aynı istikamette sol şeritte seyir halinde iken aniden sağ tarafta bulunan ... ... Caddesi istikametine geçiş yapmak üzere müvekkilin önüne manevra yapan faili meçhul şahsın idaresindeki araç ile çarpışması neticesinde müvekkilinin yaralandığından bahisle şikayetçi olduğu, davacı asilin ifadesinin ise 18.07.2022 tarihinde alındığı, ifadesinde olayı anlattı ve olayın 18.05.2022 günü meydana geldiğini beyan ettiği, olay anını gören kamera/mobese kaydının bulunamadığının emniyet tutanağı ile tespit edildiği, kimliği tespit edilemeyen şüpheli hakkında daimi arama kararı verildiği görülmüştür.
... Hastanesine davacının 19.05.2022 tarihinde müracaat ettiği, kayıtlarda olayın öyküsünün aracın sıkıştırması sonucu motorla birlikte düşme olarak kayıtlara alındı görülmüştür.
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24608 Esas ve 2023/2554 Karar sayılı ilamında '' Somut olayda, kazanın 19.05.2019 tarihinde meydana geldiğinin iddia edildiği, davacının kazadan altı gün sonra 25.05.2019 tarihinde polis merkezine gidip şikayetçi olduğu, davacının şikayetinde motosikleti ile seyir halinde iken plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın arkadan kendisine çarptığını, çarpmanın etkisi ile motosikleti ile birlikte yere düşüp sürüklendiğini, sürücünün olay yerinden kaçtığını beyan ettiği, davacı hakkında kaza tarihinde ... ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde genel adli muayene raporunun düzenlendiği, raporda yaralanmanın trafik kazasına ilişkin olduğunun belirtildiği, raporun alınmasının Cumhuriyet Polis Merkezi tarafından talep edildiği, anılan hastane tarafından düzenlenen 19.05.2019 tarihli çıkış özeti (epikriz) belgesine göre davacının şikayetinin motordan düşme olarak belirtildiği, davacının köprücük kemiğinin kırıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davaya konu kaza nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma numaralı dosyasında yürütülen araştırmada, kazaya ilişkin görgü tanığı ve kamera kaydı olmadığı, olay tarihi itibariyle kaza tespit tutanağının bulunmadığı, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sürücüsünün tespit edilemediği, bu nedenle anılan sürücü hakkında daimi arama kararı verildiği görülmüştür.
Şu durumda; davacının davaya konu olayın trafik kazası olduğuna ilişkin beyanı haricinde dosya kapsamında davacının iddiasını doğrular herhangi bir delilin bulunmaması, davacının kazadan altı gün sonra polis merkezine gidip şikayetçi olması, kazadan sonra kaza tespit tutanağının düzenlenmemesi, kazayı gören görgü tanığının bulunmaması, kazayı doğrulayan kamera kaydının olmaması, kolluk görevlilerince olay yerine gidilip araştırma tutanağı düzenlenmesi ancak olay yerinde kazaya ilişkin herhangi bir iz ve emarenin de bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.'' Şeklinde hüküm kurulmuştur.
Mahkememizin 16.01.2024 tarihli celse 6 numaralı ara kararı ile taraflara varsa tanıklarının isim ve adreslerini bildirmek üzere kesin süre verilip , bildirilmediği takdirde tanık delilinden vazgeçilmiş sayılacağı taraf vekillerine ihtar edilmiştir. Davacı vekili 27.02.204 tarihli celse de tanıkları olmadığından bildiremediklerini beyan etmiştir.
Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı kimliği ve plakası tespit edilemeyen araç sürücünün neden olduğu kaza nedeniyle yasal sorumlu olan davalından tazminat talep ettiği, kazanın 18.05.2022 tarihinde meydana geldiğinin iddia edildiği, şikayet dilekçesinin ise avukat aracılığıyla kazadan yaklaşık 1,5 ay sonra 30.06.2022 tarihinde verildiği, davacı asilin kazadan yaklaşık 2 ay sonra 18.07.2022 tarihinde ifadesinin alındığı, davacının ifadesinde ''18 Mayıs 2022 günü saat 17:00-18:00 sıralarında ... Caddesi üzerinden ... ... Caddesine geçiş yapmak üzere sağ şeritten ilerlediği sırda plakasını ve sürücüsünü bilmediği bir aracın hızlı bir şekilde önüne kırarak öne geçtiğini, kendisinin ise çarpmamak için fren yaptığını, yağmur nedeniyle ıslak ve kaygan yolda aracın kaydığını ve araçla birlikte düştüğünü, ertesi gün ağrılarının olması ve ayağının şişmesi sebebiyle ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine gittiğini beyan ettiği, celbedilen ... Hastanesi kayıtlarına göre davacının hastaneye 19.05.2022 tarihinde müracaat ettiği, kayıtlara olayın öyküsünün aracın sıkıştırması sonucu motorla birlikte düşme olarakyazıldığı, kaza ile ilgili soruşturmayı yürüten ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında kazaya ilişkin kamera kaydı tespit edilemediği, olay tarihi itibariyle kaza tespit tutanağının olmadığı, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sürücüsünün tespit edilemediği ve şüpheli hakkında daimi arama kararı verildiği, davacı tarafından olaya ilişkin tanık gösterilmediği, gerek kazaya gerekse plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen kişinin kazada kusuruna ilişkin davacının beyanı dışında herhangi bir delil bulunmadığından davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 157,75 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 200-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.120 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!