T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/660 Esas
KARAR NO:2024/91
DAVA:Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tespit
DAVA TARİHİ:10/10/2023
KARAR TARİHİ:06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının kanuna açıkça aykırı, müvekkilinin ve aynı konumda olan bütün avukatların mesleki itibarı ile ekonomik faaliyetlerine zarar verici mahiyetteki haksız eylemleri sebebiyle, instagram mobil uygulaması ve sitesi üzerinden avukatlık / hukuki hizmetleri ve danışmanlığı faaliyetlerine yönelik olarak anahtar kelime, lokasyon tabanlı hedefleme ve sair yollar ile avukatlık / hukuki hizmeti ve danışmanlığına dair reklam ve tanıtımların yapılmasının yasaklanması, engellenmesi ve kaldırılmasına yönelik, HMK 390/2 madde uyarınca davalı taraf dinlenmeden tebligat ve duyurular sonra yapılmak üzere ve yine HMK 392 madde uyarınca delilleri ve açıkça kanuna aykırı şekilde hareket edildiği dikkate alınarak, takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamını, davalının temsilcisi olduğu instagram tarafından avukatlık / hukuk hizmetleri ve danışmanlığı faaliyetlerine yönelik sunulan reklam ve tanıtım hizmetleri ile buna dair eylemlerin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, bu fiillerin durdurulmasını, fiillerin sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının, .... tarafından sağlanan bir çevrimiçi sosyal medya platformu olan Instagram’ın avukatlık/hukuk hizmetleri ve danışmanlığı faaliyetlerine ilişkin reklamların yayınlanmasına sözde izin verdiğinden dolayı haksız rekabet hükümleri uyarınca müvekkilinin sorumlu olduğunu iddia etmekte olduğunu, ancak davacının Instagram’a dava açmamış, zira Instagram'ın bir tüzel kişiliği haiz olmadığından davanın ikame edilemeyeceğini, hatta davacının Türkiye’deki kullanıcılara Instagram platformunu sağlayan tüzel kişilik olan ....’e de dava açmamış olduğunu, bunun yerine, davacının, ...’a karşı yani yalnızca 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun (“5651 sayılı Kanun”) kapsamında ....’in Türkiye’deki yerel temsilcisi olarak atanmış olan tamamen ayrı bir tüzel kişiliğe karşı dava açmış olduğunu, bununla beraber, Davacı 5651 sayılı Kanun kapsamında hiçbir iddiada bulunmamış olduğunu, hatta bulunmuş da olamayacağını, zira avukatlık reklamlarının bu kanun kapsamına girmemekte olduğunu, davacının böylelikle Mahkeme’den Instagram tarafından avukatlık/hukuk hizmetleri ve danışmanlığı faaliyetlerine yönelik sunulan reklam ve tanıtım hizmetleri ile buna dair eylemlerin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, haksız rekabetin önlenmesi, bu fiillerin durdurulması ve fiillerin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi talepleriyle yanlış tüzel kişiye karşı dava açmış olduğunu, davanın esasa girilmeksizin reddedilmesi gerektiğini, çünkü davacının davayı yanlış kişiye yöneltmiş olduğunu, Mahkemece iddialarının esasına girse dahi davacının iddialarının muğlak, kapsamı geniş ve somutlaştırılmamış olduğundan yine davasının reddi gerektiğini, hatta davacının dayandığı kanun ve yönetmelikler dahi iddiaları için geçerli bir temel teşkil etmediğini, ...'un, Instagram’ın sahibi olmadığını ve Instagram’ı veya Instagram tarafından sağlanan reklam hizmetlerini işletmemekte olduğunu, ...’un yerel temsilci olarak görevinin 5651 sayılı Kanun ile sınırlı olduğunu ve işbu davada öne sürülen özel hukuk talepleri bu kapsama girmemekte olduğunu, ...’un yetkisinin Esas Sözleşmesi uyarınca 5651 sayılı Kanun’dan doğan hususlar ile sınırlandırılmış olduğunu, ....’in talimatlarına tabi olduğunu, davacının davasının esastan reddi gerektiğini, davacının davasının haksız rekabet teşkil eden belirli bir eyleme yönelik olmadığını, davacının talebinin aşırı derecede geniş olup, Anayasa ile korunan ifade özgürlüğü ile çalışma ve sözleşme özgürlüğünü ihlal etmekte olduğunu, davacının haksız rekabet iddiasını ortaya koyarken dayandığı kanunların ve yönetmeliklerin işbu dava konusuna uygulanabilir olmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının davasının reddini, yargılamanın duruşmalı olarak görülmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına istemlerine ilişkindir.
6102 sayılı TTK madde 54.’te, haksız rekabet,
“ (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar “ olarak tanımlanmıştır.
TTK. madde 56’da haksız rekabet nedeniyle açılacak davalar belirtilmiştir. Haksız rekabet davaları kural olarak öncelikle haksız rekabet fiilini oluşturan şahsa karşı açılır. Haksız rekabet eylemini yapan şahıs, rakibin kendisi olabileceği gibi rakip olmayan herhangi bir kimse de olabilir.
TTK.Madde 58’de, haksız rekabet eyleminin, basın, yayın, iletişim ve bilişim kuruluşları aracılığıyla gerçekleşmesi halinde de kimlerin sorumlu olacağı ve kimlere karşı dava açılabileceği düzenlenmiş ve
TTK m.56/1.a,b,c ile ilgili (tespit, men, eski hale iade) davalarının açılabilmesi durumuna istisna getirilerek,
“a) Yazılı basında yayımlanan şey, program, içerik, görüntü, ses veya ileti bunların sahiplerinin veya ilan verenin haberi olmaksızın ya da onayına aykırı olarak yayımlamışsa,
b) Yazılı basında yayımlanan şeyin, programın, içerik, görüntünün, ses veya iletinin sahibinin veya ilan verenin kim olduğunun bildirilmesinden kaçınılırsa,
c) Başka sebepler dolayısıyla yazılı basında yayımlanan şeyin, programın, görüntünün, sesin, iletinin sahibinin veya ilan verenin meydana çıkarılması veya bunlara karşı bir Türk mahkemesinde dava açılması mümkün olmazsa, İlgili davalar, yazı işleri müdürü, genel yayın yönetmeni, program yapımcısı, görüntüyü, sesi, iletiyi, yayın, iletişim ve bilişim aracına koyan veya koyduran kişi ve ilan servis şefi; bunlar gösterilmiyorsa, işletme veya kuruluş sahibi aleyhine” açılabileceği düzenlenmiştir.
TTK m.58/4’te, internet vasıtasıyla gerçekleşen haksız rekabet halleri için hizmet sağlayıcıları hakkında da düzenleme getirilmiştir. Bu hükme göre de, haksız rekabet fiilinin iletimini başlatmamış, iletimin alıcısını veya fiili oluşturan içeriği seçmemiş veya fiili gerçekleştirecek şekilde değiştirmemişse hizmet sağlayıcısına karşı tespit, men ve eski hale iade davaları açılamaz ve tedbir kararları da verilemez.
5651 S.K. madde 2/1-maddesi ile yer sağlayıcı, ”Hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten gerçek veya tüzel kişileri ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
Kanunun tanımlamasına göre yer sağlayıcı, üretilen içeriği veya hizmeti internet ortamında bünyesinde tutan sistemlerin altyapısını sağlayan ya da bu sistemleri içerik sağlayıcıların kullanımına sunan, pazarlayan gerçek ya da tüzel kişidir.
5651 S.K. madde 5/1-maddesi ile de ” Yer sağlayıcı, yer sağladığı hizmet ve içerikleri kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Davalının, 5651 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 6563 sayılı Kanun'un 2/d maddesi uyarınca, başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan aracı yer/hizmet sağlayıcı olduğu, 5651 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde yer alan; " Yer sağlayıcı, yer sağladığı hizmet ve içerikleri kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir "şeklindeki, 6563 sayılı Kanun'un 9/1. maddesinde yer alan; "diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça, aracı hizmet sağlayıcı, hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı hususlardan sorumlu değildir." şeklindeki, TTK'nın 58/4. maddesinde yer alan; "haksız rekabet fiilinin iletimini başlatmamış, iletimin alıcısını veya fiili oluşturan içeriği seçmemiş veya fiili gerçekleştirecek şekilde değiştirmemişse, bu maddenin birinci fıkrasındaki davalar hizmet sağlayıcısı aleyhine açılamaz; tedbir kararı verilemez." şeklindeki ve TTK.Madde 58/1-a-b-c maddesinde yer alan istisnai durumlardan birinin mevcut olmaması kapsamındaki, yasal düzenlemeler uyarınca, davalının, haksız rekabet eylemlerinden ötürü sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenle davalının haksız rekabetten dolayı sorumlu olmadığı açılan davada husumet ehliyetinin bulunmadığı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının pasif husumet yokluğundan reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 157,75-TL. harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı asilin, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!