WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İSTANBUL 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/630 Esas
KARAR NO :2024/385

DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:28/09/2023
KARAR TARİHİ:30/05/2024

Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili bankanın ... ve Tic. Ltd. Şti arasında 30.12.2021 ve 01.11.2022 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşmelere istinaden kredi kullandırıldığını, dava dışı şirketin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine kredi borcunun kat edilerek, ... 7. Noterliğinin 07.06.2023 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile 1 gün içerisinde; 6.863.387,42 TL nakdi borcun ödenmesi, 54.000 TL gayri nakdi riskin depo edilmesinin istendiğini, verilen 1 günlük sürede borcun ödenmediğini, gayri nakdi riskin depo edilmediğini, Genel Kredi Sözleşmelerine davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imza attıklarını, ihtarnameye rağmen müvekkili Bankanın alacağı ödenmemesi üzerine yasal yollara başvurulmak zorunda kalındığını, bu kapsamda ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, yetki itirazının kabul etmediklerini, itiraz eden davalıların yetki itirazında bulunmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, takibin yetkili icra müdürlüğünde açıldığını, müvekkili bankanın davalılardan alacaklı olduğunu, davalıların borcun fer'ilerine ilişkin itirazlarının haksız olduğunu, konkordato kapsamında davalılar lehine verilen bir mühlet kararının bulunmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; borca dayanak yapılan kefalet ilişkisinin geçerli bir şekilde kurulmamış olması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, ... Bankası Genel Kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullanan müvekkillerin düzenlenen sözleşmede kefil sıfatıyla sorumluluklarına şekil şartları eksik olduğundan gidilemez olduğunu, TBK.nın 583. maddesinde kefalet sözleşmesinin kurulabilmesi için gerekli olan şekil şartları açıklanmış olup somut olayda bu şekil şartların sağlanmadığını, geçerli olarak kurulmuş bir kefalet ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceğinden, davalı müvekkillerinin kefil sıfatı ile icra takibine konu edilen borçtan sorumlu tutulması suretiyle kendilerine husumet yöneltilmesinin de mümkün olmadığını, icra takibine konu edilen Genel Kredi Sözleşmesi incelendiğinde, kefil olarak imza attırılan bölümde veya adi yazılı olarak ayrı bir belgede, eş rızasına yönelik imza kısmında doğru şekilde eşlerin birbirine kefil olmadığı ayrı ayrı eş imzaları bulunmadığının görülmekte olduğunu, şekil şartlarının yanı sıra kanunda ayrıca ve özel olarak aranan “eş rızası” da mevcut olmadığından bu yönüyle de geçerli bir kefalet ilişkisinin söz konusu olmadığını ve bu nedenle müvekkillerinin icra takibine ve dolayısıyla işbu davaya konu edilen borç nedeniyle hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, kefaletin geçerliliği açısından bir önemli nokta da sözleşmenin kefil açısından sübjektif esaslı noktaların sözleşmede yer alıp almadığı olduğunu, kefalet belgesinde yer almayan ve üzerinde geçerli bir uyuşmanın gerçekleşmediği kabul edilen nokta kefil bakımından sübjektif açıdan esaslı önem taşıyan bir nokta olduğunu, böyle bir noktaya yer vermeyen kefalet belgesinin TBK.m.583 f.1 de belirtilen şekil şartını yerine getirdiği söylenemez olduğunu, şekle bağlı bir sözleşmede şekil şartının yerine getirilmiş sayılması için sübjektif bakımdan esaslı olan noktaların da şeklin kapsamı içerisinde yer alması gerektiğini, diğer taraftan kefilin, kendisi açısından bu kadar önem taşıyan bir nokta üzerinde anlaşma olmadıkça kefalet sözleşmesi yapmaya razı olmayacağının söylenebilir olduğunu, kefalet sözleşmesini bütünüyle geçersiz saymak bu açıdan kaçınılmaz olduğunu, genel kredi sözleşmesinde tüm kredi türleri açık olarak belirtilmediğini ve kefalet kapsamına alınmamış ise kefile özgü sübjektif nedenlerle kefalet tümü ile geçersiz sayılması gerektiğini, somut olayda müvekkillerin kefalet sözleşmesinde hangi tür kredi için kefalet sözleşmesi düzenlediği anlaşılamamakta olduğunu, bu sebeple de kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, huzurdaki davada davalı müvekkillerin taraf sıfatını haiz olmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi ile icra takibinin iptaline karar verilmesi gerektiğini, kefalet borcu kural olarak ikincil (tali) bir borç olduğunu, bu ilke uyarınca alacaklının, borçluya başvurmadan kefile başvuramayacağını, buna rağmen davacı taraf konkordatoda olan şirketten olan alacağını, dolaylı yoldan ve müvekkilleri üzerinden tahsil etmeye çalıştığını, ... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. sayılı dosyasındaki ilamsız icra takip dosyasına konu borca dayanak olarak, 30.12.2021 ve 01.11.2022 tarihli Kredi Sözleşmesi ve ... 7. Noterliğinin 07.06.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gösterildiğini, Kredi Sözleşmesinin asıl borçlusu ... ... Ürün San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, icra takibinin muhatabı olan müvekkillerinin borç ilişkisinde kefil konumunda olduğunu, kefalet sözleşmesinde amacın alacağın teminat altına alınması olduğunu, kefilin bu sözleşmeden doğan borcunun hukuki sebebinin teminat olduğunu, borçlu borcunu ifa etmediği takdirde alacaklı kefile başvuracağını, kefil alacaklı karşısında ikinci bir borçlu olarak ortaya çıkmakta olduğunu, kefile başvuru için öncelikle asıl borçluya başvurulmuş olması ve fakat borcun tahsil edilememiş olmasının gerektiğini, müteselsil kefalette kefilin borcu ikincil (tali) nitelikte olduğunu, genel kredi sözleşmesinin hükümleri, sözleşmede zayıf olan tarafın korunması prensibine bağlı olarak müvekkilleri aleyhine yorumlanmaması gerektiğini, müvekkilleri konkordato sürecinde olmaları sebebiyle takibe itiraz ettiğini, davacı tarafından gönderilen ... 7. Noterliği 07/06/2023 tarihli ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi ile ödeme emrinde yazılı tutarların uyuşmadığını belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; İİK.nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.
... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/757 esas sayılı dosyası celp edilmiş, taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi raporu alınmıştır.
... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 6.922.129,18 TL asıl alacak, 238.140,03 TL temerrüt faizi, 11.907 TL BSMV, 2.400 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 7.174.576,21 TL nakit alacak, 42.000 TL gayri nakit alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalılar tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalılar ve dava dışı ... ... Ürün.San.ve Tic.Ltd.Şti. tarafından konkordato davası açıldığı, Mahkemenin 01/06/2023 tarihli tensip tutanağıyla davalılar tarafından açılan davaların dava dışı şirket tarafından açılan davadan tefrikine karar verildiği görülmüştür.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı ... tarafından açılan konkordato davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.
Bilirkişi ... Mahkememize sunduğu 16/04/2024 tarihli raporunda; davacı banka ile dava dışı asıl kredi borçlusu/kredi lehtarı ... ... Ürün San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri akdedildiğini, işbu sözleşmeleri davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalı kefiller hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaatinin edinildiğini, davalı kefilinlerin sözleşmede gösterilen kefalet limitlerinin 4.500.000 TL (Nuray-...) ile 35.000.000 TL (...) olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 6.884.878,98 TL'nin kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin kendilerinin ve dava dışı asıl borçlu şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceğini, takip tarihi itibariyle nakdi krediler yönünden toplam talep edilmesi gereken miktarın 7.137.326,01 TL olduğunu, fazlaya ilişkin 37.250,20 TL (7.174.576,21 - 7.137.326,01=) reddi durumda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 6.884.878,98 TL'si tamamen ödeninceye kadar yıllık %36 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi BSMV ile birlikte istenebileceğini, davacı bankanın gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisi alacağı depo talebi yönünden belirlenen gayrinakdi çek taahhüt bedeli riski 42.000 TL olduğunu, davalı kefillerin emsal içtihatlar uyarınca gayrinakdi çek taahhüt bedelinin depo edilmesinden sorumlu olmadıkları kanaati edinildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava dışı asıl borçlu şirket lehine geçici mühlet tedbir kararı verilmiş olduğu anlaşıldığını, davalı kefiller bakımından dosyanın tefrik edilmiş olduğu belirtilmekte olduğunu, davalı kefiller lehine verilen bir tedbir kararının mevcut olmadığının anlaşıldığını, davalı kefillerin yukarıda belirlenen borçtan müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceğini belirtmiştir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı bankanın ... şubesi ile dava dışı ... ... Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 30/12/2021 tarihli 5.000.000 TL bedelli ve 01/11/2022 tarihli 30.000.000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, davalılar ... ve ...'nun 30/12/2021 tarihli genel kredi sözleşmesine 5.500.000 TL kefalet limiti ile ..., ... ve ...'nun 01/11/2022 tarihli genel kredi sözleşmesine 35.000.000 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, bu sözleşmeler kapsamında ticari nitelikli krediler kullandırıldığı, ödemelerde aksaklık olması nedeniyle davacı tarafından hesabın kat edilerek, borcun ödenmesi için ... 7. Noterliğinin 07/06/2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiği ve borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığı ve icra takibine itiraz edilmesi üzerine bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Genel Kredi sözleşmeleri, ihtarname, icra dosyası, davacı banka kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; dava dışı şirketin kullandığı kredi nedeniyle kefillerin takip konusu borçtan dolayı sorumlu olduğu, TBK.nın 586/1 maddesi gereğince tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefil yönünden ilamsız icra takibi yapılabileceğinden davalıların asıl borçluya başvurulmadan kefile başvurulamayacağı yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı, davalılar hakkında devam eden konkordato davası ve tedbirinin bulunmadığı, davalı ...'nun şirket yetkilisi olduğu, bu nedenle TBK'nın 584.maddesi gereğince eş muvafakatine gerek bulunmadığı, davalı ...'nun genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı tarihlerde bekar olduğu, davalı ...'nun eşinin muvafakatinin bulunduğu anlaşıldığından davalıların kefaletin geçersiz olduğuna ilişkin savunmalarının yerinde olmadığı ayrıca Genel Kredi sözleşmesini yapan şubeye göre ... İcra Müdürlüğünün yetkili olduğu, bu nedenle icra müdürlüğünün yetkisine itirazın yerinde olmadığı, Genel Kredi sözleşmeleri, banka kayıtları ve bilirkişi raporuna göre; davacı bankanın bu kredilerden dolayı takip tarihi itibariyle davalılardan tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile; 6.884.878,98 TL asıl alacak, 238.140,03 TL işlemiş faiz, 11.907 TL BSMV ve 2.400 TL İhtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 7.137.326,01 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından bu miktar alacak için itirazın iptaline, alacak likit olduğundan kabul edilen alacak üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Davacının icra takip talebindeki alacak miktarı kadar takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından davalıların kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf her ne kadar gayri nakdi alacaklar için depo talebinde bulunmuş ise de; kefilin depo talebinden sorumlu tutulabilmesi için genel kredi sözleşmesinde açık hüküm bulunması gerektiği ancak taraflar arasındaki genel kredi sözleşmelerinde kefilin, çek yaprağı ile ilgili depo talebinden sorumlu olacağına dair açık hüküm bulunmadığından bu talebin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında;
a) 6.884.878,98 TL asıl alacak, 238.140,03 TL işlemiş faiz, 11.907 TL BSMV ve 2.400 TL İhtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 7.137.326,01 TL alacak için davalılar tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 36 oranında temerrüt faizi ve % 5 BSMV uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, FAZLAYA İLİŞKİN TALEBİN REDDİNE,
b) Davacının gayri nakdi alacağına yönelik davasının REDDİNE,
2-Kabul edilen alacağın % 20'si olan 1.427.465,20 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre, Nakdi alacaklar açısından alınması gereken 487.550,73 TL harçtan peşin alınan 86.650,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 400.899,78 TL harcın davalılardan tahsiline,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre, Gayri Nakdi alacaklar açısından alınması gereken 427,60 TL harcın davacıdan tahsiline,
6-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma ve 86.650,95 TL peşin harç toplamı 86.920,80 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, nakdi alacaklar açısından hesaplanan 375.373,26 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, davanın ret edilen kısmı üzerinden nakdi alacaklar açısından hesaplanan 17.900 TL ve gayri nakdi alacaklar için 17.900 TL olmak üzere toplam 35.800 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 4.000 TL bilirkişi ücreti ve 351 TL tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 4.351 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.303,22 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
10-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre 3.164,86 TL'sinin davalılardan, kalan 35,14 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2024

Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır