T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/550 Esas
KARAR NO :2024/67
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ:21/08/2023
KARAR TARİHİ:30/01/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın hiç kredi kullanmadığını, kimseye de kefil olmadığını, kredi kullanmadığını, müvekkilinin davalı şirkete borcu olmadığını, müvekkilinin alacaklı taraf ile hiçbir kredi ilişkisi olmadığını, alacağın varlığı usule uygun delillerle kanıtlanması gerektiğini, borcun nasıl ne hangi hukuki ilişkiden doğduğunun kanıtlanması gerektiğini, hangi tarihlerde, kime, ne miktarda , ne kredisi kullandırıldığının kanıtlanması gerektiğini, faize ve faiz oranına da itiraz ettiklerini, işletilmiş olan faiz miktarına ve talep edilen faiz oranına da itiraz ettiklerini, temerrüt gerçekleşmeden faiz istenmesi mümkün olmadığını, usule uygun bir tebliğat ve temerrüt ihtarı olmadan faiz talep edilemeyeceğini, ayrıca talep edilen yüksek faiz oranı da çok yüksek olduğunu, bu oran yasal sınırların üzerinde olduğunu ve buna da itiraz ettiklerini, talep edilen alacağın ne zaman ve ne miktarda doğduğu ve ne zaman muaccel olduğu bilinmediğini, soyut beyanlar alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmadığını, bu sebeple iddia edilen alacağın zamanaşımına uğradığını düşündüklerini, zamanaşımı itirazları olduğunu, tüm bu nedenlerle .... İcra Müd. ... E sayılı dosya sebebiyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava görevsiz mahkemede açılmış olup görevsizlik nedeniyle hmk md 114/1-c maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, İcra dosyasına konu borcun niteliği gereğince (kredi kartı) söz konusu borca ilişkin uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, Muris ... ile dava dışı temlik eden banka ... BANK A.Ş. arasında imzalanan sözleşmelerden kaynaklanan banka alacaklarının müvekkili şirket ile ... BANK A.Ş. arasında imzalanan ve 09.05.2012 tarih ... yevmiye ile ....Noterliği'nce düzenlenen Temlik Sözleşmesi ile müvekkil şirket tarafından temlik alındığını, alacak temliki sonrasında ...'ın vefat etmiş olması sebebiyle , alacağın tahsili için yasa hükümleri gereğince murisin yasal mirasçıları olan ... hakkında ....İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçluların icra dosyasına yapmış oldukları itiraz sebebiyle de takibin icra müdürlüğünce durdurulduğunu, müvekkili şirkete olan borcu devam ettiğini, bu sebeple davacının borçlu olmadığı yönündeki iddiası doğru olmadığını, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava; kredi borcu nedeniyle ....İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından başlatılan takipte borçlu olmadığının tespiti davasıdır.
26/06/2012 tarihli, 6335 sayılı yasa ile değiştirilen TTK 4. maddesinde, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
TTK 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir.
Anılan maddede, tek tek belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir.
28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73.maddesinde de Tüketici Mahkemeleri düzenlenmiş ve '' Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir'' denilmiştir.
TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir.Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur.Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez.
Dava konusu ve sunulan deliller kapsamında davaya konu uyuşmazlığın, TTK 4. maddede belirtilen, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, temlik eden ... BANK A.Ş'nin 13.12.2023 tarihi cevabi yazısından sözleşmenin Bireysel Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi olduğunun açıkça belirtildiği, davacı tarafından sunulan sözleşmenin Bireysel Nitelikte Bankacılık Sözleşmesi ve kredi kartı olduğu, uyuşmazlığın, bu sözleşmeden kaynaklandığı, Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmıştır.
Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. TTK 4. ve 5. Maddesi ve 6502 sayılı yasanın ilgili maddeleri gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden REDDİNE,
2- Karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde RESEN, HMK'nun 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesi halinde gider avansının ilglii mahkeme veznesine aktarılmasına,
Dair, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.30/01/2024
Katip .
e-imzalıdır
Hakim ..
e-imzalıdır
.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!