WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İSTANBUL 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/533 Esas
KARAR NO :2024/190

DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:12/08/2023
KARAR TARİHİ:07/03/2024

Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili bankanın ... .../... Şubesince dava dışı ...ve Tic. A.Ş.'ye 14.02.2017 tarihli kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, davalılar ... ve ...'nin ise kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi şartlarına uyulmaması ve borcun ödenmemesi üzerine; müvekkili bankanın alacağının tahsilini teminen kredi borçlusu ile kefilin kredi hesabı kat edildiğini, borcun ödenmesi için ....Noterliğinin 04.07.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtaranmesinin keşide edildiğini, ancak borcun ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine taraflarınca ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş, ... Karar sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı alındığını, ....İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalıların ayrı ayrı itirazda bulunduklarını, itirazların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve reddinin gerektiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; .... İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasından (Müflis... A.Ş) müflis şirket yetkilisi olduğundan bahis ile müvekkilin ... Mah. ... ... Sok. No:14 İç Kapı No:1 adresine tebligat çıkartıldığı iflas idaresinden haricen öğrenildiğini, adrese ve ilgili Mahalle Muhtarlığına bakıldığında Mahkeme tebligatlarından haberdar olunduğunu, aynı gün dosyaya vekaletname sunulmakla dosya ve içeriğine tam anlamı ile muttali olunduğunu, müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkilinin diplomatik görevleri sebebi ile hayatının çok büyük bir kısmını uzun yıllardır yurt dışında geçirdiğini, tarihçeli yerleşim yeri bilgilerinin rapor ile de sabit olduğunu, müvekkilinin adresinin 06.11.2021 tarihi itibariyle ... ... ... / ... Cumhuriyeti adresi olduğunu, tebligatın usulsüz olduğunu, yasal süresi içinde borca itiraz edildiğini, huzurdaki davada davacı vekili olarak yer alan Av. ... tarafından İcra Müdürlüğü dosyasına 08.07.2020 tarihinde vekaletname sunulduğunu ve müteakip işlemlerin devam ettirildiğini, 08.07.2020 tarihinde dosyaya vekaletname sunulmakla itirazlarına davacı vekili tarafından muttali olunduğunu, İİK m 67 düzenlemesinde geçen 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra huzurdaki davanın ikamesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkiline ihtarnamenin tebliğ edilmediğini, söz konusu ihtarnameden 08.07.2019 tarihinde haberdar olunmakla 11.07.2019 tarihinde ve yasal süresinde .... Noterliğinin 11.07.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile itirazlarını davacı bankaya cevaben ihtar edildiğini, icra takibine itiraz dilekçelerinde belirttikleri üzere huzurdaki davayı görmekle yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan dava dosyasının yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, dava dışı şirket tarafından davacıya temlik edilen kambiyo evraklarının bulunmakta olduğunu, davacı bankaya ciro edilerek teslim edilen kambiyo senetlerinin varlığı karşısında davacının müvekkili aleyhinde ilamsız icra takibi başlatmasının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; İİK'nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.
Davacı banka davalılar ... ve ... hakkında açtığı davanın, Mahkememizin 07/03/2024 tarihli celsesinde; davalı ... hakkındaki davanın bu dosyadan tefriki ile Mahkememizin ayrı bir esas kaydına, davalı ... hakkındaki davanın bu dosya üzerinden devamına karar verilmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 2.804.824,11 TL asıl nakdi alacak, 364.159,66 TL faiz, 18.207,98 TL BSMV, 1.871,91 TL masraf olmak üzere toplam 3.189.063,66 TL alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili Mahkememize sunduğu cevaba cevap dilekçesinde; İİK.nın 67. maddesinde 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlaması için açıkça itirazın alacaklıya tebliğ edilmiş olmasının arandığını, dosyaya vekil tarafından vekaletname sunulmuş olması itirazın içeriğine vakıf olunduğu anlamına gelmeyeceğinden, icra dosyasına 08.07.2020 tarihinde vekaletname sunulmuş olmasının, davalının itirazına müttali olunduğu anlamına gelmeyeceğini belirterek davalının hak düşürücü sürenin geçtiğine dair itirazının itirazının reddi karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize sunduğu 2. cevap dilekçesinde; davacı vekili tarafından 15.08.2022 tarihinde İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ... Başvuru, ... Arabuluculuk numaralı dosyasında itirazın iptali istemi ile arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, son tutanağın tarihinin 12.09.2022 olduğunu, bu arabuluculuktan çok daha önceki tarihte başka bir arabuluculuk sürecinin daha gerçekleştiğini, davacının İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ... dosya numaralı, ... Arabuluculuk numaralı dosyasında da itirazın iptali istemi ile arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, son tutanağın tarihinin 06.01.2020 olduğunu, bu başvurunun konusunun da .... İcra Müdürülüğünün ... E. sayılı dosyasına vaki itiraza ilişkin olduğunu, buna göre davacının dosyadaki itirazı arabuluculuk başvuru tarihi olan 02.12.2019 tarihinde öğrenmiş olduğunu, itirazın iptali davası için hak düşürücü sürenin en geç arabuluculuk süresinin bittiği 06.01.2020 tarihi olduğunu bu nedenle huzurdaki davanın yasal süresi içerisinde ikame edilmediğini belirtmiştir.
Davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
İİK’nın 67. maddesinde itirazın iptali davasının açılabilmesi için öngörülen bir yıllık süre ise hak düşürücü nitelikte olup itirazın tebliği tarihinden itibaren başlamakla birlikte, bu davanın itiraz alacaklıya tebliğ edilmeden de açılmasına engel bir kanun hükmü bulunmamaktadır. İtirazın alacaklıya tebliğ edilmemesi, sadece İİK’nın 67. maddesindeki sözü edilen hak düşürücü sürenin başlamasına engel teşkil eder niteliktedir.
İİK’nın 67/1. maddesi uyarınca itirazın iptali davası bir süreye tabi olup alacaklı, bu davayı, itirazın kendisine ve varsa vekiline tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde açabilir.
Bir yıllık süre içinde açılan dava, teknik anlamda bir itirazın iptali davasıdır ve ancak bir yıl içinde açılan davanın kazanılması halinde borçlunun itirazı iptal edilmiş olur. Bunun üzerine, alacaklı, itiraz ile durmuş olan icra takibine devam edilmesini isteyebilir. İcra inkar tazminatına da, yalnız bir yıl içinde açılmış olan itirazın iptali davasında hükmedilebilir.
İİK’nın 67. maddesinde gösterilmiş olan süre hak düşürücü süredir. Hak düşürücü süre hak sahibinin hakkın korunması için kanun veya sözleşme ile belirlenen süre içerisinde belirlenen eylem veya işlemleri yapmaması nedeniyle hakkın sona ermesi sonucunu doğuran süredir.
Hak düşürücü sürelerin kanunla düzenlenmesi asıldır. Tarafların sözleşme ile hak düşürücü süreleri belirlemeleri, bu süreleri değiştirmeleri veya ortadan kaldırmaları mümkün değildir. Hak düşürücü süreler hakkı tamamen sona erdiren, yok eden, düşüren sürelerdir. Hak sahibi alacaklı kanunla veya sözleşme ile belirlenen süre içerisinde öngörülen eylem veya işlemleri yapmadığı takdirde o hak tamamen ortadan kalkmakta, silinmekte düşmektedir. Artık o hakkın istenmesi, dava ve takip edilmesi mümkün değildir.
Hak düşürücü sürenin sonunda hakkın sona ermesi için karşı tarafın borçlunun bir eylem veya işlem yapmasına gerek yoktur. Hak düşürücü süre geçmekle kendiliğinden son bulur.
Hak düşürücü süreler itiraz niteliği taşırlar. Taraflar hak düşürücü süreyi davanın her aşamasında hatta kararın bozulmasından sonra da ileri sürülebilirler. Ayrıca hak düşürücü sürelerin incelenmesi tarafların iradelerine bırakılmamıştır. Hakim tarafından kendiliğinden göz önünde tutulması, araştırma ve inceleme konusu yapılması gerekmektedir. (İstanbul BAM 14. HD.nin 05.10.2023 tarih ve 2023/... E., 2023/... K.)
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı ve diğer kişiler aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapılmış ve itiraz üzerine icra takibi durmuştur. Davacı davalı hakkında bu icra takibine itiraz ile ilgili İstanbul Arabuluculuk Bürosuna 02.12.2019 tarihinde başvurmuş ve tarafların anlaşamaması üzerine .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasındaki vaki itiraz ile ilgili 06.01.2020 tarihli dava şartı arabuluculuk son tutanağı düzenlenmiştir. Davacı daha sonra davalı ve diğer itiraz eden hakkında bu icra takibine itiraz ile ilgili İstanbul Arabuluculuk Bürosuna 2.kez başvurmuş ve tarafların anlaşamaması üzerine .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasındaki vaki itiraz ile ilgili 12.09.2022 tarihli dava şartı arabuluculuk son tutanağı düzenlenmiştir. 2. Arabuluculuk son tutanağının düzenlenmesinden sonra huzurdaki itirazın iptali davası açılmıştır. Bu durumda icra dosyasında her ne kadar davacıya davalının itirazına ilişkin tebligat yapılmamış ise de; davacının davalı hakkında ilk arabuluculuğa başvurduğu 02.12.2019 tarihinde veya en geç arabuluculuk son tutunağının düzenlendiği 06.01.2020 tarihinde itirazdan haberdar olduğunun kabulü gerekecektir. Davacının bu tarihi itibariyle itirazdan haberdar olup arabuluculuğu başvurması karşısında, İİK.nın 67.maddesi kapsamında borçlunun itirazının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği ve hak düşürücü sürenin işlemediği gerekçesiyle iş bu davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olduğuna dair iddiası TMK'nın 2. maddesinde yer verilen dürüstlük kuralıyla uyumlu olmayacaktır. (İstanbul BAM 14. HD.nin 05.10.2023 tarih ve 2023/... E., 2023/... K.)
Bu nedenlerle; davacının davalı hakkında ilk arabuluculuğa başvurduğu 02.12.2019 tarihinden ve arabuluculuk son tutunağının düzenlendiği 06.01.2020 tarihinden davanın açıldığı 12.08.2023 tarihine kadar 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davanın usulden reddine karar verilmiş olması nedeniyle davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Hak düşürücü süreden sonra açılan davanın usulden reddine,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 38.515,92 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 38.088,32‬ TL.nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 1.320 TL ücretinin 660 TL.sinin (arabuluculukta karşı tarafta yer alan iki kişiden davalının davasının tefrik edilmesi nedeniyle ücretin yarısının bu dosyada, diğer yarısının tefrik edilen Mahkememizin ... E. sayılı dosyasında değerlendirilmesine, mükerrer tahsilatın önlenmesi için karardan bir suretin 2024/... E. sayılı dosya içerisine konulmasına) davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/03/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır