WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

İSTANBUL 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2023/432 Esas
KARAR NO:2024/304

DAVA:Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:08/06/2023
KARAR TARİHİ:30/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili Şirketin, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun (“SPKn”) 39 uncu maddesi uyarınca Sermaye Piyasası Kurulu'nun (Kurul) yetkilendirmesi ile faaliyet göstermekte olduğunu, işbu izin kapsamında geniş yetkili aracı kurum olarak faaliyet gösteren müvekkili şirketin, başlıca sermaye piyasası araçlarıyla ilgili emirlerin alınması ve iletilmesi, ilgili emirlerin müşteri adına ve hesabına gerçekleştirilmesi ve yatırım danışmanlığı alanlarında hizmet vermekte olduğunu, müvekkili şirketin, davalı ile imzalamış olduğu 17/11/2014 tarihli “... .... ve ... A.Ş. Sermaye Piyasası Araçları Alım Sarımına Aracılık, Repo. Ters Repo ve Yatırım Hizmetleri Çerçeve Sözleşmesi” (Ek.l: “Çerçeve Sözleşme”) çerçevesinde, sermaye piyasası mevzuatı, Türk parasının kıymetini koruma mevzuatı ve diğer ilgili sair mevzuat hükümleri çerçevesinde, ...A.Ş.'de (“BİST” veya “Borsa”) işlem gören veya görecek olan her türlü sermaye piyasası araçlarının' alım satımına aracı sıfatıyla, sermaye piyasası araçlarının alınıp satılması ve alınan pozisyonun piyasa koşullarına göre sonlandırılması veya sürdürülmesi hizmetlerini davalıya sunmuş olduğunu, davalının ... numaralı hesabına ait, dayanağını Çerçeve Sözleşme'den alan bazı masraf ve giderler bulunmakta olup,bu kapsamda davalının yallık hesap bakım ücretleri, ... A.Ş. ...”) bedelli sermaye artırımı rüçhan hakkı kullanımı ücreti, gönderilen ekstrelere ilişkin posta masrafları ve faizlerden kaynaklanan ve yükümlülük süresi içinde ödenmeyen eksi bakiyesi oluşmuş olduğunu, oluşan eksi bakiyenin davalıdan tahsili amacıyla, müvekkili Şirket tarafından davalı ile önce görüşmeler yapılmış olup, bu borcu ödeyebilme imkânı davalıya sunulmuş, ancak davalının, ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemeyi tercih ettiğini, bunun üzerine davalı, .... Noterliği 13/09/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile takibe konu eksi bakiyesi hakkında bilgilendirilmiş ve ihtarın tebliğden itibaren en geç 3 (üç) iş günü içerisinde ödeme yapması için süre tanınmış olup, buna rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme gerçekleştirilmemiş, alacağın bu şekilde de tahsil edilememesi üzerine, .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası nezdinde davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz ederek haksız olarak takibi durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin davamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; öncelikle arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yürütülmemiş olduğunu, dava dilekçesi ekinde yer alan arabuluculuk sonuç tutanağında kendisinin imzadan imtina ettiğinin yazıldığını ancak bu yazının tamamen gerçek dışı olduğunu, arabulucu ...'nın kendisini aradığını ve telekonferans yoluyla arabuluculuk görüşmesine dahil ettiğini, arabuluculuk toplantısının yapılacağı gün oğlu ...'ın rahatsızlığı sebebiyle ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ... Ek Binasında bulunduğunu, burada oğlu ...'ın doktor ...'a randevusu olduğunu, bu sebepten dolayı arabulucuya bu durumu ileterek telekonferans yoluyla katılmak istediğini bizzat kendisinin belirttiğini, toplantının yapıldığını ve davacı taraf ile anlaşamadıklarını, toplantı sonunda da arabulucunun tarafına toplantı tutanaklarını mail adresime göndereceğini söylediğini bunun üzerine arabulucu ...'nın telefon numarasına (...) mail adresini mesaj olarak attığını, .aralarındaki konuşmaya göre kendisinin evrakları imzalayıp mail yoluyla geri göndereceğini ama arabulucunun kendisinin mail adresine bu arabuluculuk tutanaklarını asla göndermediğini, eğer gönderdiğini iddia ediyorsa da asla kendisinin mail adresinin gelen kutusuna düşmediğini, kendisi ile yaptığı görüşmelerde mailine herhangi bir evrağın gelmediğini defaatle söylemesine rağmen arabulucunun "ben evrakları gönderdim" demekten başka bir şey yapmadığını, arabulucunun yazdığı "imzadan imtina" ibaresinin gerçeğe aykırı olduğunu, bu sebepten ötürü işbu davanın arabuluculuk sürecinin kanuna uygun olarak yürütülüp sonlandırılmamış olduğunu, davanın bu sebeple reddi gerektiğini, kendisinin sade vatandaş olduğunu, davacının ise koskoca bir ticari şirket olduğunu, kendisinin ikametinin Safranbolu/Karabük olduğunu, davanın kendi ikametinde görülmesi gereken bir dava olduğunu, dosyaya yetki itirazı sunduğunu, yetkili mahkemelerin Safranbolu mahkemeleri olduğunu, davacı tarafa borcu olmadığını, bu takip açıldıktan sonra tamamen habersiz şekilde şans eseri alacaklı şirketin de bünyesinde bulunduğu ...'tan kredi kartı talebinde bulunduğunu ve sözde şirketin de bünyesinde bulunduğu bankanın, sözde borçlu olan kendisine kredi kartı verdiğini ve halen daha bu kredi kartını aktif olarak kullandığını, iş hayatıma atıldıktan sonra borsaya girmeye karar verdiğini, bunun için de TV'deki reklamlarını beğendiği için ...'ın Karabük şubesine giderek hesap açtırıp borsaya giriş yapmak istediğini bildirdiğini, kendisine çıkartılan borca dayanak olarak ...'ın, 2015 yılında kendisine hesap açtırırken tarafına ortalama 80 sayfadan fazla hazır sözleşme imzalattığını, imzalarken okuma şansının bile olmadığını, evrakları imzaladıktan ortalama 15 gün kadar sonra ...'ın kendisine mesaj atarak tarafına kredi kartı çıktığını söylediğini, sebebini sorduğunda 80 sayfa imzalı evrak içinde kredi kartı talebinin de olduğunu söylediklerini ve kendisinin bankayı arayarak bu kredi kartını iptal ettirdiğini, yine o dönem evrakları imzaladıktan sonra bu sefer de yine ...'tan mesaj geldiğini ve tarafına kredisinin onaylandığını söylediklerini, sebebini sorduğunda 80 sayfa imzalı evrak içinde kredi talebinin de var olduğunu söylediklerini ve bu krediyi bankayı arayarak iptal ettirdiğini, bundan sonra ...'ın uzunca bir süre tarafına "oldu bitti" düşüncesiyle ürün satmaya çalışmaktan vazgeçtiğini, kendisinin de zaten borsada battığı için borsayı da bıraktığını, uzunca bir süre sonra eve ... tarafından hesabı ile ilgili aylık bilgilendirme kağıtları gelmeye başladığını, bu kağıtlarda hesabına para giriş çıkışlarının da gözüktüğünü yine aynı dönemde ...'ın kendisine borsa ile ilgili tüyo niteliğinde mesajlar da atmaya başladığını, bankaya bana bilgilendirme mesajı atın, eve bilgilendirme kağıdı gönderin talebinde bulunmadığını, kendisinin bu kağıtları eline bile almadım zira o dönem ailesinden ayrı yaşamaya başladığını, biraz daha zaman geçtikten sonra ...'tan arandığını, müşteri hizmetlerindeki kızın "size gönderilen evraklar ve mesajlar ücret karşılığında geliyor, bunun ücretini ödeyin" dediğini, o da kimseye borcunun olmadığını, borsayı bıraktığını ve bankadan mesaj talebinin de olmadığını belirttiğini, bankayı ve davacı şirketin müşteri hizmetlerini birkaç kez aradığını, "Siz bana borcu vardır diye mesaj atıyorsunuz ama borcun kaynağı nedir açıklayın" dediğini ve müşteri hizmetlerinin kendisine hiçbir zaman borcun kaynağını dahi açıklamadığını, kendisinin bankadan ve davacı şirketten paralı mesaj atılması yönünde hiçbir zaman talebi olmadığını ve çoğu müşteri hizmetleri temsilcisinin kendisine borç göremediğini söylediğini, bu kapsamda ... nolu telefon numaralarını defaatle ... nolu hattından aradığını, bu görüşmelerin kaydedildiğinin her görüşme başında kendisine söylendiğini, bu görüşme kayıtlarının çıkartılmasını talep ettiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle usulüne uygun şekilde tamamlanmış bir arabuluculuk süreci olmadığı için davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, dosyanın yetkisizlik verilerek talep olması halinde Safranbolu Mahkemelerine gönderilmesini ve alacaklı şirketin borca kaynak olarak gösterdiği evrakların tarafına okuma imkanı verilmeden imzalatılması ve bu evrakların önceden davacı şirketçe kendi lehine olacak şekilde hazırlanmış olması, tarafınca bu sözleşmelerin istişare edilmemiş olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun Tanımlar başlıklı 3/k.maddesine göre; Tüketicinin ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi ifade ettiği,
Kanunun m. 3/l.bendine göre Tüketici işleminin mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi kapsayacağı,
Aynı kanunun temel ilkeler başlıklı 4/5 maddesinde ise tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebileceği, bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetlerin tüketici yönünden geçersiz olacağı,
Aynı Kanunun "Diğer Tüketici Sözleşmeleri" başlıklı 49/(1). maddesinde; finansal hizmetlerin her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade ettiği, finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmenin ise finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler olduğu,
Kanunun 83/2.maddesine göre; taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği,
Kanunun 73/1.maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu,
Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği'nin 4.maddesinin "a" bendinde; finansal hizmetin her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri, aynı yönetmeliğin 8.maddesinde; cayma hakkının kullanımı ve tarafların yükümlülüklerinin ilişkin düzenlendiği, aynı yönetmeliğin 13.maddesinde ise; cayma hakkının istisnalarının belirtildiği,
6102 Sayılı TTK'nın Ticari Davaların Görüleceği Mahkemeler başlıklı 5/1 maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu düzenlemeleri yer almaktadır.
İşin sadece finansal olması işlemin tüketici işlemi olmadığı anlamına gelmeyeceği, yatırımcının, davacı nezdinde, profesyonel yatırımcı olup olmadığının tespiti gerektiği, bu kapsamda davalı ile imzalanan, 17/11/2014 tarihli Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık, Repo, Ters Repo ve Yatırım Hizmetleri Çerçeve Sözleşmesi ve ekleri incelendiğinde, davalının SPK Seri III-39.1 sayılı Tebliği Çerçevesinde genel müşteri sınıfında yer aldığı, profesyonel müşteri olmak için Tebliğin 32. Maddesinde belirtilen şartların sağlanması durumunda profesyonel müşteri sıfatından yararlandırılabileceğinin konusunda bilgilendirildiği, davalının, talebe dayalı profesyonel müşteri, profesyonel müşteri ve kurumsal müşteri olmadığı, tebliğin 32.maddesi kapsamında eldeki davada, davalının, Cari Hesap ve VOB Nakit Teminat Ekstresindeki işlem hacmi ve işlem tutarı gözetildiğinde bireysel yatırımcı niteliğinde kaldığı anlaşılmıştır. (İstanbul BAM 43. HD., 25/02/2021 T., 2020/1116 E.-2021/195 K., ... BAM 21.HD, 21/12/2022 T., 2022/684 E.- 2022/1685 K.)
Buna göre, somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Yasanın 3/(1)-k ve 49. maddeleri uyarınca yatırım sözleşmesi niteliğinde olduğu, davalının, ticari ve mesleki amaçlı hareket etmeyen bireysel yatırımcı olduğundan tüketici konumunda olup, görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceğinden, TTK 4. ve 5. Maddesi ve 6502 sayılı yasanın ilgili maddeleri gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK.nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
2-Gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, resen HMK.nın 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ve aynı yasanan 331/2.maddesi gereğince yargılama giderleri hakkında karar verilmesine,
4-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı asilin yokluğunda,miktara göre KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır