T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/332 Esas
KARAR NO : 2024/54
DAVA : Bankanın Taraf Olduğu Banka Teminat (Garanti) Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Sözleşmenin Uyarlanması)
DAVA TARİHİ : 10/05/2023
KARAR TARİHİ : 26/01/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalı banka ile müvekkil şirket arasında 22.08.2019 tarihli vefa sözleşmesi mahiyetinde olan Protokol imzalandığını, Protokol hükümleri gereği, müvekkili şirket belirlenen tarih aralığında davalı şirkete belli bir meblağ ödeme yapması halinde; yine Protokolde belirtilen ve icra satışı neticesinde davalı şirket uhdesinde alacağa mahsuben kalan bağımsız bölümler müvekkili şirkete iade edileceğini, ancak Protokolde müvekkili şirketin ödeme yapması için verilen süre içinde ... Kooperatifinin ... 15.Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. (yeni ...E.) Esas sayılı dosyasından 25.04.2018 tarihinde almış olduğu protokole konu taşınmazlara konulan tedbirlerin söz konusu banka tarafından kaldırılmadığı için Protokol müvekkili şirket tarafından fiiliyatta uygulanamaz hale geldiğini, müvekkili şirket kendisine iadesi taahhüt edilen bağımsız bölümlerin üzerinde tedbir olduğu için satışını yapmadığını, bu bağımsız bölümlerden gelir elde edememiş ve netice itibariyle Protokol gereği ödemesi gereken borcunu mücbir sebepten dolayı ödeyemediğini, bankanın 3.şahıslar tarafından konulmuş tedbir varken ve bu tedbir olduğu sürece protokolun ifa edilemeyeceğini bilmesinin her türlü izahtan uzak olduğunu, fiili imkansızlık sebebiyle protokol hükümleri hayata geçirilemediğini, müvekkili şirketin yargılama harç ve giderlerini karşılayabilecek durumu bulunmadığını, çünkü müvekkili şirket aleyhine bir kısım şahıslar tarafından suç teşkil eden (tefecilik, yağma, mal varlığını eksiltme) eylemlerde bulunulduğunu; bu nedenle adli, yardım talebinde bulunduklarını, protokol konusu taşınmazlar üzerine tedbir konulmasını, hukuki ve fiili nedenler dikkate alınarak (gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak) davalı banka ile müvekkili şirket arasında yapılmış Protokolün ifasının, 3. Şahıslar tarafından mahkeme kanalıyla konulan tedbirler nedeniyle imkansız hale gelip gelmediğinin tespiti ile; ifanın imkansız hale geldiğinin tespiti halinde Protokolde verilen sürenin fiili imkansızlık hali devam ettiği sürece işlemeyeceğinin tespitine, protokolün süre yönünden devamına karar verilmesine aksi halde söz konusu şirket aleyhine oluşan zararın tespit edilmesini talep ve dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiş olduğunu, dava değeri 1000- TL olarak belirtilmiş ve bu tutar üzerinden harç yatırıldığını, dava, niteliği itibariyle konusu para ile değerlendirilebilen davalardan olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120.maddesi ile Harçlar Kanununun 30. Maddesi uyarınca dava konusu edilen talepler yönünden nispi harcın yatırılması zorunlu olduğunu, müvekkili banka tarafından davacıya kullandırılan finansmanların/kredilerin ödenmemesi üzerine, ihtarname keşide edilerek hesap kat edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerinde davacı dahil tüm muhataplar aleyhine ... 10. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasından, iş bu davaya konu gayrimenkuller üzerinde müvekkili banka lehine konulmuş ipoteklere istinaden paraya çevrilmesi için icra takibine başlatıldığını, icra takibi neticesinde ... İli, ... İlçesi, ... Mah., 15674 ada, 50 parsel, C Blok, 15, 24, 26 ve 30 nolu bağımsız bölüm taşınmazlar 12/04/2019 tarihinde müvekkili Banka adına tescil edildiğini, Protokol konusu diğer 7 taşınmazın müvekkili adına tescili 13/09/2019 tarihinde yapıldığını, davacı ile müvekkili banka arasında akdedilmiş olan 22.08.2019 tarihli protokolün 3. maddesinde; 12/04/2019 tarihinde Banka adına tescil edilmiş olan taşınmazların tescil tarihinden itibaren en geç 24 ay içerisinde, tescil bedellerine tescil tarihlerinden uygulanacak aylık %2.80 karın ilavesi suretiyle bulunacak maliyet bedellerinin ve ek olarak riske mahsuben ödenecek 194,000-TL'nin ödenmesi kaydıyla vefa hakkının kullanılabileceği düzenlendiğini, taşınmazların tescil tarihlerinden itibaren 24 (yirmi dört) aylık süre içerisinde; ne tescil bedelleri, ne tescil tarihinden itibaren uygulanacak aylık %2.80 karın ilavesi suretiyle tahakkuk edecek tutar, ne de riske mahsuben ödenecek tutarlar, protokolün 6 maddesinde belirtilen Müvekkili Bankanın ...Şubesi nezdindeki ... no.lu IBAN hesabına yatırılmadığını, dolayısıyla davacının iş bu protokolden doğan geri alım hakları geçerliliğini yitirerek protokol hükümsüz kaldığını, dava dilekçesinde, ... Kooperatifinin ...15 Asliye Hukuk Mahkemesi ... E (... E eski) sayılı dosyasından protokole konu taşınmaza konulan tedbirler kaldırılmadığından protokolün fiiliyatta uygulanmasının mümkün olmadığını, tedbir nedeniyle 3. Kişilere satış yapılamadığı, gelir elde edilemediği ve borcun mücbir sebepten dolayı ödenemediği iddia edildiğini, müvekkili banka ile ... arasında yapılan satış vaadi sözleşmesi sonrasında şerhin kaldırılması talep edildiğini ve bir kısım taşınmazların satışı gerçekleştirildiğini, bu durum, davacının taşınmazların alımına ilişkin süresi içerisinde talebi bulunsaydı aynı şekilde şerhin kaldırılabileceğini gösterdiğini, dava dilekçesinde iddia edildiğinin aksine müvekkili bankaya vefa hakkının kullanımına ilişkin protokol süresi içerisinde herhangi bir başvuru yapılmadığını, arabulucuk görüşmeleri protokol süresi sonrasında olduğunu, davacı ile müvekkili banka arasındaki uyuşmazlık niteliği, tarafları itibarıyla tanık dinlenmesi mümkün olmadığını, müvekkili banka BDDK izniyle faaliyet göstermekte olduğunu; Gayrimenkullerin Elden Çıkarılmasına İlişkin Yönetmelik gereği, bankalar, alacaklarından dolayı edinmek zorunda kaldıkları varlıkları edinme gününden itibaren en geç üç yıl içinde elden çıkarmak zorunda olduğunu, bankaların Öz Kaynaklarına İlişkin Yönetmelik uyarınca edinim tarihinden itibaren beş yıl geçmesine rağmen elden çıkarılamayan varlıklar net defter değerleri üzerinden özkaynak hesabında sermayeden indirilen değer olarak dikkate alındığını, dolayısıyla ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde esas olan, bankaların alacaklarından dolayı edinmek zorunda kaldıkları varlıkları edinme gününden itibaren üç yıl içinde elden çıkarmaları gerektiğini, davacı ile müvekkiil banka arasında akdedilen iki tarafa borç yükleyen sözlesme geregi davacının edimlerini yerine getirmesi kosuluyla tapuların tekrar devrine iliskin olduğunu ve mülkiyetin nakline iliskin her türlü sözlesmenin de resmi sekilde yapılması gerektiğinden davacının talebi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda davacıların haksız ve hukuka aykırı, kötüniyetli, somut iddialara dayanmayan iş bu davasının reddedine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı. Dava, taraflar arasında akdedilen protokol fiili imkansızlık nedeniyle ifa edilemediğinin tespiti ile protokolün süre yönünden devamına karar verilmesi istemidi
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında akdedilen protokolün fiili imkansızlık nedeniyle ifa edilemediğinin tespiti ile protokolün süre yönünden devamına karar verilmesi istemidir.
Mahkememizin 11.05.2023 tarihli ara kararı ile, davacını adli yardım talebinin reddine, karar verilerek harçların yatırılmasına ve 100 sayılı HMK.’nun 120/2. Maddesi ve HMK. Gider Avansı Tarifesi’nin 4. ve 6. Maddeleri gereğince 500-TL. gider avansının yatırılması için, ara kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde gerekli gider avansı yatırılmadığı takdirde, davanın HMK. 115/2 maddesi gereğince usulden reddedileceğinin davacı vekiline iş bu ara kararın tebliği ile ihtarına, karar verilmiştir. Verilen karar davacı vekiline 28.12.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili tarafından ihtiyati tedbirin reddine dair karara itiraz edilmediği gibi verilen kesin süre içerisinde gider avansı da yatırılmamıştır. Davacı tarafından verilen kesin süre içerisinde gider avansı yatırılmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL başvurma harcı ile 427,60 TL karar ve ilam harcının, davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.120 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içersinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.26/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!