WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/275 Esas
KARAR NO:2024/89

DAVA:Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/05/2019
KARAR TARİHİ:06/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişkiler gerçekleştiğini, müvekkili şirket tarafından davalıya alınacak mallara avans olarak ... A.Ş. ... .... Sitesi Şubesi'ne ait ... çek nolu ... 28/07/2015 keşide tarihli 50.000-TL. meblağlı hamili müvekkili olan çekin, ... A.Ş. ... Şubesi ... çek nolu ... 11/07/2018 keşide tarihli 30.000-TL. meblağlı hamili müvekkili olan çekin, ... Bankası A.Ş. ...nler Şubesi ... çek nolu İstanbul 17/07/2018 keşide tarihli 54.127-TL. meblağlı hamili müvekkili olan 3 adet çekin, davalı şirket tarafından bankadan sorgulanmak üzere teslim alındığını, davalı şirket ile daha önce ticari münasebette olan ve kendilerini tanıyan davacı şirket tarafından davalı şirkete sipariş edilen ürünlerin gelmediğini ve müvekkiline ürünün teslim edilmediğini, davalı ile irtibata geçen müvekkili şirket yetkilisinin davalının malın üretilmesi için gerekli tedarikin yapıldığını, en kısa sürede malın teslim edileceği bilgisine ulaştığını, müvekkiline dönülmediğini ve çeklerin yazdırıldığını, davalının dava konusu çekleri elinde bulundurma yetkisi olmadığından haksız ve iade ile yükümlü hamil durumunda olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında çeklerin tahsilini haklı kılan bir ticari münasebet olmadığını, dava konusu çeklerdeki ciro silsilesinde müvekkili şirketin cirosundan daha sonra davalı şirketin cirosunun görüldüğünü, davalı şirketin haksız ve iade ile yükümlü hamil olduğunu, ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından dava konusu çeklerin icra takibine konu edildiğini, ....İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas sayılı icra takiplerin iptaline, müvekkili şirketin dava konusu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çekler incelendiğinde; lehtarın çek arkalarına beyaz ciro yapmış olduğunun görüldüğünü, beyaz ciro ile emre yazılı çeki devralan kişinin tam ciro yapabileceğini, beyaz ciro yapabileceği veya hiçbir işlem yapmadan çeki elden başkasına teslim edebileceğini, davacı lehtar ... Ltd. Şti.nin beyaz ciro yaptığını, çekleri alan dava dışı üçüncü kişi ... ... davalıya çekleri elden teslim ettiğini, müvekkilinin ...'nın yapmış olduğu devre ilişkin teslim tesellüm tutanağı imzalanmış olduğunu, müvekkilinin çekleri bankaya ibraz anında arkasına kaşe vurarak ve son yetkili hamil olarak tahsil etmeye çalıştığını, karşılıksız çıktığı için ise ciro silsilesinde gözüken ve lehtar olan davacı şirkete karşı takip başlatıldığını, kambiyo senetlerinin soyut olduğunu ve geçerli olabilmesi için temel ilişki ile bağlantısının kurulması gerektiğini, müvekkili şirketin yetkili hamil olduğunun çeklerin arkasındaki ciro silsilesinden açıkca anlaşıldığını, davacı ile aradaki ilişkinin sebebinin çekin davacı tarafından beyaz ciro ile dava dışı üçüncü kişilere devredilmiş bulunması ve müvekkilinin de üçüncü kişi konumunda olan birinden çeki devralmasının olduğunu, ticari defter ve kayıtların dava konusu taleplerin çözüme kavuşturulmasında bir etkisi olmayacağını, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Mahkememizin 23/09/2020 tarih, 2019/... Esas ve 2020/... karar sayılı kararı ile;
"...Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın davacı tarafça davalı aleyhine dava konusu üç adet çek nedeniyle nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının tespitine ilişkin olduğu anlaşıldı.
....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından borçlu ... Limited Şirketi aleyhine başlatılan takibin 71.793,82 TL. olduğu ve 50.000 TL. çeke dayalı icra takibi olduğu anlaşılmıştır.
....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından borçlu ... Limited Şirketi aleyhine başlatılan takibin 112.754,54 TL. olduğu ve 30.000 TL. ve 54.127,00 TL. çeklere dayalı icra takibi olduğu anlaşılmıştır.
Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 03/03/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davacı ...(tasfiye halinde ) ... Şirketinin, istirdadını talep etmiş olduğu, 50.000.00 TL. ... A.Ş. ... ... ... ... Şubesi ... çek no.lu 28.07.2015 Keşide tarihli, 30.000.00 TL. ... ... şubesi ... çek no.lu 11.7.2018 keşide tarihli, 54.127.00 TL. ... ... şubesi, ... çek no.lu 17.7.2018 keşide tarihli çeklerle ilgili muhasebe kayıtlarının mevcut olmadığını, genel kabul görmüş muhasebe sistemi ve tek düzen hesap planına göre, verilen çekler karşılığında sipariş avans vs. muhasebe kaydının mevcut olmadığını, davacı şirketin 22.02.2016 tarihinde tasfiye kararı aldığını, davaya konu olan çeklerin dava dışı ... tarafından, düzenlenen bir tutanakla (tarihsiz ve karşı taraf olmaksızın) çek teslimi işlemi yaptığının davalı beyanından anlaşıldığını, ancak davalının imzasının mevcut olmayıp, bu yönü ile de çelişki olduğunu, çeki elinde bulunduran ve teslimini yapan dava dışı ... kendisinin borcundan dolayı çekleri davalı ...'a verdiğini beyan ettiğini, davalı vekili muhasebe kayıtları incelenmiş olsa dahi bir tespit yapılmayacağını ve çekin hamili olmaları ve beyaz ciro yapıldığı bu nedenle takibe konulduğunu iddia ettiğini, daha önce istihkak iddiasında bulunulmuş olmakla işbu dosya içinde kesinleşmiş bir istihkak iddiası ile ilgili lehlerine bir karar mevcut olmadığını, davalı her üç çekin de karşılıksız çıkması nedeniyle, 941 sayılı çek kanununun 3. maddesinin 3. Fırkası gereği 1200*3=3 600.00 TL. bankasından tahsil ettiğini, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı bir alacak ve borcun varlığı tespit edilemediğinden davaya konu olan çeklerin konusuz kaldığı kanaatine varıldığını raporunda bildirmiştir.
Dava, sorgulanmak üzere davalı tarafından davacıdan alındığı iddia edilen ve konusuz kalan çeklerden dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir. Bilirkişi raporunda taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı bir alacak ve borcun varlığı tespit edilemediğinden davaya konu olan çeklerin konusuz kaldığı kanaatine ulaşıldığı ve davacının böyle bir borcunun bulunmadığı yönünden görüş bildirilmiş ise de; takibe konu çekler kambiyo senedi vasfında olup illetten mücerrettir, bu durumda çeklerden dolayı borçlu bulunmadığının ispat yükümlüğü davacıya aittir, davacı borçlu bulunmadığını ancak usulüne uygun yazılı delil ile ispatlayabileceğinden bilirkişinin görüşüne itibar edilmemiştir.
Davaya konu çekler karşılığından davacıya hiçbir mal teslim edilmediği, bu nedenle çeklerin konusuz kaldığı ve ödenilebilirliğinin sorgulanması için davacıya verildiği iddialarının ancak yazılı delil ile ispat edilebileceği, bu hususta davacı tarafça dosyaya herhangi bir yazılı delil ve belge sunulmamış olduğu, davacının bu iddiasını kanıtlayamadığı, yemin deliline de başvurmadığı ve ispat yükü kendisine düşen davacı tarafın davasını ispat edememesi nedeniyle davanın reddine..." karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 16/03/2023 tarih, 2020/... Esas ve 2023/... Karar sayılı ilamı ile;
"...Dava, avans olarak verildiği iddia edilen çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde çek ile ödeme yaptığını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Ayrıca çek, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilen bir ödeme aracı olup, çekin de avans olarak verildiğini ispat yükü davacı üzerindedir. Diğer yandan çek, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü, çekin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir.
Öte yandan 6100 sayılı HMK 222/son maddesi “Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü içermektedir.
Somut olayda davacı, lehtarı olduğu dava konusu çekleri davalıdan aldığı malların avansı olarak davalıya verdiğini, ancak davalı tarafından malların teslim edilmediğini belirterek bedelsizliğe dayalı menfi tespit isteminde bulunmuştur. Dava konusu çeklerin incelenmesinde davalının, davacıya ait beyaz cirodan sonra hamil olduğu görülmektedir. Davacı tarafından mal alımına ilişkin yazılı bir sözleşme ibraz edilmemiştir. Ancak davacı dava dilekçesinde delil olarak münhasıran davalının ticari defter ve kayıtlarına dayanmış, delillerini davalının ticari defter ve kayıtlarına hasretmiştir.
Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ise de davalı ticari defterlerini incelemeye ibraz etmemiştir. Ancak davalıya HMK m.222/5. Maddesi hükmüne uygun bir ihtarda bulunulmamıştır. Bu durumda davalıya HMK m.225/son ihtarını içeren meşruhatlı davetiyenin usulüne uygun olarak tebliği ile sonucuna göre HMK'nın 222/5. maddesi gereğince bir karar verilmesi gerekmekte olup defterlerin ibraz halinde davalının defter ve kayıtlarında bahsi geçen çeklerin taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında avans olarak alındığına dair bir kaydın bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamıştır. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2014 tarihli 2013/... E. ... K. Sayılı içtihadı).
Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"..." karar verildiği, İstinaf kaldırma kararı sonrası, mahkememize gelen dosyanın 2023/275 Esas sayıya kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşıldı.
....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları, çek fotokopileri, tarafların ticari defter ve kayıtları, dayanılan diğer tüm deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamı ile yaptırılan inceleme sonucu rapor alınmış ve tüm deliller toplanmıştır.
Davacı, lehtarı olduğu dava konusu çekleri, davalıdan aldığı malların avansı olarak davalıya verdiğini, ancak davalı tarafından malların teslim edilmediğini belirterek bedelsizliğe dayalı menfi tespit isteminde bulunmuştur.
....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde, Davalı Alacaklı... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından, davacı borçlu ... Limited Şirketi aleyhine başlatılan takibin 71.793,82 TL. olduğu ve 50.000 TL. çeke dayalı icra takibi olduğu anlaşılmıştır.
....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde, Davalı Alacaklı... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından, davacı borçlu ... Limited Şirketi aleyhine başlatılan takibin 112.754,54 TL. olduğu ve 30.000 TL. ve 54.127,00 TL. çeklere dayalı icra takibi olduğu anlaşılmıştır.
İstinaf kaldırma kararından sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 23/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...
1.Davacı tarafın dava konusu döneme ait elektronik mühürlü ticari defterlerinin Gelirler İdaresi GİB Bilgi Sistemine yasal süre içersin de yüklendiği taraf defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğine sahip olduğu,
2.Davacının ticari defter ve kayıtlarında 159 Verilen sipariş avanslarına kaydetmiş olduğu davalıdan olan alacağının 545.642,00 TL olduğu,
3.Davacının ticari defter ve kayıtlarında 259 Verilen sipariş avanslarına kaydetmiş olduğu davalıdan olan alacağının 524.864,65 TL olduğu,
4.Davacının talep dilekçesinde 450.00,00 TL talep ettiği, iş bu talebine temerrüt tarihinden dava tarihine kadar 48.932,88 TL yasal işlemiş faiz hesaplandığı,
5.Davalıca incelemeye ibraz edilen 2015 yılı ticari defterlerinin yasal süre içerisinde tasdik ettirildiği, incelenen ticari defterlerin muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğu, delil niteliğini taşımaya haiz olduğu,
6.Davalının ticari defter kayıtlarında çeklerin tespit edilemediği, davacıyla davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklı bir hesap ilişkisinin de tespit edilmediği, yıl sonu kapanış kayıtlarında müşteri hesaplarında bir sonraki döneme devreden hesap bakiyelerinin tespit edilemediği..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 23/11/2023 tarihli Bilirkişi ek raporunda; " ...
1.Davalının ticari defter ve kayıtlarında, dava konusu çeklerin kayıtlı olmadığı
2.Davalının ticari defter ve kayıtlarında, davacıyla borç-alacak ilişkisini gösteren hesap bakiyesinin gözükmediği..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Çek, TTK'nın 780/1-b maddesine göre kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi içerdiğinden sebepten mücerret bir borç ödeme aracı olduğuna ilişkin karine bulunmaktadır.Bu karinenin aksinin iddia eden tarafından ispatlanması gerekir.
TBK'nın 207/2 maddesinde; "Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür," hükmü yazılı olup buna göre asıl olanın peşin satış olduğu düzenlenmiştir. Bu madde düzenlemesine göre dava konusu çeki avans olarak verdiğini, çek bedeli karşılığı malları teslim almadığını iddia eden davacının, bu iddialarını yazılı delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Davalının aksi yöndeki savunması, ispat yükünü değiştirmemektedir. Bu durumda ispat külfeti davacıda olup bu yöndeki iddianın HMK 200 maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle kanıtlanması gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD., 28/11/2019 T., 2018/... Esas - 2019/... K.)
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Dava değeri ve davanın mahiyeti gereği HMK. 201 madde uyarınca tanık dinlenmesi de mümkün değildir.
TMK.nın 6.maddesine göre taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında, toplanan delillere göre; davacı tarafından mal alımına ilişkin yazılı bir sözleşme ibraz edilmediği, dava konusu çeklerin kambiyo senedi vasfında olup sebepten mücerret olduğu, söz konusu çekler nedeniyle borçlu bulunmadığını ve çeklerin avans olarak verildiğinin ispat yükümlülüğünün davacıda olduğu, davacının bu iddiasını ancak yazılı delillerle ispat edebileceği, davacının dava dilekçesinde delil olarak münhasıran davalının ticari defter ve kayıtlarına dayandığı, davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarında, davaya konu çeklerin taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında avans olarak alındığına dair bir kaydın bulunmadığı, dava konusu çeklerin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiği, kaldı ki, kambiyo senetlerinin ticari defterlere kaydının da zorunlu olmadığı, (Yargıtay 13.HD. 05/05/2016 T.,2015/... E., 2016/... K.) sonuç olarak, davacının, davaya konu çeklerin avans olarak verildiğini, çek bedeli kadar mal teslim edilmediğini HMK 200 maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 427,60-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 2.290,56-TL. harcın mahsubu ile fazla alınan 1.862,96-TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 21.460,32-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/02/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır