T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/253 Esas
KARAR NO :2024/135
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:05/04/2023
KARAR TARİHİ:20/02/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 09/11/2019 tarihinde müvekkillerinin dedesi Muris ... ... Mahallesi ... Bulvarı mevkiinde karşıdan karşıya geçmek isterken davalı ... Anonim Şirketi sigortalısı ve mülkiyeti davalı ...’ya ait olan... Plaka sayılı ... Marka aracı kullanan davalı ...'nın kendisine çarpması sonucu hayatını kaybttiğini, davalı ...'nın sevk ve idaresindeki aracın, kazanın meydana geldiği konumun hız sınırı kurallarını ihlal ederek duramadığını ve müvekkillerinin dedesi olan murise süratle çarptığını, işbu olay sonucu muris ambulans ile hastaneye sevk edildiğini, ancak hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen murisin kurtarılamadığı, trafik kazası esnasında, kaza yapan aracı kullanan şahıs ile aracın sahibinin aynı kişiler olmaması durumunda, aracın sahibi, “kusursuz sorumluluk ilkesi” gereğince hukuken sorumlu olduğunu, aracın bir başkasının kontrolündeyken kazaya karışmış olması, araç sahibinin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, dolayısıyla... plakalı aracın sahibi davalı ...'nın kusursuz sorumluluğu bulunmakta olduğunu ve işbu davada davalı olarak yer aldığını, müvekkillerinin dedesini kaybettiği ve maddi zarara uğramasına neden olan kazaya sebep olan aracın poliçesi davalı ... Anonim Şirketince yapıldığını, zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına uyarınca sigortacı, sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunmakta olduğunu, müvekkilleri murisin desteğinden yoksun kaldığını ve sigorta şirketince bu zararların doğrudan tazmin edilmesi gerektiğini, haksız fiil ceza yargılamasına konu edildiğini, .... Çocuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya içeriğine göre davalı ... taksirle adam öldürme suçundan dolayı yargılanmış ve yargılama sonucu cezalandırıldığını, ancak başvuran vekilinin itirazı üzerine .... Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi işbu kararı değerlendirdiğini ve sanık ...’nın daha yüksek bir cezayı alması gerektiği gerekçesiyle işbu kararı 13/01/2023 tarihinde bozduğunu, davalı ...'nın haksız fiili sebebiyle müvekkiller lehine maddi tazminat talebinin mevcut olduğunu, ölümlü trafik kazası halinde ise ölen kişinin (desteğin) anne ve babası, eşi, çocukları ya da destekten yoksun kalan diğer hak sahipleri belirli şartlar sağlandığı takdirde gerek kazaya neden olan aracın sigorta şirketinden gerekse de aracın ruhsat sahibi/işleteni ve sürücüsünden kusurları oranında destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkına sahip olduğunu, davalı ...'nın haksız fiili sebebiyle müvekkilleri lehine manevi tazminat talepleri olduğunu Manevi tazminatın acı ve üzüntüyü giderme ve öfkeyi yatıştırma parası olduğunu, zarar görene manevi tazminat adı altında ödenecek bir miktar para, belirli bir oranda da olsa onun acı ve üzüntülerini azaltıp dindirecek, huzur ve rahatlama duygusu yaratacağını, Her ne kadar, kişi varlığındaki eksilmenin para ile ölçülmesi olanaksız ise de, eksiltilen veya yok edilen değerin yerine yeni bir değer konularak kişi varlığındaki azalma, onun malvarlığı çoğaltılarak ve zarar verenin malvarlığı eksiltilerek bir denge sağlanmış olacağını, maddi ve manevi tazminat talepli davanın zamanaşımı sürelerine uygun şekilde açıldığını, işbu başvurularının 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olmadığını, zira Karayolları Trafik Kanunu trafik kazası nedeniyle tazminat davası açma süresini ayrıca düzenlediğini, trafik kazası neticesinde ölüm veya yaralama gerçekleşmişse, ceza kanunun bu fiil için öngördüğü dava zamanaşımı süresi daha fazla ise, bu durumda dava zamanaşımı süresi ceza hukuku dava zamanaşımı ilkelerine ve sürelerine göre belirleneceğini, taksirle adam öldürme suçunda dava zamanaşım süresinin 15 yıl olduğunu, müvekkillerinin dedesinin ölmesine yol açan elim trafik kazası 09/11/2019 tarihinde gerçekleşmiş olduğunu dava konusu olayda taksirle yaralama fiili gerçekleştiğinden davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığını, Davanın kabulü ile, ... Mah. 162. Sk. No:19/3, No:19/4 ve No:19/5 .../... adresli 3 taşınmazın elektrik faturalarının müvekkillerin dedesinin üzerine olduğunu gösteren fatura kayıtlarının... Anonim Şirketi'nden istenmesi için müzekkere yazılmasına, Murisin eğer hayatta olsaydı alacağı emekli maaşının tutarı hakkında bilgi alınması için... Kurumuna müzekkere yazılmasına, Müvekkili davacılar lehine fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için 100,00 TL'lik olacak şekilde 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ticari faiziyle davalı ... Anonim Şirketinden tahsiline, Müvekkili davacılar lehine her bir davacı için 60.000,00'er TL olacak şekilde toplamda 120.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan faiziyle tahsiline, karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalılar ... ve ...'ün cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, Müvekkil Şirketin sorumluluğu, sigortalının, davacı tarafın Zzararının meydana gelmesinde kusurlu olması halinde söz konusudur. Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Ve 85. maddelerine göre trafik sigortaları, işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapılacağını, Sigortalı aracın sürücüsünün dava konusu bedeni zarara ilişkin olarak kusuru yoksa, işletene düşen bir sorumluluk da olmadığını, müteveffanın ağır kusuru illiyet bağını kesmiş olduğunu ve destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğini, destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmek için ölen kişi hayattayken destek olmalı ya da olabilecek durumda olması gerektiğini, destekten yoksun kalma zararı hesaplanırken, tazminat talep edenlerin ölen kişi ile ilişkileri, yaşları, medeni durumları ve vefat sebebiyle destekten yoksun kalıp kalmadıkları öncelikli olarak hesaplanması gerektiğini, hesap raporunda asgari ücretin esas alınması gerektiğini belirterek, Davanın Müvekkil Şirket bakımından aleyhe tüm hususlarla birlikte reddine, Müvekkili Şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması halinde, davacıların destekten yoksun kalıp kalmadıklarının tespiti için dosyanın alanında uzman bir bilirkişiye tevdiine, kusurun ve hak sahiplerinin tespiti halinde, alanında uzman hazineye kayıtlı aktüer sıfatını haiz bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama Yapılmasına, Müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulması halinde temerrüt tarihinden itibaren islemiş yasal faize hükmedilmesine, Mahkememiz sorumluluğa hükmederse müvekkili Şirket'in poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, sorumluluğun kabulü anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulmasına karar verilmesini, reddedilen kısım için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Poliçe, ....Çocuk Mahkemesinin ... sayılı dosyası, araç tescil kayıtları, nüfus kayıtları, SGK kayıtları ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm deliller toplanmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı manevi tazminat ile destekten yoksun kalma tazminatı davasıdır.
Trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davaları, 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu ve 6098 sayılı TBK'nun 49 v.d. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup, işleten ile sigortalının sorumluluğu paraleldir ve işleten, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın 86. maddesi kapsamında işleten ve sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalıda olmasına karşılık TBK m.50 kapsamında meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görenin kendisindedir.
Buna göre bedensel zararlara ilişkin tazminat TBK 55. Maddesindeki; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen... ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz." şeklindeki düzenlemeye göre belirlenecektir.
İhtilaf, tarafların vaki kazadaki tazminata esas kusur oranı, desteklik ilişkisi, zararın tespiti noktalarında toplanmakta olup, kusur oranın tespiti noktasında bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; 09.11.2019 tarihinde meydana gelen ölümlü ve maddi hasarla sonuçlanan olayda; Maktul yaya ...'nın; Dikkatsiz ve kontrolsüz davranışıyla K.T.K'nun 68/b-1 bendinde belirtilen kural zorunluluğuna uymadığından %65(Yüzde Altmış Beş) oranında Asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın; Dikkatsiz ve tedbirsiz davranışıyla K.T.K'nun 52/a ve 81/a,b,c,d bentlerinde belirtilen kural ve zorunluluklara uymadığından %35(Yüzde Otuz Beş) oranında Tali Kusurlu olduğu, K.T.K'nun 85. Maddesine göre; araç işletenin aynı oranda zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu mütalaa edildiği anlaşıldı.
....Çocuk Mahkemesinin ... sayılı dosyası, davalı suça sürüklenen çocuk ...'nın davacıların murisi dedeleri ...'nın taksirle ölümüne neden olma suçundan 10 ay hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı görülmüştür.
Davacı vekili 09.05.2023 tarihli dilekçesi ile davalı ...'nın ceza dosyasında aracın sahibin babası olduğunu söylemesi üzerine ...'nın dava açarken davalı olarak yazıldığını, gelen trafik kaydına göre kazaya karışan... plakalı aracın ...adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı beyan edilerek HMK'nın 124. maddesi kapsamında taraf değişikli talebinde bulunulmuş, mahkememizin 20.06.2023 tarihli celse 1 numaralı ara karar ile taraf değişikli talebi kabul edilmiştir.
Bir insanın ölümü hukukî anlamda bir zarar olmamakla beraber, bu yüzden yine de bazı zararlar meydana gelmiş olabilir. İşte BK'nın 45/II. maddesinin (6098 sayılı TBK m. 53) öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna “destekten yoksun (muinden mahrum) kalma tazminatı” denir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nın 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu yardımın miktarı belirlenmelidir. Gerçek yardım miktarının yeterli delillerle ispat edilemediği durumlarda hakim, takdir hakkını kullanarak yardım miktarını belirleyebilecektir. Bu belirlemede destek ile destek olunan kimse arasındaki yakınlığın derecesi, aralarındaki manevi bağ, davacıların yaşları, dahil oldukları sosyal ve ekonomik çevre, yaşam standartları, cinsiyetleri gibi bakım ilişkisine ve miktarına etkili olabilecek unsurlar da göz önünde bulundurulacaktır. Hayatın olağan akışı içinde, destek sayılan kimsenin baktığı kimselere gelirini belli paylara bölerek baktığı pek söylenemese de tazminat hesabında bir paylaştırma yapmak zorunlu hale gelmektedir.
Buna göre öncelikle gelirin tamamının, yardım görenlere tahsis olunmuş varsayılamayacağı, ölenin gelirinden bir bölümünü kendisine ayıracağı, bu tahsisten vazgeçilemeyeceği ve bu suretle yardımın (payların) geliri yutmaması ilkesi dikkate alınmalıdır. Ayrıca ölenin kendi geçim masraflarından artan miktarın tamamının (hiçbir tasarruf düşüncesine yer bırakmadan) destek görenlere dağıtıldığı da kabul olunamaz. Öte yandan, destek görecek kimselere ayrılacak miktar da, bunların ihtiyaçlarının toplamı kadar olmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada gözönünde tutulması gerekmektedir. Ancak destek almaktan vefat, evlilik ya da destek alma ihtiyacının sona ermesi gibi nedenlerle çıkan kişinin payı diğer destek alanlara aktarılarak hesaplama yapılması gerekmektedir. ( Yargıtay 4.Hukuk Dairesi 2021/9713 Esas 2021/3855 Karar sayılı ilamı )
09.11.2019 tarihinde davalı ... idaresindeki ... plakalı araç ile, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Caddesini takiben ... yönüne seyir halindeyken, 40-007 nolu trafik ışıklarına geldiğinde aracın seyir yönüne göre sağ taraftan karşıdan karşıya geçmek isteyen davacıların murisi dedesi olan yaya ...'ya çarpması sonucunda ölümlüne neden olduğu, davacıların murisi müteveffa ...'nın kazanın meydana gelmesinde %65 oranında davalı sürücünün ise %35 oranında kusurlu olduğu, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı tanıkları ...'ın mahkememizce alınan beyanlarından davacıların babalarının vefat etmesi üzerine dedeleri ... ile birlikte yaşamaya başladıkları, müteveffa ...'nın faturası vb. giderlerin ödenmesinde yardımcı olduğu, davacı ...'nın çeyiz eşyalarını aldığı anlaşılmakla birlikte, davacıların dedeleri murisi ...'nın vefat ettiği tarihte; davacı ... ...'ın evli olduğu, ve eşi ile birlikte başka bir yerde yaşadığı, davacının yaşının 33 olduğu, evli olduğu, bakıma muhtaç durumda olduğuna dair bir delil olmadığı, desteklik ilişkisinin söz konusu olmadığı, davacı ...'nın tanık beyanlarına göre ... ile birlikte yaşadığı, ...'nın fatura ödemelerine yardımcı olduğu, fakat vefat tarihinde davacının 28 yaşında olduğu, SGK kayıtlarına göre çalışma kayıtlarının da olduğu, çalışmasına engel bir durumun olmadığının açık olduğu, dolayısıyla yardıma muhtaç olmadığı, ölüm anında 28 yaşında olan davacı ile birlikte yaşayan emekli muris dedenin yaşadığı evin masraflarının bir kısmını karşılamasının doğal olduğu, bunun dışında davacının yardıma muhtaç olduğuna ve muris dedenin de çok yüksek bir kazanca sahip olduğuna ve geliri kısıtlı olan davacıya yardım ettiğine dair bir ispatın da olmadığı, dolayıyla davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talepleri yerinde görülmemiştir.
Manevi tazminat bakımından tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, kusur durumu, meydana gelen neticenin ağırlığı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma durumu gibi hususlar gözetilerek davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile her bir davacı için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın 09.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar...’dan tahsili ile bu davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacıların maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine,
2-Davacı ...’nın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 09.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar...’dan tahsili ile bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Davacı ... ...’ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 09.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar...’dan tahsili ile bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 2.732,40-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 2.052,72-TL. harcın mahsubu ile geriye kalan 679,68-TL. harcın davalılar...’dan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 2.052,72-TL. peşin harç + 179,90-TL. başvurma harcı olmak üzere toplam 2232,62-TL. nin davalılar...’dan alınarak davacılara verilmesine,
6- Reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 100-TL. vekalet ücretinin davacı ... ...'dan alınarak davalı ... A.Ş.'ne verilmesine,
7- Reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 100-TL. vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... A.Ş.'ne verilmesine,
8-Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davalılar...'dan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 6.000-TL. bilirkişi ücreti + 1.049,25-TL. tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 7.049,25-TL. yargılama masrafının (davalı ... A.Ş. için yapılan 60-TL.yargılama giderinin mahsubundan sonra kalan) kabul ve ret oranına göre 2.345,28-TL.'nın davalılar...'dan alınarak davacılara verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına,
10-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!