T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2023/251 Esas
KARAR NO :2024/88
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:05/04/2023
KARAR TARİHİ:06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkiline icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı olarak 26.000-TL'lık sözleşme alacağının gösterilmiş olduğunu, müvekkilinin borçlu olmadığını, müvekkilinin vekil edenin kendisine verdiği vekaletnameye dayanarak vekil olarak hareket ettiğini, bu sebeple müvekkilinin bizzat kendisinin borçlu olmayıp vekil eden adına işken yaptığından dolayı vekil eden ... ...'nın borçlu olduğunun takip dayanağı sözleşmeden de anlaşılmakta olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini ,mahkememizce teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesini, neticeten .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan haksız icra takibinin durdurulmasını ve iptalini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile bu dava sebebi ile uğramış oldukları zararın yasa gereği alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile kötü niyetli davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının, faktöring sözleşmesini vekaleten imzaladığını belirterek borçlu olmadığı iddiası ile işbu davayı ikame etmiş olduğunu, ancak davacının faktöring sözleşmesine müteselsil kefil olduğundan ve bu sıfatı ile borcu ödeme yükümlülüğü bulunduğundan davanın reddi gerektiğini, davaya konu sözleşme örneğinin 10. sayfasının son kısmında görüleceği üzere satırların birinde sözleşmenin taraflarına ait imza hanesi, diğer bir satırda ise müteselsil kefillere ait imza hanesinin bulunduğunu, davacının vekil sıfatı ile "müşteri" hanesine imza attığına kuşku bulunmadığını, müteselsil kefiller hanesine bakıldığında ise görüleceği üzere davacının kendi el yazısı ile ismini, soy ismini ve adresini yazarak kefil sıfatıyla da sözleşmeyi imzalamış olduğunu, davacının imza itirazında bulunmadığı gibi zaten imza beyannamesinden anlaşılacağı üzere sözleşmedeki imzaların kendisine ait olduğunun anlaşılmakta olduğunu, burada davacının sehven dava dışı ... ...'ya ait kaşeyi kullandığının çok açık olduğunu, zira dava dışı ...'ın aynı sözleşmeyi hem borçlu hem de kefil sıfatıyla imzalamasının mümkün olmadığını, kaldı ki dava dışı ... adına zaten bir üst kısımda "müşteri" hanesi imzalanmış olduğunu, kefiller hanesindeki "... ..." kaşesinin sehven kullanıldığını gösteren bir diğer hususun da davacının kefiller hanesini kendi el yazısı ile doldurmuş olması ve imzalaması olduğunu, eğer davacının sözleşmeye kefil olma niyeti olmasaydı sadece "müşteri" hanesini vekil sıfatıyla imzalamakla yetineceğinin her türlü şüpheden uzak olduğunu, dolayısıyla davacının sehven attığı bir kaşenin bahanesine sığınarak işbu davayı ikame etmiş olduğunu, sonuç olarak davanın reddini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
....İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası, Genel Kredi Sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstresi, banka kayıtları, ticari defter ve belgeler ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş ve tüm deliller toplanmıştır.
Dava, menfi tespit davasıdır.
....İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde, davalı temlik alan tarafından, dava dışı ... A.Ş. ile dava dışı ... ile arasında imzalanan mevcut sözleşme kapsamında, davacı borçlunun kefaletinden kaynaklı olarak, asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.032,05-TL. üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsili amacıyla genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı, dava dışı ... A.Ş. ile dava dışı ... arasında, 18/08/2011 tarihinde imzalanan Faktoring Sözleşmesini, iş bu asıl borçlu adına, 05/05/2011 tarihli vekaletnameye istinaden vekil olarak imzaladığını, sözleşmede kefaleten imzasının bulunmadığını bu nedenle davalıya borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
Davacının imzaladığı iddia edilen sözleşme ve eklerinde, davacının kefaleten imzasının bulunup bulunmadığının tespiti için, dosyaya sunulan sözleşme fotokopisinin ve varsa eklerinin asıllarının dosyaya sunulması için davalı vekiline, 20/06/2023, 07/11/2023 ve son olarak 30/01/2024 tarihli duruşmaların ara kararı ile kesin süre verilmiş ve kesin sürenin sonuçları hatırlatılmış, ancak verilen kesin süreye rağmen davaya konu evrak asılları sunulmamış, davalı vekilince de, 06/02/2024 tarihli dilekçe ve 06/02/2024 tarihli duruşmada evrak asıllarını bulamadıklarını, bu nedenle dosyada mevcut sözleşme fotokopisi üzerinde inceleme yapılarak karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce, kesin süreye ilişkin verilen ara kararda, yapılacak işlemler ve kesin süre, hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanmış, kesin süreye uymamanın doğuracağı sonuç açık bir şekilde anlatılmış ve bunlara uyulmaması durumunda, iş bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve dosyadaki mevut duruma göre karar verileceği hususu davalı vekiline ihtar edilmiş sonuçları hatırlatılmıştır.
MK. ‘nın 6. maddesi ve HMK.’nın 190. Maddesinde, düzenlenen ispat yükü ilkesine göre; ispat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Davalı, HMK.94. madde gereğince, kesin süre içerisinde, sözleşme ve eklerinin asıllarını sunmamıştır.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının, sözleşmede dava dışı ... kaşesi üzerinde bulunan imzanın kendisine ait olduğunu kabul ile imzasını inkâr etmediği, ancak sözleşmeyi, 05/05/2011 tarihli vekaletnameye istinaden, dava dışı ...’ya vekaleten imzaladığını beyan ettiği, dosyada bulunan sözleşme fotokopisi incelendiğinde, sözleşmenin dava dışı ... A.Ş. ile dava dışı ... arasında imzalandığı, imzaların tamamının şirket kaşesi üzerine atıldığı, sözleşmede davacının kendi adına imzalanmış bir kısım bulunmadığı, her ne kadar müşterek borçlu müteselsil kefil kısmında davacının adı ve soyadı yazılı ise de, isminin üzerinde veya yanında imzası bulunmadığı, kabul edilen imzanın bulunduğu kısımda yine sözleşmenin tarafı olan şirketin kaşesi üzerine atılmış bir imza olduğu, dosyada fotokopisi bulunan sözleşmenin kefalet kısmında, başka bir sayfasında, davacının isminin üzerine, yanına veya karşısına kefaleten, şahsi olarak atılmış bir imza bulunmadığı, davalının, dosyaya fotokopisi sunulan sözleşme ile eklerinin asıllarını ve davacının imzasının bulunduğu başkaca evrak asıllarını da sunmadığı, davacının şahsi kefaleti bulunduğu iddiasını ispat edemediği kanaati oluştuğundan, davacının davasının kabulü ile, ....İcra Müdürlüğü’nün ... E. (Eski Dosya No:... E., Eski Dosya No:... E.) sayılı dosyasından, davacının davalıya 26.032,05-TL. borçlu olmadığının tespitine, davacının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kabulü ile, ....İcra Müdürlüğü’nün ... E. (Eski Dosya No:... E., Eski Dosya No:... E.) sayılı dosyasından, davacının davalıya 26.032,05-TL. borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, alınması gereken 1.778,24-TL. harçtan, peşin alınan 444,57-TL. harcın mahsubu ile geriye kalan 1.333,67-TL. harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL. başvurma harcı + 444,57-TL. peşin harç + 168-TL. tebligat-müzekkere giderleri olmak üzere toplam 792,47-TL. yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesin olduğundan davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, miktara göre KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!