T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARA
ESAS NO:2022/830 Esas
KARAR NO:2024/314
DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/12/2022
KARAR TARİHİ:07/05/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili..., 01.05.2022 tarih saat 18:00 sıralarında ... ili ... ilçesi ... ... köyünde kurallara uygun şekilde köy içinde yürürüş yaptığı esnada davalı sigorta şirketinin ... nolu ZMSS poliçesiyle teminatı altında olan dava dışı ...' e ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline kusurlu olarak çarpması neticesinde müvekkilinin yaralanmış ve maluliyet yaşadığını, meydana gelen trafik kazasında davalı tarafın teminatı altında olan ... plakalı araç sürücüsü tam kusurlu oludğunu, her ne kadar ekte sunulan kaza tespit tutanağında müvekkiline kusur atfedilse de iş bu tutanak hatalı ve yanlış olarak tanzim edildiğini, müvekkili köy içi yolda yaya olarak uyması gereken kurallara uyarak taşıt yolunun sol kenarında yürüdüğünü, bu durum mahkemeniz huzurunda tanık dinletilerek ispat edileceğini, davalı tarafın teminatı altında olan ... plakalı aracın tam kusuruyla köy içinde yüksek bir hızla seyrederken meydana gelen trafik kazası sonucu maluliyet yaşayan müvekkilinin zararı davalı sigorta şirketince karşılanması gerektiğini, dava konusu yaralanmalı trafik kazası sonrası oluşan zararların karşılanmasına ilişkin tarafımızca arabuluculuk başvurusu yapılmış olduğunu, başvuru neticesinde anlaşmaya varılamadığını, 01.05.2022 tarihli kaza sonrasına vücudunda kalıcı sakatlık meydana gelen müvekkilinin hayatını eskisi gibi ikame edemediğini, ekte sunulan hastane ve muayene raporlarından müvekkilinin kafatasında, ayağında ve belinde yaşadığı kalıcı sakatlık anlaşıldığını, müvekkilinin kazadan önce yaptığı işler bedensel güç gerektiren işler olup müvekkilinin kaza sonrasında bu güce sahip olamayacağı ve çalışamayacağını, yargılama konusu kaza sonrasında gündelik ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayan müvekkilinin gündelik ihtiyaçlarını karşılamak adına bir kişinin yardımına muhtaç kaldığını, bu sebeple müvekkilinin bakıcı gideri zararının da hesaplanarak davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesi gerektiğini karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6100 Sayılı Kanun'un 107. maddesine göre, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açılabileceği, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini arttırabileceğini, huzurdaki davada davaya konu kaza ile ilgili olarak poliçe limitleri kapsamı belli olduğunu, bu nedenle davacının belirsiz alacak olarak işbu davayı açmasında hukuki bir yarar mevcut olmadığını, Karayolları Trafik Kanunu'nun 6704 sayılı yasa ile değişik 97. Maddesi; "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmünü havi olup, söz konusu hüküm gereği, dava yoluna başvurudan önce davacı tarafça müvekkil şirkete usulüne uygun olarak başvuru yapılması gerekmekte olduğunu, davacı tarafça, usulüne uygun olarak başvuru yapmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Ek-6. Maddesinde tazminat ödemelerinde istenecek belgeler tazminat talebinin türüne göre ayrı ayrı belirtmiş olduğunu, bu belgelerden bir tanesi de sağlık kurul raporu olduğunu, ancak davacı yanca sağlık kurul raporunu ibraz edilmediğini, tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve geçici iş göremezlik talepleri sosyal güvenlik kurumu'na yöneltilmesi gerektiğini, davanın SGK başkanlığı'na ihbarını talep ettiklerini, iş göremezlik oranı adli tıp kurumu tarafından belirlenmesi gerektiğini, kusur oranlarının tereddüte yer vermeyecek şekilde ve oransal olarak belirlenmesi gerektiğini, huzurdaki davaya konu kaza tek araçlı trafik kazası olduğuu, kazanın meydana gelişi ve geldiği tam yerin tespiti bakımından karakol görevlilerin tanzim ettiği olay yeri tespit tutanağı ile olay yeri krokisinin, tahkikat evrakları ile aracın, sürücünün belgeleri ve alkol belgesinin birlikte değerlendirmeye alınması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden oransal kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, tazminat taleplerini kabul manasına gelmemekle birlikte; müvekkili sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi dava tarihi olduğunu, öte yandan uygulanacak faiz ise yasal faizi olduğunu tüm bu nedenlerle karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat davasıdır.
... CBS ... sayılı soruşturma dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, hastane film, rapor ve grafileri, SGK kayıtları, taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, bilirkişilerden ve ... Üniversitesi Dahili Tıp Bilimi Bölümleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından raporlar alınmıştır.
Trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davaları, 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu ve 6098 sayılı TBK'nun 49 vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 91/1'inci maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Aynı Kanunun 85/1'inci maddesinde; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı belirtilmiş, anılan Kanununun 85'inci maddesinin son fıkrasında maddesinde ise,“ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. İşleten ile davalı sigortalının sorumluluğu paraleldir ve işleten ve teşebbüs sahibi sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması başlıklı 86. maddesi ''İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.'' hükmünü içerir. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalıda olmasına karşın, meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görendedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, ZMMS zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edecektir.
TBK 50.maddesi ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmünü içermektedir.
TBK54.maddesinde Bedensel zararlar özellikle, Tedavi giderleri. Kazanç kaybı. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ,Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak sayılmıştır.
Bedensel zararlara ilişkin tazminat TBK 55. Maddesindeki; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz." şeklindeki düzenlemeye göre belirlenecektir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında davalı ... plakalı aracın ZMM sigortacısı olup, oluşan zarardan kusur durumuna ve sigorta limitine göre sorumludur.
Taraflar arasındaki ihtilaf, tazminata esas kusur oranı, maluliyet oranı, iyileşme sürelerinin tespiti ve zararının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Kusur oranı, maluliyet oranı ile zarar miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi hallerden olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği ... Üniversitesi Dahili Tıp Bilimi Bölümleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından ve bilirkişilerden raporlar alınmıştır.
Mahkememizce alınan ... Üniversitesi Dahili Tıp Bilimi Bölümleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Raporunda sonuç olarak; Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, 12(oniki) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 2(iki) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin 12. Maddesine (03.08.2013-28727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı mütaala edildiği görüldü.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; ... Plakalı araç sürücüsü Sultan Karatükük'ün, 2918 Sayılı KTK'nun Madde 52 / 1. a ve b'de yer alan kuralları ihlal etmek nedeniyle %50 kusurlu olduğu, Yaya...'un 2918 Sayılı KTK'nun Madde 68 a.3. ve Madde 68.c'de yer alan kuralları ihlal etmek nedeniyle %50 kusurlu olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. ya da dava dışı SGK tarafından davacıya geçici ve sürekli iş göremezlik zararı yönünden ödeme yapılmadığı görülmüş olup, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarından yapılan ödeme kaynaklı herhangi bir tenzil yapılmadığı, Davacı... “nın hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 31.765,59 TL, Geçici Bakıcı Gideri zararının 5.004,00 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle cari Geçici Bakıcı Gideri ve Geçici İş Göremezlik zararlarının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 500.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemleri toplamı yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, Davacı... 'nın hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 150.688,84 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle cari Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 500.000,00 TL olduğu, teminat limiti aşan zararının olmadığı, mütaala edildiği anlaşıldı.
Davacı vekili 20.03.2024 tarihli dilekçesi ile Geçici İş Göremezlik Zararını 31.765,59 TL'ye, Kalıcı İş Göremezlik Zararını 150.688,84 TL'ye, Bakıcı Giderini 5.004,00 -TL'ye çıkarmıştır.
Dosya kapsamı, düzenlenen ... Üniversitesi Dahili Tıp Bilimi Bölümleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporu, kusur ve hesaba ilişkin bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür. 01.05.2022 günü saat 18.00 sıralarında ... ili ... ilçesi ... köyü'nde, davalıya sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün köy içinden mezarlık istikametine seyiri sırasında davacıya çarpması şeklinde gerçekleşen kazada; kaza tespit tutanağına göre; yolun iki yönü olduğu, asfalt kaplı köy yolu olduğu, kazanın meydana geldiği yerin yerleşim yeri içi olduğu, kaza yerindeki hız limiti 50 kilometre olduğu, şerit sayısının iki olduğu, yol üzerinde korkuluk, yaya yolu, emniyet şeridi, yol şerit çizgisi, trafik işaret levhası, trafik levhası, trafik görevlisi, aydınlatma, görüşe engel cisim, yolda çalışma vs olmadığı, hava durumunun bulutlu olduğu, yolun yüzeyinin kuru olduğu, yolun virajlı olduğu, yolun eğimli olduğu, CBS dosyasında alınan ifadelere göre kazanın davacının da bulunduğu kalabalık bir grubun ramazan bayramı arifesinde köy mezarlığını ziyaretten topluca döndükleri sırada gerçekleştiği, yaya gurubun yol ortasında yürüdüğü, CBS dosyasında dava dışı sürücünün aracında olan ve tanık olarak ifadesi alınan ...'ün beyanında ''... mezarlığın karşısındaki virajda kalabalık bir gurubun mezarlıktan döndüğünü gördük. Arabanın geldiğini gördükleri esnada bazılarının yol vermek için yoldan çekildiğini, ... isimli şahıs ise yolun hangi tarafına geçeceğini kestirememiş olup, yolun ortasında kalmıştır. Daha sonra ablam ...'ün heyecan yapması sonucu yanlışlıkla aracın ön kısmıyla... isimli şahsa çarptı'' şekildeki ifadesinden de anlaşıldığı üzere, kazanın yolun ortasında gerçekleştiği, davacının köy yolunda, yol ortasında giden kalabalık gurubu gördüğü, mahallinde viraj da olduğu, buna rağmen hızını aracı duracak seviyeye yakın bir şekilde azaltmadığı ve aracı durdurarak yolun boşaltılmasını beklemediği, davacının ise araç yolunun ortasında yürüdü, gelen aracı fark etmesine rağmen paniklediğinin ve yol kenarına çekilemediğinin anlaşıldığı, yine dava dışı araç sürücünün de panikle etkili fren tertibatı da alamadığının anlaşıldı, tüm bunlara göre davacı ile dava dışı sürücünün eşit şekilde kusurlu olduğunun mahkememizce de kabul edildiği, davalının sigortalı araç sürücünün kusuru oranında teminat limiti kapsamında sorumluluğu bulunduğu, alınan maluliyet raporuna göre davacının sürekli maluliyet oranının %5 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 12 ay olduğu, 2 ay süreyle geçici bakıcı ihtiyacının olduğu, sürekli bakıma muhtaç olmadığı, davalının SGK tarafından karşılanmayan geçici iş göremezlik zararından ve bakıcı giderinden sorumlu olduğu, rücuya tabi bir ödeme olmadığı, davacının aktüerya bilirkişince hesaplanan tutar kadar alacaklı olduğu, sigorta poliçe limitinin 500.000,00 TL olduğu, hesaplanan tazminatların sigorta poliçesi limiti dahilinde olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile 31.765,59 TL geçici iş göremezlik, 5.004,00 TL geçici bakıcı gideri,150.688,84 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 187.458,43 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının kabulü ile 31.765,59 TL geçici iş göremezlik, 5.004,00 TL geçici bakıcı gideri,150.688,84 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 187.458,43 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 12.805,29 TL karar ilam harcından 80,70 TL peşin harcın+3.142,00 TL tamamalama harcının mahsubu ile bakiye 9.582,59 TL. harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 29.993,35-TL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 80,70 TL peşin, 3.142,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 3.303,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 6.000 TL bilirkişi ücreti+ 1.710,00 TL ATK ücreti+ 766,75 TL tebligat+müzekkere ücreti olmak üzere toplam 8.426,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL Arabuluculuk ücretinin; davalı taraftan alınarak, hazineye irad kaydına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!