WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

İSTANBUL 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/671 Esas
KARAR NO :2024/398

DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:07/10/2022
KARAR TARİHİ:05/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kurumsal gıda ve temizlik ürünü sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı banka nezdinde gerek şirket yetkililerinin şahsi gerekse de şirket ticari hesaplarının bulunmakta olduğunu, 06/06/2022 tarihinde bir sabit telefon numarası tarafından müvekkili şirket sabit telefonundan arandığını, yapılan görüşmede kendisini bankacı gibi tanıtan şüpheli kişi/kişiler müvekkili şirket yetkilisi ... ...'a daha önceden davalı banka tarafından alınan kredi kartı masrafları ve diğer işlem ücretlerinin iade edileceğini beyan ettiğini, görüşme kapsamında müvekkili şirketten alınan kredi kartı masrafları ve diğer işlem ücretlerinin tutarları da birebir doğru olarak müvekkili şirketin yetkilisine açıklandığını, bunun üzerine müvekkili şirketin davalı banka nezdindeki şirket ticari hesaplarına erişim sağlandığını ve müvekkili şirkete ait banka hesabından toplam 58.200,00 TL tutarı ... isminde kişinin hesabına aktarıldığını, söz konusu para transferleri yapılmaya başlandığı anda davacı müvekkili şirket yetkilisi tarafından davalı bankanın kayıp-çalıntı ihbar hattı derhal arandığını ve telefondaki banka yetkilisine durum belirtilerek dolandırıcılığa maruz kalındığı ve işlemlerin iptali hesapların bloke edilmesinin talep edildiğini, bu duruma ve telefondaki banka yetkilisinin iptal ve bloke işlemlerinin yapılıyor olduğunu belirtmesine rağmen müvekkili şirket hesabından FAST transfer yoluyla 12 adet transfer işlemi yapıldığını, konuyla ilgili olarak banka ihbar hattına derhal iletilen iptal ve bloke talebinden sonra da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın ... soruşturma numarasına kayden devam etmekte olduğunu, olayın oluş şekli, yerleşik Yargıtay kararları, bankanın güvenlik zafiyeti, bankanın işlem saat aralıklarının toplam 5 dakika sürmesine rağmen hiçbir transferi iptal etmediği, hesabın bu 5 dakikalık süre içerisinde bloke edilmesinin sağlanmadığı ve objektif özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sebebiyle zararın meydana geldiği hususları göz önüne alındığında davalı bankanın müvekkili şirketi uğradığı zararı tazmininin gerektiğini belirterek, davanın kabulüne, dava konusu olay sebebiyle müvekkili şirketin hesabından bankanın objektif özen yükümlülüğüne aykırılığından kaynaklanan 6100 sayılı HMK 109. maddesi kapsamında toplanacak delillere göre fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacının, kendisini bankacı olarak tanıtan şahıslara ve bu şahıslarca internet bankacılığı yoluyla para gönderilen ... isimli şahsa karşı dava açmak yerine işbu davayı müvekkili bankaya kötü niyetli olarak yönelttiğini, halihazırda işbu davanın sıfat yokluğundan reddinin gerekmekte olduğunu, pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın müvekkili bankanın 6 yıllık müşterisi olup kendisini arayan hattın müvekkili ... olmadığını bilmemesi hayatın olağan akışına ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacı tarafın ağır kusuru ile arayan şahıslara inanmış olup şifresini verdiğini, müvekkili bankanın somut olay ile illiyet bağının kesildiğini, dava dilekçesinde şifrenin 3. kişilere verildiği dolaylı olarak ikrar edildiğini, davacı tarafın müvekkili banka şubesine uğrayarak durumu izah ederken de şifreyi kendilerinin verdiklerini ikrar ettiğini, müvekkili bankanın internet uygulamasında iki bileşenli doğrulama kodu ile işlem yapılabilmekte olduğunu, yapılan işlemin davacının bilgi paylaşımı yapmaksızın gerçekleşmesinin mümkün olmadığı da bu durumu kanıtlamakta olduğunu, somut olayda zarar ile müvekkili banka arasında illiyet bağı bulunmamakta olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, bankanın objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddiasına dayanan maddi tazminat davasıdır.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 18/06/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; davalı bankanın iki bileşenden oluşan bir kimlik doğrulama mekanizmasını sağlanması nedeni ile gerekli güvenlik önlemlerini aldığı ancak davacının davalı banka müşteri iletişim çalışanını firma telefonundan aradığı ve güvenlik sorularının geçişinin zaman aldığını, bu durumun Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik 40.maddesine uygun düşmediğini, davacıya ait davalı banka nezdinde bulunan hesaplarda işlem yapma yetkisine haiz davacı şirket yetkilisi tarafından gizli kalması gereken hesap bilgileri / şifre vb bilgilerin üçüncü kişilerle paylaşıldığı ancak akabinde durumdan şüphelenilerek banka müşteri iletişim yetkilisinin arandığını, davacının, banka müşteri iletişim yetkilisi ile görüşmeleri gerçekleştirme işleminde doğrulamaları yapması için güvenlik sorularını sorduğu ve 06.06.2022 tarih ve saat 15:25 ses kaydının toplam uzunluğu 06 dakika 54 saniye olduğunu, ... A.Ş. müşteri temsilcinin görüşme yaptığını ve görüşmede müşteri temsilsinin 2. bir banka görevlisi ile görüşme yaptığını (görüşmenin 06 dakika 16 saniyesinden sonra görüşmeler anlaşılamaktadır, seste parazit olduğu tespit edilmiştir), davalı banka iletişim personeli dava konusunda bloke koyma işleminde 2. bir personelden yardım aldığını ve bloke koyma işlemlerin geciktiğini, bu durumun Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik 37.maddesine uygun düşmediğini, toplamda gerçekleştirilen 12 işlemden 2’sinin gerçekleşmesi sonrasında davacı tarafından davalı banka müşteri iletişim yetkilisinin arandığını ve bu sırada da diğer kalan 10 ayrı işlemin gerçekleşmiş olduğunu, müşteri tarafından üçüncü kişilerle paylaşılmaması gereken bilgilerin paylaşılmış olması nedeniyle müşteri sorumluluğunun bulunmasının yanı sıra davalı bankanın da şüpheli nevinden işlemler karşısında gereken özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve bloke işlemleri için gerekli tedbirlerin zamanında alınmadığını, müşteri iletişim yetkilisi tarafından ikinci bir müşteri iletişim yetkilisinden destek alınmak suretiyle bloke işlemlerinin gerçekleştirilebildiğini ve dolayısıyla gecikme nedeniyle zararın artmasına neden olduğunu, tüm bu yönleriyle gerek davacı müşterinin gerekse davalı bankanın müterafik kusurlu olduğunu, olayın meydana gelmesinin biçimi ve işlem saatleri ile banka tarafından alınması gereken bir kısım tedbirlerin somut olaydaki tatbiki gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı üçüncü kişilerle paylaşmaması gereken bilgileri paylaşmak suretiyle %25 oranında, davalı bankanın ise özen yükümlüğü kapsamında bu durumun Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik 36/2 (%25), 37/3 (%25) ve 40/1. (%25) maddeleri uyarınca %75 oranında kusurlu olacağını, uğranılan toplam zararın 58.299,00 TL olduğunu, yukarıda belirlenen kusur oranları göz önüne alındığında davalı bankanın sorumluluğunun (58.299,00 TL x %75 =) 43.724,25 TL olabileceği belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 27/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; kök raporlarında herhangi bir değişiklik olmadığını belirtmişlerdir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 16/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; davalı bankanın iki bileşenden oluşan bir kimlik doğrulama mekanizmasını sağlanması nedeni ile gerekli güvenlik önlemlerini aldığını ancak davacının davalı banka Müşteri iletişim çalışanını firma telefonundan aradığı ve güvenlik sorularının geçişinin zaman aldığını, bu durumun Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik 40.maddesine uygun düşmediği, davacıya ait davalı banka nezdinde bulunan hesaplarda işlem yapma yetkisine haiz davacı şirket yetkilisi tarafından gizli kalması gereken hesap bilgileri / şifre vb bilgilerin üçüncü kişilerle paylaşıldığı ancak akabinde durumdan şüphelenilerek banka müşteri iletişim yetkilisinin arandığını, davacının, banka müşteri iletişim yetkilisi ile görüşmeleri gerçekleştirme işleminde doğrulamaları yapması için güvenlik sorularını sorduğu ve 06.06.2022 tarih ve saat 15:25 ses kaydının toplam uzunluğu 06 dakika 54 saniye olduğunu, ... A.Ş. müşteri temsilcinin görüşme yaptığı ve görüşmede müşteri temsilsinin 2. bir banka görevlisi ile görüşme yaptığı (görüşmenin 06 dakika 16 saniyesinden sonra görüşmeler anlaşılamaktadır, seste parazit olduğu tespit edilmiştir), toplamda gerçekleştirilen 12 işlemden 3’nün gerçekleşmesi sonrasında davacı tarafından davalı banka müşteri iletişim yetkilisinin arandığı ve bu sırada da diğer kalan 10 ayrı işlemin gerçekleşmiş olduğunu, müşteri tarafından üçüncü kişilerle paylaşılmaması gereken bilgilerin paylaşılmış olması nedeniyle müşteri sorumluluğunun bulunmasının yanı sıra davalı bankanın da şüpheli nevinden işlemler karşısında gereken özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve bloke işlemleri için gerekli tedbirlerin zamanında alınmadığını, müşteri iletişim yetkilisi tarafından ikinci bir müşteri iletişim yetkilisinden destek alınmak suretiyle bloke işlemlerinin gerçekleştirilebildiği ve dolayısıyla gecikme nedeniyle zararın artmasına neden olduğunu, tüm bu yönleriyle gerek davacı müşterinin gerekse davalı bankanın müterafik kusurlu olduğunu, olayın meydana gelmesinin biçimi ve işlem saatleri ile banka tarafından alınması gereken bir kısım tedbirlerin somut olaydaki tatbiki gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı firmanın hesabından usulsüz çekilen paraların toplamının 58.299,00 TL olduğunu, dolayısıyla 3 adet x 5.000.00TL=15.000.00 TLlık işlemlerin banka aranmadan önce gerçekleştiği ve davacının kendi beyanından da anlaşıldığı üzere davacının kusurundan kaynaklandığını, “Firma yetkilisi ... hanım ile,müşteri temsilcisi arasında görüşme yapıldığı sürenin 30.saniyesinde bloke koyma işlemi yapılırken paranın transfer edildiği kelimesini ... hanım eyvah paraları transfer ediyor diye cümle kullanıyor” görüşmesinden sonra yapılan 43.299.00 TLlık işlemlerden davalı bankanın kusurlu olduğu, daha önceki kusur oranının bu tespitlerine dayandırıldığı belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, şirket telefonunun kendisini bankacı olarak tanıtan kişiler tarafından arandığını, bu kişilerin davalı banka tarafından alınan kredi kartı masrafları ve diğer işlem ücretlerinin iade edileceğini söylediğini, telefonda belirtilen tutarların doğru olduğunu, bu nedenle şirket yetkilisi ... ...'ın arayan kişiyle bilgileri paylaştığını, bu şekilde davacı şirketin hesabına erişildiğini, bunun üzerine davacının davalı bankanın çalıntı ihbar hattının aradığını, ancak 5 dakika boyunca hesaba bloke konulmadığını, bu sebeple ve davacıya ait müşteri bilgilerine ulaşılması nedeniyle davalının objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını belirterek uğradığı zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davacının hesabından usulsüz olarak çekilen tutarın 58.299 TL olduğu ve bu paranın 12 işlem yapılmak suretiyle davacının hesabından çekildiği, 12 işlemden ilk 3'ünün 06/06/2022 saat 15.24'te yapıldığı, bu işlemlerin toplam tutarının 15.000 TL olduğu, ilk 3 işlemin gerçekleşmesi sonrasında 15.25'te davacı tarafından davalı bankanın müşteri iletişim yetkilisinin arandığı ve 15.27 ve 15.29 saatleri arasında 9 işlem daha yapıldığı bu işlemlerin tutarının ise 43.299 TL olduğu, davacının davalı bankayı 15.25'te aramasına rağmen 15.27'ye kadar hesaba bloke konulmaması nedeniyle davacının hesabından hızla para transferi yapılmaya devam edildiği, Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in 40.maddesinde düzenlenen "kayıp, çalıntı ve dolandırıcılık gibi riskli işlem bildirimi durumunda görevliye bağlanan müşterilerin kimlik doğrulanması yapılmaksızın görevlinin bilmesi gerektiği kadar müşteri bilgisine erişilmesi sağlanır ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınır." hükmüne aykırı olarak davalı bankanın davacı ile 6 dakika 54 saniyelik bir görüşme yapmasına rağmen zamanında bloke işlemini yapmadığı ve davacının zararına sebebiyet verildiği, davacının hesabından 15.27'den sonra yapılan para transferlerinin davalının zamanında bloke işlemi yapmaması nedeniyle gerçekleştiği anlaşıldığından 15.27'den sonra yapılan 9 adet işleme ait 43.299 TL tutarlı davacı zararından davalının sorumlu olması gerektiği kanaatiyle davacının davasının kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile 5.000 TL’nin dava tarihinden, 38.299 TL’nin 09/05/2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 2.957,75 TL harçtan 85,39 TL peşin alınan harcın ve 655 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.217,36‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 85,39 TL peşin harcı ve 655 TL ıslah harcı toplamı olan ‭821,09 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan ‭6.660,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
8-Artan avansın ilgilisine iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/06/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır