T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2022/829 Esas
KARAR NO :2024/290
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:12/03/2012
KARAR TARİHİ:24/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... İcra Müdürlüğün ... Esas sayılı dosyası ile ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Aleyhine icra takibi yapıldığını, müvekkilinin oğlu ...'in iş yerinde haciz ve muhafaza işlemi yapıldığını, ...'in borca kefil olduğunu, ...' in borcu ödediğini, ancak davalı yanca ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyası ile ...'in ev adresine hacze gidildiğini, haciz sırasında kendisini avukat olarak tanıtan ...'ın müvekkilinden ve eşinden 1.000-TL alarak muhafaza işleminden vazgeçtiğini, bu durumun haciz tutanağında talep açılarak yapıldığını, ve ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan takibe konu bononun bu esnada okuma yazma bilmeyen müvekkiline karalatıldığını, bononun üzerine 10.000-TL yazıldığını, bu durumla ilgili ... Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, imzanın müvekkiline ait olmadığını beyanla müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibinin iptalini, dava sonuçlanıncaya kadar da ihtiyati tedbir kararı verilerek takibin durdurulmasını ve %40'tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle Mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, müvekkili ile abisi ve babasının Ambalaj adlı işletmeyi beraber çalıştırdıklarını, davaya konu icra takibine konu bononun davacının iş yerine ait borçlarından dolayı takip yapıldığını, davacının okuma yazma bilmediği iddiasıyla ... İcra Hukuk Mahkemesinde de icra takibinin iptali talebiyle, senetteki imzanın davacıya ait olduğunu, davacının icra takibini e-devlet şifresi ile yapmış olduğu sorgulamada öğrendiğini beyan ettiğini, okuma yazma bilmeyen birisinin bunu yapamayacağını, davacının imzaladığı şeyin senet olup olmadığını bilip ya da bilmediği ile ilgi yemin teklif ettiklerini beyanla öncelikle usüli itirazlarla ilgili davanın reddini, esas yönünden de davanın reddini ve %40'tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Mahkememizin 31/05/2022 tarih, 2019/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararında;
"...Mahkememizce yapılan yargılama sırasında, toplanan deliller, tanık beyanı, soruşturma dosyası ve alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğu, davaya konu senedin haciz esnasında düzenlendiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, bu hususun tanık beyanı ile de sabit olduğu, davacı tarafça, okuma yazma bilmemesi nedeniyle imza atamadığı, parmak izi kullandığı iddia edilmiş ise de, dosyaya celp edilen, imza örneklerinin bulunduğu evrak asıllarında davacının imzalarının bulunduğu, senet üzerindeki atılan imzaya itiraz edilmesi nedeniyle, davacının huzurda alınan ıslak imza örnekleri, imza örneklerinin bulunduğu evrak asılları ile dava konusu senet aslındaki imzalarının karşılaştırılması suretiyle, senette bulunan, imzanın, davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda yapılan incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava konusu senet üzerindeki, imzanın davacı eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacının, eyleminin TBK'nun 195 vd. maddesi kapsamında borcun üstlenilmesi mahiyetinde olduğu ve borçlanma edimini kendi serbest iradesi ile yaptığı, davaya konu senedi borçlu olarak imzaladığı, senedin haciz tehdidi altında verildiğinin yorumlanamayacağı, kaldı ki haciz tehdidi iddiasının ancak dosya borçlusu yönünden oluşacağından, üçüncü kişi olan davacının, haciz tehdidi altında olduğunun da kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, davacının davasının reddine, 06/04/2012 tarihli ihtiyati tedbir kararının uygulandığı, davaya konu takibin 6352 sayılı Kanun yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihinden önce 31/03/2012 tarihinde açıldığı bu nedenle talep gibi, İİK.72/4 maddesi gereğince şartları oluştuğundan %40 icra inkar tazminatının kabulü ile davacıdan alınarak davalıya verilmesine ..." karar verildiği,
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 25/11/2022 tarih, 2022/1416 Esas ve 2022/1998 Karar sayılı ilamıyla;
"...İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ve kamu düzeniyle ilgili hususlarla sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkeme kararının gerekçesinde; "davaya konu senedin haciz esnasında düzenlendiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı", "dava konusu senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacının, eyleminin TBK'nun 195 vd. maddesi kapsamında borcun üstlenilmesi mahiyetinde olduğu ve borçlanma edimini kendi serbest iradesi ile yaptığı, davaya konu senedi borçlu olarak imzaladığı" gerekçesiyle borçlu olduğundan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde, mahkemenin yukarıda aktarılan, "davacının eyleminin TBK 195 vd. Maddesi gereğince borcun üstlenilmesi mahiyetinde olduğu" yönündeki kabulüne itirazının bulunmadığı ancak, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından hacze gelindiği sırada dosya borcu ödendiği için, üstlenme anında ortada borç bulunmadığından üstlenilen borcun da sona ereceğini, mahkemece davanın imzaya itiraz davası gibi görülmesinin menfi tespit talebi hakkında inceleme yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmıştır.
Mahkemenin kabulüne göre, davacı tarafça bononun imzalandığı haciz sırasında iradesinin fesada uğradığı ispat edilememiş ise de, bononun düzenlenme gerekçesi olan asıl ilişkinin sona erdiği oranda davanın da kısmen ya da tamamen kabulü gerekebileceğinden, Mahkemece .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Nolu takip dosyası ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla açılan istirdat dava dosyası da getirtilerek, ödemeye ilişkin deliller değerlendirilerek, davaya konu bononun tanzim tarihinde icra dosyasındaki takip dayanağı borcun ödenip ödenmediği, asıl borçludan kısmi tahsilatlar yapılıp yapılmadığının araştırılarak sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın bononun tanzim tarihinde .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Nolu takip dosyasına konu borç miktarının tespiti ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,.." karar verildiği, İstinaf kaldırma kararı sonrası, mahkememize gelen dosyanın 2022/829 Esas sayıya kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşıldı.
....İcra Müd. ... E. (... E. Eski dosya no) sayılı dosyası, ..İcra Hukuk Mah. 2012/... E. sayılı dosyası, ....İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası, İstanbul Anadolu CBS ... soruşturma nolu dosyası, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası, imza örneklerine ilişkin belge asılları, takibe konu senet aslı ve fotokopisi, tanık beyanı, bilirkişi raporu, dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş ve tüm deliller toplanmıştır.
Dava, İİK 72/3.maddesinde düzenlenmiş olan, icra takibinden sonra açılmış bulunan menfi tespit davasıdır.
Davalı yanca, dava dışı borçlu aleyhine ....İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından başlatılan takipte,....İcra Müdürlüğü’nün ... Tal. sayılı dosyasından, dava dışı borçlunun borcu nedeniyle, davacının evinde 06/02/2012 tarihinde yapılan haciz esnasında, takip konusu borcun ödenmesi amacı ile davaya konu senedin, davacı yanca davalıya teslim edildiği konusunda taraflar ihtilaf bulunmamaktadır.
İhtilafın, davacı tarafça, davaya konu senet üzerindeki, borçlu imzasının, okuma yazma bilmemesi bu nedenle imza atamadığı, parmak izi kullandığı, haciz tehdidi altında ne olduğunu bilmediği haciz tutanağı zannettiği bonoyu karaladığı ve açıkça imzanın davacıya ait olmadığı ve davaya konu bononun düzenlenme gerekçesi olan asıl ilişkinin sona erdiği iddiası ile birlikte davalının davacıya borçlu olup olmadığının tespiti talebinden kaynaklandığı, imzaya da açıkça itiraz edildiğinden mahkememizce davaya konu senet aslı üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının ve takibe dayanak belgelerin incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi gerekmekte olup, tüm deliller toplandıktan sonra imza incelemesi yapılmak üzere dosya bilirkişiye tevdii edilmiştir.
Dava dosyasına celbedilen, ....İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklısı (lehdar) davalı, borçlusu davacı olan, 07/02/2012 tanzim, 13/02/2012 ödeme tarihli, 10.000-TL. bedelli senet üzerinden davalı tarafından, davacı aleyhine, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, görülmüştür.
Dava dosyasına celbedilen , ...İcra Hukuk Mah. 05/11/2012 tarih, 2012/... E.-2012/... K. sayılı imza ve borca itiraza ilişkin dosyanın incelenmesinde, davacısının (mahkememiz davacısı) ..., davalısının (mahkememiz davalısı) ... olduğu, ....İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında takibe konu senedi haciz tutanağı zannederek karaladığı iddiası ile açılan davada, "...imzaya açıkça itiraz olmadığından ve diğer iddiaları da dinlenemeyeceğinden...davanın reddine..." karar verildiği ve kararın 16/11/2012 tarihinde kesinleştiği görüldü.
Dava dosyasına celbedilen, 04/05/2016 tarih, İ... CBS 2015/... Soruşturma-... K. sayılı dosyasının incelemesinde, müştekisinin (mahkememiz davacısı) ..., şüphelisinin (mahkememiz davalısı) ... olduğu, kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan yapılan soruşturmada, "..olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunmadığı anlaşıldığından..." şüpheli hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiği görüldü.
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.-... K. sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde, davacısının Tasfiye Halinde ... ve Tic. Ltd.Şti., davalısının (mahkememiz davalısı) ... olduğu, davacının, ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından, fatura alacağına dayalı olarak başlatılan takipte davalıya borçlu olmadığının tespiti ve istirdat talebine ilişkin olduğu, bilirkişi raporu alındığı, 14/06/2021 tarihinde HMK.150/5.maddesi gereğince, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görüldü.
İstinaf kaldırma kararından önce, Mahkememizin 05/10/2021 tarihi duruşmasında dinlenen davacı tanığı ...'in; "...Ben davalı tarafı tanımam. Kaynımın evine haciz geldiği sırada gördüm. Olay 9,10 yıl önce gerçekleşti. Ben kaynımın evinin bir alt katında oturuyorum. Olay günü bir anda insanlar geldi. Kapıyı açtırdılar. Kaynım bu sırada yurtdışındaydı. Haciz geldiğini anladık , eşyaları toplamaya başladılar. Bu arada evde bulunan çocuklar ağlamaya başladı. Bu arada evde bulunan kayınpederim davacı ... çocukların ağlamasına dayanamadı, ne gerekiyorsa yaparım, dedi. Orada senet imzalattılar. ... senedi imzaladı. İmzalarken de ben gördüm. Çünkü yanımda imzaladı. Bununla ilgili herhangi bir kağıt vermediler. Ben o sırada eşyaları veremeyeceğimi söyledim, benden 2.000TL yol parası istediler. Ben de komşularımdan alıp verdim.. Kayınpederim ...'in okuma yazması yoktur, ... Kayınpederim ...'in senet imzalayıp imzalamadığı konusunda bilgi sahibi olup olmadığı konusunda bilgim yoktur, benim de yoktur....Yukarıda senet olduğunu söyledim ancak senet olup olmadığı konusunda bir bilgim yoktur. Kayınpederim okuldan mezun olmamıştır, araba ehliyeti olup olmadığını bilmiyorum, kendisinin arabası vardır ancak kendisi kullanmamaktadır, önceden de kullanmıyordu, torunları kullanıyordu. Yukarıda beyan ettiğim Ne olursa yaparım, demek ile, 10.000-TL borcun altına imza atarım, demek istedi. Dosyanın içinde mevcut olan imzalı belgeleri nasıl attığı hususunda bilgim yoktur..." beyanında bulunduğu görüldü.
İstinaf kaldırma kararından önce, senet üzerinde imza incelemesi yapılarak bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi Adli Tıp Adli Belge İnceleme Uzmanı Uzm. Dr. ... tarafından hazırlanan 04/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda;
"...Alacaklısı ..., Vade tarihi 13.02.2012, Düzenlenme tarihi 07.02.2012 olan, 10.000 TL bedelli, Borçlusu ... adına imzalı senet aslındaki imzaların karşılaştırma belgelerindeki ...’e ait imzalara kıyasla;
- ... eli ürünü olduğunun..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
İstinaf kaldırma kararından sonra, tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 11/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...
1.Davaya konu 10.000 TL tutarındaki senedin 13.02.2012 vade tarihi ve 07.02.2012 tanzim tarihi itibariyle; icra dosyasındaki 11.000 TL takip dayanağı borcun 10.654 TL kısmının ödendiği, kalan borcun ise .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... kararıyla masraflarla birlikte 2.708,80 TL kalan borcun kesinleştiği, davacının davalıya borçlu olmadığı..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 05/10/2023 tarihli Bilirkişi ek raporunda; "...
1.... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyasından 06.12.2011 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinden, davalının 11.693,33 TL tutarındaki 2 adet fatura karşılığında 11.000 TL tahsilini talep ettiği, asıl alacak tutarının takibin kesinleşmesinden sonra 10.654,00 TL ödeme yapıldığı, ödemenin önce faiz ve masraflardan düşülmek suretiyle 2.708,80 TL anapara borcu kaldığı, iş bu davanın konusu senet tarihine kadar kalan anaparaya 24.38 TL işlemiş faiz hesaplandığı, dava tarihine kadar da 23.02 TL işlemiş faiz hesaplandığı,
¸..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 05/02/2024 tarihli Bilirkişi ek raporunda;
" ...1.Ek-1 de yapılan hesaplamada bir hata olmadığı, iş bu hesaplamaya dosyadaki yeni gelen icra dairesine yapılan ödeme belgesi de dahil edilerek, icra müdürlüğüne yapılan ödeme tarihi itibariyle;
28.089,06 TL Davacı tarafından icra müdürlüğüne ödenen tutar
-5.281,62 TL davalı alacağı ödeme tarihine kadar Anapara+ İşlemiş faiz
22.807,44 TL davacının alacağı kaldığı..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Davacı vekilinin, 19/10/2023 tarihli dilekçe ile, 28.089,06-TL.'nın istirdatını talep ile eksik harcı ikmal ettiği görüldü.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında, toplanan deliller, tanık beyanı, soruşturma dosyası ve alınan bilirkişi raporlarının, hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğu, davaya konu senedin haciz esnasında düzenlendiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, bu hususun tanık beyanı ile de sabit olduğu, davacı tarafça, okuma yazma bilmemesi nedeniyle imza atamadığı, parmak izi kullandığı iddia edilmiş ise de, dosyaya celp edilen, imza örneklerinin bulunduğu evrak asıllarında davacının imzalarının bulunduğu, senet üzerindeki atılan imzaya itiraz edilmesi nedeniyle, davacının huzurda alınan ıslak imza örnekleri, imza örneklerinin bulunduğu evrak asılları ile dava konusu senet aslındaki imzalarının karşılaştırılması suretiyle, senette bulunan, imzanın, davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda yapılan incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava konusu senet üzerindeki, imzanın davacı eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacının, eyleminin TBK'nun 195 vd. maddesi kapsamında borcun üstlenilmesi mahiyetinde olduğu ve borçlanma edimini kendi serbest iradesi ile yaptığı, davaya konu senedi borçlu olarak imzaladığı, senedin haciz tehdidi altında verildiğinin yorumlanamayacağı, kaldı ki haciz tehdidi iddiasının ancak dosya borçlusu yönünden oluşacağından, üçüncü kişi olan davacının, haciz tehdidi altında olduğunun da kabul edilemeyeceği, ancak, bononun düzenlenme gerekçesi olan asıl ilişkinin sona erdiği iddiası ile istirdat talep edildiği de anlaşıldığından, ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası da değerlendirilerek, ....İcra Müd. ... E. (... E. Eski dosya no) ve .... İcra Müd. ... E. dosyalarından yapılan tahsilatlar ve ödemeler hesaplanarak alınan bilirkişi raporu ile, davaya konu bononun tanzim tarihinde, icra dosyasındaki takip dayanağı asıl borcun devam ettiği, her iki icra dosyasından yapılan tahsilatlar/ödemeler ve ....İcra Müdürlüğü’nün ... E. (... E. Eski dosya no) dosyasına, davacı yanca, 22/06/2022 tarihinde yapılan 28.089,06-TL. ödemenin, 5.281,62-TL. kısmı ile birlikte, davaya konu bononun düzenlenme gerekçesi olan asıl ilişkinin ve üstlenilen borcun sona erdiği, davacı yanca yapılan 22.807,44-TL.’nın ödeme dolayısıyla davalıya borçlu olmadığı ve ödenen bu tutarın, davalıdan istirdatına ilişkin talebinde haklı olduğu kanaati oluştuğundan, davacının davasının kısmen kabulü ile, borçlusu ..., alacaklısı ... olan, 07/02/2012 tanzim tarihli, 13/02/2012 ödeme tarihli, 10.000-TL. bedelli senet üzerinden ....İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına ödenen, 22.807,44-TL.’nın, 20/06/2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, tarafların şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, borçlusu ..., alacaklısı ... olan, 07/02/2012 tanzim tarihli, 13/02/2012 ödeme tarihli, 10.000-TL. bedelli senet üzerinden ....İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına ödenen, 22.807,44-TL.’nın, 20/06/2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine
3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, alınması gereken 1.557,97-TL. harçtan peşin alınan 297-TL. + 308,91-TL. tamamlama harcının toplamı olan 605,91-TL. harcın mahsubu ile geriye kalan 952,06-TL. harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 5.281,62-TL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 21,15-TL. başvurma harcı + 297-TL. peşin harç + 308,91-TL. tamamlama harcının toplamı olan 627,06-TL.'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 4.000-TL. bilirkişi ücreti + 450,50-TL. tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 4.450,50-TL. yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre 3.613,36-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!