T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/595 Esas
KARAR NO :2024/36
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:07/09/2022
KARAR TARİHİ:23/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından davacı müvekkili aleyhine 24/08/2022 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davacı müvekkilinin takip alacaklısı şirkete herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, ödeme emrine konu ... A.Ş. ... Şubesine ait ... seri no'lu 20.000-TL'lık 30/07/2022 keşide tarihli çek müvekkili tarafından keşide edildiğini ve yine müvekkili tarafından ... San. Ve Tic. Ltd Şti.’nin ... Mah. ... Cad. No:2 Bayrampaşa/ İSTANBUL adresine verilmek üzere 15/10/2022 tarihinde kargoya verildiğini, Kargo şirketi tarafından bahse konu kargoya ilişkin olarak ... numarası ile fatura düzelenmiş olup, müvekkilinin kargosu ... gönderi takip numarası ile 15/10/2021 tarihinde yola çıkmış görünmekte olduğunu ancak iki adet çekin bulunduğu kargo, gönderici tarafından belirtilen adrese hiçbir şekilde teslim edilmemiş ve alıcı kargoyu teslim alamadığını, buna rağmen gönderi hareketlerinde 18/10/2021 tarih ve 21:23 saatinde kargonun ... Adlı kişiye teslim edildiğinin görüldüğünü, fakat belirtildiği üzere kargo hiçbir şekilde alıcı şirket yetkilisi olan ...'ya veya yakınlarına teslim edilmediğini, maalesef müvekkiline gönderilen kargo her nasılsa kargo şirketine verildikten sonra zayi olduğunu, kaybolan çekler üzerine suç duyurusunda bulunulduğunu ve ...Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma devam etmekte olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla,, kötüniyetle açılan takibin öncelikle takdiren teminatsız aksi kanaatte teminatla durdurulmasına, hacizlerin kaldırılmasına, akabinde takibin iptaline, .... İcra Daresinin ... Esas Sayılı İcra Dosyasına Konu ... A.Ş. ... Şubesine ait ... seri no'lu 20.000-TL'lık 30/07/2022 keşide tarihli çekin iptal edilmiş olması sebebiyle ve iptal edilen çeke ilişkin takip yapılamayacağından takibin iptaline, müvekkilinin iptal edilen çeke ilişkin takip tarihi itibarı ile muaccel borcunun bulunmaması dikkate alınarak müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetle hareket ederek müvekkillerin ticari hayatına onarılmaz zararlar veren şirketin %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde davaya konu çekin bedelsiz olduğunu ileri sürmediğini, yani; davaya konu çekin, keşide edildiği anda mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla davacı tarafından keşide edilmiş borç doğuran /bedelsiz olmayan bir kıymetli evrak mahiyetinde olduğunu, kıymetli evrakların mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla düzenlendiğinin ortada olduğunu, bu hususu ortaya koyan/ispatlayan hususun, davacının dava konusu çekten dolayı çeki verdiğini ileri sürdüğü ....ŞTİ'ye karşı açmış olduğu bir Menfi Tespit davası bulunmaması/dava dilekçesinde bu hususa değinilmemesi olduğunu, yani; davacı, dava tarihi itibariyle ....ŞTİ'ye borçlu olmadığını/çekin bedelsiz olduğunu gösterir hiçbir yazılı bir delil de sunamadığını, bu açıdan açılan davanın baştan hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının müvekkili ile doğrudan ticari ilişki içerisine girmediği gibi müvekkili açısından doğrudan borçsuzluğunu tespit ettirecek bir konumda olmadığını, davacının çeki verdiğini ileri sürdüğü ... ... ŞTİ. ile olan ilişkisinde borçsuzluğunu / çekin bedelsiz kaldığını ispatlayan bir belge sunmadığından, dava dilekçesinde de "davaya konu çekin bedelsiz olduğuna, esasında davacının çekin verildiği iddia edilen ... ŞTİ'ye borcu olmadığına'' dair bir iddia bulunmadığından açılan davanın sırf bu sebeple dahi reddi gerektiğini, davacının çeki verdiğini ileri sürdüğü ... ... ŞTİ.'ye karşı borçsuz olduğunu / çekin bedelsiz kaldığını ispatlayamadığı/ispata yarar bir delil sunamadığı/bu yönde bir iddiasını dava dilekçesinde ileri sürmediği gibi davacının .... ŞTİ.'ye karşı ileri sürebileceği bedelsizlik defiini müvekkiline karşı ileri sürmesinin 6361 sayılı yasa md.9/3 hükmü gereğince mümkün olmadığını, davacının faktoring işleminin üçlü tarafı (faktor, müşteri ve fatura borçlusu) arasında yer almamakta olduğunu, faktoring işleminin müşterisinin ..., müşterinin temlik etiği fatura alacağının borçlusunun da ...olduğunu, çeki verdiğini ileri sürdüğü şirkete karşı Bedelsizlik iddiasını ispatlayamayan/ispata dair bir delil sunamayan ve bu hususu ispatlamış olsaydı dahi Bedelsizlik Defii'ni 6361 sayılı yasa md.9/3 gereğince müvekkiline karşı ileri süremeyen davacının, müvekkilinin çeki iktisap ederken davacı aleyhine hareket ettiğine dair bir yazılı delil de sunamamakta olduğunu, öncelikle; müvekkilinin davaya konu çeki iktisap tarihinin, 17/02/2022 olduğunu, müvekkilinin, çeki iktisap tarihi itibariyle ne davacının dayandığı Ödeme Yasağı Kararından ne de CBS'ye yapılan şikayetten haberdar olmadığını, davacının bu iddiaları müvekkiline karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığını, bunun yanı sıra; müvekkilinin, 16/06/2022 tarihinde karara çıkan Çek Zayi davasının tarafı da olmadığını, dolayısıyla, Çek Zayi davasından 16/06/2022 tarihinde verilen iptal kararının, müvekkilinin çeki iktisap tarihinden (17/02/2022) sonra olup; müvekkilinin tarafı olmadığı Çek Zayi davasında verilen kararın müvekkili açısından bağlayıcılığının da bulunmadığını, bunun yanı sıra; davacının dayandığı Çek Zayi davasının davacısı ne davacı ... ne de çekin verildiği iddia olunan ... ... ŞTİ. Olmadığını, yani davacının söz konusu çek açısından "çeki zayi ettiğine veya bedelsiz olduğuna dair'' bir davasının söz konusu olmadığını, zayi davasını açanın ... olduğunu, esasında söz konusu davanın çekin gerçek hamili olduğu ileri sürülen ....ŞTİ. tarafından açılması gerektiğini, ...'nun çek üzerinde ciranta dahi olmadığını, dolayısıyla; çek üzerinde ciranta/hamil vasfı olmayan ...'nun açmış olduğu Çek Zayi davasında ileri sürdüğü iddiaların müvekkili açısından veya çeki iktisap eden en son hamil açısından bağlayıcı da olmadığını, müvekkilinin veya çeki iktisap eden en son hamil açısından dikkate alınabilecek iddiaların, çekin keşidecisi olan ... veya çek üzerinde ciroları olan diğer cirantaların/borçluların iddiaları olduğunu, davacının Çek Zayi davası açısından ileri sürdüğü iddiaların hiçbir geçerliliği ve bağlayıcılığının bulunmamakta olduğunu, faktoring işleminin, 6361 Sayılı Kanun md.9/2 hükmüne uygun şekilde yapılmış olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü "müvekkilin bu durumu bildiği, kendisiyle iletişime geçtiğinde bu iddiaların anlatıldığı, vb'' iddialarının hiçbir doğruluğu bulunmadığını, HMK.md.190 vd.'ndaki ispat kuralları gereğince davacının tanık dinletmesine muvafakatleri bulunmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, davacının % 20 oranında tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
....İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası, Faktoring Sözleşmesi, fatura, çek tevdi bordrosu, çek fotokopisi ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm deliller toplanmıştır.
Dava, menfi tespit, dava tarihinden sonra yapılan ödeme nedeniyle istirdat talebine ilişkidir.
Davaya konu çek incelendiğinde, keşidecisinin (davacı) çeki ibraz eden hamilin (davalı) olduğu görülmüştür.
....İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde, ... Şubesi’ne ait, keşide tarihi 30/07/2022, keşide yeri İstanbul, çek numarası ..., çek bedeli 20.000-TL olan çeke dayalı olarak, davalı (alacaklı) tarafından, davacı borçlu (keşideci) ve dava dışı cirantalar aleyhine, toplam 23.312,19-TL. alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu takip yapıldığı, davacı yanca, icra dosyasına 23/09/2022 tarihinde 29.800-TL., 30/09/2022 tarihinde 200-TL. olmak üzere 30.000-TL. ödeme yapılarak, dosyanın infazen 30/09/2022 tarihinde kapatıldığı görülmüştür.
... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde, davacısı ... tarafından, mahkememiz davacısı tarafından keşide edilen ve kendisine ulaştırılmak üzere ... San. Ve Tic. Ltd.Şti. adresine gönderilen dosyamıza konu çekin de arasında bulunduğu, iki adet çekin, kargoda kaybolduğu, çeklerin meşru hamili olduğu iddiası ile zayi nedeniyle çeklerin iptaline karar verilmesini talep ettiği, 16/06/2022 tarihinde çeklerin iptaline karar verildiği, kararın 06/07/2022 tarihinde kesinleştiği görüldü.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi, Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 18/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...
1.Davalı tarafın dava konusu döneme ait elektronik mühürlü ticari defterlerinin açılış-kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde usulen uygun olarak Gelirler İdaresi GİB bilgi sistemine yüklendiği, davalı taraf defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu,
2.Davaya konu ... numaralı 20.000,00 TL faktöring işlemine konu çeke karşılık
dava dışı ciranta ... firmasına faktöring şirketi tarafından ödeme yapıldığı,
3.Dava konusu 20.000 TL çeke karşılık denk gelen 20.060,00 TL tutarında dışı ciranta ... firması tarafından düzenlenen e-arşiv faturasının gelirler idaresi e-belge bilgi sisteminden sorgulandığında sisteme kayıtlı değildir şeklinde bildirim verdiğinin tetkik edildiği, yani faturanın vergi dairesine beyan edildiğinin kontrol edilmediği,
4.Ancak e-arşiv fatura içeriğindeki 5000 adet broşür,5000 adet promosyon cetvelin teslimine ilişkin irsaliye veya e-arşiv fatura içeriğinde irsaliye yerine geçer ifadesinin, e-arşiv fatura çıktısı üzerinde malı teslim alanın imzası araştırılarak tetkik edilmediği, 10.000 adet ürünün dava dışı ciranta ...’ a tesliminin yapılan araştırmalarda tespit edilemediği,
5.Sayın Mahkemece delillerin takdiri neticesinde mal ya da hizmet tesliminin gerçekleşmediği sonucuna varılması durumunda davacının borcu olmadığı sonucuna hukuki takdir ve değerlemesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 04/01/2024 tarihli Bilirkişi ek raporunda; "...Kök raporundaki görüşünü değiştirecek bir hususun görülmediğinin..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK. 686/2 . madde (TTK.nun 598/2. Maddesindeki) “poliçe hamilin elinden herhangi bir surette çıkmış bulunursa...”ibaresi, poliçenin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak senedi çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin sahte ciro ile devretmesi halinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan; eş söyleyişle, kötüniyetli ve ağır kusurlu bulunmayan (yeni) hamil korunur. (Poroy-Tekinalp, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, Genişletilmiş 15.baskı, s. 154 vd.)(bkz.HGK.13.06.2012 trh 2012/19-185 E. ve 2012/386 K.)
6102 sayılı TTK'nın 790. maddesi gereğince, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır.
6102 sayılı TTK'nın 801. maddesi gereğince, çeki ödeyecek muhatap banka için dahi ciro imzalarının geçerliliğinin araştırılması zorunluluk değilken hamilin bu yönde bir yükümlülüğünün bulunduğu ileri sürülemez.( Yargıtay 11. HD. 19.10.2015 tarih 2015/3692 E. ve 2015/10648 K.)
6102 sayılı TTK'nın 818 yollaması ile TTK. 677. Maddesi ise, “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” Şeklinde düzenlenmiştir.
6361 Sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesinde; "Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulaca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz." hükmü düzenlenmiştir.
6361 Sayılı Yasa'nın 9/3 maddesinde; "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri halinde kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendisi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez, meğer ki faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun " hükmü düzenlenmiştir.
04/02/2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik"in 22/2. maddesine göre; Birinci fıkrada belirtilen hususlara ilave olarak faktoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler düzenlemesi uyarınca, faktoring şirketlerinin devir aldığı alacak, bir kambiyo senedinden kaynaklansa bile, alacağı doğuran temel ilişkiye ait fatura veya benzeri belgelerle bunu tevsik etmeleri gerekmektedir.
Davalı tarafın yükümlülüğü 6361 sayılı yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun temliki sağlamak ve çekin ciro silsilesinin TTK 801. maddesine uygunluğunu denetlemektir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, davacının (keşideci), hamiline olarak keşide ettiği davaya konu çeki, dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd.Şti. şirket adresine göndermek üzere teslim ettiği kargo şirketinde kaybolduğu, dava dışı ... tarafından çek zayi davası açıldığı ve kabul edildiği, bu nedenle takip yapılamayacağı, davalının kötü niyetli olduğu ve davalıya borçlu olmadığı iddia edilmiş ise de, davacının kendi imzasına herhangi bir itirazı bulunmadığı TTK 790. Maddesi gereğince, davaya konu çekteki ciro silsilesi müteselsil ve birbirini takip ettiği, şeklen düzgün olduğu, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı,
kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı kuralı mevcut olup, herkesin kendi imzasından sorumlu olduğu, davacının keşideci olup imzası nedeniyle çek bedelinden sorumlu olduğu, kaldı ki davalının, dava dışı ... ile imzalanan Faktoring Sözleşmesi’ne istinaden, 6361 sayılı Kanununu ve Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Yönetmeliği kapsamında, yükümlülüğünü yerine getirdiği, ciro silsilesi şeklen düzgün olan davaya konu çeki, fatura ile tevsik edilen alacağa karşılık olarak çek tevdi bordrosu ile temlik aldığı, yasaların kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirdiği, davacı yanca, davalının çekin iktisabında kötü niyetli olduğu, bile bile borçlunun zararına hareket ettiği iddiasının kanıtlanamadığı (İstanbul BAM 16.HD., 05/03/2021 T.,2018/... E.-2021/... K., İstanbul 44.HD. 22/09/2022 T., 2022/.. E.-2022/... K.,03/03/2022 T.,2020/... E.-2022/... K.) anlaşıldığından davacının davasının reddine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 427,60-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 398,12-TL. harcın mahsubu ile bakiye 29,48-TL. harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalının yapmış olduğu 500-TL. yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!