T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2022/53 Esas
KARAR NO :2024/130
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:17/01/2022
KARAR TARİHİ:15/02/2024
Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile; davalı bankanın müflis ... Tic. A.Ş.'ne Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırdığı krediye davacının kefil olduğunu ve ... ili, ... ilçesinde bulunan 31 adet taşınmazı üzerine kefaletinin teminatı olmak üzere davalı lehine toplam 15.080.000 TL bedelli ipotekler tesis ettirdiğini, borçlu şirketin ödemelerini aksatması üzerine davalı bankanın davacı hakkında 27.11.2019 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığını ve ipotek konusu taşınmazların satışını istediğini, müflis ... Tic. A.Ş.nin, GKS kapsamında kullandığı kredi tutarının davacı tarafından tam olarak bilinmediğini, o tarihte borçlu şirketten alınan bilgide, 22 Kasım 2019 tarihindeki ana para alacağının talep edilen tutarda olmadığını, ayrıca ahlaka aykırı bir şekilde alacağa %90 faiz oranı uygulanarak 5.030.340,56 TL faiz talep edildiğini, uygulanan faiz oranını ve faiz miktarını kabul etmediklerini, davalı banka ile asıl borçlu arasında yapılan muhtelif görüşmeler sonrasında, davalı bankanın müflis şirkete gönderdiği 06.02.2020 tarihli ve "... Tic.A.Ş.'ne" başlıklı Taahhüt Mektubunda davalının talebinin fahişliğini kabul ettiğini, ana para, faizi ve BSMV olmak üzere toplam alacağın 5.873.317 TL olduğu konusunda mutabakata varıldığını, bu mutabakat nedeniyle o tarihte dava açılmadığını, bir an için alacağının daha fazla olduğu kabul edilse dahi, davalının gönderdiği bu mektup ile fazladan feragat ettiğini, müflis şirketin 5.873.317 TL olarak üzerinde mutabakata varılan bu borcundan mahsup edilmek üzere davalı bankaya muhtelif ödemeler yaptığını ve ayrıca ... İnş Turz. Gıda Ltd.Şti.'nce keşide edilmiş her biri 15.000 TL bedelli 3 adet çek verdiğini ve bu çeklerin ödendiğini, müflis ... Tic. A.Ş. tarafından kendisine temlik edilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, icra ve satış masrafları temlik eden müflis ... Tic.A.Ş. tarafından karşılanmış olduğu için net alacağın tahsil edildiğini, müflis ... Tic. A.Ş, taahhüt ettiği tarihte borcunu ödeyemeyince, davalı bankanın .... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasındaki takibini devam ettirdiğini ve dosyanın % 90 faiz oranı ile ulaşmış olduğu 34.004.429,73 TL üzerinden davacıya ait ipotek konusu 31 adet taşınmazın satışını istediğini, 08.12.2021 ve 09.12.2021 tarihlerinde olmak üzere rayiç bedellerinin çok altında icra marifetiyle sattırdığını belirterek, davalının 06.02.2020 tarihli taahhütname ve İpotek Akit tablosu da dikkate alınarak, icra satış tarihi olan 08.12.2021 tarihi itibarı ile davacının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ana para borcu, uygulanması gereken faiz oranı ve bu oranla hesaplanacak faiz ve faizin BSMV olmak üzere sorumlu olduğu toplam borcunun tespiti ile belirlenecek fazla talebin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ipotek takibinden bahisle, ileride artırılması kaydıyla 50.000 TL kısmi talepli işbu davanın açıldığını, davacının ipotek icra dosyasında ana para borcu, uygulanması gereken faiz oranı, bu oranla hesaplanacak faiz ve faizin BSMV'si olmak üzere sorumlu olduğu toplam borcun tespiti ile fazla talebin iptalini talep ettiğini, kısmi menfi tespit davası açılabilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu sebeple davanın usulden reddinin gerektiğini, dava konusu ettiği icra dosyasının 30.11.2021 tarihi itibarıyla dosya hesabı 34.004.429,73 TL olduğu gibi, takip çıkışının dahi 15.080.000 TL olması karşısında bu dosya alacağına yönelik açılan davada dava değerinin 50.000 TL olarak gösterilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının tespit davası açmada hukuki yararı olmadığını, dava dışı müflis ... Tic. A.Ş. ile davalı müvekkili ... A.Ş. arasında akdedilen kredi sözleşmeleri nedeniyle adı geçen şirkete krediler kullandırıldığını, davacı ...'un, dava dışı ... A.Ş.'nin yetkilisi olduğu gibi, borçlu şirketin kullandığı bu kredilere kefil olduğunu ve ayrıca bu kredilerin teminatı olmak üzere ... ... ilçesindeki 31 taşınmazına müvekkili ... A.Ş. lehine toplam 15.080.000 TL bedelli 1.derece ipotek tesis ettiğini, ... borçlarını ödeyemeyince, borcuna kefil olan davacı ... ve diğer kefili ile birlikte alacaklı bankalar olan müvekkili ... arasında 20.06.2018 tarihinde Borç Tasfiye Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 5. Borç Miktarının Tespiti başlıklı maddenin 5.1.Nakdi Kredilerden Kaynaklanan Borçların ve Tahsilata Esas Garame Payının Tespiti başlıklı maddesinde her bir bankanın alacağı tek tek yazılarak tespit ve taraflarca kabul edildiğini, incelendiğinde sözleşmenin imza tarihi olan 20.06.2018 tarihinde müvekkilinin ana para alacağının 8.403.020 TL olduğu davacı tarafından da kabul edildiğinin açıkça anlaşılmakta olduğunu, işbu sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi ve temerrüdün gerçekleşmesi üzerine müvekkilinin öncelikle dava dışı şirketin hesaplarını 21.09.2017 tarihinde kat ettiğini, müvekkilinin ... .Noterliğinin 21.09.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin 22.09.2017 tarihinde davacıya ve dava dışı şirkete tebliğ edildiğini, kredinin teminatında bulunan 31 adet taşınmazdaki ipoteğin paraya çevrilmesi için ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 27.11.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığını, ipotek takibinin kesinleştiğini, icra müdürlüğü tarafından satış kararı alındığını, ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat dosyasından 08.12.2021 tarihinde ihale yapıldığını ve taşınmazların en yüksek peyi sürene ihale olduğunu, davacı tarafın haksız ve dayanaksız itirazlarla satış sürecini uzatmaya çalıştığını, davacı tarafın hesap kat ihtarına itiraz etmediğini, borca, faize, fer'ilerine yönelik itirazlarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin feragat etmediğini, müvekkili alacağı tüm fer'ileriyle birlikte devam etmekte olduğunu belirterek müvekkili aleyhine açılan davanın usule ait itirazları nedeniyle öncelikle usulden reddine, bu talepleri kabul edilmediğinde esasa ait itirazları doğrultusunda esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 24/01/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; talep ve dava hakları saklı kalmak şartıyla müddeabihi 950.000 TL artırarak fazla talebin şimdilik 1.000.000 TL'sinin iptaline karar verilmesini talep ettiği ve ıslah harcını yatırdığı görülmüştür.
Mahkememizin 16.03.2023 tarihli celsesinde; davacı vekili bu davada öncelikle iddialarının, genel kredi sözleşmelerindeki kefaletin geçerli olmadığı, bu olmadığı takdirde terditli ikinci taleplerinin davacı tarafından müvekkiline gönderilen mutabakat metninde borcunun 5.873.317 TL olduğu bildirildiğinden, bunun üstündeki miktardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığın tespitini talep ettiklerini, bu da olmadığı takdirde terditli üçüncü taleplerinin müvekkilinin üst sınır ipoteğinden dolayı üst sınır limiti ile sorumlu olduğu, fazlasının iptalini talep ettiklerini belirtmiştir.
Mahkememizin 16.03.2023 tarihli celsesinde; davalı vekili kefaletin geçerli olmadığına ilişkin davacı tarafın iddiası dava dilekçesinde yer almadığını, bu nedenle iddianın genişletilmesine muvafakat etmediklerini, davacının kefaletinin geçerli olduğunu, davacının hem kefil hem de ipotek veren olarak müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, davacı tarafından bildirilen metnin mutabakat metni olmadığını belirtmiştir.
Dava; terditli açılan menfi tespit davasıdır.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, tapu kayıtları ve ipotek resmi senetleri celp edilmiş; taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi raporları alınmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından davacı ... ve dava dışı ... Tic. A.Ş. aleyhine 9.798.142,41 TL asıl alacak, 5.030.340,56 TL işlemiş faiz, 251.517,03 TL BSMV olmak üzere toplam 15.080.000 TL alacağa istinaden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığı, takipte asıl alacağa takip tarihi itibariyle işleyecek yıllık %90 temerrüt faizi, BSMV, icra masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsilinin talep edildiği, ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyasında ipotekli taşınmazlarda kıymet takdirinin yapıldığı ve ihalelerinin gerçekleştirildiği, davacı tarafından ... İcra Mahkemesinin 2021/134 Esas sayılı dosyasında açılan ihalenin feshi davasının usulden reddine karar verildiği, bu kararın ... BAM 12. Hukuk Dairesinin ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile kaldırıldığı ve şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından onandığı görülmüştür.
... Tapu Müdürlüğünden gelen tapu kayıtları ve ipotek resmi senetlerine göre; davacıya ait taşınmazlar üzerine davalı lehine 15.080.000 TL bedelli ipotek tesis edildiği görülmüştür.
Davalı ... A.Ş. ile dava dışı ... Tic. A.Ş. arasında 19/04/2012 tarihli 10.000.000 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacı ...'un bu sözleşmenin eki kefaletnameye kefil olarak imza attığı anlaşılmıştır.
20/06/2018 tarihli borç tasfiye sözleşmesinin incelenmesinde; davalı ... A.Ş. ve diğer bankalar ile dava dışı ... Tic. A.Ş., davacı ... ve dava dışı ... A.Ş. arasında borç tasfiye sözleşmesi yapıldığı görülmüştür.
06/02/2020 tarihli davalı ... A.Ş. tarafından dava dışı ... Tic. A.Ş.'ye gönderilen yazının incelenmesinde; borcun ödenmemesi nedeniyle .... İcra Müdürlüğünün ... Esas, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarında icra takibi başlatıldığı, bankanın İBAN hesabına 28/02/2020 tarihine kadar 5.873.317 TL ödenmesi halinde bu icra takipleri nedeniyle konulan hacizlerin fek edileceğinin, bu kredi borçlarının vadelerinde ödenmemesi halinde banka tarafından verilen taahhüdün kendiliğinden hükümsüz hale geleceğinin bildirildiği görülmüştür.
Bilirkişiler ... ve ... Mahkememize sundukları 29/11/2022 tarihli raporlarında; dava dışı asıl borçlu ... A.Ş. ile davalı Bankanın... Şubesi arasında; 19.04.2012 tarihinde 10.000.000 TL’lik Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, bu Sözleşme ekinde yer alan Kefaletnameye davacı ...’un müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzasının alındığını, davalı banka tarafından dava dışı asıl borçlu firmaya kullandırılan kredilerinin teminatını oluşturmak üzere; maliki ...’a ait 31 adet gayrimenkuller üzerine toplam 15.080.000 TL’lik ipotekler tesis edildiğini, davalı banka tarafından dava dışı asıl borçlu ... A.Ş.ye 07.10.2016 tarihinde ...-... Referans nolu yıllık %18 faiz oranlı, 6 ay vadeli 9.650.000 TL tutarında taksitli ticari kredi kullandırıldığını, 30.11.2016 ve 30.12.2016 tarihli taksit tutarlarının zamanında geri ödemesinin yapıldığını, ancak 30.01.2017 ve 28.02.2017 tarihli taksit tutarlarının ödenmemesi üzerine, 28.02.2017 tarihinde; %16,50 faiz oranlı 6 ay ödemesiz dönemli 9.650.000,00 TL’lik yeni bir kredi kullandırıldığını, ancak 28.08.2017 tarihli ilk taksit tutarının ödenmemesi üzerine kredi hesabının 21.09.2017 tarihi itibariyle kat edildiğini, 21.09.2017 kat tarihi itibariyle davalı bankanın 9.650.000 TL anapara, 141.088,02 TL işlemiş faiz, 7.054,39 TL BSMV olmak üzere toplam 9.798.142,41 TL alacaklı olduğunu, 20.06.2018 tarihinde Kredi Alacaklıları (... A.Ş. ...) ile kredi borçlusu ... Tic. A.Ş., kredi borçlarının müteselsil kefili ..., ... A.Ş. arasında Borç Tasfiye Sözleşmesi akdedildiğini, ancak Kredi Borçlularınca Borç Tasfiye Protokolüne uyulmadığı ve davalı bankanın 27.11.2019 tarihinde kredi borçluları aleyhinde yasal takip işlemlerine başladığını, 27.11.2019 Takip tarihi itibariyle davalı banka alacağının; 4.286.672,00 TL asıl alacak, 11.392.411 TL faiz ve bsmv olmak üzere toplam 15.679.083 TL, 08.12.2021 İcra Satış tarihi itibariyle davalı banka alacağının; 3.546.659 TL asıl alacak 18.137.221 TL Faiz ve bsmv olmak üzere toplam 21.683.881 TL, 17.01.2022 Dava Tarihi itibariyle davalı banka alacağının; 3.546.659 TL asıl alacak, 18.447.553 TL Faiz ve bsmv olmak üzere toplam 21.994.212 TL olduğunu belirtmişlerdir.
Bilirkişiler Prof. Dr. ... Mahkememize sundukları 14/12/2023 tarihli raporlarında; dava dışı ... Tic. A.Ş.'ye davalı bankaca kullandırılan kredilerin teminatına davacı tarafından verilen ipoteklerin mahiyet itibarıyla Azami Had İpoteği olduğunu, bu sebeple davalı bankanın İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla yaptığı takipte en çok ipotekler toplamı olan 15.080.000 TL talepte bulunabileceğini, zaten davalının da .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından yürüttüğü takipte; takip tarihi olan 27.11.2019 tarihi itibarıyla aslında 4.276.065,04 TL. asıl alacak, 12.705.452,87 TL. işlemiş faiz ve 635.277,14 TL gider vergisi olmak üzere toplam 17.616.885,05 TL alacaklı olmasına rağmen, ipotek limitini gözeterek, toplamdan daha az olmak üzere 9.798.142,41 TL asıl alacak, 5.030.340,56 TL. işlemiş faiz, 251.517,03 TL faizin % 5 i BSMV olmak üzere toplam 15.080.000 TL talep ettiğini, ancak İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla yapılan bu takipte, alacak daha fazla olsa bile takip tarihi itibarıyla 15.080.000 TL lik limite ilave olarak artık faiz ve fer'inin talep edilmemesi gerekmesine rağmen, davalı bankanın yürüttüğü takipte takip tarihinden itibaren 9.798.142,41 TL asıl alacağa % 90 faiz ve onun % 5 i gider vergisi talep etmekle davacıdan sorumluluğundan daha yüksek bir bedel talep ettiğini, davalı bankanın dava tarihi olan 17.01.2022 tarihi itibarıyla bu şekildeki talebine göre sadece 15.080.000 TL istemesi gerekirken, takip talebindeki istemine göre yapılan hesaplamaya göre; 9.798.142,41 TL asıl alacak, 32.616.007,51 TL işlemiş faiz, 1.630.800,37 TL faizin % 5 i BSMV si olmak üzere toplam 44.044.950,29 TL istediğini, buna göre davalı bankanın fazla istemi 44.044.950,29 - 15.080.000 = 28.964.950,29 TL olarak hesaplandığını, davacının ipotekli takip dışında davalı bankaya bu kredi ilişkisi nedeniyle ayrıca 10.000.000 TL kefalet borcu mevcut ise de; davanın sadece İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla takipte fazla istemde bulunulduğu iddiasına özgü olması karşısında, bunun dava konusu duruma bir etkisinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazlar üzerine .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından yapılan takip nedeniyle haciz konulmuş ise de; davalı bankanın ayrıca bu dosya alacağını da talep ve tahsil etmesinin de mümkün olduğunu belirtmişlerdir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı banka ile dava dışı ... Tic. A.Ş. arasında imzalanan 19.04.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin eki 19.04.2012 tarihli ve 10.000.000 TL limitli kefaletnamenin davacı ... tarafından müteselsil kefil olarak imzalandığı, dava dışı ... Tic. A.Ş. ye davalı bankaca Taksitli Ticari Krediler ve Çek Yaprakları Sorumluluk Kredileri açılarak kullandırıldığı, bu sözleşme ekleri kapsamında dava dışı ... Tic. A.Ş.nin asıl borçlu, ...'un ise müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, dava konusu kredilerin teminatına, kefalet dışında, mülkiyeti kefil ...'a ait ... ili, ... ilçesi ... Mahallesinde mevcut 31 parça taşınmaz üzerinde, 24.02.2017 tarihinde, toplam 15.080.000 TL. Bedelle I. Dereceden ipotek alındığı ve ipotek resmi senetteki ifadelere göre ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiler tarafından tespit edildiği üzere davalı bankaca bu sözleşmeye dayanılarak dava dışı ... Tic. A.Ş.ye kullandırdırılan nakit ve gayrınakit kredilerden dolayı hesap kat tarihi olan 21.09.2017 tarihinde davacı bankanın 9.798.142,41 TL nakit ve 35.250 TL gayrınakit olmak üzere toplam 9.833.392,41 TL alacaklı olduğu, davalı bankanın dava dışı asıl borçlu ... Tic. A.Ş. ve davacıya .... Noterliğinin 21.09.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarını göndererek hesabı kat ettiği ve davacının; 24.09.2017 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının temerrüt tarihi olan 24.09.2017 tarihinde 2485 referanslı Taksitli Ticari Krediden dolayı 9.798.142,41 TL asıl alacak, 13.472,45 TL. işlemiş faiz ve 673,62 TL gider vergisi olmak üzere toplam 9.812.288,48 TL davalı bankaya borçlu olduğu, dava konusu taşınmazların satışları ile ilgili ihalenin fesih edildiğinden yeniden ihale prosedürüne başlandığından kesin satış tarihi ve tutarı belirli olmadığından bu tarih itibarıyla bir değerlendirmenin gerekli olmadığı, davalının İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takipte istediği 9.798.142,41 TL asıl alacak, 5.030.340,56 TL işlemiş faiz ve 251.517,03 TL % 5 BSMV olmak üzere toplam 15.080.000 TL alacağın, asıl alacağa % 90 temerrüt faizi ve bunun % 5 i gider vergisi eklendiğinde ve 27.11.2019 takip tarihi ile 17.01.2022 dava tarihi arasında yapılan ödemeler TBK.nın 100.maddesi gereği faiz ve masraflardan tenzil edildiğinde, dava tarihinde istenebilir toplam alacak tutarının 9.798.142,41 TL asıl alacak, 32.616.007,51 TL işlemiş faiz, 1.630.800,37 TL % 5 i BSMV olmak üzere toplam 44.044.950,29 TL olduğunun bilirkişilerce hesaplandığı anlaşılmıştır.
Bankalar ile borçlular arasında 20/06/2018 tarihli toplu borç tasfiye sözleşmesinin imzalandığı, asıl borçlunun ve kefillerin yapılandırma sözleşmesinde yer alan ödemeleri gününde yapmaması nedeniyle bu sözleşmenin 12.7.9. maddesi uyarınca davalı bankaca ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılmasında engel bir halin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı terditli olarak menfi tespit talebinde bulunmuştur. Davacı vekili, kefaletin geçerli olmadığını, bu nedenle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının karar verilmesini, terditli ikinci taleplerinin davalı tarafından müvekkiline gönderilen mutabakat metninde borcunun 5.873.317 TL olduğu bildirildiğinden, bunun üstündeki miktardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığın tespitini talep ettiklerini, bu da olmadığı takdirde terditli üçüncü taleplerinin müvekkilinin üst sınır ipoteğinden dolayı üst sınır limiti ile sorumlu olduğu, fazlasının iptalini talep ettiklerini belirtmiştir.
Davacı; kefalet limitinin ve kefalet tarihinin kefilin el yazısı ile yazılmadığı, müteselsil kefil ibaresinin yazılmadığı, bu nedenle kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığını cevaba cevap dilekçesinde ileri sürmüştür.
Davalı vekili; davacının bu talebinin dava dilekçesinde yer almadığını, sonradan ileri sürülemeyeceğini bu nedenle iddianın genişletilmesine muvafakat etmediklerini belirtmiştir.
HMK'nın 141/1. madde hükümüne göre taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia ve savunmalarını genişletebilecekleri veya değiştirebilecekleri göz önüne alındığında davalı vekilinin buna ilişkin usuli itirazı yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin kefaletin geçerli olmadığına ilişkin iddiasının incelenmesinde; genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesinin 19/04/2012 tarihinde yapıldığı, kefilin sorumlu olduğu azami miktar ile kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olması durumunda bu ibarenin kefilin el yazısı ile yazmasının geçerlilik şartı olarak düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 583. maddesinin yürürlük tarihinin 01/07/2012 olduğu, bu nedenle TBK.nın 583. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, buna göre kefalet sözleşmesinin geçerli olup olmadığının hususunun kefalet tarihi olan 19/04/2012 tarihinde yürürlükte bulanan mülga 818 sayılı BK'ya göre değerlendirilmesi gerektiği, 818 sayılı BK'da kefalet limitinin, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil yazısının kefilin el yazısı ile yazılması hususunun düzenlenmediği ve 818 sayılı Borçlar Kanununa göre davacının kefaletinin geçerli olduğu anlaşıldığından davacının birinci talebi olan kefaletin geçersizliği nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının ikinci terditli talebi; davalı tarafından kendisine gönderilen 06.02.2020 tarihli metinde borcunun 5.873.317 TL olduğu bildirildiğinden, bunun üstündeki miktardan dolayı borçlu olmadığının tespitidir.
06.02.2020 tarihli belgesinin son paragrafında yer alan "İşbu metinde belirtilen kredi borçlarının belirlenmiş olan vadelerde nakten ve defaten ödenmemesi, ya da herhangi bir nedenle ödenmemesi halinde şubemiz tarafından verilmiş olan taahhüt herhangi bir ihtar ya da yazılı bildirime gerek olmaksızın kendiliğinden hükümsüz hale gelecektir." hükmü göz önüne alındığında; borçlular tarafından protokole uyulmamış olması karşısında herhangi bir yazılı bildirime gerek olmaksızın alacağın eski haline geri dönüleceği ve bu nedenle davalı banka tarafından alacağın tahsili için icra takibinde bulunabileceği ve protokolde belirtilen miktar üzerindeki miktarlar için davacının borçlu olmadığının tespiti talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davacının bu nedenle borçlu olmadığının tespiti talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının üçüncü terditli talebi; üst sınır ipoteğinden dolayı üst sınır limiti ile sorumlu olduğu, fazlasından sorumlu olmadığına ilişkindir.
İpotek ile sağlanan amaç alacağa teminat sağlamaktır. İpotek, rehni verenle alacaklı arasında yapılacak resmi senede dayanır. Rehin hakkı, ayni hak olarak bu senede dayanılarak tapu kütüğüne yapılacak tescille doğar. Doğmuş bir alacağı teminat altına almak için kurulan ipotek kesin borç ipoteğidir. İlerde doğacak ve doğması muhtemel alacaklar için kurulan ipotek ise üst limit ipoteğidir.
Üst sınır ipoteği, ileride doğacak veya doğması muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak tesis edildiği için bu belirsizliğin ileride getireceği sorunları önlemek amacıyla taşınmazın bu belirsiz borca azami ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosunda bir limitle belirlenir. İşte bu nedenledir ki ileride vücut bulacak ana borç ile buna eklenecek faiz, icra takip giderleri ile yanlarca kararlaştırılan diğer ferileri, yani TMK.nın 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan toplam borç miktarı, bu tür ipotekte tarafların ipotek tesis edilirken rızaları ile tespit edilen bu limiti aşması mümkün değildir. Bu özellik üst sınır ipoteğini kesin borç ipoteğinden ayıran önemli bir unsur olmaktadır. Zira, kesin borç ipoteğinde ipotek akit tablosunda belirtilen ana alacaktan başka TMK.nın 875. maddesi uyarınca takip giderleri ile faiz ve diğer fer'ileri de teminat kapsamına girmektedir. Üst sınır ipoteğindeki bu ana ilke başlangıçta belirli olmayan bir borca giren ve taşınmazında alacaklı lehine ipotek tesis ettiren borçlu veya borçlu lehine ipotek veren üçüncü kişiler bakımından önem taşıdığı gibi tapu sicilinde kayıtlı ipotek limitine itibar ederek aynı taşınmazda alacakları için ipotek tesis ettirecek üçüncü kişiler yönünden de tapu sicilindeki kayda itibar edilmesi bakımından büyük bir önem taşımaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/02/2012 tarih ve 2011/12-... E. 2012/... K. sayılı ilamı)
İpotek resmi senedinin incelenmesinde; ipoteklerin üst sınır ipoteği olduğu, resmi senetteki ipoteğin 15.080.000 TL limitli olduğu anlaşılmıştır.
Davalı bankanın İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla yaptığı takipte en çok ipotek bedeli 15.080.000 TL talepte bulunabileceği, zaten davalının da .... İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyasından yürüttüğü takipte; takip tarihi olan 27.11.2019 tarihi itibarıyla aslında 4.276.065,04 TL asıl alacak, 12.705.452,87 TL işlemiş faiz ve 635.277,14 TL gider vergisi olmak üzere toplam 17.616.885,05 TL alacaklı olmasına rağmen, ipotek limitini gözeterek, toplamda daha az olmak üzere 9.798.142,41 TL asıl alacak, 5.030.340,56 TL işlemiş faiz, 251.517,03 TL % 5 BSMV olmak üzere toplam 15.080.000 TL talep ettiği, ancak İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla yapılan bu takipte, alacak daha fazla olsa bile takip tarihi itibarıyla 15.080.000 TL lik limite ilave olarak artık faiz ve fer'i ile masraf, vekalet ücreti talep edilmemesi gerekmesine rağmen, davalı bankanın yürüttüğü takipte takip tarihinden itibaren asıl alacağa % 90 faiz ve % 5 gider vergisi, icra masrafları ve vekalet ücreti talep ettiği, buna göre davacının sorumluluğu olduğu miktardan daha yüksek bir miktar talep ettiği anlaşıldığından davacının buna ilişkin davasının kabulü ile; .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında, takibe konu ipoteğin üst sınır ipoteği olması nedeniyle, talep edilen alacak ile takipten sonra işleyecek faiz, masraf, vekalet ücreti toplamı ipotek limitini geçse bile ipotek limiti olan 15.080.000 TL den fazlasını talep edilemeyeceğinden, davalının takip tarihinden sonra işleyecek faiz, BSMV, masraf ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının terditli taleplerinden ipotek limiti üzerinde talepte bulunulamayacağından dolayı borçlu olmadığının tespiti davasının kabulü ile; .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında, takibe konu ipoteğin üst sınır ipoteği olması nedeniyle, talep edilen alacak ile takipten sonra işleyecek faiz, masraf, vekalet ücreti toplamı ipotek limitini geçse bile ipotek limiti olan 15.080.000 TL den fazlasını talep edilemeyeceğinden, davalının takip tarihinden sonra işleyecek faiz, BSMV, masraf ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığının tespitine, Diğer terditli taleplerinin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 853,88 TL ve ıslah harcı 16.374 TL olmak üzere toplam 17.227,88 TL'den mahsubu ile geriye kalan 16.800,28 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve ilam harcı 427,60 TL olmak üzere toplam 508,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 11.400 TL bilirkişi ücreti ve 498,35 TL tebligat- müzekkere masrafları olmak üzere toplam 11.898,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/02/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!